deniz resmi

denize ilişkin konuları işleyen
resim türü. Bilinen ilk deniz resmi örnekleri
Stabiae’de ortaya çıkan “Liman Sahneleri”
(Ulusal Müze, Napoli) ile Pompei’de bulunan
“Denizkabuğu İçinde Venüs”tür. Antik
Çağda Perseus ve Andromeda, Daidalos ve
İkaros, Polyphemos ve Galateia, Media gibi
karakterler çoğu kez, fon oluşturan bir
deniz manzarası önünde betimlenmişti.
16. yüzyılda manzara resminin başka konulardan
bağımsız hale gelip tek başına
önem kazanmasından sonra deniz resmi de
ayrı bir tür olarak ortaya çıktı. İlk örnekler
arasında Vincent Volpe’nin (ü. 1514-30)elinden çıktığı sanılan ve VIII. Henry’nin
Dover limanından ayrılışını betimleyen resimle
(1520), Cornelis Anthonisz’in (y.
1499-1533 sonrası) olduğu varsayılan ve bir
Akdeniz limanının açıklarındaki bir Portekiz
ticaret gemisini konu alan yapıt vardı.
Aslında her iki resimde de deniz ikinci
planda kalmaktaydı. Yaşlı Pieter Bruegel
“İkaros’un Düşüşü” (Kraliyet Güzel Sanatlar
Müzesi, Brüksel) gibi bazı resimlerinde
arka planda gemilere yer vermişse de,
yaşamının sonlarına doğru gerçekleştirdiği
“Denizde Fırtına” adlı resminde denizi ön
plana almıştı.
Felemenk Cumhuriyetinin kurulmasından
sonra deniz resimlerine ilgi arttı, Hendrik
Cornelisz Vroom (1566-1640), Cornelis
Claesz Wieringen (15807-1633), Aart van
Antum ve Adams Willaerts (1577-1664) gibi
ressamlar bu türe yöneldiler. 17. yüzyılın ilk
çeyreğinde deniz resminde Andries van
Eertvelt’in (1590-1652) romantik eğilimiyle
Vroom’un öğrencisi Jan Porcellis’in (y.
1584-1632) doğalcı eğilimi egemendi. Bonaventura
Peeters (1614-52), Pieter Mulier (ö.
1670), Abraham Storck (y. 1635-y. 1710) ve
Fransız Claude-Joseph Vernet(*) romantik;
Julius Porcellis (ö. 1645), Simon de Vlieger
(y. 1600-53) ve Felemenk resminde etkisi
200 yıl kadar süren I. (Genç) Willem van de
Velde’yse (1611-93) doğalcı eğilim doğrultusunda
çalıştılar. Aynı dönemde ünlenen
Jan van de Cappelle (y. 1624-79) durgun,
Ludolf Bakhuyzen (1631-1708) ise fırtınalı
denizleri resimlerinde canlandırdılar.
18. yüzyılda denizlerdeki gücün İngilizlerin
eline geçmesiyle İngiltere’de deniz resmi de
yaygınlaşmıştı. Peter Monamy (1689-1749),
Samuel Scott (17027-72) ve Charles Brooking
(17237-59) gibi ressamlar bu konuda
ün yaptı. Yüzyılın ikinci yarısında İngiliz
Donanmasinın kazandığı zaferler birçokresme konu oldu. Bu dönemde Nicholas
Pocock (1740-1821), Fransız Dominic Serres
ve Philip James de Loutherbourg(*)önde gelen deniz ressamlarıydı. Fransa’da
deniz resmi önceleri pek yaygınlık kazanmadı.
Ama 19. yüzyılda Ambroise-Louis Gerneray’mn
(1783-1857) İngiltere’nin Portsmouth
limanında tutuklu bulunduğu tekneden
yaptığı deniz savaşı resimleri ilgi
uyandırdı ve oymabaskı yöntemiyle çoğaltıldı.
Bu dönemde J.M.W. Turner da(*),
çizim konusunda van de Velde ve Bakhuyzen
kadar başarılı olmasa da, bu alanda yeni
bir çığır açtı. Richard Parkes Bonington(*)
ve John Seli Cotman(*) gibi ressamlar deniz
ile manzara resmi arasındaki kesin ayrımı
yok eden olağanüstü yapıtlar yarattılar.
Ayrıca George Chambers (1803-40), Clarkson
Stanfield (1793-1867) ve Sir OswaldBriely (1817-94) gibi bazı ressamlar da
yalnızca gemileri konu alan yapıtlarıyla
tanındılar.
20. yüzyılda W. L. Wyllie (1851-1931)
suluboya çalışmaları ile deniz resimlerine
yeni bir canlılık getirdi ve birçok sanatçıyı
etkiledi.
Türkiye’de Batılı resim anlayışı çerçevesinde
manzaranın yanı sıra deniz resimlerinin
de ilk örnekleri 19. yüzyıl ortalarında ortaya
çıktı. Osman Nuri Paşa(*) (“Ertuğrul Gemisi’nin
Tokyo Körfezinde Batışı”, “Preveze
Deniz Savaşı”), Diyarbakırlı Tahsin(*)
(“Fransız Zırhlısı Bouvet”) ve Beyrutlu Ali
Cemal(*) (“Gemi”) fırtınalı denize ve gemilere
büyük ilgi duydular. Bu ressamlar
büyük bir olasılıkla o dönemde Türkiye’de
bulunan yabancı ressamlardan, özellikle de
deniz ressamı olarak ün yapan Ivan Konstantinoviç
Ayvazovski’den(*) etkilenmilerdi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)