Bilinmezliğin kabul gördüğü bir şehir biliyorum anne O şehir ki annem kimse kimsenin elbisesini giymiyor Benzemiyor annem ne bizim köye ne de kente benzemiyor Ahırlar yok burada ama icabında tezek kokuyor

İstanbul’u Sevmekindir

Bilinmeyenden ürker insan bilinmeyeni kötüler
Öyle yazar tüm psikolojik felsefik kitaplar
Bilinmezliğin kabul gördüğü bir şehir biliyorum anne
O şehir ki annem kimse kimsenin elbisesini giymiyor
Benzemiyor annem ne bizim köye ne de kente benzemiyor
Ahırlar yok burada ama icabında tezek kokuyor
Tarlalara beton dökmüşler ya hep en tazeler ilk geliyor
Ve bir trafik var ki annem, sorma
Dahası taşınında topragınında altın olmadığı belli
İnadına yaşıyorlar burada anne ve inadına geliyorlar
Şehir efsun yapıyor hem kendine hem herkesine
Diyorsun ki ‘ne var orda çileden başka’
İstanbulda İstanbul var anne çileside seviliyor

Hem geliyorum ya bayramda seyranda
Diyorsun ki ‘gözün yolda uzağa bakıyor gözlerin,
İstanbul’u göremezsin dağlar var arada
su mu çıkmış baba ocağında ya da iğneler mi batıyor
kabuğunu beğenmeyen yumurta mı oldun sen
yavrum neden aramızdan hep bir Boğaz geçiyor.’
Gülümsüyorum sana, susuyorum, bazen yanaklarım ıslanıyor
Diyorsun ki ‘hayda Marmara taşıyor’
Ve yine gülümsüyorum sana, diyorum ki içimden
‘benim annem aşkı biliyor’

Torunlarını özlüyorsun biliyorum, bahanende hazır;
Muhallebi kıvamından çeliğe terfi edecekler
İstanbul doğumlu torunların memleketlerini bilip sevecekler.
Onlar memleketlerini özlüyor senin memleket dediğin yerde
Ah güzel annem, Kırkpınar ağaları artık spor salonlarından çıkıyor.

Biraz buruk telefon açmıştın hani
Demiştin ki ‘gönderiyorum oğlanı, bana habire martılar beni unutur mu diye soruyor
sana direnmek kolayda torun sevgisi başka, bu yaşta bu çocuk aşkı ne biliyor’
Torunun açtığı yaraya tuz olmayayım diye, sustum.
Babam yetişmiş imdadına, duydum, demiş ya
‘cennetlik olduğu kesin, peygamber görmemiş komutanın şehri
Yaradan’ın yâd ellerde kalmasına kıyamadığı mekan
ölümden azat canlar; evliyalar erenler hatta bir de nebisi var
Boşver hanım anlama. Sen bir gılman sevdin bende bir huri
Bizimkiler cenneti topyekün seviyor ‘

İstanbul bu annem, her gelenle arasında bir köprü kuruyor
İstanbullaşıyor herkes annem, herkes İstanbul oluyor
Zahir olan o ki Anadolu Avrupa köprüyle bağlanıyor
Zahir olan o ki burada tarih geleceğe karışıyor
Sana bir sır vereyim mi annem?
İnsan bazen o köprülerden kendi içine de geçiyor.

Ve sorma artık, sorgulama
Burada imanın şartı yedi
Yedincisi; İstanbul’u sevmek
Vallahi herkes iman ediyor.