Cromer (1. Kontu), Evelyn Baring,

Cromer (1. Kontu), Evelyn Baring,
HEXHAM VİKONTU ERRINGTON. SIR EVELYN BARING
(1883-92), c r o m e r b a r o n u (1892-99)
ya da c r o m e r v Ik o n t u (1899-1901) olarak
Lord Cromer, John Singer Sargent’ın
yağlıboya çalışmasından ayrıntı, 1902;
Ulusal Portre Galerisi, Londra
National Portrait Gâllery. Londra
da bilinir (d. 26 Şubat 1841, Cromer Hail,
Norfolk – ö. 29 Ocak 1917, Londra, İngiltere),
İngiliz devlet adamı ve diplomat. 1883-
1907 arasında Mısır’da İngiliz temsilcisi ve
başkonsolosu olarak bulunmuştur.
İlk yıllan ve Hindistan yöneticiliği. Siyaset
ve bankacılık çevrelerinde tanınmış bir
aileden geliyordu. Woolwich’teki Kraliyet
Askeri Akademisi’nde öğrenim gördü.
Okulu 17 yaşında bitirdikten sonra, Kraliyet
Topçu Birliği’ne katılarak Korfu, Malta,
ve Jamaika’da görev yaptı. 1868’de Kurmay
Yüksekokulu’na girdi ve okulu bir yıl sonra
sınıf birincisi olarak bitirdi. Bir süre Savaş
Bakanlığı’nda görev yaptı. Ama askerliği
sevmediğinden 1872’de Hindistan genel valiliğine
yeni atanmış olan kuzeni Lord
Northbrook’un önerisini kabul etti ve onun
başkâtibi olarak Hindistan’a gitti.
Hindistan’da yönetici olarak gösterdiği
beceriyle kısa sürede ün yaptı ve üstlerinin
övgüsünü kazandı. Ama yönetme becerisi
ve işbilirlik gibi özellikleriyle çalışma arkadaşlarının
tepkisini çekti. Kendisiyle aynı
düzeydeki kişilere karşı soğuk, altındaki
görevlilere ve “uyruk ırklar” diye nitelediği
yerli halka karşı da küçümser bir tutum
içindeydi. Kendisine ve ülkesine olan güveniyle
tipik bir Vicîoria dönemi sömürge
yöneticisiydi.
Hindistan’daki deneyimleri sonucunda, eskiden
sömürge halkları için savunduğu kendi
kaderini tayin hakkı düşüncesini bırakarak
ezilen köylülere ancak güçlü bir yönetim
ve reform programlarıyla yardım edilebileceğine
inanmaya başladı. Mısır’da geçirdiği
yıllar, yerli yöneticilerin zalimliğine ve
İngilizlerce yürütülecek reformların gerekliliğine
ilişkin düşüncelerini daha da pekiştirdi.
Sağlam bir mali sistem kurmaya yönelik
reform anlayışı, zamanla Baring’in yöneticilikteki
uygulamalarına yön veren bir ilke
durumuna geldi.
Baring Mısır’a ilk kez 1877’de, yeni kurulmuş
olan Mısır Kamu Borçlan Komisyonu’nda
Mısır tahvillerine sahip İngilizlerin
temsilcisi olarak gitti. Komisyon, Hıdiv
İsmail Paşa’yı mali güçlüklerden kurtarmak
ve aynı zamanda tahvil sahiplerinin çıkarlarını
korumak amacıyla kurulmuştu. Mısır
mâliyesinin düşündüğünden de kötü durumda
olduğunu gören Baring, bir mali
soruşturma komisyonu kurulmasına ön
ayak oldu. Önerileri İsmail Paşa tarafından
geri çevrilince istifa ederek İngiltere’ye
döndü. Ama İsmail Paşa 1879’da görevinden
alındı ve Baring İngiliz borçlar müfettişi
olarak Mısır’a çağrıldı. 1880’de Hindistan’
daki genel valilik konseyinde mali işlerle
ilgili üyeliğe getirildi. Mısır’ın 1882’de İngilizlerce
işgal edilmesinden sonra, 1883’te
tam yetkili İngiliz temsilcisi ve başkonsolosu
olarak ikinci kez Mısır’a gitti. Bu arada
“sir” unvanı aldı.
Mısır’daki manda yöneticiliği. Baring’in
Mısır’daki görevi, bir süre önce siyasal
kargaşa ve ardından yabancı işgali yaşamış
olan, iflas etmiş durumdaki ülkede, kapsamlı
yönetsel reformlar yapmak ve sonunda
buradaki İngiliz birliklerinin çekilmesini
sağlamaktı. Baring çok geçmeden reformların
ve askerleri geri çekmenin birbiriyle
bağdaşmadığı sonucuna vardı; reformlar
Mısır halkının büyük bölümü için daha
kalıcı bir değer taşıyordu, askerlerin geri
çekilmesi ise, ancak Mısırlıların kendi kendini
yönetmeyi öğrenmiş olacağı uzun bir
gelecekte gündeme getirilebilirdi. Böylece
Baring, sonradan “Örtülü Protektora” diye
adlandırılan bir yönetim biçimi kurdu. Hindistan’da
eğitim görmüş bir grup İngiliz
yöneticiyi hükümette kilit noktalara yerleştirip
Mısırlı yöneticileri dolaylı olarak yönlendirmesine
dayanan bu sistem aracılığıyla
Mısır’ın gerçek yöneticisi oldu. Güçsüz bir
yönetici olan Hıdiv Tevfik Paşa bütün
sorumluluğu İngilizlere bıraktığı için, sistem
ilk 10 yıl boyunca iyi işledi. Mısır 1887’de
bütün borçlarını ödeyebilecek duruma geldi.
Ama Sudan’da el-Mehdi önderliğinde
başlatılan dinsel ayaklanma nedeniyle bu
ülke üzerindeki denetim yitirilmişti. İngilizlerin
zorlamasıyla Mısır hükümeti Sudan’ı
işgal girişiminden vazgeçti; böylece ülkede
bir barış ve istikrar dönemi başladı. Baring’in
kamu harcamalarını kısıp sulamaya
dönük bayındırlık çalışmaları ile öteki ta-
227 Crommelynck, Fernand
rımsal projeleri özendirmesi, refah düzeyinin
kısa sürede yükselmesini sağladı.
1892’de yeni ve genç Hıdiv Abbas Hilmi
Paşa (II. Abbas) Örtülü Protektora sisteminden
kurtulmak için gelişmekte olan
milliyetçi harekete destek vermeye başladı.
Bu arada Lord Cromer adını almış olan
Baring, daha önceki hıdivlerle olduğu gibi
genç Abbas Hilmi Paşa ile ilişkilerinde de
katı bir tutum takındı ve onu yıldırmayı
başardı.
Mısır’da bulunduğu süre içinde dışişleri
bakanlığındaki birçok görevlinin saygısını
kazanarak bu kişilerin Mısır ile ilgili konularda
genellikle kendi görüşleri doğrultusunda
davranmalarını sağladı. Daha genç bir
subayken Fransızca ve İtalyancanın yanı
sıra Yunanca ve Latince de öğrenmişti.
Sonraki yıllarda Mısır’daki seçkin TürkÇerkes
topluluğun kullandığı Türkçeyi de
öğrendi. Ama Mısır’da çok uzun bir süre
kalmasına karşın, Arapça öğrenmek için
hiçbir çaba göstermedi ve ne çok iyi tanıdığını
öne sürdüğü köylülerle, ne de yeni bir
milliyetçi kuşak yetiştirmekte olan orta
sınıfla iletişim kurabildi. “Şapşal” bulduğu
Doğulu kafasından hoşlanmıyor ve tersini
öne sürmesine karşın Doğuluları çok az
tanıyordu. Yaşlandıkça gerçeklerden kopukluğu
daha da arttı ve genç milliyetçi
hareketi önemsiz görerek önlem alma yoluna
gitmedi. Bunun yerine Fransa’yla İngiltere
arasında, Mısır’daki kalıcı İngiliz işgalini
onaylayan Entente Cordiale’in (1904) imzalanması
için çalıştı.
Emekliliği. 1907’de Dinşvey adlı Mısır
köyünde bir İngiliz subayının öldürülmesi
üzerine, olaya karışan köylüler acımasız
biçimde cezalandırıldı. Bu skandal hem
Mısır’da, hem de Avam Kamarası’nda sert
tepkilerle karşılandı ve Sir Henry Campbell-
Bannerman başkanlığındaki Liberal
hükümetin Mısır’a karşı daha uzlaşmacı bir
tutum benimsemesjne yol açtı. Olaylar sırasında
izinli olarak İngiltere’de bulunduğundan
uygulanan cezalarla pek ilgisi olmayan
Cromer, bu olayın bir yönetim değişikliğine
yol açabileceğini gördü ve sağlık durumu da
bozulmuş olduğundan aynı yıl görevinden
çekildi.
İngiltere’ye döndükten sonra zamanının
büyük bölümünü yazmaya ayırdı. Bu arada
Lordlar Kamarası’nda serbest ticaretin önde
gelen savunucusu oldu. 1916’da Çanakkale
Boğazı Komisyonu’na başkanlık etti.
Bu görevde yaşadığı aşırı gerginlik onu
fazlasıyla yordu ve Ocak 1917’de öldü.
Basılı yapıtları arasında, Modern Egypt
2 cilt, 1909; Modern Mısır) ve Abbas II
1915) sayılabilir. Cromer üzerine başlıca
kaynaklar, Lord Zetland’ın Lord Cromer
(1932) adlı yaşamöyküsü, Afef Lûtfi es-
Seyyid’in Egypt and Cromer (1968; Mısır ve
Cromer) adlı yapıtı ve John Marlowe’un
Cromer in Egypt’idir (1970; Mısır’daki
Cromer).

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)