Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Cumanın Hikmeti

: Şah veliyyullah, cumanın hikmeti üzerine şunları kaydetmiştir: «Bir şehirde oturan halkı dâimâ bir araya toplamak suretiyle namazı cemâat hâlinde kıldırmak ve böylece namazın doğru olarak öğrenilip yayılmasını sağlamak güç olduğu için, ne çok çabuk gelip güçlük arzeden, ne de çok geç gelip maksadı teminden uzak bulunan bir vakit tâyin etmek gerekti. Hafta, araplarda ve arap olmayan milletlerde kullanılmakta idi ve namaz için toplanma zamanını sınırlamaya da elverişli bulunuyordu; bu sebeble toplanma zamanı olarak tâyin edildi. Ancak haftanın hangi günü ibâdet için toplanılacağı hususunda din sahibi milletler farklı davrandılar. Yahudiler cumartesi, hıristiyanlar da pazar gününü -kendilerince tercihe şayan görerek- seçtiler.Allah Teâlâ evvelâ Hz. Peygamber’in ashabının gönüllerine bu mevzuda büyük bilgiyi ilhâm etti ve O, Medine’ye gelmeden, sahâbe orada cumayı kıldı. Sonra da Cebrail Hz. Pey- gamber’e getirdiği bir aynanın üzerindeki siyah noktadan maksadın cuma olduğunu bildirerek bu bilgiyi ona nakleyledi. Cuma gününün seçilmesine sebeb teşkil eden ilim ve sırrın hülâsası şudur: İbâdetin yapılması için uygun vakit Allah’ın kullarına yaklaştığı, dualarının kabul olunduğu vakittir. Böyle bir vakitte yapılan ibâdetin kabülü daha ziyâde muhtemeldir, bu ibâdet kalbe daha çok tesir eder ve birçok ibâdetin hâsıl edeceği faydalan meydana getirir. Allah Teâlâ’nm haftada bir gelen öyle bir vakti vardır ki, onda kullanna yaklaşır, el-kesîb cennetinde kullan için tecelli eyler; işte bu vakit olması en çok muhtemel olan gün cumadır; çünkü cuma günü büyük hâdiseler vücuda gelmiştir…» Bu mülâhaza ve maârife şunlan da ilâve etmek mümkündür: Allah Teâlâ müslümanlann kardeş olduğunu ilân etmiş  bu kardeşliğin pekişmesi, bütün insanlığın sulh, selâmet ve saâdetine ma’tûf güzel meyvalar verebilmesi için çeşitli vesileler hazırlamıştır. Selâmlaşmak, aksırana duâ etmek, herkese tatlı söz ve güler yüzle davranmak, elden gelen maddi, manevî yardımı esirgememek, hastalan ziyâret etmek, komşulan görüp gözetmek, el sıkışmak, mü’min ölüleri için namaz kılıp duâ etmek, ölü sahiplerine tâziyede bulunmak… bu vesile ve tedbirler arasında hatırlanabilir. Bayram namazlan, arefe toplantısı gibi seyrek toplantılar yanında daha sık tekerrür eden cuma toplantısı mü’minlerin kardeşliğini, birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirip besleyen bir tedbirdir. Ferdin ruh ve ahlâk terbiyesi, imamn kuvvetlenmesi, ibâdetin daha canlı, daha müessir ve heyecanlı bir şekilde ifası üzerinde cemâat halinde ibâdetin tesiri ilmin teyid eylediği bir gerçektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.