Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Çin

Doğu Asya’da devlet. Toplam dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan nüfusuyla (1 178 500 000)
dünyanın nüfus bakımından en büyük ülkesi olan Çin, 9
562 904 km21ik yüzölçümüyle de dünyanın Rusya ve
Kanada’dan sonra yüzölçümü bakımından üçüncü büyük
ülkesidir. Sarı Deniz, Doğu Çin denizi ve Güney
Çin denizi boyunca kıyı şeridi 12 000 km uzunluğundadır.
21 260 kmlik kara sınırıyla da on dört ülkeyle sınırdaştır;
Kuzey Kore, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan,
Moğolistan, Afganistan, Hindistan, Pakistan, Nepal,
Bhutan, Birmanya (Myanmar Birliği), Laos, Vietnam.
İngiliz sömürgesi Hongkong ve Portekiz toprağı
Macao da komşularıdır (bu bölgelerin 1997 ve 1999’da
Çin’egeri verilmesi kararlaştırılmıştır). Çin’den ayrı bir
siyasal statüsü olan Tayvan’ın yeniden Çin’e katılması
için çabalar 1949’dan bu yana sürdürülmektedir. Çin
ayrıca, Spratly j adaları ve Paracel adaları üstünde de
hak iddia etmektedir.
Çin’in resmî adı Çin Halk Cumhuriyeti’dir (Çince
Zbongbua Renmin Gongheguo). Cumhuriyet 1949’da
kurulmuştur. Çok eski dönemlerden bu yana kullanılan
yaygın adı Çin, ülkede bütünlüğü ilk kez sağlamış olan
Çin (ya da Çinler) sülalesinden (İ.Ö. 221 -206) kaynaklanır.
Çinlilerin kullandıkları Zhonghua (“Orta Ülke”) adı,
Çin’in dünyanın ortasında olduğuna inanan eski bir Çin
kavramından kaynaklanır.
Çin (Tayvan dahil) 23 eyalete ve 5 özerk sınır bölgesine
ayrılmıştır. Özerk bölgelerde nüfusun çoğunluğunu
Çinliler dışındaki etnik topluluklar oluşturur. İşi kolaylaştırmak
için genel olarak eyaletler ve özerk bölgeler,
altı büyük yönetim bölgesi grubu içinde toplanır: (1)
Heylungciang (Heilongjiang), Çilin (Jilin) ve Liaoning
eyaletlerini içeren Kuzeydoğu Bölgesi; (2) Hıbey (Hebei)
ve Şansi (Shanxi) eyaletlerini, İç Moğolistan Özerk
Bölgesi’ni (Nei Menggu Zizhiqu) ve merkezden denetlenen
Pekin (Beijing) ile Tientsin (Tianjin) belediyelerini
içeren Kuzey Bölgesi; (3) Şandung (Shandong), Ciangsi
(Jianxi), Anhuy (Anhwei), Cıciang (Zhejiang) ve Fucien
(Fujian) eyaletleri ile merkezden denetlenen Şanghay
belediyesini içeren Doğu Bölgesi; (4) Haynan, Hınan
(Henan), Hunan, Hubey (Hubei) ve Guangdung (Guangdong)
eyaletleri ile Guangsi Cuang Özerk Bölgesi’ni
(Guangxi Zhuang Zizhiqu) içeren Orta-güney Bölgesi;
(5) Sıçuan (Sichuan), Guizhou ve Yunnan eyaletleri ile
Tibet Özerk Bölgesi’ni (Xizang Zizhiqu) içeren Güneybatı
Bölgesi; (6) Şansi (Shaanxi), Gansu (Gansu) ve
Çinghay (Qinhai) eyaletleri ile Ningsia Huy Özerk Bölgesi’ni
(Ningxia Hui Zizhiqu) ve Doğu Türkistan-Uygur
Özerk Bölgesi’ni (Xinjiang Uighur Zizhiqu) içeren Kuzeybatı
Bölgesi.
Çin’in yazılı tarihi Şang sülalesi (Şanglar İ.Ö. yak.
1600-yak. 1027) döneminde başladı. 1912’ye kadar
çeşitli sülaler tarafından yönetilen Çin’de, o tarihte bir
cumhuriyet kuruldu. 1921’de Çin Komünist Partisi ku-,
ruldu ve 1926’da Çankayşek yönetiminde iktidarda bulunan
milliyetçiler (Guomindang) ile Mao Zedung önderliğindeki
komünistler arasında uzun iç savaş başladı.
1949’da Çin’in kara kesimini bütünüyle ele geçiren komünistler,
Çin Halk Cumhuriyeti’ni kurdular.Tayvan
(Formoza) adasına çekilen Çankayşek ve Guomindang’sa,
Çin Cumhuriyeti’ni (“Milliyetçi Çin”) oluşturdu.
1971’e kadar Tayvan’ı Çin’in yasal yönetimi olarak
tanıyan Birleşmiş Milletler, o tarihte Çin Halk Cumhuriyeti’ne,
BM’de Tayvan’ın yerini verdi. 1979’da ABD de
Çin Halk Cumhuriyeti’nin yasallığını tanıdı ve iki ülke
arasında diplomatik ilişkiler kurulmuş oldu.
YÜZEYŞEKİLLERİ VE DOĞAL KAYNAKLAR
Çin’in yüzeyşekilleri, kabaca üç yükselti düzeyi oluşturacak
biçîmdetanımlanabilir. Bunlardoğu kıyısı boyunca
uzanan düzlüklerden, batıdaki yüksek dağlara doğru
basamaklar halinde yükselir. Her yükselti basamağı
ya da düzeyi, ülkenin yaklaşık üçte birini kaplar. En yüksek
düzey (2 000 m’nin üstünde) bütün Tibet topraklarını
ve çevresinden Çin’in güneybatı ve orta-güney topraklarını
kaplar. 1 000-2 000 m arasında değişen orta
yükselti düzeyi, İç Moğolistan’ın ve Doğu Türkistan’ın
kuzey sınır bölgelerini kaplayarak ülkenin ortasından
ve Yunan eyaletinden geçip, güneybatıya doğru uzanır.
Üçüncü ve en alçak (1 000 m’nin altında) düzey, ülkenin
en kalabalık kesimi olan doğu bölgesini kaplar.Bu üç yükselti basamağı Çin’i kabaca kuzey-güney
doğrultusunda aşarken, kendileri de doğu-batı doğrultusunda
uzanan sıradağlarla kesilirler. Böylece, bu üç
yükselti bölgesi, dokuz parçaya bölünmüş olur.
Tibet yükseltileri. En yüksek basamağı, Tibet yükseltileri
oluşturur. Bölgenin tam ortasında yükseltisi 4 000 m’yi
aşan Tibet yaylası yeralır. Yayla, dorukları 6 100 m’yi
aşan sıradağlarla çevrilidir. Kuzey kenarını Kunlun dağları
(Karanlık Dağlar) ve Nan Şan dağları (Kuku Nor gölüde bölgede yeralır) oluşturur. Yaylanın güney kenarındaki
Himalayalar, Tibet-Nepal sınırında dünyanın en
yüksek noktası olan Everest doruğunu (8 848 m) da içerir.
Tibet yaylası batıda, Karakurum ve Pamir dağlarıyla
sınırlıdır. Doğu kenarı kanyonlar ve araya giren dalgalı
sıradağlarla Çin’in geri kalan kesiminden ayrılır. Söz konusu
dağlardan Çin’in en büyük ırmağı Yangdzı ile Güneydoğu
Asya’nın başlıca akarsularından Yalutsangpu
(Yukarı Brahmaputra), Saluen, Mekong gibi ırmaklardoğar.
Yaylalar. İkinci ya da orta yükselti düzeyi, yükseltileri 1
000-2000 m arasında değişen beş alt bölgeden oluşur.
Bunlar kuzeyden güneye şöyle sıralanır: Doğu Türkistan-
Moğolistan yaylası, Moğolistan sınır yaylası, Çinling
dağları, Sıçuan havzası, Yunnan-Guizhou yaylası. Doğu
Türkistan-Moğolistan yaylası, İç Moğolistan, Ganşu
ve Doğu Türkistan’ın büyük bölümünü kaplar. Batıda
yarı çöl özellikli bir bölge olan Doğu Türkistan’ın Çungarya
ve Tarım havzalarını içerir: Taklamakan çölü de
buradadır. Bu havzalar birbirlerinden Tienşan dağlarıyla
(Tanrı Dağları) ayrılır. Doğu Türkistan-Moğolistan
yaylasının doğu kesimi, Gobi ve Ordos çöllerinde yayılır.
Orta yükselti basamağının ikinci alt bölgesi Moğolistan
sınır yaylasıdır. Bu yayla İç Moğolistan’ın Gobi ile
Ordos çölleri arasında, güneydoğu yönünde de Kuzey
Çin çevresinde yeralır. Başlıca yüzey şekilleri BüyükKingan dağları ile Şensi, Şansi, Hınan ve Gansu eyaletlerinin
büyük bölümünü kaplayan Lös yaylasıdır: Adının
da belirttiği gibi, rüzgâr esintisiyle birikmiş, kalınlığı yer
yer 30 m’yi bulan verimli lösle kaplıdır.
Orta yükselti basamağının üçüncü alt bölgesini, Cinling
dağları oluşturur. Kunlun dağlarından ayrılarak doğu-
batı doğrultusunda uzanan Cinling dağları, Huang
Hı (Sarı Irmak) ile Yangdzı ırmaklarının havzaları arasında
su bölümü çizgisini oluşturur.
Cinling dağlarının güneyinde yeralan dördüncü alt
bölgeye, zeminini kaplayan kırmızı kumtaşlarından dolayı
Kızıl havza, Sıçuan eyaletinde bulunduğu için de Sıçuan
havzası denir. Yangdzı ırmağı tarafından aşılır.
Orta yükselti alt bölgelerinin beşincisi ve en güneyindeki,
Yunnan ve Guizhou eyaletlerinde yeralan, Yunnan-
Guizhou yaylasıdır. Zemini özellikle kireçtaşıyla
kaplı olan yayla, geleneksel Çin resimlerinde işlenmiş
karst görünümleriyle ünlüdür.
Düzlükler. Yükseltisi 1 000 m’nin altındaki toprakları
kaplayan en düşük düzey basamağı, Çin’in doğu kesimindeki
düzlükleri içerirve üç alt bölgeden oluşur: Doğu
ovası, doğu Mançurya yaylası, güneydoğu yaylası.
Bunlar arasında en önemlisi, doğu ovasıdır. Çin’in
toplam yüzölçümünün ancak % 10’unu kaplamasına
karşılık, Çin’in kalabalık nüfusunun büyük çoğunluğunun
yaşadığı alandır. Bu bölgenin başlıca düzlükleri
Liao ırmağı ve Sungari ırmağının yukarı çığırları tarafından
akaçlanan Mançurya ovasının düzlükleri, Huang
Hı (Sarı Irmak) tarafından akaçlanan alüvyonlu Kuzey
Çin ovası ile orta Çin’de Yangdzı ile Huay ırmaklarının
akaçladığı büyük ovalardır. Yangdzı ve Huang ırmaklarının
her ikisi de, sık sık taşan akarsulardır.
Üçüncü basamağın ikinci alt bölgesi, Mançurya ovasının
doğusunda, Çin’in kuzeydoğusunda yer alan doğu
Mançurya yaylasıdır. Bir yayla olarak tanımlanmasına
karşın, yükseltisi 900 m’yi aşmayan düzlüklerden ve
alçak tepelerden oluşur.
Üçüncü alt bölge güneydoğu yaylasıdır. Yangdzı
düzlüğünün güneyinde Çin’in bütün doğu kesiminikaplar; genellikle alçak dağlardan oluşur. Kanton ovası,
güneydoğu yaylasının en büyük düzlüğüdür.
Topraklar. Çin’in tarıma en elverişli toprakları alüvyonlu
topraklar, çernozyumlar, kahverengi topraklar ve
kestane rengi topraklardır. Alüvyonlu topraklar genellikle
Kuzey Çin ovasının düzlüklerinde, Yangdzı ırmağının
vadisinde ve deltasında, Kanton ovasında ve sık sık
su altında kalan öbür düzlüklerde yayılır. Pirinç ve buğday
tarımına son derece elverişli bir topraktır. Küçük
çernozyum kuşağı, özellikle Mançurya ovasının kuzey
kesiminde ve İç Moğolistan’ın güney sıhtrı boyunca yayılır.
Çernozyumlar, hümüs ve bitki besinleri bakımından
zengin, tarıma son derece elverişli siyah topraklardır.
Tarım açısından daha az verimli kahverengi ve kestane
rengi topraklar, çernozyum kuşağının daha kurak
kenar bölgelerinde yeralır. Özellikle sulama yapıldığı
zaman yeterince verimli olmakla birlikte, daha çok otlak
olarak kullanılırlar. Çünkü bulundukları bölgeler
pek fazla yağış almaz. Şensi, Şansi ve Hunan eyaletlerinde
olduğu gibi, lös üstünde yeraldıklarında son derece
verimlidirler; ama aynı zamanda da, son derece çabuk
aşınırlar.
Podzollu topraklar, gri-kahverengi orman toprakları,
gri çöl toprakları ve lateritli topraklar, daha az verimlidirler.
Podzollu topraklar ve gri-kahverengi orman toprakları,
ormanların bulunduğu ılıman iklim etkisindeki
alanlarda (Kuzeydoğu Mançurya’da, Cinling dağlarında
ve orta yaylalarda) yeralırlar; genellikle kozalaklı ormanlarıyla
kaplıdırlar. Çok az hümüs içeren gri çöl toprakları
yarı kurak bölgelerde, özellikle İç Moğolistan’da
ve Doğu Türkistan’da bulunurlar. Genellikle otlak olarak
kullanılırlar. Tuzlu topraklara hem iç kesimdeki çöl
havzalarında hem de deniz kıyıları boyunca uzanan
yerlerde rastlanır. Tuzun giderilmesi koşuluyla pamuk
ya da pirinç tarımına elverişlidirler. Güney Çin’deki astropikal
iklim etkisindeki lateritli (kırmızı ve sarı) topraklarda
pirinç, çay ve dut ağaçları yetiştirilir.
İklim. Çin’in büyük bölümü, ılıman orta enlem iklim
bölgesinde yer alır. Güneydoğu kesimde yazları bol yağışlı astropikal iklim egemendir. Orta ve güneybatı Çin,
soğuk, kurak kışlı kara iklimi etkisindedir. Çöl topraklarında,
kurak orta enlem iklimi ağır basar. Tibet yaylalarına
ve Mançurya’nın kuzey kesiminde astropikal iklim
egemendir.
Başlıca iklim türlerinin dağılımı ve bunlarla ilgili yağış
ve hava sıcaklığı koşulları özellikle belirgin muson mevsimine,
kış ile yaz arasındaki rüzgâr terselmelerine bağımlıdır.
Kışın iç kesimler üstündeki hava serinler ve
aşağılara inerek, Moğolistan’ın üstünde soğuk kutup
havasının akışına neden olan biryüksek basınç merkezi
sistemi oluşturur; yazın da bunun tam tersi gerçekleşir:
Aşırı ısınma, Asya’nın iç kesimlerinde yoğun bir alçak
basınç sistemi yaratır. Büyük Okyanus kutup cephesi,
güney kıyısından kuzeye doğru ilerleyerek, Yangdzı
havzasına yağış getirir. Bu yağmurlar eriklerin olgunlaşma
mevsimine denk düştüğünden, “erik yağmurlan”
(Mai-yü) diye adlandırılır. Haziran ve temmuzda erik
yağmurları Çin’in orta kesiminde muson mevsiminin
başlangıcını belirler. Daha sonra yağmur kuşakları kuzey
Çin’e kayar. Yıllık yağış ortalaması/güneydoğu kıyılarında
2 000 mm’den Cinling dağlarının güneyindeki
Çin’in orta kesimlerinde 750 mm’ye kadar değişir. Ülkenin
kuzey kesimi genellikle 500 mm’den az yağış alır.
Taklamakan ve Gobi çöllerinin bazı yerlerinde, yağış
ortalamaları 100 mm’ye kadar düşer.
Kuzeyden güneye doğru ilerlendikçe, ayrıca yaz ve
kış arasında sıcaklık ortalamaları çok büyük ölçüde değişir.
Ocak ayı sıcaklık ortalamalarının bütün kuzey ve
batı kesimlerde genellikle donma noktasının (O °C) altında
olmasına karşılık, güneye doğru ilerlendikçe sürekli
artarak Vuhan’da ortalama 59 °C’ı ve Kanton’da
16 °C’ı bulur. Yaz sıcaklıklarıysa çok daha düzenlidir.
Temmuz ayı sıcaklık ortalamaları Çin’in büyük bölümünde
20 °C’ın üstündedir; batı yaylalarına doğru ilerlendikçe
azalır. Yıllık sıcaklık ortalaması yaz ile kış arasında
güney uçtaki Haynan’da 9 °C’tan Kuzey Mançurya’da
27 °C’ın üstüne yükselir.
Irmaklar. Çin’in ırmakları her yıl denizlere 2 800 km3
kadar yani Asya’da yıllık toplam toprak üstünde kalan
su miktarının % 40’ı kadar su taşırlar. En büyük sistem
yaklaşık 5 400 000 km2’lik bir alanı kaplayan Büyük Okyanus
akaçlama havzasıdır. Bu havza içinde beş büyük
ırmak sistemi yer alır: Amur, Huang Hı (Sarı Irmak), Huay
Hı, Yangdzı ve Çu Çiang. Toplam uzunluğu 4 700
km olan Amur’a Sungari ve Usuri ırmakları katılır. 4 800
km uzunluğunda olan Huang Hı’nın havza alanı 772
000 km2’dir. Tibet dağlarından doğarak, sonunda Kuzey
Çin ovasına girer ve burada yatağı iki yandan barajlarla
kuşatılır. 1953’te tamamlanan “Halk Zaferi kanalı”,
Huang Hı’nın sularının bir bölümünü Vi Hı’ya aktarır.
1 100 km uzunluğunda olan Guay Hı, 210 000
km2’lik bir havzayı akaçlar. Çin’in en büyük akarsuyu
olan 5 990 km uzunluğundaki Yangdzı’ysa, 1 800 000
km2’lik bir havzayı akaçlar. Büyük Okyanus akaçlama
havzasındaki beş ırmağın en güneyde yeralan Çu Çiang,
Şi Çiang,|Pey Çiang ve DungjCiang ırmaklarının birleşmesiyle
oluşur. 448 000 km2’lik bir alanı akaçlar.
Bu büyük sistemin dışında, Çin’de üç büyük akaçlama
havzası vardır. Kuzey Buzdenizi, Hint okyanusu ve
iç kesim havzaları. Bunların en küçüğü kuzeybatıda yalnızca
40 000 km2’lik bir alan kaplayan Kuzey Buzdenizi
akaçlama havzasıdır. Hint [okyanusu akaçlama havzasında
iki büyük ırmak yeralır: Yalucangpu Çiang (Yukarı
Brahmaputra) ve Nu Çiang (Yukarı Saluen). Bu havzanın
alanı 780 000 km2’dir. Kuzey Tibet, Doğu Türkistan
ve İç Moğolistan’ın ırmaklarının çoğunu içeren iç kesim
akaçlama havzası, Çin’in toplam yüzölçümünün %36’sını kaplar. Havzadaki ırmakların çoğu, tuzlu bataklıklarda
son bulan mevsimlik akarsulardır. Ayrıca bu
havzada, büyük Kuku Nor, Lob, Nor ve Namu gölleri
yeralır.
Bitki örtüsü. Çin’de iki büyük bitki örtüsü bölgesi ayırdedilir.
Bu bölgeler birbirlerinden, kuzeydoğudaki Büyük
Kingan dağlarından güneybatıda yükselen Himalayalar’a
kadar ülkeyi verevine bölen bir çizgiyle ayrılırlar.
Söz konusu düşsel çizginin güneyi ve doğusunda
ormanlık bitki örtüsü, kuzeyinde ve batısında bozkırçöl
bitki örtüsü gelişmiştir.Ormanlık|bölge,20 000’den
çok bitki türü içerir. Orta Çin’deki yaprak döken ormanların
çoğu, Mançurya bozkırlarındaki otlakların büyük
bölümü gibi, tarım amacıyla yok edilmiştir. Ama
son yıllarda, taşkın denetim programlarının bir parçası
olarak, yeniden ağaçlandırma projeleri yürürlüğe konmuştur.
Dağlık bölgelerde ve Mançurya’nın kuzeyinde,
kozalaklı ormanlarına rastlanır. Kuzeybatıda, kurak
bölge otlaklarının yerini yavaş yavaş çöl bitki örtüsü alır.
Hayvan topluluğu. Yaklaşık 3 400 kadar hayvan türünün
yaşadığı Çin, iki hayvan coğrafyası bölgesine bölünebilir:
Tibet yaylasını, Doğu Türkistan’ı, İç Moğolistan’ı,
kuzeydoğu ve kuzey Çin’i kapsayan, başlıca yerli
memelilerin at, deve, tapir, ırmak tilkisi ve orman aktavşanı
olduğu bölge; Çin’in güneybatı, güney ve orta kesimlerini
içeren, Çin karıncayiyeni (pangolin), maymun,
şempanze, şebek ve ağaç soreksi gibi yerli memelileri
içeren bölge, 1960 yıllarının sonlarından bu yana,
yaban hayvanlarının (özellikle dev pandanın) korunmasına
yönelik programlar uygulamaktadır.
Doğal kaynaklar. Yeraltı gelir kaynakları açısından zengin
olan Çin’de, dünyanın en büyük antimon ve tungsten
(volfram) rezervleri bulunur. Antimon yatakları
özellikle güneybatıdaki Hunan eyaletindir ve Çin günümüzde
dünya antimon üretiminin yaklaşık % 20’sini
sağlamaktadır. Buna karşılık, tungsten rezervleri özellikle
Cingsi, Hunan ve Cuangdıng eyaletlerindedir;
dünya tungsten üretiminin % 15 kadarı üretilir. Çin’de
ayrıca, oldukça zengin boksit (alüminyum hammadesi),
demir filizi, kalay, kurşun, manganez, cıva ve molibden
rezervleri vardır. Buna karşılık bakır, nikel ve fosfat
yoktur. Kömür rezervleriyse, dünyanın en büyük kömür
rezervleridir. Büyük bölümü kuzeydoğu, kuzey,
kuzeybatı ve orta kesimlerde yeralır. Ülkenin potansiyel
hidroelektrik gücü ortalama 500 000 000- 1 000
000 000 kW olmakla birlikte, günümüzde ancak 26000 000 kW üretilebilmektedir. Ülke su gücü kaynaklarının
yaklaşık % 84’ü güneybatı, orta ve güney kesimdedir.|
1987’de Çin, dünya petrol üreticileri sıralamasında1,
dördüncü sırada yeralmıştır., Petrol yatakları
Mançurya ovasından Kuzey Çin ovasına, Sıçuan’a,
Şinghay’ya ve Gansu’dan Doğu Türkistan’a kadar bir
eğri biçiminde doğu-batı doğrultusunda yayılır. Bir başka
kuşak, kıyıdan uzakta, deniz altında, kuzey-güney
doğrultusu boyunca Sarı Deniz’deki Bo Hay’dan kıta
sağanlığı boyunca güney yönünde uzanarak Güney
Çin denizine ulaşır.
TOPLUM YAPISI
Çin çokuluslu bir ülkedir. Toplam nüfusun % 94’ünü
Han Çinlileri, yaklaşık % 6’sını da 60 kadar başka etnik
topluluk oluşturur. Huylar, Moğollar, Uygurlar, Cuanglar,
Yiler, Tibetliler, Meolar, Mançular, Puylar ve Koreliler
en büyük azınlık topluluklarıdır. Etnik grupların yoğunlaştığı
yerlerde ulusal özerk bölgeler, yönetim bölümleri
ya da yönetim bölgeleri kurulmuştur.
Diller. Çin’de başlıca dört dil ailesi vardır: Hint-Avrupa,
Çin-Tibet, Ural-Altay, Mon-Khmer. Çin-Tibet dil ailesinin
en büyük grubu olan Mandarin lehçeleri, Çin toplumunun
yaklaşık üçte ikisi tarafından konuşulur. Mandarin
dilinin Pekin lehçesi günümüzde Çin’in resmî dilidir.
Ural-Altay dil ailesi Türk dilleri öbeğini (Kazakça, Kırgızca,
Özbekçe, Salarca ve Uygurca), Moğol dilleri
öbeğim (Mengce, Tuca, Tunsiangca, Paoca ve Daghurca)
ve Tunguz dilleri öbeğini (Mançuca, Evenkice, Orhon
Altunca ve Siboca) içerir. Güneydoğu Asya’nın
Mon-Khmer dil ailesi Yunnan ilinde Valar, Pulandlar ve.
Penglunglartarafından konuşulur. Tacikçe de, Hint-Avrupa
dil ailesine bağlanır.
Din. Çin’in geleneksel dinleri budhacılık ve taoculuktur.
Çinliler ayrıca, atalara tapmayı ve konfüçyüsçülüğü
de benimsemişlerdir.Tibet buddhacılığılya’da lamacılık,
Moğollar ile Tibetliler arasında yayılmıştır. Ayrıca ülkede
İslâm ve hıristiyanlık da önemli ölçüde yayılmıştır.
1949’dan sonra, 1954 Anayasası’na göre inanç özgürlüğünün
güvence altına alınmış olmasına karşın,
dinsel uygulamalar yasaklanmış, özellikle 1960 ortalarında
başlayan Kültür Devrimi sırasında, birçok dinsel
kurum yakılıp yıkılmıştır. Ama 1978’den bu yana hükümet
inanç özgürlüğü konusunda daha hoşgörülü bir tutum
almıştır.
Nüfus. Çin dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini barındırır.
Ülkenin nüfusu 1 milyarın üstündedir ve bunun
yaklaşık yarısı 30 yaşın altındadır. 1950 yıllarının yıllık
nüfus artış hızı % 2 olmuş, 1984’te % 1,1’e düşmüş,ama 1985’ten sonra yeniden tırmanmaya başlamıştır.
Yürürlükteki yasaların çiftlere aile planlaması uygulamalarını
zorunlu kılmasına ve üçten çok çocuğu olan
ailelerin cezalandırılmasına karşın, 1982’den başlayarak
yeni bir tarım sisteminin benimsenmesi, çocuğun
ekonomik değerini artırmış ve kırsal kesimlerde aile
planlamasının etkisini önemli ölçüde azaltmıştır.
Çin toplumunun yaklaşık % 95’i ülkenin doğu ve güneydoğu
kesimlerinde toplanmıştır. Yangdzı ovası ve
Kanton deltası, en yoğun nüfuslu alanlardır.
1952’de Çin’in toplam nüfusunun tahminen yaklaşık
% 13,3’ü kentlerde yaşarken, 1982’de bu oran % 21’i
bulmuştur. Birçok kırsal yörenin metropol alanlarına
katılması sonucu, kentleşme olayı 1984-1986 arasında
daha da hızlanmış ve kentli nüfusuna 90 milyon kişi daha
eklenmiştir. Şanghay, Pekin,Tientsin, Şınyang, Vuhan,
Kanton, Harbin, Çongçing, Nankin, Sian ve Çingdu
en büyük yerleşme merkezleridir.
Eğitim. 1949’dan bu yana Çin’in eğitim sisteminde büyük
değişiklikler olmuş, 1950 yıllarında ve 1960 yıllarının
başlarında, eğitim siyasetinde lise ve ortaokul bitirmiş
gençlerin sayısının artırılması hedef alınmış, siyasal
açıdan güvenilir ve teknik bakımdan nitelikli olmaları
da beklendiğinden, öğrencilerin okul saatlerinin yarısını
okulda, öbür yarısını da fabrikalar ve tarlalarda geçirmeleri
uygulaması getirilmiştir.
Kültür Devrimi döneminde, eğitim siyasetine yeniden
yön verilmiş, okulları yöneterek devrim komiteleri
kurulmuş, bunu izleyen 11 yıl boyunca devrimci ideolojinin
siyasal temel öğretileri vurgulanmıştır. “Açık kapı”
siyaseti gereğince köylüler, işçiler ve askerler üniversitelerde
konferans vermeye çağrılmıştır. Üniversite
öğrencileri de bu arada çiftliklerde ve fabrikalarda çalışmaya
zorunlu tutulmuşlardır. Ayrıca, geleneksel üniversite
giriş sınavları kaldırılmış, öğrenciler çalışkanlıklarının
yanı sıra, partiye bağlılıklarına göre seçilmişlerdir.
1977’de Kültür Devrimi’nin eğitim siyasetinden vaz
geçilmiş, üniversite giriş sınavları yeniden konmuş, ayrıca
40 000’den çok öğrenci Batı Avrupa, Japonya veABD’de okumaya gönderilmiştir. Öğrenim yıllarını
kentsel alanlarda 10’a ve kırsal alanlarda 9’a çıkarmak
için çaba harcanmıştır. İlkokul çağındaki çocukların %
96’sı okula gitmektedir.
Sağlık. Daha önce 30 yaş dolaylarında olan ortalama
ömür, 1949’dan başlayarak büyük ölçüde artmış, üstelik
genel sağlık hizmetlerinin önemli ölçüde düzeltilmesi
ve başlıca hastalıkların denetim altına alınması sonucu,
ölüm oranı oldukça aşağılara çekilmiştir. 1949’da 2
600 olan hastane sayısı, 1986’da 59 693’ü bulmuştur.
Kliniklerin sayısı da 769’dan 127 575’e yükselmiştir.
Hekim sayısı, gerek Batı tıbbına bağlı çalışan hekimler,
gerek geleneksel Çin tıbbı uygulayan hekimler açısından,
çarpıcı biçimde artmıştır. Sağlık bakımı ve öbür
sosyal yardım hizmetleri işçi sendikaları tarafından sağlanmaktadır.
Kültür. 1949’dan sonra, “kitlelere hizmet ve sosyalizmi
yapılandırmaya yardım amacıyla”, geleneksel Çin kültürünün
yerini büyük ölçüde yeni bir kültür almıştır. Resim,
şiir, roman, tiyatro, opera, sinema, öykü anlatımı,
vb. sanat dallarının tümü, hükümetin siyasal programını
yürütmek için bir araç olarak kullanılmaktadır.
EKONOMİ
1949’da Çin ekonomisi, stalinci modele dayalı, merkezden
planlanan bir ekonomiye dönüştürüldü. Ekonomik
gelişmeyi düzenlemek için 1953’ten 1990’a kadar
birbirini izleyen 7 beş yıllık plan uygulandı. Sovyet
yardımıyla uygularian ilk beş yıllık planda (1953-
1957), ağır sanayinin geliştirilmesine ağırlık verildi. İkinci
beş yıllık plan (1958-1962), Mao Zedung’un “İleri
Büyük Atılım” diye adlandırdığı radikal önlemler ve kırsal
komünler kurulması yüzünden kesintiye uğradı. Yeni
siyasetler, Çin’in ekonomik gelişmesini önemli ölçüde
engelledi. 1962-1965’te bunu bir yeniden düzenleme
dönemi izledi. Üçüncü ve dördüncü beş yıllık planlar
(1966-1970 ve 1971-1975), Kültür Devrimi tarafından
hedefinden saptırıldı. Bütün kesimleri modernleştirmeye
yönelik bir on yıllık planın (1976-1985) uygulanmasına
1978’de başlandıysa da, yeni düzenlemeler
ve reformlar uğruna kısa sürede bundan vazgeçildi. Eylül
1982’de yönetim, ülkenin sanayi ve tarım üretiminin
katışıksız yıllık değerini 2000 yılına kadar dört kat artırartırmak
için hazırlanmış yeni bir program benimsedi. Altıncı
ve yedinci beş yıllık planlar (1981-1985 ve 1986-
1990), bu uzun vadeli stratejik hedefe ulaşmak için hazırlandı.
1980 yıllarında yönetim, merkezden yönetime
son verme ve kapıları dış yatırımlara açma yoluyla
tarımda ve sanayide üretimi artırmak için bir dizi reform
siyaseti da uygulamaya koydu. Bu reform siyasetleri, bir
yandan sanayi ve tarım üretimini önemli ölçüde artırırken,
bir yandan da enflasyona, yolsuzluğa, spekülasyona
ve gelir eşitsizliklerine yol açtı. Ekim 1988’den başlayarak,
hükümetin ekonomideki denetimini bir ölçüde
yeniden sağlamak ve ekonomik istikrarı sağlamak için
ekonomik büyümeyi yavaşlatmak amacıyla, yeni siyasetler
uygulamaya kondu.
Sanayi. 1949’da komünist rejim kurulduktan sonra bütün
büyük sanayi kuruluşlarının kamulaştırıldığı ülkede,
devletin yönlendirdiği hızlı bir sanayileşme siyaseti izlendi.
Özellikle demir-çelik sanayisinin ve savunmayla
ilgili sanayilerin geliştirilmesine ağırlık verildi. 1978’de
ekonomik reformların başlatılmasından bu yana, eski
uygulamanın üretmiş olduğu yapısal dengesizliği düzeltmek
için büyük çabalar harcandı. Dokuma ve dayanıklı
tüketim malları sanayilerinde yeni yatırımlara gidildi.
1985 – 1988 arasında dayanıklı tüketim mallarının
üretiminde şaşırtıcı bir artış gerçekleştirilen Çin, bu mallarda
dünyanın önde gelen üreticileri arasına girdi.
1980 yıllarında sanayi,[kırsal kesimlerde,kentlere oranla
çok daha güçlü olarak büyüdü. Toplam sanayi üretim
değerlerinde, köy sanayisinin payı 1976’da % 7,2′
yken, 1989’da % 25’e yükseldi. Ancak, kırsal sanayide
görülen bu şaşırtıcı büyüme, tarım için baltalayıcı bir rol
oynadı. Bu arada kıyı kesimlerde yabancı şirketlere vergi
ve ticaret ayrıcalıkları sunan dört özel ekonomik bölge
kuruldu. Ayrıca, 14 kıyı kenti ve Haynan adası,
1984’te yabancı yatırımcılara açıldı.
İmalat sanayisi, başlıca yedi sanayi bölgesinde toplanmıştır.
Kuzeydoğu Bölgesi, Anşan’daki dev demirçelik
tesisleriyle, Çin’in en eski ve en sanayileşmiş bölgesidir.
bu bölgenin çok çeşitli kaynakları, petrol arıtılması,
kömür çıkarma, demir-çelik sanayisi, kimyasal
maddeler yapımı ve kereste sanayisi dallarını besler.
Kuzey Bölgesi nispeten yeni bir sanayi bölgesidir: Sanayi
projelerinin yaklaşık % 90’ı birinci ve ikinci beş yıllık
planlar sırasında başlatılmıştır: Pekin-Tientsin sanayi
kuşağı, demir-çelik üreten bir kömür madenciliği yöresi,
makine ve kimyasal maddeler yapımı, dokuma sanayisi. Doğu bölgesi, merkezi Şanghay olan eski bir sanayi
bölgesidir.
Orta-güney Bölgesinde besin sanayisi ve el sanatları
gelişmiştir. Daha kuzeyde, demir ve kömür yataklarına
dayalı çeşitli sanayiler, özellikle de Vuhan’daki demirçelik
tesisleri sayılabilir. Kuzeybatı Bölgesi en yeni sanayi
bölgesidir. Sian ve Lancou, bölgenin hızla büyüyen
sanayi kentleridir: Petrol rafinerileri, demir-çeliktesisleri,
petrokimya ve pamuklu dokuma sanayileri. Güneybatı
Bölgesi, Çin’in demir dışı metallerinin başlıca üreticisidir.
Çangdı, Gunming ve Çongçing, bölgenin başlıca
sanayi merkezlendir.
Enerji. Bol kömür, petrol ve doğalgaz rezervleri Çin’in
ekonomik gelişmesinin başlıca yardımcılarıdır. Ülkenin
enerji tüketiminin % 80’i, kömürle karşılanır. 1988’de
970 000 000 ton üretimle Çin dünya sıralamasında ilk
sırada yeralmıştır. Kömür hemen her ilde çıkarılır; üretimin
|üçte biri, küçük ama yerel açıdan önemli ocaklardan
elde edilir.
1960 yıllarının başından sonra ham petrol üretiminde
Heylungciang ilindeki Tacing petrol kuyusunun işletmeye
açılmasıyla, şaşırtıcı bir artış gözlenmiş,
1988’de 137 000 000 ton petrol üretilmiştir. Sarı Deniz’deki
Bo Hay körfezinde ve kıta sahanlığı boyunca
güneyde Vietnam’a kadar uzanan kıyı açığında da, birçok
kuyu açılmıştır.
1988’de Çin 543 000 000 000 kW elektrik üretmiş,
ülkenin su gücü potansiyelinin ancak % 7’sinden yararlanmasına
karşın, bunun 108 000 000 000 kadarı hidroelektrik
santrallardan elde edilmiştir. Santrallerin çoğu,
geleneksel büyük dağıtım yapan türdendir. Ama Çin
yerel sanayilere dağıtım yapan küçük enerji santrallarıbakımından da dünyanın önde gelen ülkelerinden biridir.
Şanghay yakınında 300 000 kW kapasiteli bir nükleer
enerji santralı 1990’da devreye girmiş, Hongkong
yakınlarında 1 800 000 kW kapasiteli bir başka nükleer
santralın da 1994’te tamamlanması planlanmıştır.
Yangdzı ırmağının Sunmen vadisinde 17 000MW kapasiteli
dev bir hidroelektrik projesi yapımı için hazırlanan
planlar, barajın maliyeti konusunda bazı kaygılar
ve çevresel baskılar nedeniyle 1989’da, en az 5 yıl için
ertelenmiştir.
Tarım. Son yıllarda hızlı bir sanayileşme sürecine girmesine
karşın, Çin özellikle birtarım ülkesidir. Tarımda
1949’dan bu yana büyük toplumsal ve teknik değişiklikler
olmuş, 1949’da başlatılan bir toprak reformu
programı gereğince, bütün büyük toprak sahiplerinin
toprakları 1952’ye kadar köylülere dağıtılmıştır. Köylü
aileleri önce küçük, ortaklaşa yardımlaşma ekipleri biçiminde,
daha sonra da gelişmiş kooperatifler halinde
örgütlenmiş, 1958’de komünler biçiminde yeni bir düzenlemeye
gidilmiştir: Her komün birkaç köyden oluşuyor,
komünün her gün yapacağı işler komün ile komünist
partisinin üst düzey yetkilileri arasında bağlantı
işlevi gören ekipler tarafından düzenleniyordu. Bu
ekipler, yönetimin koyduğu üretim hedeflerine ulaşılmasını
sağlamakla da görevliydiler. 1979’da uygulamaya
konan kırsal reformlar çerçevesinde, topraklar köylü
ailelerine bir sözleşme karşılığında kiralanmaya başlanmış,
böylece köylülere ekeceği tahıl ürünlerini seçmekte
daha çok özgürlük tanınmış, yükümlülük düzeyinin
üstündeki üretim fazlasını açık pazarda satmalarına izin
verilmiş, bu reformlar tarım üretiminde çarpıcı kazançlara
yolaçmıştır. Bu arada peşin paraya satılan tahıl
ürünleri üreten milyonlarca köylü ailesi, tarım dışı işlerle
uğraşmaya başlamıştır.
Çin’in toplam topraklarının % 11 ‘i ekilidir; ayrıca, %
43’ü kalıcı otlaktır. Tarım alanlarının çoğu, özellikle Kuzey
Çin ovasında, Yazgdzı düzlüğünde ve de Sıcuan
havzasında yeralır. Bu bölgelerdeki bazı sulama kanalları
İ. Ö. III. yy’dan kalmıştır. Toprağın taraçalar halinde
düzenlenmesi, hem toprak aşınmasını önlemesini,
hem de yazın muson yağmurlarının, yamaçların
eteklerindeki pirinç tarlalarına zarar vermesini önlemesini
sağlar. Kışların ılıkça geçtiği sulak topraklarda yılda
iki, hattâ bazı yerlerde üç tahıl ürünü alınır. Melezleştirilmiş
yeni tohum fideleri ve kimyasal gübre kullanımıyla
verim daha da artırılır.
Çin’in başlıca tarım ürünlerini besin ürünleri oluşturur:
Pirinç, buğday, mısır, darı, bezelye, fasulye, patates.
Besin ürünlerinin üretimi 1980’den 1984’e kadar
çarpıcı biçimde artmış, o tarihte duraklamışsa da, kısasüre sonra yeniden artmaya başlayarak 1988’de 394
010000tonu bulmuştur(1980’de 302 560 000tondu).
Ülkenin başlıca tahıl ürünü olan pirinç, eskiden
Çin’in orta ve güney kesimlerinin nispeten sıcak topraklarında,
geleneksel yöntemlerle yetiştirilirken, günümüzde
soğuğa dayanıklı melezleştirilmiş fidelerin geliştirilmesi
sonucu, Çinghay dışında bütün illerde yetiştirilmektedir.
Geleneksel tohumların hektar başına iki katından
çoğunu üreten yüksek verimli yeni melez fideler
geliştirilmesi sayesinde, 1987’de 174 416 000 ton üretimle
Çin, dünya sıralamasında birinci sırada yeralmıştır.
1991’de 28 812 000 hektarlık alanda, 95 003 000
ton buğday elde edilmiştir. Buğday geleneksel olarak,
pirincin yetişmediği, ülkenin daha soğuk kuzey ve doğu
kesimlerinde ekilir. Gene de toplam buğdayın % 80 kadarı,
kış buğdayıdır.
En önemli üçüncü besin bitkisi olan mısır, toplam tahıl
ürünlerinin % 20 kadarını oluşturur. Kuzey, kuzeydoğu
ve kuzeybatıdaki kurak alanlarda hızla darının yerini
almaktadır. Beyaz patatesten daha çok sevilen tatlı
patates de, ülkenin her yanında yetiştirilir. Yağı çıkarılan
kolza, yerfıstığı ve soya fasulyesi üretimi de gelişmiştir.
Ticarete yönelik bitkilerin başlıcası, pamuktur
Hayvancılıkta özellikle domuz ve tavuk yetiştirilir.
1988’de 342 000 000 kadar domuz ve yaklaşık 1 100
000 000 tavukla Çin, dünyada bu alanlarda da birinci sırada
yeralmıştır. Büyük çapta makineleşme uygulanan
domuz ve kümes hayvanları çiftlikleri kurularak, üretimi
artırma çabaları sürmektedir.
Öbür çiftlik hayvanları geleneksel Çin tarımında
önemsizdirler ve ancak geleneksel yoğun çiftçilik yöntemlerine
uygun olmayan bölgelerde yetiştirilirler. Sığır,
özellikle kuzeydeki sınır bölgelerinde, koyun ve keçiyse,
özellikle İç Moğolistan ve Doğu Türkistan bozkırları
ile Tibet’in yüksek dağlarında ve batı illerinde yetiştirilir.
1978’den sonra, Çin tarımı hızla çeşitlendirilmiş.
1980’de % 68,9 olan kırsal ekonominin çiftçilikteki katışıksız
üretim değerinin payı, 1987’de % 49,6’ya düşerken,
kırsal sanayinin payı % 19,5’ten %34,8’e yükselmiştir.
Kırsal kesimde yapı sanayisi ve ticaretin payı
da % 11,6’dan % 15,6’ya çıkmıştır.
Ormancılık ve balıkçılık. 1981 ‘de Çin toplam dünya yumuşak
kerestesinin % 9 kadarını, sert kerestesinin de %
6’dan çoğunu üretmiştir. Çin tomruklarının % 60’tan
çoğu Mançurya dağlarından elde edilir. Bu kesimde
Çin’in en yoğun orman rezervleri bulunur. ÖzellikleKore çamı, İskoç çamı ve Mançurya dişbudağı yetiştirilen
300’e yakın fidanlık da kurulmuştur. Kingan dağlarında
da 1953’ten sonra geniş alanlar yeniden ağaçlandırılmış
ve Çin Şeddi çizgisi boyunca orman kuşakları
oluşturulmuştur. Ancak, hızlı sanayileşme ve güney kesimdeki
geniş dağlık alanların büyük orman kıyımı yüzünden
kelleşmesi sonucu, aşınma, vb. çevre sorunları
ortaya çıkmıştır.
Balıkçılığın komşu Japonya’ya oranla daha az gelişmiş
olmasına karşın, Çin dünyanın en büyük balık üreticilerinden
biridir. Taşkınları denetim altında tutmak ve
enerji santralları için göletler ve barajların yapılması sonucu,
balık yetiştiriciliğinin önemi gün geçtikçe artmaktadır.
Çıngdan, Haynan ve Şanghay’da açık deniz balıkçılığı
da hızla gelişmektedir.
Ulaşım. Çin’de ulaşımın temeli demiryollarıdır. Demiryollarının
uzunluğu 1949’dan bu yana iki kattan çok artmıştır.
1949’dan sonra döşenen demiryollarının yaklaşık
% 70’i, ülkenin batı ve kuzaybatı kesimlerindedir.
Başlıca hatlar Pekin-Kanton hattı (Vahan üstünden), Tientsin-
Şanghay hattı (Nankin üstünden) ve Pekin-Şınyang
hattıdır. Büyük doğu-batı hattı, Urumçi’den başlayıp
Lançou ve Çıngçou’dan geçerek Lienyüngang’a
uzanır.
Karayollarının uzunluğu 1949’dan bu yana on bir
kattan çok artmıştır. Uzakta bulunan batı bölgelerini
yerleşime açmak için birçok yeni anayol yapılmıştır. Sıçuan-
Tibet, Doğu Türkistan-Tibet ve Cinghay-Tibet
otoyolları, başlıca otoyollardır. Kaşgar’dan Himalayalar’ı
aşarak Pakistan’da İslamabad’a ulaşan Karakurum
otoyolu 1986’da hizmete girmiştir.
1989 verileriyle Çin’in iç havayolları toplamı 332
500 km’dir. Pekin, Şanghay, Şiamın, vb. havaalanlarına,
uluslararası şirketlerin uçakları da inmektedir. Talien,
Cinhuangdao, Şıngang, Cingdao, Lienyüngang,
Şanghay, Vampoa, Kanton ve Çonçiang ülkenin başlıca
limanlarıdır.
Dış ticaret. 1949-1960 arasında Çin’in dış ticaretinin %
70’i eski SSCB ve Doğu Bloku ülkeleriyle yapılırken,
Çin-Sovyet anlaşmazlığından sonra, Çin’in Japonya ve
Batı ülkeleriyle ticareti hızla gelişmiştir. Sanayi makineleri,
kimyasal maddeler, işlenmiş ürünler, çelik, dokuma
ipliği ve kimyasal gübre başlıca dışalım maddeleridir.
1990’dan bu yana, dokuma sanayisi ürünleri, elektrikli
ve elektronik gereç parçaları ve petrol, başlıca dışsatım
mallarıdır. 1990 yıllarının başlarında, yönetim
ekonomik huzursuzluğu gidermek için serbest pazar
reformlarını ve yabancı sermayeyle ilişkileri sürdürmüştür. 1990-1991 arasında Çin’in sanayi üretimi %
14, dışsatımları da % 16 artmıştır.
DEVLET YAPISI VE KURUMLAR
Çin, bütün yetkilerin Çin Komünist Partisi’nde (ÇKP)
toplandığı komünist bir devlettir. 1949’da komünist rejimin
kurulmasından bu yana 5 anayasa değişikliği olmuştur:
İlk Geçici Anayasa (1949), Birinci Ulusal Halk
Kongresi’nin (UHK) onayladığı 1957 Anayasası, Dördüncü
UHK’nin onayladığı 1975 Anayasası, Beşinci
UHK tarafından onaylanan 1978 Anayasası, Altıncı
UHK’nin onayladığı 1982 Anayasası. 1982 Anayasası’yla
1975’te kaldırılan cumhurbaşkanlığı görevi yeniden
oluşturulmuş ve 1983’te Li Şien cumhurbaşkanlığına
getirilmiş, 1988’de yerine Yang Şangkun, Nisan
1993’te de onun yerine Gang Zeuim seçilmiştir.
Ulusal Halk Kongresi, devlet gücünün en yüksek organıdır.
Anayasa’da değişiklik yapabilir; en yüksek devlet
yetkililerini göreve atayabilir ya da görevinden alabilir;
ulusal ekonomik planı kararlaştırır. UHK’nin seçtiği
Sürekli Komite’nin başkanı,devlet başkanıyla eşit yetkiler
taşır. UHK, 5 yıllık birdönem için seçilen temsilcilerden
oluşur. 1988’de Yedinci UHK, Van Li’yi başkanı
olarak seçmiştir. *
Yürütme gücü, başbakan birkaç başbakan yardımcısı
ve 30’dan çok bakanın oluşturduğu Devlet Konseyi’dir.
Ama bu organlara karşın, gerçek güç 1990’da 49
milyon üyesi bulunan Çin Komünist Partisi’ndedir.
1982’de parti başkanlığı kaldırılıp, yerine bir genel sekreterlik
oluşturulmuş, 1981’de parti genel başkanı olarak
Hua Guofeng’in yerini almış olan Hu Yaobang, genel
sekreterliğe getirilmiştir. 1987’de öğrenci protestolarından
sonra istifa eden Hu Yaobang’ın yerine Zao Ziyang
getirilmiş, daha sonra Zao Ziyang başbakanlığı Li
Beng’e bırakmıştır. On Üçüncü Parti Kongresi’nde
(Ekim 1987), iktidarın daha genç önderlere devredilmesi
sürdürülmüştür. 1987’de parti politbürosundan
kendi isteğiyle ayrılan Deng Şiaobing, 1989’da da son
resmî görevi olan Devlet Askerî Komite başkanlığını
da bırakmıştır (ama hâlâ Çin’in en üst düzey önderidir).
Haziran 1989’da Pekin’de ve öbür büyük kentlerde iki
ay süren büyük çaplı demokrasi yanlısı gösterilerden
sonra, partide yeni bazı değişiklikler yapılmış, 4 Haziran’da
gösterilerin ordu tarafından bastırılması buyruğunu
veren Deng, yakın dostu Zao’yu da genel sekreterlikten
uzaklaştırmış ve partinin yeni genel sekreterliğine
Ciang Zemin getirilmiştir. On Dördüncü Parti
Kongresi’yle (Ekim 1992) muhalefete karşı sert baskılar
sürdürülürken, hızlandırılmış ekonomik reformlar
onaylanmıştır. Ayrıca, Ciang Zemin yeniden parti genel
sekreterliğine, Li Beng de yeniden başbakanlığa getirilmiştir.
Çin yönetim bakımından, Tayvan dışında, 22 eyalete,
5 özerk bölgeye, doğrudan merkezi yönetimin denetimi
altında olan 3 özel kent (Pekin, Tientşin, Şanghay)
belediyesine ayrılmıştır. Eyaletler ve özerk bölgeler
valiliklere, belediyelere, yönetim bölümlerine ve
özel yönetim bölgelerine ayrılırlar. Eyaletler ve özerk
bölgeler yerel Halk Kongreleri, daha alt düzey birimler
yerel Halk Hükümetleri tarafından yönetilir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.