BOYA VE BOYAMA

BOYA VE BOYAMA , Alm. Farbe (f.), Farbstoff
(m.), Färbemittel (n.) und Färben (n.), (An) Streichen
(n.), Fr. Teinture (f.), peinture (t.) et tarder, peindre,
teindre İng. Paint (ing); dye (ing); color (ing); make-up.
Eski çağlarda kumaş boyaması tabiatta, hayvan ve bitkilerde
bulunan boyalar kullanılarak gerçekleştirildi.
En eski boya olan çivit mavisi Hindistan Ve Java’da
bulunan çivit fidanından (Indigafera) ve Avrupa’da
çivit otundan elde edilmekteydi. Kökboyası ise
Anadolu’da bitki köklerinden; Sumak ağacından, arı ve
böceklerden kırmızı renk elde edilmekteydi. Bu tür tabii
boyalar kumaşlara anargonik maddeler yardımıyla tatbik
edilirdi.
Sentetik Boyalar: Sentetik boyaların gelişmesiyle
tabiî olanlar ikinci plâna düşmüştür. Bu tür boyalar
daha geniş bir renk çeşidi verirken kalitenin de artmasına
sebeb olmuşlardır. 1771’de Noulfe Indigoden nitrek
asitin yardımıyla pikrik asidi elde etmiş ve
sonucunun ipek ve yünlü kumaş üzerine san mürekkep
etkisi yaptığını belirlemiştir. Her ne kadar buna tam bir
sentetik boya ismi verilemezse de, bu yönde ilk adımı
teşkil etmektedir. İlk sentetik boya 19. yy’ın sonlarına
kadar ortaya çıkmamıştır. 1856’da leylâk rengi, Sir William
Henry Perkin tarafından keşf edilmiştir. Hemen
takip eden senede, bu boyanın ticârî imalatı başlamış ve
boya sanayinin temeltaşını teşkil etmiştir.
Bunu pek çok teknik keşfler takip etmiş ve suni
boyalar gelişmesi hız kazanmıştır. Bunlar arasında
1859’da Verguin’in morumsu kırmızı boya, 1858’de
Peter’in Griess Diazonium tuzlan bulunmaktadır. Son
olay 1864’de diazo’nun diğer bağlanma reaksiyonlarına
yol açmıştır. İlk kahverengi sülfür boya 1873’de Croissant
ve Bretonnierre; Metilen mavisi 1876’da Heinrick
Caro; Sentetik Çivit 1880’de Adolf Von Baeyer; ilk
petrol boyalan 1880’de Read; Hilliday and Sons Ltd
tarafından keşfedilmiştir. Rene Bohn 1901’de mavi
çivite rakip bir sentetik indigo boya bulurken, A.G.
Dandridge 1928’de koyu mavi ve yeşil metal sentetik
boyalan geliştirmiştir.
Boyanın Özellikleri: Boyadan istenen özellikler arasında
parlaklık, tatbikinin kolaylığı, solmazlık durumu
ve bunun yanında rengin yıkamaya, ışığa, ısıya, deterjanlara,
oğmaya ve tere karşı dayanıklılık önem kazanmaktadır.
Özel gayeler için luzumlu olan boyalardan,
meselâ yüzme ile ilgili kumaşlardan deniz suyuna dayanıklılık
gibi, ilâve şartlar da istenebilir.
Boya sanayinin ilk zamanlarında özellikle pamuk,
keten, yün ve ipek gibi tabii elyafların boyanması mesele
olmuştur. Ancak, sentetik elyafların önemli ölçüde
gelişmesi boyama teknolojisini oldukça karmaşık hale
getirmiştir. Bazı yeni elyaflar için yeni boyaların geliştirilmesi
gerekli olmuştur.
Boyalar 3 şekilde sınıflandırılır: 1- Yapılarına göre
sınıflandırma: Bu sınıflandırmada boyar maddenin kimyasal
yapısı söz konusu olup, boyacı için önemli değildir.
Takriben 28 grupta toplamak mümkündür. 2- Boyama
özelliklerine göre sınıflandırma:
A)- Direkt Bovarmaddeler: Bunlar genellikle sülfirik
asitlerin, bazen de karboksilli asidlerin sodyum tuzlarıdır.
Çoğu kimyasal yapı bakımından azoik boyarmaddeleri
grubuna girer. Bu boyalar selülozik elyafa doğrudan bağlanabilir. Bu sebeple selüloz menşeili elyafın
boyanmasında kullanılır. Direkt boyarmaddeler
suda çözünürler. Elyafı nötral veya kalevi ortamda sodyum
klorür veya Glauber tuzunun beraberliğinde kaynama
sıcaklığı civarında boyar. Bu boyarmaddelerle
boyama ucuz ve kolaydır. Elyaf yıpranmaz.
B>- Küpe (Vat) Boyarmaddeleri: Bunlar suda çözünmezler.
Fakat sodyum hidroksid gibi indirgenlerin etkisiyle
suda çözünebilen renksiz bileşiklere dönüşürler. Selüloz
ise bu teşekkül eden bileşiklere karşı alaka duyar. Yani
selülozik elyaf bu renksiz (leuko) bileşikleri banyodan
kendi üzerine çeker. Oksijenin etkisi ile yükseltgenme
meydana gelir. Böylece suda çözünmeyen pigmentler
hasıl olur ki; bu da boyanın elyafta kalmasına sebeptir.
Küpe boyarmaddeleri başlıca selülozik ve kısmen de
protein (yün v.b.) elyafın boyanmasında ve baskısında
kullanılır.
C)- Kükürt Boyarmaddeleri: Bu gurubun üyeleri
kükürt ihtiva eden karmaşık yapılı organik bileşiklerdir.
Renkleri parlak değildir. Siyah kahverengi, zeytin
yeşili hâki ve lâcivert gibi koyu renkleri iyi ve ucuzdur.
Selülozik elyafın boyanmasına yarar.
D)- Azoik Boyarmaddeleri: Naftal AS boyarmaddeleri
veya inkişaf boyarmaddeleri de denir. Bu boyarmadde
karekterlerinde olmıyan ve suda çözünen bir
diazonyum tuzu ile bir peta-naftol türevinin elyaf üzerinde
reaksiyona sokulmasıyla elde edilir. Bu bileşik
suda çözünmez. Bu boyarmaddeler başlıca: pamuk,
kısmen de asetat ipeği, ipek, naylon ve poliester elyafın
boyanmasına yarar. Yıkanmaya karşı dayanıklıdır.
Renk parlaklığı ve solmazlığı vardır.
E)- Reaktif Boyarmaddeler: Son yıllarda keşfedilmiştir.
Boyama şartlarında selüloz ile kimyasal reaksiyon
verir. Bir çok halde soğuk çözeltide boyama Diğer şekiller boyama ameliyesiyle değil bir basma
işlemiyle yapılırlar. Buna göre reçine ihtiva eden inceltilmiş
boya kumaş üzerine istenilen şekilde yerleştirilir.
Boya, sonra kumaş içine nüfuzuna imkân veren ısı ile ilgili ve
kimyevi bir reaksiyona tabi tutulur. Buna fıxaj denir.
Boyanın kumaş üzerine tatbikinde üç ayrı usul kullanılabilir.
Silindir baskıda boya önce silindire, oradan
kumaşa aktarılır. Blok baskıda da benzer bir yol takip
edilir. Serigraf usulünde boya, geçirgen ve geçirgen
olmayan bölgeler şeklinde desen verilmiş ipek bir ekrandan
geçirilerek kumaşa tatbik edilir.
Evde boyama: Değişik tipteki elyafın boyanmasında
karmaşık teçhizata ve sıkı bir pires kontrolüne ihtiyaç
vardır. Bu yüzden, ancak basit boyama usulleri evde
tatbik edilebilir. Pamuk ve Rayon için direkt boyalar;
yün ve naylon için asid boyalar; Selüloz asetat ve naylon
için ise dispers boyalardır. Bu basit durumlarda bile,
memnuniyet verici olmayan sonuçlarla karşılaşılması
muhtemeldir. Boya imalatçıların talimatlarına tam
uyulmalıdır.
Boyanacak malzeme önce mükemmelen yıkanmalıdır.
Kalacak yağ ve kirler nihaî boyada renk farkına
sebep olabilir. Renkli bir kumaşı başka bir renge boyamak
teşebbüsü çok risklidir. Bu riskin azaltılması ancak
çok açık bir rengi çok koyu bir başka renge boyamakla
mümkündür. Eğer mümkünse, ilk boya münasip kimyevî
maddelerle çıkartılmalı, beyaz kumaş iyice sıkılmalı,
sonra yeni renge boyanmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)