Demetrios I

P o l Io r k e t e s (Kuşatıcı) (d. İÖ
336, Makedonya – ö. 283, Kilikya), İÖ
294-288 arasında Makedonya kralı.rülmesidir. Bu eylem, ataların dünyasından
insan dünyasına geçişi sağlar. Pek çok eski
dema efsanesinde insan evrenden sonra
yaratılmıştır. İnsan ve insana özgü cinsiyet,
toprağı ekme ve ölüm gibi özellikler, eşeysiz
üreme, yiyeceklerin kendiliğinden yetişmesi
ve ölümsüzlükle tanımlanan önceki
var oluş biçiminden kesin bir kopuş olarak
görülür.
Kutsal dünya ile insan dünyası arasındaki
kopuş, bazı efsanelere göre kutsal bir malın
(örn. ateş, tohum) çalınmasının sonucudur.
Bunun kötü bir eylem sayıldığı geleneklerde
insanlık durumu bir ceza olarak görülür
(Cennet’ten kovulma öbeği). Başka geleneklerde
ise insan usta bir hırsız olarak
tanımlanır ve insanlık durumu ile kültür, bir
fırsatın ustaca değerlendirilmesi olarak görülür
(Prometheus öbeği). İnsanların dünyası
ile ataların kutsal dünyası arasındaki
kopuşu, bir atanın ya da bir ata tanrısının
atalar tarafından öldürülmesine bağlayan
efsaneler ise dema tanrılar öbeği olarak
adlandırılır.
Dema tanrılar öbeğinin en çok bilinenörneği, Endonezya’nın Seram Adasına özgü
Hainuwele efsanesinin DanimarkalI antropolog
Adolf E. Jensen tarafından uyarlanan
metnidir. Bu efsaneye göre, Amenta adında
bir dema erkeği, bir yabandomuzunun azıdişinde
filizlenen bir hindistancevizi bulur
ve düşünde, onu toprağa ekmesi söylenir.
Altı gün içinde, çekirdekten bir palmiye
fışkırır ve çiçek açar. Bunun üzerine Amenta
parmağını keser ve kanını çiçeğe damlatır.
Dokuz gün sonra, çiçekten bir kız doğar
ve üç gün içinde ergenliğe ulaşır. Amenta
ona “Hindistancevizi Dalı” anlamına gelen
Hainuwele adını verir. Ardından büyük bir
dinsel şölen düzenlenir; şölen boyunca Hainuwele
dans alanının ortasında durur ve
bedeninden değerli eşyalar çıkarır. Bundan
dokuz gün sonra, dema erkekleri dans
alanının ortasında bir çukur kazarak Hainuwele’yi
içine atarlar, tepesinde dans ederler.
Amenta, kızın cesedini çukurdan çıkarıp,
parçalar ve parçaları toprağa eker. Bu
parçalardan, o güne değin adı duyulmamış,
ama o günden sonra Seramlılann başlıca
yiyeceği olan bitkiler, özellikle yumru kökler
biter. Başka bir dema tanrıçası, dema
erkeklerini bir labirentten geçmeye zorlar;
bazı erkekler sıradan birer ölümlü durumuna
gelir; bazıları da birer hayvan ya da ruhadönüşür.

Yeni Gine’de dema öbeğinin ilk kez ortaya
çıkarılmasından bu yana, yumru kök yetiştiricisi
pek çok kültürün bu temel özelliği
paylaştığı anlaşılmıştır. Temeldeki ölüm ve
parçalanma motifi, bu bitki türlerinin çoğaltılabilmesi
için yumru köklerin parçalanıp
toprağa ekilmesi gerekliliğini yansıtıyorolabilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)