Bush yönetim

oğuk savaşın yolaçtığı gerginliğin dikkat çekici boyutlarda azalması ve kavuşulan refah dü­ zeyinin hiçbir vergi artırımı olmadan sürüp gideceği yolunda verilen sözler, Cumhuriyetçi George Bush ile yardımcısı Dan Quayle’i Demokrat adaylar Michael Dukakis ve Lloyd Bentsen’e karşı 1988’de zafere taşıdı. Reagan’ın güçlü kişiliğinden yoksun olan ve Demokratların denetimindeki bir Kongre’yle karşılaşan Bush, daha ılımlı bir tutumla ve Reagan’a oranla orta yoldan yü­ rüyerek yönetmeyi seçti. 1989-1990’da Doğu Avrupa’da komünizmin hızlı çöküşü ve 1991 ‘de SSCB’deki karışıklıklar, Bush’a uluslararası gerginliği azaltma ve dünya işlerinde ABD’nin üstünlüğünü ilan etme fırsatı sağladı. Bush, 1989’da Panama başkanı Manuel Noriega’yı devirmek için askerîlmüdahalede bulundu. 1990 İran’a gizli silah satışlarını ve elde edilen kazançların Nikaragua’nın “kontralarına aktarılmasını içeren İran-Kontra olayı, 1987 yazında ABD temsilciler Meclisi ve Senato komisyonlarının ortak olarak gerçekleştirdikleri ve televizyonda da yayınlanan duruşmalara yol açtı. Yarbay Oliver North (solda) başlıca tanıklardan biriydi. ABD (SANAT VE MİMARLIK) 397 Başkan George Bush, 1990 Şükran Günü’nü Suudi Arabistan’daki ABD birlikleriyle geçirdi. İki ay sonra, Müttefik Kuvvetler başkomutanı general H. Norman Schwarzkopf’a (ortada) Kuveyt’i işgal eden Irak birliklerine karşı Çöl Fırtınası Flarekâtı’nı başlatması buyruğunu verdi. ortalarında, Irak’ın Kuveyt’i istila ve ilhakına yanıt olarak, 400 000’den çok ABD’li askeri Suudi Arabistan’ı savunmak için Basra körfezi bölgesine gönderdi. Bush’un ültimatomunu gözardı eden Irak, Ocak 1991’de askerlerini Kuveyt’ten çekmeyi reddedince Bush, Irak’ın ve Kuveyt’teki birliklerinin havadan yoğun biçiminde bombalanması, sonra da karadan saldırıya geçilmesi için yetki verdi ve kolay bir zafer kazandı (Bk. KÖRFEZ SAVAŞI). Dışarda kesin kararlı ve etkili olan Bush, iç işlere damgasını vurmayı başaramadı. Bölünmüş ve moralini yitirmiş Demokrat Parti’nin karşısında Bush, 1992’de yeniden seçilmeyi sağlamak için var gücüyle dış işlerdeki başarılar peşinde koştu. Bunun bir sonucu olarak, milyonlarca ABD’linin kurtulamadığı yoksulluk, suç ve uyuşturucu kullananların oranının giderek artması, sağlık bakımından eşitsizlik ya da aldırmazlık, duraklamış bir ekonomi ve federal bütçe açığının giderek büyümesi gibi sorunlar yine sürüncemede kaldı. Bunların doğal sonucu da, 1992 seçimlerinde, 12 yıllık Cumhuriyetçi Parti yönetiminden sonra, bakanlığajDemokrat Parti’nin ¡başkan adayı Bili Clinton’ın seçilmesi ve 20 Ocak 1993’te, başkanlığı Bush’tan devralması old

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)