Chakkri HANEDANI

Chakkri HANEDANI, Tayland’ı (eskiden Siyam)
1782’den bu yana yöneten aile. Birmanya’ya
karşı mücadelede önemli rol oynayan
General Chakkri tarafından, kendinden
önceki hükümdarın idamından sonra
kuruldu. 1809’a değin ülkeyi yöneten ve
ölümünden sonra 1910’da I. Rama(*) unvanı
verilen Chakkri, 1785, 1786, 1787, 1797
ve 1801’deki Birmanya saldırılarına karşı
koymak için ülke savunmasını yeniden örgütledi.
Tay hükümdarları 1688’deki Phaulkon
Tachard Komplosu’ndan sonra 100 yılı aşkın
süre AvrupalIlarla ilişkiye girmekten kaçındılar. Ama, 1809-24 arasında hüküm
süren II. Rama(*) döneminde, Avrupa’da
Napoleon dönemi öncesinden beri süren
savaşlar sona erince, yabancılarla resmî
ilişkiler yeniden başladı. 1818’de Portekiz’le
antlaşmalar imzalandı. 1822’de İngiliz Doğu
Hindistan Kumpanyası’m temsil eden bir
heyet Bangkok’a geldi; ardından da ilk
İngiliz tüccan Siyam’a yerleşti.
1824-51 arasında hüküm süren III. Rama(*)
döneminde sınırlı biçimde de olsa,
Avrupa ile ticaret arttı. 1826’da Doğu
Hindistan Kumpanyası ile görüşmeler yapıldı;
bunu 1833’te ABD ile yapılan antlaşma
izledi.
Chakkri hanedanından ilk üç hükümdarın
geleneklere dayalı krallık anlayışı, Batı
ülkelerinin giderek artan nüfuzu ve etkisi
altında sürdürülemedi. Kral Mongkut(*)
olarak bilinen IV. Rama (hd 1851-68),
devlet politikasını Batı’nın etkisine göre
yeniden biçimlendirdi. Siyam’ın hukuksal
ve mali bağımsızlığından ödün vermek zorunda
kaldı, ama ülkesini Batı’nın istilasından
ve kalıcı egemenliğinden korudu.
Mongkut’un Kral Chulalongkorn(*) olarak
bilinen oğlu V. Rama (hd 1868-1910),
babasının politikasını geliştirerek sürdürdü.
Babası gibi, Avrupalı danışmanların yardımıyla,
ülkesini Batı örneğine göre modernleştirmeye
çalıştı. Mongkut ve Chulalongkorn’un
gerçekleştirdiği reformların yanı
sıra, İngiltere ve Fransa’nın sömürgeleri
arasında tampon bir devlete gereksinme
duyması da, Siyam’m Güneydoğu Asya
ülkeleri arasında Batı sömürgeciliğinden
kurtulan tek ülke olmasında rol oynadı.
VI. Rama (hd 1910-25) unvanını taşıyan
Kral Vajiravudh döneminde toplumsal
reformlar yapıldı. Vajiravudh halktan uzak
bir yaşam sürmesine karşın, imzaladığı bir
dizi antlaşmayla Siyam’ın yeniden mali
bağımsızlığa kavuşmasını sağladı. 1912’de,
kralın yetkisini sınırlamaya ve anayasal
yönetim kurmaya yönelik bir komplo düzenlendiyse
de, başarılı olamadı.
VII. Rama (hd 1925-35) adıyla tahta çıkan
Kral Prajadhipok(*) mutlak hükümdarların
sonuncusu oldu. Anayasal yönetimden yana
olmasına karşın, halkın bu yönetim biçimini
benimsemesini ve siyasal seçkinlerin desteğini
sağlayamadı. 24 Haziran 1932’deki
Siyam Devrimi’yle mutlakıyetçi yönetime
son verildi ve anayasal bir yönetim kuruldu.
Ama 1933’ten sonra ülkeye gemilikle askeri
yönetimler egemen oldu. Prajadhipok
1935’te tahttan çekildi.
Kral Ananda Mahidol(*) olarak bilinen
VIII. Rama (hd 1935-46) Japonya’yla ittifak
kurarak II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere
ve ABD’ye savaş ilan etti. Haziran 1946’da
öldürülünce, yerine IX. Rama unvanıyla
küçük kardeşi Bhumibol Adulyadec(*) geçti.
Bhumibol’un anayasal bir devletin kralı
olarak çok az siyasal gücü vardır; simgesel
bir devlet başkanı durumundadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)