Chamberlain, Joseph

Chamberlain, Joseph (d. 8 Temmuz
1836, Londra – ö. 2 Temmuz 1914, Londra),
imparatorluğun bütünlüğü politikasını kararlılıkla
savunan İngiliz devlet adamı ve
toplumsal reformcu. Önce Liberal, sonra
Muhafazakâr Parti saflarında yer almıştır.
Londralı zengin bir ayakkabı yapımcısının
oğluydu. İngiltere Kilisesi’ne muhalefetin
Joseph Chamberlain, Frank Holl’ıın
yağlıboya çalışmasından ayrıntı, 1886;
Ulusal Portre Galerisi, Londra
National Portrait Gallery, Londra
ve siyasal Liberalizmin ağırlıkta olduğu bir
ortamda yetişti. Üniversiteye gitmeyerek 16
yaşında baba mesleğine girdi. İki yıl sonra
kuzeninin vida fabrikasını yönetmek üzere
Birmingham’a gitti. Bitip tükenmeyen enerjisi
ve üstün organizatörlük yeteneğiyle
bütün rakiplerini saf dışı ederek daha 38
yaşında büyük servet yaptıktan sonra
1874’te bu işten ayrıldı.
Bu arada toplum sorunlarıyla da ilgilenen
Chamberlain, 1873’te Birmingham belediye
başkanı seçilmişti.. Eğitim reformu, bozuk
ve çarpık yerleşmelerin düzeltilmesi, konut
sorununun çözümü ve kamu hizmetlerinin
belediye kapsamına alınması gibi konulardaki
öncü çabalarıyla ülke çapında adını
duyurdu. İnce yapısı, keskin yüz hatları ve
kurdelalı tek gözlüğüyle karikatürlere konu
olan Chamberlain, 40 yaşına geldiğinde
İngiltere’nin en başarılı kişileri arasına
girmişti.
1876’da Parlamento üyeliğine seçildi. Resmî
kiliseden ayrılma yanlısı türedi bir zengin
gibi görüldüğü için Parlamento içinde
güven kazanamayan Chamberlain, kendini
beğenmiş bir güvenle yaptığı gerçekten
radikal konuşmalarıyla da Muhafazakârları
ürküttü. Ama Birmingham’ın sanayici orta
sınıfı ona hayrandı. Bu hayranlığın ve
Chamberlain’in oluşturduğu etkin parti örgütünün
desteğiyle Midlands yöresinde Liberaller
ezici bir çoğunlukla seçimleri kazandılar.
İşleri perde arkasından yönetmekle
tanınan Chamberlain, Avam Kamarası’nda
Başbakan William Ewart Gladstone’
un sağ kolu durumuna geldi ve ikinci
Gladstone kabinesinde (1880-85) Ticaret
Kurulu’nun başına getirildi. Bu arada, Sir
Charles Wentworth ile birlikte Liberal Parti’nin
sol kanadına önderlik ediyordu.
1885’te gene Wentworth ile birlikte ülkeyi
dolaşarak kademeli gelir vergisi, parasız
eğitim, yoksul halkın konut koşullarının
düzeltilmesi, yerel yönetimde reform ve
tarım işçilerine “bir buçuk dönüm toprak ve
bir inek” dağıtılması kampanyalarına siyasal
destek sağlamaya çalıştı.
İrlanda’nın toprak reformu ve özerk parlamento
(Yönetsel Özerklik) talepleri,
1880’lerde İngiltere’nin siyasal yaşamında
büyük çalkantılara yol açarken, Liberal
Parti içinde de derin ayrılıklara neden oldu.
Chamberlain özellikle yerel düzeyde İrlanda’da
reform politikasını destekledi. İrlanda’daki
özerklik hareketini ezmek için baskı
yöntemleri kullanılmasına Gladstone ile
birlikte karşı çıktı. Oysa doğal eğilimi,
imparatorluğun devlet bütünlüğünün korunmasından
yanaydı. Gladstone 1885’te
Liberal Parti’yi İrlanda’nın yönetsel özerkliğinden
yana bir çizgiye yöneltince, Chamberlain
onu desteklemekten vazgeçti. Yönetsel
Özerklik Yasası 1886’da Avam Kamarası’nda
oya sunulduğunda Chamberlain
hükümete karşı muhalif Liberallerin (Liberal
Birlikçiler) yanında yer aldı.
Liberal Parti içinde İrlanda sorunu yüzünden
doğan bu bölünme süreklilik kazanınca,
Liberal Birlikçilerin desteğiyle, Muhafazakârlar
1886’dan 1906’ya değin İngiltere’
nin siyasal yaşamına egemen oldular. Liberal
Birlikçiler üzerindeki nüfuzunu kullanan
Chamberlain, Muhafazakârların daha ilerici
bir toplumsal politika izlemeleri yönünde
sürekli baskıda bulundu, 1892’ye değin
çeşitli toplumsal reformları yasalaştırmalarını
sağladı.
Muhafazakârların güç kazanması toplumun
reformlarla artık eskisi kadar ilgilenmediğini,
daha çok, imparatorluğun bütünlüğünün
korunmasına ve dış politikaya
önem verdiğini gösteriyordu. Chamberlain
de bu gidişe ayak uydurarak radikal çizgiden
uzaklaşmaya, sanayide çalışan kitlelerin
hızla aşırı milliyetçiliğe yönelen duygularına
koşut biçimde gitgide daha belirgin bir
emperyalist retorik kullanmaya başladı.
1895’te Salisbury 3. markisi Robert Cecil’in
başkanlığında kurulan Muhafazakâr kabineye
girerek sömürgelerden sorumlu devlet
bakanlığını üstlendi.
Çok geçmeden Güney Afrika sorunlarıyla
yoğun biçimde ilgilenmeye başladı. Kap
Kolonisi’nde yerleşmiş bulunan Ingilizlerin,
Transvaal Boer Cumhuriyeti’ni işgal etmek
amacıyla düzenlediği başarısız Jameson
Baskım’na (Aralık 1895) karışmakla suçlandı.
Avam Kamarası’nca açılan bir soruşturma
sonunda aklandıysa da Boer karşıtı
tutumu açıkça ortadaydı. İngiliz-Boer ilişkilerinin
iyice kötüleşmesi sonucunda patlak
veren Güney Afrika Savaşı’nı (1899-1902)
Chamberlain büyük heyecanla destekledi.
İngiltere’nin dünya kamuoyu önünde bir
zorba konumuna düşmesine yol açan bu
savaş, Chamberlain’e devletin askeri bakımdan
zayıf olduğunu, diplomatik açıdan
da Avrupa’da yalnız kaldığını gösterdi.
Chamberlain’in öteden beri ittifak kurmak
istediği Almanya bu olayda özellikle düşmanca
bir tutum takınmıştı. Ülkenin diplomatik
yalnızlığı karşısında Chamberlain,
savaş sırasında İngiltere’ye güçlü bir destek
sağlamış bulunan ve özyönetim hakkı olan
sömürgelerden yardım umuyordu. 1902’de
Güney Afrika’daki barış görüşmelerinden
döndükten sonra, Birleşik Krallık ile sömürgelerini
bir tür ortak pazarda birleştireceğini
umduğu yeni gümrük rejimini ilan
etti. Birlik dışından yapılan ithalata çok
yüksek, birlik içi ticarete ise tercihli gümrük
tarifesi uygulanmasını öngören bu düzenlemeyle
imparatorluğun uluslararası güvenliği
geliştirilecek, ABD ve Almanya gibi yeni
rakipler karşısında yerli imalatçılar korunacak,
toplumsal içerikli projeler için yeni
gelir kaynakları yaratılacaktı.
Chamberlain, her zaman olduğu gibi gene
büyük bir enerjiyle partisini yeni gümrük
rejimine ikna etmeye girişti. Ama Muhafazakâr
lider Arthur Balfour (sonradan
I. Balfour kontu) önerisini onaylamayınca,
kabinedeki görevinden istifa etti. 1903-06
arasında özel bir kampanya yürüterek “imparatorluk
mantığıyla düşünme” politikasını
savundu. Ama ekonomik korumacılık
siyasal bir bomba gibiydi. İngiliz halkı için
aynı zamanda ucuz ithal gıda anlamına
gelen serbest ticaret yüzyılı aşkın süredir
Ingiliz ekonomi politikasının temel taşı
olmuştu. Liberaller bütün ülkede “ucuz
ekmek” sloganını ortaya atarken, bu kez
Muhafazakârlar (20 yıl önce İrlanda’nın
özerkliği konusunda Liberallerin başına gelen
türden) çözümsüz bir bölünmeye uğradılar.
Büyük ölçüde Chamberlain’in serbest
ticaret politikasından uzaklaşması yüzünden,
1906 genel seçimlerinde Muhafazakârlar
ve Liberal Birlikçiler büyük bir yenilgiye
uğradılar. Ama Chamberlain, kendi seçim
bölgesi olan Birmingham’dan şaşırtıcı bir
çoğunlukla yeniden seçildi. Bu, onun son
siyasal zaferi oldu. Kısa süre sonra, Temmuz
1906’da bir felç geçirdi ve yaşamının
son sekiz yılında bakım altında kaldı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)