Day dilleri

t a İ d i l l e r i olarak da bilinir,
Tay (Tai, Siyam) dili, Laos’ta konuşulan
Lao dili, Birmanya’da konuşulan Şan dili
gibi birbiriyle yakından bağlantılı dillerin
oluşturduğu dil ailesi. Farklı ad ve nitelendirmelerle
bilinen Day dilleri Tayland, Laos,
Birmanya, Hindistan’ın kuzeydoğusundaki
Assam, Kuzey Vietnam ve Çin’in
güneybatı kesimini kapsayan geniş bir alanda
konuşulur.
Day dillerinin öteki dillerle ilişkisi kesin
olarak belirlenmiş değildir. Geleneksel olarak
benimsenen görüş, sesbilimsel yapılar,
titrem (ton) sistemleri ve bazı sözcük türlerindekibenzerlikler açısından Çin-Tibet dil
ailesine yakın olduğu yolundadır. Buna
karşılık sözcük dağarcığındaki bazı benzerliklerden
hareketle Çin’in güneybatısı ile
Hainan’da konuşulan Kadai dillerine ve
sonuçta Malezya-Polinezya dillerine yakın
olduğu da öne sürülmüştür.
Sözcük dağarcığı ve sesbilim ölçütleri çerçevesinde
ortak bir kökene dayandırılan
Day dilleri, üç lehçe öbeği altında toplanabilir.
Tay, Lao, Şan, Khün, Lü, Beyaz Day,
Kara Day vb gibi dillerden oluşan Güneybatı
öbeği Tayland, Laos, Kuzey Vietnam,
Birmanya ve Yunnan (Çin) boyunca uzanan
bir alana yayılmıştır. Son yıllarda etki alanı
daha da genişlemiş olan bu lehçe öbeğine
giren halklar, Day dillerini konuşan bütün
nüfusun üçte ikisini oluşturur. Güneybatı
öbeği coğrafi açıdan da en yaygın olan
öbektir. Orta öbek, Kuzey Vietnam ve
Longzhou’da konuşulan Tho lehçeleri ile
Guangxi’de (Çin) konuşulan çeşitli lehçeleri
kapsar. Kuzey öbeği, Guijou’da konuşulan
Zhongjia (Puyi) ve Guangxi’de konuşulan
Zhuangjia lehçelerinin yanı sıra Yunnan ve
Vietnam’ın belirli lehçeleri ile Laos ve
Tayland’a kadar uzanan güney kesimde
konuşulan Saek lehçesinden oluşur.
Bu üç lehçe öbeğinin sözcük dağarcıklarının
büyük bölümü ortaktır. Bununla birlikte
yalnızca iki öbeğin paylaştığı ortak sözcükler
de vardır. Kuzey lehçeleri, sesbilimsel
gelişme göz önüne alındığında, öteki lehçelerden
titreşimsiz kapantılılardaki soluklu
ve soluksuz ayrımını içermemesi bakımından
ayrılır. Bu lehçelerin belirli bir bölümünde
var olan soluklu söyleyiş özelliği,
başka dillerden alman sözcüklerin ve sonradan
ortaya çıkan gelişmelerin ürünüdür.
Orta lehçeler öteki öbeklerden tr ve thr gibi
İlk-Day (Proto-Day) diline ait belirli ünsüz
kümelerinin kullanılış biçimi bakımındanayrılır.
Day dillerindeki sözcükler genellikle tek
hecelidir. Çok heceli sözcüklerin büyük
bölümü başka dillerden alınma sözcükler ve
bileşik sözcüklerden gelmiştir. Heceler başta
yer alan bir ünsüz ya da ünsüz kümesi ile
bunu izleyen bir ünlü ya da ünlü kümesinden
oluşur. Hecelerin bazen bir genizsil ya
da ağızdan tam olarak çıkmayan kapantılı
bir ünsüzle bittiği de olur. Her hece, belirli
bir ses yüksekliğinde söylenir; böylece titrem,
yazılışı aynı olan sözcüklerin ayırt
edilmesinde büyük önem taşır. Bu amaçla
kullanılan beş titrem şu örnekle gösterilebilir:
Düz (maa’daki [“gelmek”] a); alçak
(mâak’taki [“arekcevizi”] â) \ inen (mâak’tâki
[“çok”] â); yüksek (mâa*daki [“at”] a);
yükselen (mâaJdaki [“köpek”] â).
Güneydoğu Asya’nın aynı yöresinde konuşulan
birçok farklı dille süregelen ilişkiler,
Day dillerinin değişik kaynaklardan birçok
sözcük almasına neden olmuştur. Örneğin
Tay ve Lao dillerine, Khmer dili ile HintÂri
dilleri Sanskrit ve Paliden geçen sözcüklerin
sayısı çok yüksektir. Orta ve Kuzey
lehçe öbeklerinde ise Çinceden alınma sözcüklerin
etkisi belirgindir. Day dillerince
ortaklaşa kullanılan ve eski bir ilk dilden
geldiği sanılan ana sözcük dağarcığında,
biçimbilimsel dönüşümler için bükünden
yararlanma yerine türetme yoluna gidilir;
eski sözcüklere takı, önek ya da başka
sözcükler eklenerek yeni sözcükler oluşturulur.
Başlıca türetme yöntemi bileşik sözcükler
kurmaya dayanır. Ayrıca sözcük ya
da hece yineleme yöntemi de oldukça yaygındır;
bazen kısmi sözcük ya da hece
yinelemesine de rastlanır. Ünsüzleri ya da
titremi ya da bunların her ikisini birdendeğiştirmeye dayanan eski türetme işlemi,
günümüzde pek kullanılmamaktadır. Geçmişte
tam bir sözcük oluşturan bazı kalıplabulunmasından sonra hızla gelişti. Kolondike’ta
altına hücumun doruğuna ulaştığı
1898’de Dawson’in nüfusu 30 bini aşmıştı.
Altının kolaylıkla çıkarıldığı maden yataklarının
tüketilmesi sonucunda nüfus aynı hızla
azaldı. Kent 1898’de Yukon Topraklarınınyönetim merkezi oldu. Yönetim merkezi
1953’te Whitehorse’a taşındı. 1966’ya değin
Klondike İrmağı boyunca sınırlı ölçüde altın
çıkarımı sürdürüldü. Bu tarihten sonra kent
yalnızca bir turizm ve yerel dağıtım merkezi
işlevini üstlendi. Ünlü yazarlar Jack London
ile Robert W. Service’ın buradaki kulübeleri
onarılmıştır. Her yıl ağustos ayında kutlanan
Keşif Gününde Dawson’in parlak geçmişi
anılır. 1967’de ulusal sit alanı ilan
edilen Dawson bugün. Kanada ile ABD’nin
birlikte gerçekleştirdiği Klondike Altına
Hücum Uluslararası Tarih Parkı’nın bir
parçasıdır. Nüfus (1981) 697.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)