Çocuk Eğitimi

Çocuk Eğitimi

Okul

Çocuk, ancak 6 yaşını tam olarak bitirdikten sonra okula gitmelidir. Daha önce göndermek iyi netice vermemektedir. Okulda öğretmenin otoritesi, topluluğa alışma, müşterek öğrenim ve oyunlar, çocuk terbiyesinde mühim birer faktördür. Ancak, okul ile aile, daha doğrusu öğretmenle anne-baba hem fikir olmalı, birbirleri aleyhinde hiçbir şey söylenrfıemelidir. Hele okulda verilen bir cezadan dolayı okul ve öğretmen aleyhine atıp tutmamalı, bilâkis çocuğun ...

Devamını Oku »

Oyun ve Oyuncaklar

Çocuğun dikkatini ruh ve zekâ gelişmesini, çevreyle ilgisini arttırması bakımıdan faydalıdır. Oyuncaklar çocuğun çağma ve cinsiyetine göre değişir. Küçük süt çocukları parlak ve ses çıkaran oyuncaklardan hoşlanır. Oyuncağın tehlikesiz olması şarttır. Meraklarından dolayı çocuklar oyuncakların nasıl çalıştığını anlamak, içini görmek isterler. Çocuğun bu tutumu, ruh gelişimini arttırması bakımından iyidir. Mâni olunmamalı ve oyuncağını bozdu, kırdı diye cezalandırılmamalıdır. Fakat sık sık ...

Devamını Oku »

Ceza ve Mükafat

Çocuk terbiyesinde ceza ve mükâfat önemli bir faktör sayılırsa da, iyi ve ideâl annebaba için başvurulması gereken bir terbiye vasıtası olmaması icab eder. Çünkü çocuk anne-babayı örnek tutarak büyüdüğünden, onları taklid etmekle zaten terbiyeli büyüyor demekdir. Bu usul daha ziyade kötü yetişen ve problemleri olan çocuklarda uygulanır. Mamafih, küçük süt çocuklarında arzu edilen veya edilmeyen bir hareketinden sonra derhal yapılırsa ...

Devamını Oku »

Din

Pedagoji yani çocuk terbiyesi İslâm dininde çok kıymetli bir ilimdir. İslâm dininde çocuk terbiyesinden maksat; çocuğun Allahü teâlâ’nın razı olduğu, kulların beğendiği, devletine, vatanına, milletine, ailesine, cemiyete ve insanlığa faydalı bir insan olarak yetişmesidir. Bunların tahakkuku için çocuk, çeşitli güzel vasıflara sahip kılınmalıdır. İslâm âlimlerinin büyüklerinden olan İmam-ı Gazali hazretleri çocuk terbiyesi hakkında eserlerinde şunları yazmaktadır: “Evlât, ana, baba elinde ...

Devamını Oku »

Konuşma Terbiyesi

Normal olarak çocuklar 1,5 yaşından sonra az çok konuşmaya başlarlar. İki yaşını bitirdiği halde konuşmayan çocuklarda zekâca bir gerilik düşünülürse de, tek başına konuşamama zekâ geriliğinin kat’i delili sayılamaz. Konuşma öğrenimine vardım edilen çocuk, daha çabuk konuştuğu gibi, yardım edilmeyen çocuktan daha fazla kelime bilir. Çocuklar konuşmaya başladıkları andan itibaren öğretilen her kelime doğru olmalı ve çocuk tarafından doğru telâffuz ...

Devamını Oku »

İrade Terbiyesi

İrade terbiyesinden gaye, iradesi güçlü şahsiyet yetiştirmektir. Kendi kendine (nefsine) mücahede, yani şahsi arzu ve ihtiyaçlara gem vurabilmesini veya yok edebilmesini öğretmek, nefsine hakim bir şahsiyet yetiştirmek, irade terbiyesinin esasını teşkil eder. Tabiî olarak çocukların bir kısmında irade zayıf, bir kısmında kuvvetli olur. Zayıf iradeli çocukları lüzumundan fazla itaate zorlamak doğru değildir. Böyle çocukları biraz serbest bırakmalı ve kendine olan ...

Devamını Oku »

Ruh Terbiyesi

Bazı çocuklar ruhen çok hassas olurlar. Her şeyden alınıp kırılırlar. Hayâta çabuk küserler. Böyle çocuklara çok dikkatli bir şekilde (acı da olsa) gerçekleri görmesini ve tahammül edebilmesini, fedâkârlığı, merhametli, şefkalti olmayı öğretmek lâzımdır. Ruhen hassas olmayan, yani katı ruhlu çocuklara ise daha fazla alâka, sevgi, şefkat göstererek, duygulanacak, ibret-ders alınacak hadiseler anlatarak, örnekler vererek ruhen hassaslaştırılmalı, olgunlaştırılmalıdır.

Devamını Oku »

Zekâ ve Fikir Terbiyesi

Çocuğun müşahede kabiliyetinin geliştirilmesi, zekâ ve fikir terbiyesinin esasını teşkil eder. Meselâ çocuklar umumiyetle ilk gördükleri eşyayı tetkik etme, yoklama, kurcalama veya daima sorular sorarak öğrenme heveslisidirler. Onun için çocuklara daima iyi ve güzel şeyler gösterilmeli ve soruları doğru olarak cevaplandırılmalıdır. Böylece çocuğun hem düşünme ve hem de karar verme yetenekleri (kabiliyetleri) gelişir, yeni yeni bilgi ve görgü sahibi olmaya ...

Devamını Oku »

ÇOCUK TERBİYESİ

Çocuğun iyi yetenek (kabiliyet, istidat) ve eğilimlerini geliştirme ve kötülerini silme işi. Terbiye, sistemli olarak çocuğu etkileme ve iyi alışkanlıklar vermekle mümkündür. Etkileme ve iyi alışkanlıklarının verilmesine ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar mükemmel olur. Ferdin fıtratında doğuştan getirdiklerine tabiat, sonradan kazandıklarına kültür diyecek olursak terbiyeyi daha veciz bir ifade ile: “Terakki eden, ilerliyen insanlık kültürünü yeni nesillere aktarma ...

Devamını Oku »

Türk Çocuk Edebiyatı

Bizde çocuk edebiyatının sınırları içine giren gerek halk, gerekse divan edebiyatında eserler ve sayısız halk masalları vardır. Bunlar, Türk cemiyetinin çeşitli konulardaki anlayışlarını, değer hükümlerini ifade eden eserlerdir. Meselâ; Karacaoğlan’ın “Dinle Sana Bir Nasihat Edeyim” şeklinde başlayan koşması, Nâbî’ Efendi’nin Hayriyye-i Nâbî’si, Vehbi’nin Lûtfiye’si bunlardandır. Ayrıca Arapça ve Farsça’dan çevrilmiş içlerinde bazı didaktik (öğretici) hikâyeler ve fıkralar yer alan kitaplar ...

Devamını Oku »

ÇOCUK EDEBİYATI

Çocukların okumaları, öğrenmeleri ve eğlenmeleri için edebî türlerin hemen hepsinde yazılmış eserler. Bunlar arasında çocuk şiirleri, hikâyeleri, masalları, romanları, tiyatroları sayılabilir. Dünya edebiyatında çocuklar için yazılmış eserlerde eskiden yalnız öğretici ve yetiştirici olması düşünülürdü. Bunların yanısıra eğlendiriceliği 18. yüzyıldan sonra dikkate alınmaya başlanmış ve çocuk eserlerinde bu hususa da yer verilmiştir. Tertiplenişi, resimleri ve eğlendiriciliği çocuklara göre olan ilk kitap ...

Devamını Oku »

BABA

Siz babanızı severmisiniz ben çok severim ben onsuz yasayamam oda bensiz yaşayamaz oda beni çok seviyo o la yolculuk yapmak onla hayatı paylasmak okadar güzel baba ve çocuğnun arasına kimse giremez onla eylenirsiniz kosar onarsını o sizin hayat arkadasınız  olur ben babamı okadar çooooooooooooook severimki aksamları onu öpmeden yatmam

Devamını Oku »

Çocuklarımız Büyüdüklerinde Nasıl Çalışanlar Olacak

Hafta sonu eski bir arkadaşımla karşılaştım. 4-5 senedir görüşmemiştik. Benimkilerden büyüktü çocukları. Ne yaptıklarını sordum. Eee, malum, hepimiz çocuklarımızın geleceği ile ilgili empati kuruyoruz. Ayaküstü konuşmaya başladık. Büyük kızını İngiltere’de okutmuş. Küçüğü de yeni gitmiş. Kızı bir de master yapmış. Sonra da İstanbul’da çok güzel bir işe girmiş. Benim zamanımda güzel iş dendiği zaman, uluslararası bir firma, iyi bir maaş, ...

Devamını Oku »

Yoklukar, hayallere engel değildir

Devamını Oku »

Ama ne olur sakın bir insanı; gönülce, gözce, dilce, ruhça, kırmayın…

Devamını Oku »

EZBERLEYİP UNUTAN NESİL YETİŞTİ

Dünyadaki bütün eğitim sistemleri farklılıkları artırmak için kurulmuştur . Türkiye , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Çin de ki sistem farklılıkları yok etmek üzere kurulmuştur ve dikkat edin şık seçeriz biz . Benim doktor bir arkadaşım var şuan İzmir de çalışıyor. Annem beni okuma yazma öğrenmem için okula yazdı sonra okulda bana şık seçtirdiler A -B-C-D-E şıklarını seçtim ve yıllarca ...

Devamını Oku »

Akıl Okuyan Bebekler

Bebekler duyguları okumak konusunda o kadar yeteneklidir ki uzmanlar bunu akıl okumaya eş değer bulmaktadır.

Devamını Oku »

İklim ile Betül’ün Arkadaşlığı

Bir varmış bir yokmuş. Uzak diyarlarda yaşayan durmadan tartışan iki kardeş varmış. En ufak şeyde hemen tartışmaya girerlermiş. Babaları kızlarını çok sevdiğinden birşey demiyordu ya da ailenin yönetimini elinde tutan kızlardı. Betül din dersinde çok iyiydi. İklim’de edebiyatta iyiydi. Öğretmenleri artık bu iki kardeşin birbiriyle tartışmasından bıkmıştı. Kızların öğretmeni bir plan yapmaya karar verdi. İkisinede yapamayacağı ödevler verecekti. Betül’e edebiyat ...

Devamını Oku »

SONBAHAR RÜZGARI

Nisanın 12 siydi ağaçlar artık yeşermeye başlamıştı. Her taraf ormanlarla, ağaçların ıslak, yeşil yapraklarıyla kaplıydı. Herşey o kadar güzel gözüküyordu ki sanki sonsuz bir cennetti. Yapraklar kendi aralarında bağrışmaya başladılar. Yeni gelişmiş yapraklar genç, sağlıklı ve enerji doluydular.Ağaçlar çok yaşlanmışlardı. Yeni yeşermiş bir yaprak ağacına; bizler seni koruyacağız yağmur yağsada, fırtına çıksa da seni asla bırakmicaz. Yaprakların bilmediği çok şey ...

Devamını Oku »

Büyü ve Gerçek Aşk

İzmir’in alaçatı ilçesine bağlı kare köyünde yaşayan 18 yaşındaki Zimay tek başına mutlu bir hayat yaşıyordu ya da yaşamaya çalışıyordu. Köylüler durmadan arkasından konuşur iftira atarlardı. Zimay uzun boylu edebli, dinine bağlı bir genç kızdı. Kimseyle konuşmaz sadece işine bakardı. Günlerden birgün köye şehirden bir baba ve oğul gelmişti. Herkes yeni gelen baba ile oğlunu konuşuyordu. Zimay’ın arkadaşı Elvan yeni ...

Devamını Oku »
bool(false)