wiki

wiki

DAİRE

Çemberin sınırladığı alan parçası. Düzlem içinde bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların geometrik yerine çember, verilen noktaya merkez, sabit uzunluğa yarıçap, çember üzerinde A,B gibi iki nokta arasındaki çember parçasına yay, A,B,’den geçen doğruyu kesen, A,B noktaları arasındaki AB doğru parçasına kiriş, merkezden geçen kirişe çap, bir kirişin dairede ayırdığı parçaların her birine daire parçası, iki yarıçap arasında kalan kısma daire ...

Devamını Oku »

DAHVE VAKTİ

Oruç müddetinin yarısı. Dahve vakti imsak ile güneş batımı arasındaki vaktin yarısıdır ki, bu da öğleden bir saat kadar evveldir. Orucun farzlarından biri, niyet etmektir. Niyetin ilk ve son vaktini bilmek de farzdır. Dahve zamanı Ramazan orucuna niyetin son vaktidir. Ramazan orucuna bir gün evvel güneş batmasından, oruç günü dahve zamanına kadar niyet edilebilir. Bir yerde öğle ezânı saat 13.05’de ...

Devamını Oku »

DAĞ TUTMASI

2000 m’den daha yükseklere çıkan şahıslarda ortaya çıkan bir takım rahatsızlıklar. Yükseklere çıkıldıkça hava basıncı düşer ve buna bağlı olarak oksijen miktarı azalır. Adapte olabilecekleri zamandan daha kısa sürede yüksek rakımlara çıkan kişilerde oksijen azlığının rahatsızlıklan ve belirtileri ortaya çıkar. Bebekler, çocuklar ve adet öncesi safhada kadınlar dağ tutmasına daha hassastırlar.^ Üç bin metrede yaşayan kişiler düşük rakımlarda kısa bir ...

Devamını Oku »

DAĞ KEÇİSİ

Yaşadığı yer: Avrupa ve Kafkasya’nın yüksek dağlan. Özellikleri: Çift parmaklı, geviş getiren, çevik bir hayvan. Ömrü: 22 yıl. Çeşitleri: Beyaz dağ keçisi ayn bir tür olup, Kuzey Amerika’da yaşar.Tıknaz gövdeli, boynu ve baçakları uzun, çevik bir hayvan. Bir sıçrayışta 7 metre öteye atlayabilir. Tırnaklarının oturduğu kısım esnektir. Boyu 120 cm, yüksekliği 75 cm’dir. Boynuzları parlak, uzun ve geriye doğru çengel ...

Devamını Oku »

DAĞISTAN

Sovyetler Birliği’nin Avrupa kısmında, Kafkas sıradağlarının kuzey kanadı ve H a z a r batı kıyısında muhtar bir Cumhuriyet. Kelime mânâsı dağlık bölge demektir. Coğrafi mevki bakımından 44 derece 33 dakika ve 48 derece 35 dakika doğu boylam daireleri ile 41 derece 15 dakika ve 45 derece 8 dakika kuzey enlem dairelerinde yer alır. 16. asırdan beri, bu isim altında ...

Devamını Oku »

DAĞ ELMASI

Türkiye’de yetiştiği yer: Ege Bölgesi. 0,5-1,5 m boyunda, morumsu çiçekli, çok senelik otsu bir bitki, Elma otu olarak da tanınır. Bitkinin yaprakları uzunca ve mızraksı olup, 2-5 cm uzunluğunda ve tüylüdür. Yaprağın tabanında genellikle iki küçük kulakçık bulunur. Çiçek durumu 15 cm. kadar uzunlukta ve yapışkanlıdır. Çanak yaprakları yeşil, iki dudaklı ve dişlidir. Taç yaprakları morumsu renkli olup, çanak yapraklarından ...

Devamını Oku »

DAĞCILIK

İnsanoğlunun erişilmesi zor olan zivreleıe çıkma arzusundan doğan bir çeşit spor. Bu arzu insanı en zor şartlarda bile yılmadan başarıya ulaştırmaya zorlar. İşte dağcılık insanların tabiata karşı gücünü isbat etme duygusunun bir ifadesidir. Bu sebeplerdir ki, gerek deney ve gerekse araçların yardımıyla günümüzde başlı başına bir spor olmuştur. Ağır bir spor olduğu için hem güç hem de ruhsal yönden sağlam ...

Devamını Oku »

DAĞ

Çevresine göre çok yüksek olan yer- *■ yüzü şekli. Her yüksek yeryüzü şekli dağ olmaz. “Tepe” ismi verilen yeryüzü şekli ile dağ arasındaki fark, kapladığı sahanın büyüklüğü ile yüksekliğidir. Dağlar tepelere göre daha geniş saha kaplar ve yükseklikleri tepelerden? çok fazladır. Tabanının genişliği ve yüksekliğinin çok * fazla olmasına rağmen tepesi düz olan yerler dağ niteliği taşımaz. Böyle yükseltilere “Yayla” ...

Devamını Oku »

DADALOĞLU (1785-1 865)

19. yüzyılın ilk varışında Karacaoğlan ve Köroğlu’nun havasını yaşatan, onların devamı mahiyetinde saz şiiri söyleyen bir T ürkmen şairi. Toros’ların Erzin, Payas. Adana ve Kozan çevrelerinde konup göçen aşiretlerden Avşar boyuna mensuptur. Avşarlar ise Kozanoğullarına bağlı idi. Asıl adı Veli’dir. 1785’de doğdu. Babası Aşık Musa adında biı saz şairidir. Güney ve Orta Anadolu’yu dolaşmış, gezici bir şâirdir. Sade Türkçe ile ...

Devamını Oku »

DÂBBETÜLERD

Kıyametin kopmasına yakın, çıkacak olan büyük bir hayvan. Kıyamet gününe inanmak. İslâm dininde imanın altı esasına dahildir (Bkz. Kıyamet). Bir Müslüman kalbi ile inanır ki; kıyamet günü vardır. İslâm dininin kaynaklarında bildirildiği üzere o gün elbette gelecektir. Zira Kur’ân-ı Kerîm bunu haber vermektedir. Kıyamet kopmadan önce bazı alâmetler ortaya çıkacaktır. Bunlar pek çok olup biri de, “Dâbbetülerd” denilen bir hayvandır. ...

Devamını Oku »

D

Türk alfabesinin beşinci harfi. Sessizlerin dördüncü harfidir. H a rf ses bilimi bakımından dış sessizlerinin süreksiz ve yumuşağıdır. Osmanlı alfabesinin onuncu (dal), Arap alfabesinin 8. (Dal) ve 15. (Dat) harfidir. “D ” Romen rakamlarında beşyüz sayısını gösterir. D. açı birimi olarak dik açının sembolüdür. Kimyada D. deuteryum’un sembolüdür.

Devamını Oku »

ÇUVAL

Giyim eşyası buğday, un ve benzeri maddelerin nakli ve muhafazası için kullanılan yün ve kıldan yapılan eşya. Günümüzde naylon ve başka maddelerden yapılanlara da bu ad verilmektedir. Çok eski zamanlardan beri çuvallar çeşitli şekillerde yapılmış ve kullanılmıştır. Bilhassa Anadolu’da yöriikler arasında kullanılan, bulundukları yörenin özelliğini gösteren nakışlı tipleri çok güzeldir. Gün geçtikçe azalan ve kısa zamanda ortadan kalkacak olan göçerlikle ...

Devamını Oku »

İmandan Davranışlara

Dinimiz güzel ahlâkı imanın bir sonucu olarak görür. Çünkü insanın değerleri ve vicdanı, bütün düşünce, söz ve davranışları na yön verir. Bir insan bütün varlığıyla benimsediği değerlerine aykırı bir davranışta bulunacak olursa içindeki ses onu durmadan hesaba ceker.

Devamını Oku »

Dünya Tarlasından Âhiret Hasadına

Dinin her bir tavsiyesi birbiriyle irtibat hâlindedir. Meselâ bir ibadet olan namaz, sadece belirli vakitlerde ve belirli şekilleri yaparak yerine getirilen bir ibadet değildir. İman etmiş kişinin yaptığı bir ibadet olarak namaz aynı zamanda çirkinliklerden ve kötülüklerden vazgeçiren ahlâkî bir uyarıcıdır. Dinimizin getirdiği değerlerin kaynağı Allah’tır. Allah’ın buyrukları ahlâkı kapsayıp kuşatır. Dolayısıyla dinî açıdan ahlâklı olabilmek dinî hükümlere uymakla mümkündür. ...

Devamını Oku »

Güzel Ahlâkı Nereden Öğreniriz?

Yüce Allah insanlığın her döneminde peygamberleri ve kitap ları aracılığıyla kullarına yol göstermiş, hoşnut olacağı yaşam biçimini bildirmiştir. Yani Allah Teâlâ’mn razı olacağı bir insan olmak isteyen herhangi bir müslüman için iki beslenme kayna ğı vardır: Allah’ın kitabı ve resulünün sünneti. Güzel ahlâkı öğrenebileceğimiz ilk kaynak hakikatin, hikmetin ve doğrunun da kaynağı olan Kitâbullah’tır. Allah’ın son vahyi bize Hz. Muhammed(s ...

Devamını Oku »

Ahlâk ve Toplum

Bir toplumun, üyesi olan bireyden birtakım durumlarda gös termesini beklediği tutum ve davranışlar vardır. Bu toplumsal beklentiler, bireyin diğer bireylerle, ailesiyle, akrabalarıyla, kom şularıyla vb. arasındaki ilişkileri, davranışları, tutumları düzenle yici işlev görür. Örf ve âdet (gelenek ve görenek) terimleriyle ifade edilen toplum beklentileri, birçok sosyal içerikli ilişkiyi düzen lemekte, yönetmekte ve denetlemektedir. Çeşitli kökenlerden kaynaklanmış ve kuşaktan kuşağa aktarılmış ...

Devamını Oku »

Peygamberimiz (sas) Nasıl Bir Ortamda Doğdu?

Bundan yaklaşık on beş asır öncesi… Mekke… Kurak ve sıcak bir şehirdi. Yazlar çok sıcak ve yağışsızdı. Su çok azdı, insanlar kuyu suyuna mahkûmdu. O da bulunabildiği kadarıyla. Dolayısıyla hayat şartları oldukça zordu. Bu zorlu iklime katlanabi len, çöl şartlarında günlerce susuzluğa dayanabilen deve, Araplar’ın en değer verdikleri binek hayvanıydı. Bir de atları vardı Araplar’ın. Her ne kadar çöl şartlarında ...

Devamını Oku »

Doğumu ve Çocukluk Yılları

571 yılının Nisan ayı… Fil Olayı’ndan elli gün kadar sonrası… Mekke’de bir bebek doğdu. Annesi Âmine, babası Abdullah. Ku- reyş kabilesinin Hâşimoğulları kolundan… Abdullah, Âmine ile evlendikten bir süre sonra bir ticaret kerva nıyla yolculuğa çıkmış, dönüşte yolda hastalanarak vefat etmişti. Bebek, daha doğarken yetimdi. İlk kaybını henüz doğmadan ya şamıştı bile. Yetim bebeğin doğumu dedesi Abdülmuttalib’e müjdelendi. Abdülmuttalib torununu ...

Devamını Oku »

Erdemliler Sözleşmesi

Mekke’de zulümlerin, haksızlıkların, zorbalıkların ardı arkası kesilmiyordu. Bu durumdan rahatsız olan bazı erdemli kişiler toplanarak bir çözüm yolu bulmaya karar verdiler. Mazlumun yanında olacaklarına, suçlunun karşısında birlik olup mazlu mun hakkını koruyacaklarına söz verdiler. Bu antlaşma daha sonraları Hilful-fudûl (erdemliler sözleşmesi) adıyla anıldı. Hz. M uham m ed^ de bu erdemli topluluğa katılanlar arasındaydı ve o sırada yirmi-yirmi beş yaşlarındaydı. ...

Devamını Oku »

Güvenilir Muhammed Aleyhisselâm

Çocukluğu ticaretin içinde geçen Hz. M uham m edi yirmili yaşlarında, azimli, itibar sahibi, iyi ahlâklı, olgun hal ve hare ketleriyle, güvenilirliğiyle dikkatleri üzerine çeken bir tüccar olmuştu. Ona artık Muhammedü’l-emînUs) deniyor du, yani “güvenilir Muhammed” Bu özelliği herkes tarafından bilindiği için, uzak yerlere giden kimseler, kıymetli eşyalarını ona ema net ederlerdi. Kervanlarının başında onun olduğunu bilmek mal sahiplerinin içini ...

Devamını Oku »
bool(false)