Beş Vakit Namaz Rekâtlarının Artırılması:

Peygamberimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettikten bir ay sonra, Namaz rekâtlarında değişiklik yapıldı (55).

Hz. Âişe bu hususta şu bilgiyi’ verir: «Yüce Allâh, Namazı farz kıldığı zaman, seferde de, hazerde de (Gündüzün Vitri olan) Akşam Namazından başkasını (ki o, 3 rekât olarak farz kılınmıştır) ikişer rekât olarak farz kılmıştı.

(Hicretten) sonra, sefer Namazları oldukları gibi bırakıldı da, hazer Namazlarına ikişer rekât eklendi (56).

Eshâb-ı Kirâmm âlimlerinden Abdullâh b. Abbas da, şöyle der :

«Muhakkak ki, Yüce Allâh, Peygamberimiz Aleyhisselâmm dili ile Namazı hazerde dört, seferde iki, düşman korkusu hâlinde bir rekât olarak farz kıldı.» (57).

«Resûlullâh, Mekke’den Medine’ye giderken, Rabbülâlemiyn’den başkasından bir korkusu olmadığı hâlde, Namazı, iki rekât kılmıştır.»

«Biz Resûlullâh üe birlikte Mekke – Medine arasında yaptığımız seferde, şânı yüce Allâh’dan başkasından bir korkumuz olmadığı hâlde, Namazı iki rekât kılmışızdır.» (58).

Alim Eshâb-ı Kiramdan Abdullâh b. Ömer’e, bir gün, Ümeyye b. Abdullâh sormuştu: «Ey Abdurrahman’ın babası! Biz, Kur’ân’da Havf Namazını da, Hazerde kılınacak Namazı da, bulduk.

Fakat, seferde kılınacak Namazı bulamadık?»

O da: «Ey kardeşim! Şüphe yok ki, şânı yüce olan Allâh, Muham-med Aleyhisselâmı bize Peygamber gönderdi.

Biz, ancak, Onun işlediğini gördüğümüz şeyi işlemekten başka bir şey bilmeyiz!» dedi (59).

Yine Abdullâh b. Ömer: «Ben, Resûlullâh’la, Ebû Bekir’le ve Ömer’le sefer Namazını hep iki rekât olarak kıldım!» demiş (60), Resûlullâh’m,

Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın yolculuk esnasında öğle ve ikindi Namazlarının farzlarını hep ikişer rekât kıldıklarım bildirmiştir (61). Abdullâh b. Mes’ud da, böyle söylemiştir (62).

İkinci halife Hz. Ömer bu konuda kesin olarak şöyle der : «Muhammed Aleyhisselâm’m dilinden söylerim ki: tam ve kısıtsız olarak, sefer namazı, iki rekâttır.

Kurban Bayramı Namazı, iki rekâttır.

Fıtr Bayram Namazı, iki rekâttır.

Cuma Namazı, iki rekâttır!» (63).

49) ‘Buhârî – Sahih, c. 1, s. 184, 192, Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 100-104, ibn-i Esîr-Üsdülga-be, c. 5, s. 346-347.

(50) Buhârî • Sahih, c. 2, s. 54.

(51) Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 289, 290, Ef)0 Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 288.

(52) Tirmizî – Sünen, c. 2, s. 294, Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 292.

15^) ©uhârî – Sahih, c. 2, s. 54, Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 288.

(54) Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 300.

(55) Belâzürî – Ensab, c. 1, s. 271, 117, Fütûh, c. 1, s. 5, Taberî – Tarih, c. 2, s. 258, Ibn-i Esîr – Elkâmii, c. 2. s. 52,

(56) İbn-i İshak, Ibn-i Hişam – Sîre, c. 1-2, s. 243, MâNk-Muvattâ, c. 1, s. 24, Buhârî – Sahih, c. 1, s. 93, Müslim – Sahih, c. 2, s. 143, Ebû Dâvûd – Sünen, c. 1, s. 274, Dâre-mî – Sünen, c. 1, s. 355, Ahmed b. Hanbel • Müsned, c. 6, s. 241, 265.

(57) Ahmed b. Hanbel – Müsned, 3332 nci Hadîs, Nesaî – Sünen, c. 3, s. 118, 119, lbn-1 Mâce – Sünen, c. 1, s. 339, Müslim – Sahih, c. 2, s. 143.

(58) Nesaî – Sünen, c. 3, s. 117-118.

(59) Mâlik – Muvatta, c. 1, s. 124, Nesaî – Sünen, c. 3, s. 117.

(60) Nesaî – Sünen, c. 3, s. 118.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*