deniz sigortası

deniz taşımacılığındaki
rizikolara açık bir gemi ya da kargo ile ilgili
kişi tarafından ödeneceği garanti edilen
para tutarını saptayan ve buna karşılık öteki
kişinin de belli bir dönem ya da yolculuk
boyunca ortaya çıkabilecek zararın tümünü
ya da bir bölümünü karşılayacağını taahhüt
eden sözleşme. Bilinen en eski sigorta
biçimidir. Bir denizcilik işinde, bazı ortakların
uğradığı zararın giderilmesine öbür ortakların
da katkıda bulunmalarını öngören
müşterek avarya kurumu da, sigortalanmanın
ilkel bir biçimi olarak görülebilir (bak.
avarya). Bugünkü biçimiyle deniz sigortası,
ortaçağda Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Dönemin
deniz ticaret yasalarının pek çoğu bu
konuda düzenleyici hükümler içerir.
20. yüzyıla değin, denizcilikteki rizikoların
önemli bir bölümü deniz sigortacılığının
kapsamında değildi. Bu özellik, beyan edilen
oranın altındaki zararları kapsamayan
kargo poliçelerinde bir ölçüye kadar aynı
kaldı. Belirli rizikoların dışta tutulmasının
kuramsal temelinin, mal sahibini kendi
malını korumaya yöneltmek olduğu çoğunlukla
öne sürülür. Aynı durum, otomobil
kaza sigortası poliçelerinde de geçerlidir.
Bununla birlikte gemi sahiplerinden gelen
baskıyla, giderek rizikoların hemen hemen
tümü deniz sigortacılığı kapsamına alınmış,
böylece “çarpışma ve batma” maddesi,
savaş rizikosu ekleri ve “koruma ve tazmin”
sigortası da deniz sigortacılığı maddeleri
arasına girmiştir.
Sigorta denizcilikte önemli rol oynar.
Ölüm ve yaralanma ya da denizcilerin
ücretleri gibi bazı konular dışında, hak
sahipleri çoğunlukla sigortalarını yaptırır.
Gemi sahipleri tekne sigortası yaptırırlar veüçüncü kişilerin hak iddialarına karşı çeşitli
anlaşmalarla kendilerini korurlar. Çarpışma
sonucunda bir gemide, kargosunda ya da iki
gemide birden doğan zarar, sigortacı kuruluşların
kendi aralarındaki anlaşmalar yoluyla
karşılanır.
Türk hukukunda sigorta ettirilebilen çıkarlar.
Ticaret Kanunu’nun 1340. maddesinde
de sayılan konulardandır. Bunlar, gemi,
yapılmakta olan gemi, navlun ve yolcu
taşıma ücretinden doğan alacaklar, yük,
deniz ödüncü paralan, müşterek ve hususi
avarya paralarıyla ödetilmeleri için gemi,
navlun, yolcu taşıma ücreti ya da yükün
karşılığını oluşturduğu diğer alacaklar, yükün
gönderildiği yere ulaşmasıyla elde edileceği
umalan kâr, kazanılacak komisyon ve
sigortacının üzerine aldığı rizikodur. Bunlardan
birinin sigorta ettirilmesiyle öbürleri
sigorta ettirilmiş sayılmaz, kaptanın ya da
öbür gemi adamlarının hizmet ya da iş
sözleşmelerinden doğan ücret alacakları
kendileri tarafından sigorta ettirilemez. Sigorta
bedelinin sigorta değerini aşması da
yasaktır.
TTK’nm sigorta sözleşmelerini riziko türlerine
göre, mal sigortası, can sigortası ve
denizcilik rizikolanna karşı sigorta olarak
ayırmış olmasına karşın, bu riziko türleri
arasında bir nitelik farkı yoktur. Bu nedenle
birçok konuda ortak hükümlere bağlı tutulmuştur

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)