Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!
Anasayfa » Başlıca Gün Tarihi

Başlıca Gün Tarihi

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Başlıca Gün Tarihisaatler-1-saat-geri-alindi-3-7855674_x_1089_o

Hicrî takvim, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicreti başlangıç kabul edilerek tertib olunan tarihtir. Ayın hareketi esas tutulduğu için ،hicrî-i kamerî’ denildiği gibi ،sene-i kameriyye’ de denilir.
Milâdî ve Rûmî tarihler gibi on ild ay esasına dayanan Hicrî sene Muharrem ayı ile başlar ve Zilhicce ile sona erer. Hicrî ayların isimleri şunlardır: Muharrem, Safer, Re- bîulevvel, Rebîulâhir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Re- ceb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce.
Önceleri Araplar, Kâbe-i Muazzama’nın inşası, Amr ibn-i Rebia’nın riyaseti, Fil Senesi vb. büyük hadiseleri târih başlangıcı itibar etmişlerdi. Hicretten sonra seneler, birer unvan ile anılmaya başlandı. Mesela birinci seneye Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere’ye hicrete izin çıktığı için ‘İzin Senesi’ ve ikinci seneye, cihat emri verildiği için ‘Emir Senesi’ hicretin onuncu senesine de ‘Vedâ Senesi’ denilmişti.
Bu durum, Hz. Ömer devrine kadar devam etti. Hz. Ömer devri, İslâm devletinin kısa bir süre içerisinde sınırlarının genişlediği, resmî muamelelerin, medeni münasebetlerin çoğaldığı, askerî faaliyetlerin geniş çapta yayıldığı, devlet gelirlerinin arttığı bir dönemdir. Bu gelişmelere paralel olarak, bir takvim ihtiyacı ortaya çıkmıştı.
Hz. Ömer, ashabın ileri gelenlerini toplayıp takvim meselesini onlarla istişare etmiştir. Bu istişarede bazı yabancı takvimlerin kabulünü teklif edenler olmuş ise de bu teklifler ilgi görmemiştir.
Sahabe, İslâm tarihine başlangıç tayin ederken dört alternatif üzerinde durmuştur: Bunlar: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) doğumu, bi’seti, hicreti ve vefatıdır. Alternatiflerin her birinin başlangıç olarak kabul edilmesi mümkün iken sahabiler, hicreti tarih başlangıcı kabul etmişlerdir. Zira Resûlullah’ın velâdet ve bi’set vaktinin kesin olarak tayini ihtilaftan hali değildi. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) vefat zamanını tarih başlangıcı kabul etmeyi ise verdiği hüzünden dolayı, yani insan psikolojisi açısından uygun görmediler. Sonuçta ashâb, hicreti İslâm tarihinin başlangıcı olarak kabul etti.
Oruç ayı olan Ramazan ayının ne zaman başlayıp biteceği; hac ibadeti için şart olan Zilhicce ayının tesbiti; bayramların tayini; “eyyamı bîyd” denilen her ayın 13, 14 ve 15. günlerinin tesbiti gibi ibadetler Hicrî takvime göre hesaplanmaktadır. Ayrıca Kur’an-ı Kerîm’de, zamanlar hicrî takvime göre ifade edilmiştir.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.