DARWİNİZM

M ateryalist evrimciler etiketlerine sığınarak ilimde
K sahtekârlık yapm aktan da sıkılm am ışlardır. 1910
yılında İngiltere’nin Sukses şehrinde Charles D aw son
tarafından bir fosil bulundu. Piltdow an adam ı adı verilen
bu fosil, m aym un-insan arası kabııl edilen fosiller
içinde en güvenilir olarak şöhret buldu. Ç ünkü kafatası,
çene kemikleri ve dişleri tam dı. Bu yaratığın kafatası ve
dişleri insanınkine, çene kem ikleri ise m aym unun çene
kemiğine benziyordu. U zun seneler bu fosile dayanarak
insanın m aym undan nasıl evrimleştiğine dair makaleler
ve kitaplar yazıldı. İlk insan m topraktan yaratılm adığı
savunuldu. M ukaddes kitaplarla alay edildi. Bu fosilin
şüpheli bazı taraflarının bulunduğunu, bu bakım dan
yeniden.’ tetkikten geçmesini isteyen ilim adam larına
önceleri m üsade edilmedi. F akat son senelerde bir
A lm an heyeti bu fosil üzerinde yeni bir çalışma yapm
aya m uvaffak oldu. Bu heyetin yaptığı açıklam a ilim
çevrelerinde büyük şaşkınlığa ve hayrete sebeb oldu.
Sonuç ilim adına yüz kızartıcı bir skandaldi.
Hadise şu idi: Ch. D aw son, insan kafatasını alıp
bunu 10 yaşında bir orangutan m aym ununun çene
kemiğine yerleştirmişti. Çene kemiğine insana ait dişleri
yerleştirmek için de çene kemiğinin bazı yerlerini eğelemiş
ve bu kemiklere eskiye ait olduğu görüntüsünü
verebilmek için de potasyum bikrom at ile yer yer lekemişti.
Tabii, bunu önce toprağa göm üp daha sonra
çıkararak merasimle takdim etmiştir. Bu sahtekârlık
ortaya çıktığında ise Ch. D aw son çoktan ölm üştü.
İnsanın m aym undan geldiğini ispat için ileri sürülen
delillerden birisi de “ N ebraska adam ı” olarak adlandırı­
lan varlığa ait bir tek azı dişidir. 1922’de N ebraska’da
Pliostn devrine ait bir tek azı dişi bulundu. Evrimciler,
bu dişin tahm inen 1 milyon yıl önce yaşam ış bir insana
ait olduğunu ilan ettiler. Bir tek azı dişinden ilham
alarak N ebraska adam ının eşiyle beraber gazetelerde
hayali resimler çizildi. A m erika ve İngiltere basınında
bunun için günlerce m akaleler yazıldı. Sonra yapılan
tetkikler o dişin bir çeşit dom uza ait olduğunu ortaya
koydu. (!) G azeteler, dergiler maksatlı yazılmış bazı
kitaplar, D arw in’in insanın m aym undan türediğini
teori olarak bildirdiğini defalarca yazıp çizdiklerinden,
beyinleri yıkadıklarından, bazıları D arw in’in böyle bir
teorisipin bulunduğuna inanm ıştır. D arw in’in yazdığı
kitaplar incelenirse gerçeğin böyle olmadığı anlaşılır.
D arw in, hayvanların üstünlük sırasını yazmış, en
üstününün m aym un olduğunu bildirmiştir. Bunu okuyan
ateistler ve bazı cahil kişiler hayvanların birbirine
döndüğünü, yüksele yüksele sonunda insan olduğunu,
insanların m aym undan türediğini yazıyor sanm ışlar
veya maksatlı olarak böyle iddia etmişlerdir. Böylece
Âdem aleyhisselamın topraktan geldiğini inkâra kalkmışlar,
insanları aldatm aya çalışmışlardır. H albuki
D arw in, kitabında hayvanlar birbirine döner dem iyor,
“ H ayvanların yaratılışında bir tekam ül, bir üstünlük
sırası vardır.” divor. G erçekte de at, m aym un, fil ve
papağanın zekası bazı insanların zekasından daha fazladır.
F akat hayvanlarda akıl yoktur. Biyologlar, insan
ile hayvanlar arasında ki farkı, yalnız m adde bakım ından
inceliyor. H albuki insanla hayvan arasındaki en
büyük fark insanın ruhudur. İnsanlarda ruh vardır.
İnsanın en şerefli m ahluk olması, bir insani ruhtan gel-

m ektedir. K ur’ân-ı Kerim bu ruhun ilk olarak Âdem
aleyhisselama verildiğini bildirm ektedir. H ayvanlarda
bu ruh yoktur. M addecilerin, felsefecilerin bu ruhtan
haberleri olm adığı için, insanı m aym una yakın sanabilirler.
İlk insanların şekli, yapısı m aym una benzese de
insan insandır. Ç ünkü ruhu vardır. M aym un ise hayvandır.
Ç ünkü bu ruhtan ve ruhun hasıl ettiği üstünlüklerden
m ahrum dur. Ruhun kuvvetleri vardır. Bu
kuvvetler bitki ve hayvanların kuvvetleri gibi değildir.
G örülüyorki insan ile hayvan tam am en birbirinden
ayrıdır. A ralarında hiçbir zam an bir geçiş olam az, birbirine
dönem ez. H ayvanlar içinde insana en yakın hayvanın
m aym un olduğunu, asırlar önce İslâm alimleri
kitaplarında, mesela: “ İbni H aldun T arihî” m ukaddemesinde
ve “Marifetname”nin 28. sayfasında yazmışlardır.
Hayvanların üstünlük sırasını İslâm âlimlerinden Ali bin
E m rullalı, d ah a önce yazm ış, D arw in ’in bu görüşlerini
İslâm kitaplarından aldığı anlaşılm aktadır. Ayrıca
K ur’ân-ı K erîm ’de isyan eden bazı kimselerin ceza olarak
m aym una çevrildiği bildirilmektedir. A ncak; bunlar
için “ Behcet-ül fetâvâ” da diyor ki: “ M aym unlar, eski
insanlardan m aym una çevrilenlerin soyundan değildir.
M aym unların insan soyundan olduğunu söylemek yanlıştır.
Ç ünkü insandan çevrilenler üç günden çok yaşamadı,
yok edildiler” denilm ektedir. Esasen D arw in bile
insanların m aym undan türediğini söylememiştir. Söylese
bile ilmi hiçbir değeri olm az. İlk insan, topraktan
yaratılan  dem (a.s.)’dır. M aym un ve diğer canlıları da
yaratan Allahü te’âlâ’dır. Bir İtalyan profesörü de
“ İnsanlar m aym undan değil, ayıdan türem iştir” diyerek
şöyle bir iddiada bulunm uştur.” İnsanların maym
undan değil ayıdan geldiklerine dair üç delilim vardır:
1- Ayı yavrusunu döverken insan gibi tokatlar, maym
un ise ısırır.
2- Ayı dişisi ile yavrularından ayrı bir yerde yatar.
H albuki m aym unlar hep beraber yatarlar.
3- O yuncakcı dükkanına giden bebekler, ayı oyuncaklarını
tercih ederler. Bu deliller ceddim izin ayıdan
geldiğini gösterm ektedir” diyor.
İtalyan profesörünün nazariyesinin ceddinin m aym
undan geldiğini söyliyenlerinki gibi asılsız olduğu
m eydandadır. İlmi hiçbir değeri yoktur. Yaratılış,
hayatın başlangıcı, hayatın izahı, canlıların türleri ve
bunların m eydana geliş, ilk insan gibi konularda fen
bilginlerinin ve filozoflarının bu güne kadar söyleyebildikleri
ve herkes tarafından kabul edilen, isbat ve izahı
m üm kün fazla bir şey ortaya çıkm am ıştır. Geriye; Bu
konularda insanlığa ışık tu fan yalnız bir kaynak kalm
aktadır. O nlar da m ukaddes kitaplar ve peygam berlerin
bildirdikleridir. Bunlardan da son Peygam ber Hz.
M uham m ed’in (s.a.v.) getirdiği K ur’ân-ı K erîm ’in bildirdikleri
her devirde hakiki ilim ve fen adam larına yol
gösterici ve ışık tutucu olm uş, bildirdikleri hep doğru
çıkmıştır. Bütün insanların Âdem (a.s.)dan geldiğini,
A d em (a.s.)ın da topraktan yaratıldığı Cenâb-ı H akk,
K ur’ân-ı K erîm ’de haber vermektedir. “A n d olsun
ki, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillen m iş
bir balçıktan y a r a ttık ” (Hicri Sûresi Ayet-26)”,
“A llah sizi (Âdem’den Âdemi’de) bir topraktan,
sonra bir nutfeden yarattı. Sonra sizi çiftler
kıldı. O’nun izni ve ilm i olm aksızın hiçbir dişi

gebe kalam az ve doğuram az. K en disin e öm ür
verilenin ömrünün uzatılm ası, öm ründen e k silm
esi m uhakkak bir kitabda (Levh-i Mahfuz’dcı
veya A lla h ’ın ilminde) yazılıdır. Şüphe y o k k i bu
‘sa yıla n la r’ A lla h ’a kolaydır. (Fatır Sûresi Âyet-
11)”, “R abbin, o va k it m elek lere şö yle dem işti:
“Ben bir çam urdan bir insan yaratacağım
(Âdem ’i yaratacağım )” (Sad Sûresi Ayet-71)’’.
H adis’i Ş erifte ise: “İn sanlar Hz. Âdem ‘in
çocuklarıdır. Hz. Â dem (a.s.) ise topraktan
ya ra tıld ı.”
H ıristivanlar ve Y ahudiier’de. insanların Hz.
Adem (a.s.)’dan geldiklerine inanırlar. M aym un veya
ayıdan geldiğini söyleyenler ise hiçbir dine inanm ıyan
ateistler olm uştur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)