Deng Xiaoping

(d. 22 Ağustos 1904,
Sichuan, Çin), 1970’lerin sonunda ve
1980’lerin başında Çin’in en güçlü adamı
durumuna gelen Çin Komünist Partisi
(ÇKP) önderi. Mao Zedong’dan sonra izlenen
yeni politikaların belirlenmesinde veBatı’yla ilişkilerin geliştirilmesinde önemli
rol oynamıştır.
Fransa’da (1921-24) ve SSCB’de (1925-26)
öğrenim gördü. Fransa’da bulunduğu yıllarda
komünist hareket içinde etkin olarak yer
aldı. Ülkesine döndükten sonra Mao’nun
Çin’in güneybatısında oluşturduğu JiangxiSovyeti’nin askeri ve siyasal örgütlenmesinde
önemli görevler aldı. Ardından Çinli
Komünistlerin kuzeybatıda yeni bir üs oluşturmak
için başlattıkları Uzun Yürüyüş’e
(1934-35) katıldı. Japon işgali sırasında
Sekizinci Yol Ordusu’nun siyasi komiserliğini
yaptı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasından
sonra, 1952’de başbakan yardımcılığına
getirildi. Daha çok ÇKP’nin örgütsel
çalışmalarında görevler üstlendi. 1954’te
Parti genel sekreteri, 1955’te de Politbüro
üyesi oldu.
1950’lerin ortalarından başlayarak iç ve dış
politikaların belirlenmesinde önemli rol oynadı.
Temmuz 1963’te Moskova’ya gönderilen
Çin heyetine başkanlık yaptı. Bu
dönemde, ekonominin geliştirilmesi için,
nitelikli teknisyenler ve yöneticiler kadrosunun
yetiştirilmesini ve maddi özendirmeyi
savunan Liu Shaoqi gibi pragmatik önderlere
yakın bir tutum benimsedi. Bu tutumu,
devrimci coşkuyu ekonomik gelişmenin de
itici gücü olarak gören ve eşitlikçi politikaları
savunan Mao’yla giderek çatışmasına
neden oldu.
Çin Kültür Devrimi sırasında radikal kanadın
saldırılarına hedef oldu ve 1967-69
arasında bütün görevlerinden alındı. 1973’te
Başbakan Zhou Enlai’nin desteğiyle yeniden
saygınlık kazanarak başkan yardımcılığına
getirildi. 1975’te ÇKP Merkez Komitesi
başkan yardımcısı, Politbüro üyesi ve
genelkurmay başkanı oldu. Zhou’nun hastalığı
sırasında fiilen hükümet işlerinin başına
geçtiğinden, onun ardılı olarak görülmeye
başladı. Ama onun ölümünden (Ocak
1976) hemen sonra “Dörtlü Çete”nin baskıları
sonucu ikinci kez yönetimden uzaklaştırıldı.
Mao’nun ölümünü (Eylül 1976) ve
onun yerine geçen Hua Guofeng’in “DörtlüÇete”yi tasfiye etmesini izleyen gelişmeler
içinde, yeniden öne çıktı.
Temmuz 1977’ye değin geçen süre içinde
daha önceki görevlerinin tümünü yeniden
üstlendi. Daha sonra parti yönetimi içinde
geniş bir destek kazanmayı başararak, Hua’
mn konumunu adım adım zayıflatma yoluna
gitti. Bu arada Mart 1979’da ABD’ye
yaptığı gezi, Çin-ABD ilişkilerinin gelişmesinde
önemli bir dönüm noktası oldu.
1980-81 yıllarında başbakanlık ve parti genel
sekreterliği gibi önemli görevlere çizgisine
yakın kişilerin getirilmesini sağladı. Arka
planda kalmakla birlikte, birinci adam
olarak etkili bir konum kazandı. Böylece
öteden beri savunduğu Dört Modernleşme
programını uygulama olanağını buldu. Çin’in
siyasal ve ekonomik yaşamında hemen
her alanda önemli reformlara girişti. Verimlive kontrollü bir ekonomik büyümeyi
sağlamak amacıyla, uzun vadeli ekonomik
planlarda merkeziyetçiliği yumuşatarak esnek
politikalar geliştirdi. Köylülere üretim
ve kâr konusunda daha geniş bir denetim ve
sorumluluk vererek, tarımsal üretimin birkaç
yıl içinde hızlı bir artış göstermesini
sağladı. Ekonomik kararların alınmasında
bireysel sorumluluğa önem vererek, çalışma
yaşamında maddi özendirme sistemini geliştirdi.
İyi eğitilmiş nitelikli teknisyenlerin ve
yöneticilerin yetiştirilmesine ağırlık verdi.
Parti içinde reformlara karşı çıkan kanada,
yetersiz ve yozlaşmış unsurlara karşı geniş
bir temizlik harekâtına girişti. Yaşlı kadroların
çekilerek yerlerini yeni politikalara
ayak uydurabilecek genç ve eğitim kadrolara
bırakmasına dönük bir gençleştirme hareketi
başlattı. Dış politikada Çin’in Batı’yla
ticari ve kültürel ilişkilerini güçlendirme
yoluna gitti. İngilizlerin denetimindeki
Hong Kong’a ve Tayvan’daki milliyetçi
yönetime karşı ılımlı politikalar izledi.
Ekim 1987’de yapılan ÇKP Kongresi’nde
Askeri Komisyon başkanlığı dışındaki bütün
görevlerinden çekildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)