wiki

wiki

Külli sevda dururken,Cüz i sevdayı neyleyeyim.Aç gözlülüğümü bağışla Rabbim. Ben sevdana talibim

Külli sevda dururken,Cüz i sevdayı neyleyeyim.Aç gözlülüğümü bağışla Rabbim. Ben sevdana talibim

Devamını Oku »

Resmilerle Düşünmenin önemi

Niyetinizi hoyoto geçirirken gözünüzün önüne olmuş halini getirmeniz çok önemlidir. Bu yüzden niyet resimlerini sürekli görmeniz gerekir. İşte yöntemler: l Vizyon panosu yapın. Bir pano alın ve niyetinizi temsil eden resimler yerleştirin. Örneğin en mutlu göründüğünüz bir resminizi niyet ettiğiniz evin temsili resminin üzerine yerleştirin. Kendinize bir resim defteri alın ve üzerine hayalinizi temsil eden objeler veyo görüntüler çizin. Çizimlerin ...

Devamını Oku »

Empatik misin?

Empoti diğer insanların hislerini kendi hisleri gibi yaşayan aşırı duyarlı ve algısı çok açık kişilerdir. Bu kişiler bazen başkalarının acısını kendi acısı sanacak kadar bu duyguya kapılır ve bulundukları ortamdaki karışık enerjilerden rahatsızlık duyarlar. AŞAĞIDAKİ SORULARIN ÇOĞUNLUĞUNA “EVET” DİYORSAN EMPATİK BİR İNSANSIN DEMEKTİR: Yanında bulunduğunuz kişiye göre duygu durumun değişir mi?Çok sayıda insanla görüşmek seni enerjisel olarak tüketir mi?Bazı insanların ...

Devamını Oku »

■PEYGAMBER DEVESİ

Pusuya yatarak avlanan, çok hareketli, küçük ve üç?- gen kafalı, ön bacaklarıyla avını yakalayan eştçil böcek:, (Bi^a. Mapt/s, relig[çşa;£ey- gamberdeve^igiller famjf^ısı.V v]S ’ ^ -t-^NSIKl. Peygamberçf^yesi öa bacakfş; finı |5irbirj^zerinde kıvırarşk tutar; gögşp herrien hemen dik,durur/ üzucr bedenfi, yeşil ya da şşnmsı’renkli, iri g^üdür; böcekleri’ bekİemek içifı gizlendıği .yaprâ)<- lar arasında’güçlükle seçilir; .avlarınıza- kalâyıcı bacaklarının tibiâları ve^emıirl&rı ^rasır|da tutunarak yer ...

Devamını Oku »

PEYGAMBER

a- (fşrs. peyğSm, hâber, ve 6er.v&reriöen peyğam-beı). 1;Tanrı’ nıh ‘6ûyruklarını”insanlarâ^ildirerî,1lölen kilense”’elçl, resul; nebi?yalvâç. —2. Haz- reti Muhammet. (Bu anlamda büyük narf- £le başlatılır.) ([Bk: ans/M’^böl:] —3. Peygamber ağacı – PEYGAMBERAĞAa,o|| Peygamber çiçeği ->PEYGAMiBERÇipE^İ. || Pşygamber p/b/,-herkesin jyjjlğinristeyen, *k$tÇ|lük düşünmeyen kimse için kullanılır: peygamber gibi adarpj || Peygamber ökü- .züs şnlayışı kıt,- vyrdümduym§zf âj^mak (yörs.). . ‘ s : ‘ ‘ ...

Devamını Oku »

Peyer Plaklar

i (isvjçreîî anatomi bilgini Hans Gpnrad Peyşfm [Şçhaffhâüseh .1653 – ây. y. .1712] adındân), Bağırsak’ mü- kozasıhda, kapşlı keseciklerden oluşan ve rözelliklş ihcebağ(rjsağin son kısmıylşuka- lınbağırsağıri sağ yarısında görülen^ len- foit doku oluşumları. ” ^ PEYGAM PEYAM.

Devamını Oku »

PEYER

(Bemhard), isviçreli paleontQİog (Schaffhauşe(>;1885 –^üpeh 1963>. Balık fosilleri^-üzeri ne- önemli çalışmalar,. 1924’ ten “sonra da,. Luğano gölünün kıyılarımda kazılaılyaptı (eksiksiz bir plakoddnt* iskeleti, pterodactylusların [tanystropheus] .habercisi olan birtiinozor iskeleti, birçok ideniz’sürüngeni iskeleti). *

Devamını Oku »

PEYDERPEY

be. ’(fars. pey ve ferden peyderpey): Yavaş yavaş, bölürrv bölüm: Siz şimdi bİıhu alın, ödĞmeyfsonra peyderpey yaparsınız? r PEYE – ^ • ‘PEYElT’^PeYÂM. v

Devamını Oku »

PEYDAHLAMAK

g, f (fars. ‘peydadan peyda-\hyia:mak). 1. Bir* $ey? peydahlamak1,^ rtaya genellikle istenmeyeh^ya çla uygun görülmeyen bir şeyjçıKarmak, böy- tte bir şeyivedinmek: Ba huyu dâyehi peydahladı?—2. Tkzs (Bir kimseüenfbir çocuk peydahlamak, gayrimeşru. bir-Çöcûk doğurmak^ – y s s, v ♦ peydahlanmak edilg. f. Ortaya çıkarılmak, .edinilmek. , PEYDAHLANMAK – PEYDAHLAMAK.

Devamını Oku »

PEYAM, PEYGAM ya da PEYEM

a (fars. peyam, peyğâm, peyem). Esk. 1. Haber, bilgi: “Köyün lika-yı hâmûşunda birpeyâm arıyor” (Tevfik Fikret). ‘ Ben kı peygamın eyleyem îsâl” (Fuzuli, XVI. yy.). —2. Peyam-aver, peyam-res ya da pey- gam-aver, peygam-res, peyem-res, haber getiren, haberci. || Peyam-ber, peygam -ber ya da peyem-ber PEYGAMBER. ı cif /fare nevrin \ 1 F^k Rplli açık, ortada’Qİân. —2f Peyda âtmek, ortaya Çıkarmak; ...

Devamını Oku »

PEY

a. (fars. pay, ayak’tan). Esk. 1. Art, peş: ‘Atılmış pn kişi yüzlerce düşmenin peyine” (Tevfik Fikret). —2. İz, işaret. —3. Pey-a-pey, pey-der-pey, pey-ender-pey, birbiri ardınca; azar azar: “Peyâ-pey sunma cam ü kılma ol servi revan ser-hoş” (Fuzuli, XVI. yy.). PEY ya da PEYE a. Yörs. Ahır.

Devamını Oku »

PEY

a. (fars. pay). 1. Bir sözleşmede, yüklenen tarafın ötekine, anlaşmalarının kanıtı olarak verdiği para: Pey almak. Pey vermek. (Hukukta pey akçesi denir.) [Eşanl. KAPARO.] (Bk. ansikl. böl.) —2. Pey sürmek, artırmayla satılacak bir şey için ön- ceden belli bir miktar para önermek. || Peyi tutulmaz, ciddiye alınmaz, güvenilmez —Huk. Pey süren, açık artırmaya katılarak fiyat veren kişi. —ANSİKL. Huk. Pey ...

Devamını Oku »

PEVSNER

(sir Nikolaus), ıngilız uyruğuna geçmiş alman sanat tarihçisi (Leıpzıç 1902 – Londra 1983). 1927-1932’de. ma- nierismocu ve barok dönemlerin italyar resim sanatı üzerine bir inceleme yayımladı. 1929’dan başlayarak İngiltere sanal tarihi üzerine uzmanlaştı, nazizmin ortaya çıkışıyla birlikte blı ülkeye yerleşti. Cam- bridge (1949-1955) ve Londra’da ders verdi, “Pelican History of Art and Architec- ture”i yönetti, İngiltere’deki anıtlar üzerine 25 ciltlik ...

Devamını Oku »

■PEVSNER

(Anton ya da Antoine). fran sız uyruğuna geçmiş rus ressam ve hey kelci (Orel 1886-Paris 1962). Önce Kiev ve Petersburg’da, daha sonra Paris’te (1911 -1914) sanatını geliştirdi; Paris’te tam bıı soyutlamaya yöneldi (Soyut biçimler, 1913 Museum of Modern Art, New York). Mos kova’da kardeşi Gabo* ile birlikte Reahs tic Manifestomu (Gerçekçi manifesto; [1920] yazarak konstrüktivizmin geliştiril meşinde etkin bir rol ...

Devamını Oku »

PEVENSEY

Büyük Britanya’da (East Sussex) kent,’ Hastings’in B’sında; 2 150 nı“ıf ifififi’Hfl Fatih Ppi/phcpi/ knr fezi’nde karaya çıktı. Bir roma kalesinin v€ Ortaçağ şatosunun (Normanlar’ın yaptır dığı [yaklş. 1080] kale) kalıntıları.

Devamını Oku »

Hz mevlan a diyor ki

“Çönül ile aklı koydum kafese.. Biri “ümit” diyor, biri “kes” diyor.. Çırpındıkça kaldım nefes nefese, biri “dayan” diyor, biri “pes” diyor.. Yüreğim döndükçe döndüm ak kora. Sabrım demir aldı, yelkenler fora..! Çitmek istiyorum çok uzaklara, biri “aman” diyor, biri “es” diyor.” Hz. Mevlana

Devamını Oku »

PEUTİNGER

(Konrad), alman hümanist ve antikacı (Augsburg 1465 – ay. y. 1547). ‘Adı Peutinger tablosu dolayısıyla ün kazandı. Bir antikçağ yol Haritasının (III. ya da IV. yy.). Ortaçağ’da yapılmış kopyası olan bu tabloyu Celtis XV. yy.’ın sonunda bulmuş ve 1507’de Peutinger’e vermişti. Harita Viyana’dadır.

Devamını Oku »

PEUKESTES

makedonyalı general. İskender kendisine İran satraplığını verdi. Ülkenin dilini ve kıyafetini benirnsedi. Yerel aristokrasinin desteğine ve bağlaşığı Eumenes’e karşın düşmanı Antigonos tarafından görevinden uzaklaştırıldı (İ.Ö. 316).

Devamını Oku »

Peugeot S.A.,

fransız sanayi şirketi. Başlangıcı,. Jean-Pierre ve Jean-Fr6d6ric Peugeot kardeşlerce 1810’da Montböliard yakınında kurulan bir dökümhaneye ka- . dar uzanır. İki kardeş, önceleri testere, sonra da başka bazı çelik aletler ürettiler. 1888’de velosiped, 1892’de de otomobil üretmeye başladılar (1913’te, 9 338 arabayla fransız otomobil üretiminin yarıdan fazlası). Peugeot firması, İkinci Dünya sa- vaşı’nın neden olduğu geçici bir duraklama dönemi bir yana ...

Devamını Oku »

PEUCER

(Kaspar), lutherci alman tan- rıbilimci (Bautzen İ525 – Dessau 1602). Wittenberg’de ders verdi, kayınpederi Me- lanchathon’un ardından rektörlüğe getirildi (1560). Calvinciliğe, yaklaşan tanrıbi- limsel görüşleri yüzünden, on iki yıl hapis yattı (1574-1586). Melanchthon’un yapıtlarını yayımladı.

Devamını Oku »