Çin Komünist Partisi

(ÇKP), Çince z h o n g g u o g o n g c h a n d a n g , Wade-Giles yazımında
CITUNG-KUO KUNG-CH’AN TANG, UZUn
süreli bir mücadele sonunda Çin’de demokratik
ve sosyalist devrimleri gerçekleştiren
ve günümüzde ÇHC’yi yöneten siyasal
parti.
4 Mayıs Hareketi içinde yetişen ve Bolşevik
Devrimi’nin zaferinden sonra Marksizme
yönelen Li Dazhao ve Chen Duxiu gibi
devrimcilerin girişimiyle 1921’de kuruldu.
Çin’in karışıklıklar içinde çalkalandığı
1920’lerde Mao Zedong, Liu Shaoqi ve Li
Lisan gibi yöneticilerin önderliğinde işçiler
arasında örgütlenme mücadelesine girişti.
1924’te III. Enternasyonal’in yönergesi
doğrultusunda Kuomintang’a katıldı. Öncelen
iyi işleyen bu ittifak içinde giderek güç
kazanmaya başladı. Ama 1927’de Şanghay’
ın kurtarılmasından sonra Çan Kay-şek
yönetimindeki Kuomintang’ın sendikalara
ve komünistlere karşı giriştiği şiddet hareketleri
karşısında yeraltına geçmek zorunda
kaldı.
Aralannda Mao’nun da bulunduğu birçok
ÇKP yöneticisi ve kadro, Kuomintang ile
kopmanın ardından kırsal kesime çekildi.
Köylüler arasında yürütülen çalışmalar sonunda
1931’de Güney Çin’de 10 milyon
insanı barındıran Çin Sovyet Cumhuriyeti
kuruldu. Bu cumhuriyetin yıkılması üzerine,
Mao geriye kalan kuvvetlerle birlikte
Uzun Yürüyüş (1934-35) olarak bilinen
çetin bir yolculuk sonunda kuzeydeki Yenan’a
sığındı. Bu yürüyüş sırasında aynı
zamanda parti içinde önderlik konumuna
yükselen Mao’yu destekleyen yöneticilerin
başında Zhou Enlai ve Zhu De geliyordu.
Çan Kay-şek’in 1936’daki “Xi’an Olayı”
üzerine iç savaşa son vermesinden sonra,
ÇKP ile Kuomintang arasında Japon istilacılara
karşı bir birleşik cephe oluşturuldu.
Savaşın dışında kalmaya yönelik bir strateji
izleyen Kuomintang’ın tersine Japonlara karşı
savaşa ağırlık veren ÇKP, bu yoldan halk
içindeki desteğini önemli ölçüde artırdı. Savaşın
sonunda denetimi altındaki bölgelerde
yaşayanlann sayısı 100 milyona ulaştı. Deneyimli
ordusu ve geniş bir ittifakın biçimlendirdiği
siyasal programıyla Kuomintang’ı tehdit
edecek bir düzeye geldi.
1946’da iç savaş yeniden patlak verince,
toprak devrimi politikasıyla köylüleri yanına
çekmeyi başardı. Buna karşılık kötü
yönetim ve moral bozukluğu nedeniyle
güçsüzleşmiş olan Kuomintang, çok geçmeden
arkasındaki zayıf desteği de yitirdi ve
kesin bir yenilgiye uğradı. Çan Kay-şek
yandaşlarıyla birlikte Tayvan’a kaçarken,
1949’da Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi.
ÇKP 1949’dan sonra ABD’nin büyük baskısına
ve tehditlerine karşı SSCB ile sıkı bir
ittifaka girerek Sovyet modeline uygun bir
kalkınma politikası benimsedi. 1950’lerin
sonunda ABD tehdidinin azalmasıyla birlikte,
ÇKP ile Sovyetler Birliği Komünist
Partisi (KPSS) arasında dış siyaset ve ideoloji
konularında giderek artan anlaşmazlıklar
su yüzüne çıktı. Sovyet modelinin Çin’e
uygun olmadığına ilişkin kuşkularını dile getirmeye başlayan Mao, Stalin’e yönelik
eleştiriler, sosyalizme barışçı geçiş ve Batı
ile barış içinde bir arada yaşama gibi
konularda da KPSS’ye karşı bir tutum
takındı. Bu arada Büyük Atılım gibi programlarla
sosyalist gelişmeyi hızlandırma yoluna
gidildi. Sağlanan bazı başarılara karşın,
özellikle ekonomide bir dizi olumsuz
gelişme ortaya çıktı.
Mao 1966’da Çin Kültür Devrimi’ni(*)
başlattı. Partinin sağ, sol ve merkez kanatlan
arasında çatışmalara sahne olan bu dönemde
devlet ve parti mekanizması büyük
bir sarsıntı geçirdi. Devlet başkanı Liu
Shaoqi sağcılıkla suçlanıp devrilirken, sol
kanadın ağırlığı arttı. 1969’dan sonra Zhou
Enlai ordunun da desteğiyle parti örgütünün
yeniden düzenlenmesini sağladı.
1971’de parti içinde Mao’dan sonra gelen,
sol kanadın önde gelen adlarından Lin Biao
bir uçak kazasında öldü ve daha sonra gizli
bir darbe planlamakla suçlandı. Görünürdeki
bütünlük havasına karşın, parti kanatlan
arasındaki mücadeleler sürdü. Sağa karşı
yeni bir kampanyanın başlatıldığı 1976’da
Zhou Enlai, Zhu De ve Mao gibi önderlerin
ölümleri kısa aralıklarla birbirini izledi.
Kısa bir süre sonra aralarında Mao’nun dul
eşinin de bulunduğu ve Dörtlü Çete olarak
adlandırılan radikal grup tasfiye edildi.
Siyasal yaşamında sık sık iniş ve çıkışlar
yaşamış olan Deng Xiaoping yeniden ön
plana çıktı. Kültür Devrimi resmen sona
erdirilirken, sanayi, tarım, bilim-teknoloji
ve savunma alanlarını kapsayan Dört Modernleşme
programı benimsendi. Sanat ve
eğitim üzerindeki kısıtlamalar gevşetildi ve
siyaset ikinci plana düşürüldü. 1980’de Yugoslavya
ve İtalya, 1982’de de Fransa olmak
üzere birçok ülkenin komünist partileriyle
ilişkiler normalleştirildi.
Mao’nun ölümünden sonra 1981’e değin
Hua Guofeng’in yürüttüğü parti başkanlığı
görevine, daha sonra Hu Yaobang getiril- *
di. Aynı yıl ÇKP’nin üye sayısı 35 milyonu
bulmaktaydı. Partinin başlıca yayın organlan
Renmin ribao (Halkın Günlüğü) adlı
günlük gazete ile Hongqi (Kızıl Bayrak) adlı aylık kuram dergisidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.