Cinsel davranış

cinsel davranış, bireyin, cinsel gereksinimlerini
doyurmaya ve üremeye yönelik davranış
biçimlerinin tümü. İnsanda cinsel davranışı
belirleyen iki temel etlcen vardır:, Üreme
ve türünü sürdürme yölu olarak gelişen
ve kalıtımla bireye aktarılan cinsel yanıt
kalıplan; bireyin cinselliğini dışavuruş biçimi
üzerinde toplümun yönlendirici ya da
baskılayıcı’etkisi.
Bir yandan toplumun koyduğu tabular, öte
yandan sosyal bilimlerdeki olgunlaşmanın
uzun zaman alması nedeniyle, insanın cinsel
davranışını kişisel ve toplumsal boyutlarıyla
incelemeye ^yönelik araştırmalara ancak
20. yüzyılda başlanabilmiştir. Başta Sigmund
Freud olpıak üzere ilk kez Avrupalı
bilim adâmlannın el attığı bu konu, uzun
yıllar bu araştırmacılanrî aktardıkları birtakım
bireysel öykülerden öteye gidememişti.
1897’de Berlin’de kurulan ve 1933’te Nazilerce
yıkılana değin bu konudaki biliçnsej
araştırmalann öncüsü olan Seksoloji Enstitüsü’nü,
1938’de, ÂBD’de Alfred Charles
Kinsey’in kurduğu Seks Araştırmalan Enstitüsü
izledi ve yüzyılın ikinci yarısında
cinsel davranış konusunda yoğun bir bilgi
birikimi gerçekleştirildi.
Uzmanlar, insanın cinsel davranışını, cinsel
eyleme katılan bireylerin sayısına (tek
başma, iki eş arasında, -grup içindç) ve
cinsine (heteroseksüel, homoseksüel, biseksüel)
göre sınıflandırırlar. ,Tek başına yürütülen
en önemli cinsel etkinlik özdoyurumdur
(mastürbaşyon). E.vrensel bir cinsel
boşalma yolu olan bu davranış biçimi,
ergenlik, çağındaki erkekler arasında çok
yaygındır ve bir eşle doyurucu bir cinsel
ilişki düzeni kurulduğunda çoğu kez giderçk
azalır, hatta yok oıur. Çoğu kültürlerde,
özdoyurumun beden sağlığını bozacağına
ilişkin temelsiz bir inanç yerleşmiştir. Ruhsal
açıdan ise, özdoyurumun etkisi bireyin
yaklaşımına,bağlıdır; kimileri bu deneyi ağır
bir suç ya da günah gibi görürken, kimileri
bir haz kaynağı olarak yaşayabilir.
Yalnız insana özgü olduğu sanılan uyku4a
orgazmın nedenleri bugün bile tam olarak
açıklanamamıştır. Bu olayın uzun süre boşalmamaktan
ve biriken ersıiyu (meni) basıncından
kaynaklandığı görüşü doğru değildir,
çünkü kadınlar da uykuda orgazm
olabilirler. Erkeklerin büyük bölümü, kadınlann
pek azı uykuda orgazma ulaşır;
erkeklerde ergenlik çağında başlayıp yoğunlaşan
ve yaş ilerledikçe seyrekleşen bu olay,
kadınlarda erişkinlik çağında- ortaya
çıkar.
Eşli cinsel davranışın en yaygın biçimi, tek
bir erkek ile tek bir kadın arasındaki
heteroseksüel ilişkidir. Bu davranış genellikle
çocukluk çağında ve büyük ölçüde
merak güdüsüyle, küçük cihsel oyunlar
biçiminde başlar. Hemen her toplum evli
çiftler arasındaki heteroseksüel ilişkiyi
onayladığı halde, birçok toplum aynı ilişkinin
evlilik öncesinde denenmesini* ya da
çokeşliliği (poligami) hoş görmez.
Gerek tekil, gerek eşli cinsel davranışta
herhangi bir etkinliği cinsel sapma olarak
nitelendirmek her zaman kolay değildir.
Uznianlar genellikle cinsel sapma terimini
bir ahlak yargısı olarak kullanmayıp, böyle
bir etkinliğin belli bir toplumda yaygın ve
olağan olmadığını saptamakla yetinirler.
Toplumların yapısı ve her toplumdaki cinsel
davranış kalıpları değişik olduğundan, bir
toplumun cinsel sapma olarak yargıladığı
bir davranışa başka bir toplum normal
gözüyle bakabilir. Ayrıca bak. cinsel sapma.
Hayvanlardaki cinsel davranış için bak.
üreme davranışı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)