Davet Başlıyor

İlk vahiyden sonra bir süre vahiy gelmedi. Hz. M uham m edi
kendisi için oldukça sıkıntılı geçen bu dönem boyunca, devamlı
tefekkürle meşgul oldu ve vahyin tekrar gelmesini bekledi. Ni
hayet Müddessir sûresinin ilk âyetlerinin vahyedilmesiyle fetret-i
vahiy denilen bu kesinti dönemi sona erdi. Bu
âyetler Resûlullah’ı(sas) İslâm’a davetle görevlen
dirmekteydi.Bunun üzerine Resûlullah(sas) davete aile
fertlerinden ve yakın çevresindeki samimi
dostlarından başladı. İlk olarak eşi Hz. Hati
ce müslüman oldu. Onu amcasının oğlu Ali,
kızları, evlâtlığı Zeyd ve annesinin yardımcı
sı Ummü Eymen izledi. Hz. M u h am m ed i
en yakın arkadaşı Ebu Bekir’i İslâm’a davet
ettiğinde o da tereddütsüz kabul etti. Peygamberimizin^
çevresindeki halka gitgide genişledi. Gizli davet bu şekilde
üç yıl kadar devam etti. Bu aşamada Hz. Peygamber.(sas) müs-
lümanlarla Erkam b. Ebu’l-Erkam’ın evinde gizlice toplandı,
gelen vahiyleri onlara aktardı, onlarla sohbet ve ibadet etti.
Açıktan davetin Rabbimiz tarafından emredilmesinin ardın
dan Resûlullah(sas) önce bir ziyafet vererek akrabalarını davet
etti. Onlara Allah’ın bir olduğunu, eşi ve benzerinin bulun
madığını, kendisinin de Allah’ın elçisi olduğunu bildirdi. İlk
muhalefet, amcası Ebu Leheb’den geldi. Ebu Leheb, akra
balarını birbirine düşürmekle suçladı Resûlullah’ı.(sas) Ona
hakaret ederek toplantıdan ayrıldı. Ebu Leheb’in oğulları Hz.
Peygamber’in  kızları Rukıyye ve Ummü Külsûm ile nişan
lıydı. Hz. Peygam bere^ cephe alan Ebu Leheb, oğullarınınnişanlarını bozmalarını sağladı. Muhalefetini bundan sonra
da hep sürdürdü.
Hz. Peygamber e(sas) tâbi olanların sayısı zamanla arttı, sayı art
tıkça muhalefet de şiddetlendi. Özellikle putperestliği eleştiren
âyetlerin inişinden sonra, Kureyşli müşrikler, Hz. Muhammed’i(s a s )
dinlerine ve geleneklerine karşı büyük bir tehlike olarak görmeye
başladılar. Ona hakaretler ettiler, zamanla şiddete de başvurdular.
Müslümanlara yapılan zulümlerin başını Velîd b. Mugire ve Ebu
Cehil çekiyordu. İslâm’ın ilk yılları, müslümanlar için oldukça çe
tin geçti. Birçok müslüman işkence gördü.
En fazla zarar görenler de müslüman kölelerdi. Sahipleri onlara
öldüresiye işkence yapıyorlardı. Müslümanlar İslâm uğruna can
larını veriyorlardı. Yâsir ve Sümeyye işkencelerle ilk şehit olan
müslümanlardı. Oğulları Ammâr’ın gözleri önünde öldürülmüş
lerdi. Habeşli bir köle olan Bilâl de şiddetli işkence görenler
dendi. Sahibi onu kızgın çölde güneşin altında bırakmış, üzerine
de kocaman bir kaya koymuştu. Dayanılacak bir durum değildi.
Ama bu işkence bile onu dininden döndüremiyordu. Hz. Ebu
Bekir, Bilâl’in o halini görünce dayanamayarak onu sahibinden
satın aldı ve hemen âzat etti. Bilâl, işkenceden kurtulmakla kal
mamış, özgürlüğüne de kavuşmuştu.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)