ALLAH DOSTLARI

MEVLÂNÂ HÂLİD-I BAĞDÂDÎ

MEVLÂNÂ HÂLİD-I BAĞDÂDÎ: Evliyâmn en büyüklerinden. Islâm bilgilerinin mütehassısı, insanlara doğru yolu göstererek, hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i âliyye” ismi verilen âlimler ve velîler zincirinin yirmidokuzuncusudur. Asrının müceddidi idi. ismi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî Osmânî olup, lakabı Ziyâüddîn’dir. Hazret-i Osman bin Affân soyundandır. Annesinin soyu ise Hazret-i Ali’ye ulaşır. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, 1192 (m. 1778) senesinde, Bağdat’ın kuzeyinde bulunan Zûr şehrinde ...

Devamını Oku »

MEŞREB-ZÂDE MEHMED ÂRİF EFEHDİ

MEŞREB-ZÂDE MEHMED ÂRİF EFEHDİ: Osmanlı âlimlerinden. Yüzaltmcı Osmanlı şeyhülislâmıdır, îsmi Mehmed Ârif olup, Kadıasker Meşreb Ali Efendi’nin torunu, Müderris Şâtır-zâde Emîn Efendi’nin oğludur. Dedesinin ismine izâfeten “Meşreb-zâde” diye bilinir. 1206 (m. 1791) senesinde İstanbul’da doğdu. 1270 (m. 1853) senesinde İstanbul’da vefât etti. Edirnekapı dışında Mustafa Paşa Dergâhı bahçesinde defnedildi. Çankırılı Abdullah Efendi ve Büyük Emîn Efendi’den aklî ve naklî ilimleri ...

Devamını Oku »

MEKKÎ-ZÂDE MUSTAFA ÂSİM EFENDİ

MEKKÎ-ZÂDE MUSTAFA ÂSİM EFENDİ: Osmanlı âlimlerinden. Yüzüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. İsmi, Mustafa Âsim olup, seksendokuzuncu şeyhülislâm Mekkî Mehmed Efendi’nin oğludur. Mekk-î-zâde diye bilinir. 1187 (m. 1773) senesinde İstanbul’da doğdu. 1262 (m. 1846) senesinde İstanbul’da vefât etti. Fâtih’te Bahâî Efendi kabristanında babasının kabri yamna defnedildi. Babasından ve zamâmmn diğer âlimlerinden ilim tahsîl edip, onüç yaşındayken “ Hâriç” rütbesiyle müderris oldu. Çeşitli medreselerde ...

Devamını Oku »

MEKKİ MEHMED EFENDİ

MEKKİ MEHMED EFENDİ: Osmanlı âlimlerinden. Seksendoku- zuncu Osmanlı şeyhülislâmıdır. İsmi Mehmed’dir. Daha önce Mekke kadılığı yapmış olan Halil Efendi’nin oğludur. 1126 (m. 1714) senesinde Mekke-i mükerremede doğdu. Bu sebeple “Mekkî” diye meşhûr olmuştur. 1212 (m. 1797) senesinde İstanbul’da vefât etti. Fâtih’de, Bahâî türbesine defnedildi. Küçük yaşından i’tibâren, zamânı- mn âlimlerinden ilim tahsîl etti. 1147 (m. 1734) senesinde “Hâriç” rütbesiyle müderris ...

Devamını Oku »

MEHMED SA’DEDDİH EFENDİ

MEHMED SA’DEDDİH EFENDİ: Osmanlı âlimlerinden. Yüzyedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır, ismi Mehmed Sa’deddîn olup, müderris Abdülhamîd Efendi’nin oğludur. Peygamber efendimizin (s.a.v.) temiz soyundan olup, Şeyhülislâm Hoca Sa’deddîn Efendi’nin torunlanndandır. 1213 (m. 1798) senesinde İstanbul’da doğdu. 1283 (m. 1866) senesinde İstanbul’da vefât etti. Fâtih Câmii’nde cenâze namazı kılındıktan sonra, Üsküdar’da Karacaahmed kabristanına defnedildi. Zamânının âlimlerinden aklî ve naklî ilimeri tahsîl edip yükseldikten sonra, kadılık ...

Devamını Oku »

MEHMED NÛRİ EFENDİ:

MEHMED NÛRİ EFENDİ: İstanbul’ da yetişen evliyâmn büyüklerinden. İsmi, Mehmed Nüri bin Seyyid Hüseyn olup, lakabı Şemseddîn’dir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî’nin onbeşinci bâtından torunudur. 1216 (m. 1801) senesinde İstanbul’da doğdu. 1282 (m. 1866) senesi Şevvâl ayının ondördüncü gecesi İstanbul’da vefât. etti. Cenâze namazı, Beşiktaş Sinân Paşa Câmii’nde kalabalık bir cemâat tarafından kılındı. Mevlânâ Yahyâ Efendi’nin türbesine defnedildi. Mehmed Nûri Efendi, tahsîl ...

Devamını Oku »

MANTIKİ MUSTAFA EFENDİ

MANTIKİ MUSTAFA EFENDİ: Osmanlı âlimlerinden, ismi Mustafa Efendi olup, bilhassa mantık ilmindeki ihtisâsımn çokluğu sebebiyle, Mantıkî diye nisbet edilmiş ve Mantıkî Mustafa Efendi diye tanınmıştır. Rumeli’de Manastır dvânndaki Filorine bel- desindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1244 (m. 1828) senesinde vefât etti. Zamâmmn usûlüne göre çeşitli âlimlerden ders alarak yetişen Mantıkî Mustafa Efendi, memleketinde ilim neşrederek, kitap yazarak ve talebe okutarak hayâtım ...

Devamını Oku »

KUŞADALI İBRÂHİM HALVETİ:

KUŞADALI İBRÂHİM HALVETİ: Osmanlılar zamâmnda, Anadolu’da yetişen Hanefî mezhebi fikıh âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden, ismi, Ibrâhim bin Mustafa eş-Şa’bânî el- Halvetî olup, Halvetiyye tarikatının Şa’bâniyye kolunun büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Kuşadası kasabasına bağlı Çınâr köyündendir. 1188 (m. 1774) senesinde orada doğdu. 1262 (m. 1846) senesi Zilhicce ayında hac dönüşü yolda vefât etti. Vefât senesinin, 1263 (m. 1847) – 1264 (m. 1848) ...

Devamını Oku »

KÂDI-ZÂDE MEHMED TÂHİR EFENDİ

KÂDI-ZÂDE MEHMED TÂHİR EFENDİ: Osmanlı âlimlerinden. Yüz- dördüncü Osmanlı şeyhülislâmıdır. Osmanlı târihinde “Vak’a-i Hayriyye” diye bilinen yeniçeri ocağının kaldırılmasına dâir fetvâyı veren şeyhülislâmdır. îsmi Mehmed Tâhir olup, Tokatlı Kâdı Ömer Efendi’nin oğludur. Bu sebeple “Kâdı-zâde” diye şöhret bulmuştur. 1160 (m. 1747) senesinde Tokat’ta doğdu. 1254 (m. 1838) senesinde İstanbul’da vefât etti. Eyyûb Sultan civârında, Bostan İskelesi yakınına defnedildi. Küçük yaşından ...

Devamını Oku »

İZMİRLİ OSMAN NÛRİ EFENDİ

İZMİRLİ OSMAN NÛRİ EFENDİ: Tefsir, hadîs ve fikıh âlimi, tasavvuf ehli, velî. Onüçüncü asnn başlannda İzmir’de doğdu. Aym asnn sonlannda İzmir’de vefât etti. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Osman Nûrî Efendi, temel din bilgilerinin yamnda, Kur’ân-ı kerîmi de baştan sona ezberledi. Sonra İzmir ve Manisa’da, daha sonra İstanbul’da, ilim sâhiplerinin derslerine devâm etti. Yüksek din ilimlerinde ve onlara yardıma olan ...

Devamını Oku »

Erzurum’lu İbrahim Hakkı Hz. Hayatı

18. asır Osmanlı İmparatorluğu’nun bilim, kültür, tasavvuf ve edebiyat tarihinde Erzurum’lu İbrahim Hakkı’nın önemli bir yeri vardır. Dini ve tasavvufî bir gelenek içinde bilim ve kültüre hizmet ederek geniş halk kitlelerine seslenmeyi başaran bu bilginin, hem edebi, hem dini ve hem de müsbet ilim yönü incelenmeğe değer bir konudur. Hakkında çeşitli eser, makale, broşür ve yazı kaleme alınan Erzurum’lu İbrahim ...

Devamını Oku »

idris peygamber

idris peygamber İdris Aleyhisselam  O günlerde, melekler geri dönecek ve kendilerini Partlar ile Medler* üzerine fırlatacaklar. Kralları karıştıracaklar ki böylece onlar üzerine bir endişe çöksün. Onlar, tahtlarından kalkacaklar. İnlerinden çıkan aslanlar gibi olacaklar. Sürüleri arasındaki kurtlar gibi olacaklar. -6- Onlar yükselecek ve kendi seçilmişlerinin toprağını çiğneyecek. Seçilmişlerinin toprağı onların önünde olacak. -7- Benim sadık insanlarımın harman yeri, yolu ve şehri, ...

Devamını Oku »

MÜTHİŞ REÇETE

   Bayezid-i Bestami (Kuddise Sirruh) birgün talebeleriyle giderken akıl hastalarının  bulunduğu bir hastanenin önünden geçiyordu. Talebelerinden birisi, orada akıl hastalarının  tedavileri için birşeyler yapmaya çalışan baş tabibe yaklaşıp;  -Günah hastalığı ile hasta olanlar için bir ilacınız var mıdır?” diye sordu.                                           ...

Devamını Oku »

SEMA KAPILARI AÇILDI

Hz.Ömer’in oğlu (Allah ondan razı olsun) anlatıyor; Biz bir gün Resulullahh’la aleyhisselam birlikte namaz kılıyorduk Halktan biri; “Allah’u ekber kebira, velhamdü lillahi kesira, sübhanallahi bükreten ve esila” Yani ” Allah büyüklerin en büyüğüdür Allah’a olan hamdimiz çoktur Sabah akşam her an tesbihimiz Alla’adır” Resulullah aleyhisselam; “Bu sözleri söyleyen kimdir?” “Ben ey Alllah’ın Resulü” dedi Resulullah aleyhisselam; ” Bunlar çok hoşuma ...

Devamını Oku »

Ayağınıza takılan şeyleri toplayın

Üzdüğün kadar üzülürsün

Zülkarneyn Aleyhisselâm ordusuyla gece yolda giderken ordusuna: – Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir. Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup: -Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar. İkinci grup ise; – Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordunun komutanına ...

Devamını Oku »

Abdi Babanın Kerametleri

Abdi Baba yla bir gün Esenkent’te bir camiye gittik. ya öğlen namazı ya da ikindiydi. Namazı kıldık, tam camiden çıkıcağımız zaman bir amcanın teki Abdi Baba’yla beni evine davet etti. Ben de gitmek istemediğim için ”işimiz var dedim Abdi Baba’ya o da bana davete icabet etmek sünnettir dedi , ve böylece biz adamın evine gittik. O zamanlarda kafamda kader konusunda ...

Devamını Oku »

Hasan Burkay | Ayeti Kerime

Hasan Burkay | Ayeti Kerime

Devamını Oku »

ALLAH (C.C.) İÇİN SEVMEK | HUDAVERDİ

      İmanın esası: Allah için sevmek     İslam dininde Allah için Allah’ın sevdiklerini sevmenin (hubbu fillah) önemi çok büyüktür. Kimya-ı Saadet isimli eserde şöyle geçer: “Hubbu fillah imanın esasıdır, şartıdır. Allah-u Zülcelal, Hz. İsa’ya vahyetti ki: “Eğer yer ve göklerde bulunan bütün mahlukatın ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.” Hadis-i şerifte; “Bir ...

Devamını Oku »

ALLAH (C.C.) MERHAMETİ | hudaverdi

Hiç düşündünüz mü; Hazreti Allah (cc) kullarını ne kadar seviyor, cehenneme gitmemelerini ne kadar istiyor? İsterseniz sözü uzatmadan bir kudsî hadisin hatırlatmasına bir göz atalım, sonra diğer misallere geçebiliriz. Rabbimizin en çok sevdiği şey nedir, biliyor musunuz? Kudsî hadiste şöyle bildiriliyor: – Rabbimiz kulunun işlediği amelleri içinde en çok tevbesini sever. – Neden? – Çünkü tevbe eden kul cehennemden kurtulur ...

Devamını Oku »

YA RESULALLAH(S.A.V)

SENİN AYAĞIN YERYÜZÜNE BASMAMIŞ OLSAYDI TOPRAKLA TEYEMMÜM KİMSEYİ TEMİZLEMEZDİ EFENDİM……

Devamını Oku »