Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

İslam

Cevap:

— Hanefî fıkıh kitaplannm pek çoğunda değil, hiçbirindeSayın Şafak’ın söyledikleri yoktur. Çünkü Hanefî ve Şâfiîleregöre cum’a ezam sırasmda alış-veriş ne fâsiddir, ne de bâtıldır,bu noktada ittifak vardır; yalnızca —diyâneten— tahrîmenmekruhtur veya haramdır. (Îbnu’l-Hümâm, Fethu’l-Kadîr,c. V, s. 240; el-Kâsânî, Bedâyi’, c. V, s. 144).Sayın Şafak’m verdiği kaynakta (ibn-i Hazm, el-Muhallâ)«Borçlar Hukukundan» naklettiği ifadeye delâlet eden bir cümlede mevcut değildir. Zâhirî mezhebinin ...

Devamını Oku »

N a m u s u K o r u m a k İ ç i n :

57 — N a m u s a s a l d ı r a n k i m s e y i ö l ü m p a h a s ı n a d a o l s a ö n ­ l e m e k f a r z d ı r . B i r ...

Devamını Oku »

ZEKÂT MÜESSESESÎ

sınai ise bu da ikiye ayrılır: Boyama, soğutma, nakliyat, reklâm şirketleri gibi sermayesi tamamen âlet ve vâsıtalara bağ’ lanmış şirketlerin hisse senetleri değil, yıllık kârları —nisâbı bulur, üzerinden yıl geçerse— zekâta tâbidir. İthâlat ve ihrâcat şirketleri gibi sırf ticâri veya petrol, mensucât, demir-çelik şirketleri gibi hem ticâri, hem de smâî ise hisselerin sâbit sermaye dışında kalan değerleri ile kârları 1/40 ...

Devamını Oku »

Ücretler ve Serbest Meslek Kazançları:

Aylık, haftalık, üç aylık gibi fasılalarla ücret ve maaş alan işçi ve memurlar ile serbest çalışan doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi meslek sahiplerine ait gelirlerin zekâtı mevzüunda birkaç görüş vardır: Umûmiyetle fukahâ, bunların da üzerinden bir yıl geçince nisabı dolduran miktarlarından kırkta bir zekât ödenir demişlerdir. Ancak bazı muâsır âlimler bu gelirleri, İbn Abbâs, İbn Mes’ûd, Muâviye, Ömer b. ...

Devamını Oku »

ZEKÂT MÜESSESESÎ 153

k a d ı n ı n z i n e t i n i n d e z e k â t m a t r a h ı n a d â h i l o l d u ğ u n u i f a d e e t m i ş l e r d i ...

Devamını Oku »

Zînet eşyası:

A l t ı n v e g ü m ü ş , m ü b â d e l e v â s ı t a s ı o l a r a k k u l l a n ı l m a y ı p z î n e t , s ü s l e m ...

Devamını Oku »

Ç e ş i t l e r i n e g ö r e n i s â b :

1 — Bu şartları taşıyan hayvanlardan devenin nisâbı şöyledir: Beş ilâ dokuz devede bir koyun; (on -on dört) iki koyun; (on beş – on dokuz) üç koyun; (yirmi – yirmi dört) dört koyun;

Devamını Oku »

ZEKATA TÂBİ MALLAR :

Bu umumî şartlar bulunduğunda aşağıda sıralanan mallardan herbiri —hususî şartları içinde— zekâta tâbi mallardır: A) Hayvanlar: Binlerce çeşidi bulunan hayvanların hepsi ve her miktarı zekâta tâbi değildir; hayvanlardan dolayı zekât mükellefiyetinin bazı şartları vardır : 1 — Belli bir sayıya (nisâb) ulaşacak; devede beş, davarda kırk gibi. 2 — Üzerinden yıl geçecek. 3 — Et, süt, yavru vb.’den istifade edilmek ...

Devamını Oku »

148 İSLÂM’IN IŞIĞINDA GÜNÜN MESELELERİ

şartlara göre değişmekle beraber, eskiler şunlan tesbit etmişlerdir: Ailenin yiyeceği, giyeceği, meskeni, borç karşılığı mal, zanaatta kullanılan âlet, takım, tezgâh vb., silâh, ev eşyası, binek, kitaplar… (25) Beşinci şart hayvan, altın, gümüş, para ve ticarî eşyanın mülkiyete intikalinden itibaren bir kamerî yılın geçmesidir (Havalân al-Havl). Sahâbe tatbikatına dayanan müctehidlerin cumhûru, mezkûr malların üzerinden bir yıl geçmedikçe zekât farz olmayacağı görüşündedirler; ...

Devamını Oku »

Mükellefiyetin Şartlan:

bu mallar cümlesinden bulunduğunu ifade etmiş olmakla beraber, bütün zekâta tâbi malları saymadığı gibi, asgarî matrahı, ödenecek miktarları ve gerekli şartlan açıklamamış, bunları sünnet kaynağına bırakmıştır. Malın zekâta tâbi olmasının ilk şartı, tam mülkiyettir; naslar «mallarınızdan, mallanndan» gibi ifadelerle malı sahibine izâfe etmiştir. Sahibi bulunmayan, sahibinin elinde ve tasarrufunda olmayan mal için zekât bahis mevzûu değildir. Buradan hareketle, alacaklann zekâtı ...

Devamını Oku »

Z E K Â T İ L E M Ü K E L L E F O L A N L A R :

Hür, aklı başında ve ergenlik çağma ulaşmış her müslümanm zekât ödemekle mükellef bulunduğunda ittifak edilmiştir. (17) Zekâtın içtimâi, İktisâdi, siyasî yönleri yanında önemli bir vasfı da dinî bir ibâdet-vergi olması, islâmm beş direğinden birini teşkil etmesidir; bu bakımdan müslüman olmayanların onunla mükellef olmayacakları tabiîdir. Z e n g i n ç o c u ğ a v e a k ...

Devamını Oku »

14G İSLÂM’IN IŞIĞINDA GÜNÜN MESELELERİ

Ilınmaktadır. İslama giren her habile ile yapılan muahede, yazışma ve temsilcileriyle görüşmede namazla birlikte zekâtın da zikredildiğini gösteren zengin vesikalar vardır. (16) Schachtm, H z . Peygamber zamanında zekâtın mâhiyeti ve dinî yönünde müphemlik bulunduğu iddiasını bu naslar ve vesikalar geçersiz kılmaktadır.

Devamını Oku »

144 İSLÂM’IN IŞIĞINDA GÜNÜN MESELELERİ

İslâmın beş şartı içinde yer alan ve temel ibadetlerden sırfmali olana örnek teşkil eden zekât İktisâdi, içtimâi, hukukîyönleri olan bir islâm müessesesidir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim’de,harf-i tarifli olarak 30 yerde tekrarlanmıştır. Bunlardanyirmi yedisinde tek âyette namazla birlikte, birinde isenamazı ihtivâ eden âyeti takip eden âyetten sonra (el-Müminûn:23/2, 4) zikredilmiştir. Bu âyetleri ihtivâ eden sûrelerdenyedisi Mekke’de, diğerleri Medine’de gelmiş olanlardandır. Sadakave ...

Devamını Oku »

ZEKÂT MÜESSESESİ

MÂNASI ve KAYNAKLARI: Zekâtın lügat mânası «Temizlik, artmak, övmek, bereketliolmak, iyi ve düzgün olmak» tır. (1) Istılâhi mânası: a) Allah’­ın, hakkı olanlara verilmesini emrettiği belli miktarda maldır;b) Bu malı vermektir. Zekât, verenin ruhunda temizlik ve malındaberekete sebep olduğu için, lügat mânası ile ıstılâhi mânasıarasında bir sebebiyet râbıtası bulunmaktadır. (2) Mekkedevrinden itibaren Kur’ân-ı Kerîm’in zekât kelimesini İslâmîmüessese olarak bilinen mânada kullandığı (el-A’râf: ...

Devamını Oku »

RAMAZANIN BAŞI VE SONUNUN TESBİTÎ (*) (Rü’yet-i hilâl)

Soru: 1 — Rü’yet-i hilâl ne demektir, bunun dini hayatımızdakiyeri nedir?Cevap:Rü’yet-i hilâl, yeni aym görülmesi demektir. Hz. Peygamber(s.a.) bir hadîs-i şeriflerinde «Biz ümmî bir ümmetiz; yazmave hesaplama bilmeyiz, ay şu kadar ve şu kadardır; yaniya yirmi dokuz, yahut da otuz gün çeker» (Buhâri, Savm, 13),bir başka hadîsinde de «Ayı gördüğünüz için oruca başlayın,ayı gördüğünüz için bayram edin; eğer -bir engel ...

Devamını Oku »

Ç e ş i t l e r i n e g ö r e n i s â b :

1 — Bu şartları taşıyan hayvanlardan devenin nisâbı şöyledir:Beş ilâ dokuz devede bir koyun; (on -on dört) iki koyun;(on beş – on dokuz) üç koyun; (yirmi – yirmi dört) dört koyun;(yirmi beş – otuz beş) iki yaşına basmış bir dişi deve (Bint mahâd);(otuz altı-kırk beş) üç yaşma basmış bir dişi deve (bintlebûn), (kırk altı-altmış) dört yaşma basmış bir dişi deve(hıkka); ...

Devamını Oku »

ZEKATA TÂBİ MALLAR :

Bu umumî şartlar bulunduğunda aşağıda sıralanan mallardan herbiri —hususî şartları içinde— zekâta tâbi mallardır: A) Hayvanlar: Binlerce çeşidi bulunan hayvanların hepsi ve her miktarı zekâta tâbi değildir; hayvanlardan dolayı zekât mükellefiyetinin bazı şartları vardır : 1 — Belli bir sayıya (nisâb) ulaşacak; devede beş, davarda kırk gibi. 2 — Üzerinden yıl geçecek. 3 — Et, süt, yavru vb.’den istifade edilmek ...

Devamını Oku »

Mükellefiyetin Şartlan:

Y u k a n d a z i k r e d i l e n â y e t l e r z e k â t ı n m a l d a n a l ı n a c a ğ ı n ı ,a l t ı n , g ü m ü ş , ...

Devamını Oku »

Z E K Â T İ L E M Ü K E L L E F O L A N L A R :

Hür, aklı başında ve ergenlik çağma ulaşmış her müslümanm zekât ödemekle mükellef bulunduğunda ittifak edilmiştir. (17) Zekâtın içtimâi, İktisâdi, siyasî yönleri yanında önemli bir vasfı da dinî bir ibâdet-vergi olması, islâmm beş direğinden birini teşkil etmesidir; bu bakımdan müslüman olmayanların onunla mükellef olmayacakları tabiîdir. Z e n g i n ç o c u ğ a v e a k ...

Devamını Oku »

İSLÂM’IN IŞIĞINDA GÜNÜN MESELELERİ

İslâmın beş şartı içinde yer alan ve temel ibadetlerden sırfmali olana örnek teşkil eden zekât İktisâdi, içtimâi, hukukîyönleri olan bir islâm müessesesidir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim’de,harf-i tarifli olarak 30 yerde tekrarlanmıştır. Bunlardanyirmi yedisinde tek âyette namazla birlikte, birinde isenamazı ihtivâ eden âyeti takip eden âyetten sonra (el-Müminûn:23/2, 4) zikredilmiştir. Bu âyetleri ihtivâ eden sûrelerdenyedisi Mekke’de, diğerleri Medine’de gelmiş olanlardandır. Sadakave ...

Devamını Oku »