Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Bir soytarının ardından

Bir soytarının ardından

 

 

 

Daniken’in “TANRILARIN ARABALARI” adını ta­şıyan ve bol miktarda reklam edilerek beyinleri bulandıran kitabını duymuşsunuzdur.

Aslen Alman olan Daniken’in İsviçre’de bar işle­tirken yazmış olduğu kitapta, geçmiş çağlara ait önemli sanat eserlerinin, uzaydan gelenler tarafın­dan yapılmış olduğu ileri sürülmektedir. Daniken’in birçok kişiyi yanıltan bu iddiaları, B.B.C. Televizyonuna ait ekipler tarafından yerin­de incelenmiş ve Daniken, daha sonra televizyon­da açık oturum şeklindeki bir toplanüya davet edil­miştir.

Alraştırmayı yürüten muhabir ve arkeologlar, ilk önce, kitaptaki “füze yöneten adam” iddiası üzerinde dur­muşlar ve Daniken’in füze dediği şeyin, o devrin kralına ait arma olduğunu; oksijen tüpü dediği şeyin ise, bir elbiseden ibaret bulundu­ğunu belgelerle ispatlamışlardır.

Bu ispat karşısında, Daniken’in bir çok televizyon seyircisini güldüren cevabı şöyle olmuştur:

  • Siz inanmayın. Elli sene sonra elbette inanan çıkar.

Daniken’in, Büyük Sahra’daki düz ve eski yolların uzaydan gelen füzelerle açıldığı şeklindeki iddiası ise, 80’e yakın arkeolog tarafından incelenmiş ve bun­ların mevsimlere göre güneşin hareke­tini gösteren şeritler olduğu kesinlikle anlaşılmıştır.

Daniken’i çok gülünç duruma düşü­ren bu açıklamalardan sonra, Mısır’ daki piramidlerin yapılışında, Daniken’in dediği gibi hiçbir insa­nüstü kuvvetin rol oynamadığı ve bu durumun daha sonraki piramid- lerin yapılışında açıkça görüldüğü belirtildi. Ayrıca, bugün hâlâ geçerli olan taş yarma ve taşıma usûlleri, yerinde çekilen filimlerle gözler önüne serildi. Daniken bunun üzerine,

 

  • Ben piramidleri uzaydan gelen insanların yaptığını söyleme­dim. Onların bıraktığı eserlerle dedelerimizin yaptığını belirttim,

demiş; ancak duvar resimlerinden o çağın son derece basit olan taş aletleri ve kaldıraç sistemleri gösterilince, kıza­ran yüzünü kameralardan saklamak zorunda kalmıştır.

Daniken’in, Güney Amerikalı Dr. Kabrera’nın müzesinde bulu­nan resimli taşların uzay adamla­rından kaldığını iddia etmesi ve bu uzaylıların kalb nakli bile yaptığını söylemesi üzerine araştırmaya koyulan muhabirler, taşları bu şekilde yontup Kabrera’ya satan taş ustası Bazrola’yı, atölyesinde suç üstü yakalamışlardır. Bazrola, uzay resimlerini taş üzerine para karşı­lığında işlediğini itiraf etmiştir.

B.B.C. televizyonunun bu durumu Daniken’e aktarması üzerine, yazarın verdiği cevap, tam mânâsıyla bir soytarılıktır.

Cevap, aynen şöyledir:

  • Ben okuyucu toplayıp para kazanmak için bu işleri yaptım. Zaten İlmî keşifler, ilk yapıldığı zaman genellikle kabul edilmez.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.