Yazar Arşivi: Birlik Tel Çit

Hazret-i Peygamberin Emsalsiz Başarıları

195- Hazret-i Peygamber Efendimiz, sahip olduğu yüksek vasıf ve tecelliler sayesinde yayılmasına muvaffak olduğu yüksek ve İlâhi din doğrultusunda hedef edindiği pek mukaddes gayeye erdi. Dünya tarihinde hiç kimseye nasib olmayan pek büyük başarılara kavuştu. Evet… O yüce peygamber, Hak Teâlâ’nın kitabını, beşeriyete maddi ve manevi mutluluk yollarmı gösteren Kur’an-ı Kerim’i, o ebedi mucizeyi bütün insanlara tebliğ etti. Bütün hükümleri ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Pek Nezih Zühd ve Takvası

194- Peygamber Efendimiz, daima ibadetle meşgul olur, Allah’ın rızası için ümmetinin hidayet ve mutluluğuna çalışırdı. Hatta geceleri o kadar namaz kılardı ki, çokça ayakta durmaktan mübarek ayakları şişerdi. “Ya Resüllullah! Neden kendine bu kadar eziyet veriyorsun? Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamış değil mi?” diyenlere: “Ben Rabbımın çok şükreden kulu olmayayım mı?” diye cevab verirdi. Peygamber Efendimiz, dünyada bulundukça ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Yüksek Tevazuu

193- Peygamber Efendimiz, yaratıkların en şereflisidir. O kadar yüksek mertebesiyle beraber pek ziyade mütevazi idi. Fakirleri ve zayıfları daima okşar, misafirlerinin altlarına kendi mübarek elbiselerini döşeyecek kadar ikramda bulunurdu. Bir meclise girince, nerede boş yer bulursa orada oturmak ister, bulunduğu meclislerde elbisesini toplu tutup etrafa yaymazdı. Bununla beraber bulunduğu meclislerde herkesden çok vakarını korurdu. Söze gerek görmedikçe susardı. Gülmek gerekince, ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Güzel Geçinmesi

192- Peygamber Efendimiz, insanlarla geçinme hususunda da insanların en iyisi idi. Herkesle güzel görüşür, daima güleryüzlü bulunurdu. Sohbet esnasmda kimsenin sözünü kesmezdi. Ancak yersiz bir söz olması hali müstesna. Her kavmin büyüklerine dima ikram eder, onları kendi kabilelerinin reisliğine tayin buyururdu. Yapılan davetlere icabet eder, verilen hediyeleri kabul buyurur, karşılığında da hediyeler verirdi, dine aykırı olmayan işlerde insanlara aykırı davranışta ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Şefkat ve Merhameti

191- Peygamber Efendimiz, ümmeti hakkında son derece şefkatli ve merhametli idi. Ümmeti hakkında daima kolaylık tarafını seçerdi. Namazda iken bir çocuğun ağladığını işitse, ona acıyarak namazını hafifçe kılar, çocuğun sesini durdurmak isterdi. Hele hakdan kaçınanların hallerine pek acı duyar iyi hale kavuşmalarına dua ederdi. O büyük peygamberin, o kutsal varlığını merhameti yalnız insanlara değil, hayvanlara, ağaçlara, ekinlere de şamil idi. ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Emsalsiz Vefası

190- Peygamber Efendimiz son derece vefakâr idi. Ashabını, akrabasını, ehl-i beytine bağlı olanları unutmaz, daima onları arar ve sorar, gönüllerini hoş tutardı. Bir defa Habeş Hükümdarı Necaşi tarafından Hazret-i Peygamberin huzuruna elçiler gelmişti. Bunlara doğrudan doğruya kendisi hizmet etti. Ashabdan bazıları: “Ya Resûlallah! Biz hizmete yetişiriz,” dediler. Şu cevabı verdi: “Bunlar, Habeşistana hicret etmiş olan ashabıma yer göstermişler ve ikram ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Yüksek Hayası

189- Peygamber Efendimiz, gerek yaratılış ve gerek dini haya bakımından da bütün insanların üstünde idi. Kedisinde bulunan hayanın kemalinden dolayı hiç kimsenin sözünü kesmez, yüzüne uzun boylu bakmazdı. Utanılacak veya çirkin görülecek şeyleri açıkça söylemeyip kapalı bir şekilde anlatırdı. Hoşuna gitmeyen 568 BÜYÜK İSLÂM İLMİHALİ bir sözün bir kimseden çıktığını işitince: “Falan kimse, neden böyle yaptı,” demezdi; “bazı kimseler neden ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Yumuşak Huyu, Bağışlaması ve Keremi

188- Peygamber Efnedimiz son derece yumuşak huylu, bağışlayıcı ve mükrim idi. Öfkelenecek yerlerde sükûnetini korur, mübarek hayatma kasdedenleri bile bağışlardı. Uhud savaşında mübarek bir kişi şehid edilmiş, lâtif çehresi kanlar içinde kalmış olduğu halde, yine düşmanlarına bedduada bulunmamış: “Ya Rabbi! Kavmine hidayet et; çünkü onlar bilmiyorlar,” diye yalvarmıştı. — Niçin bunların aleyhine dua etmiyorsun? diyenlere de: “Ben lânetleyici olarak gönderilmedim; ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Eşsiz Cesareti

87- Peygamber Efendimiz, son derece yüksek bir cesarete, kuvvet ve kahramanlığa sahib idi. Birçok savaşlarda nice zırh giymiş kahramanlar kaçmaya mecbur kaldıklarını gördükleri halde o sebat etmiştir. Uhud ve Huneyn savaşlarında gösterdiği metinlik ve cesaret, her türlü düşüncenin üstündedir. Bir gece Medine dışından korkunç bir gürültü işitilmişti. Düşmün tarafından bir baskın olduğu sanılmıştı. Herkesten önce Hazreti Peygamber kılıcını kuşanarak gürültü ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peyamberin Çok Büyük Cömertliği

186- Peygamber Efendimiz, son derece cömert ve mükrim idi. Hiç bir dilenciye “Yok” diyerek cevab vermezdi. Eğer yanlarında verilecek bir şey bulunmazsa, ya ashabından ödünç alarak verir yahut yarın gel, gibi bir şey söylerdi. Huneyn savaşında ganimet mallarından bir vadide toplanmış olan devleer 10. Kitap: PEYGAMBERLERİN SİYERİ 567 için, Safvan İbni Umeyye: “Ne iyi develer!” demekle, peygamber Efendimiz: “Öyle ise, ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Üstün Nezafeti

185- Peygamber Efendimiz nezafete ve temizliğe çok önem verirdi. Onun beden bakımından temizliği çok üstün olduğu gibi, hal ve gidişat bakımından da nezafetleri her türlü düşüncenin üstündeydi. Öyle ki, bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Nezafete fazlasıyla önem veriniz. Allah İslâm dinini nezafet üzerine bina etmiştir. Cennete ancak nezafeti olanlar girecektir.” Mübarek vücudlarının çok güzel bir rayihası vardı. Bu hoş, rayiha, ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Pek Yüksek İlim ve İrfanı

184- Hazret-i Peygamber, Yüce Allah’ın vahy ve ilhamı ile pek büyük gerçeklere ve ilme ulaşmıştı. Hiç kimse ilim ve irfan bakımından onun derecesine yetişmemiştir, yetişemez de… Semavi kitablardaki şeriatların hükümlerine, geçmiş ümmetlerin tarihine, her kavmin siyaset ve idare hallerine, harb fenlerine ve daha birçok yüksek ilimlere sahib bulunuyordu. Meydana getirdiği dini müessesenin büyüklüğü buna şahiddir. Kendisi hiç bir medrese ve ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin mübarek Ahlâkı

183- Hazret-i Peygamberin ahlâkı, tamamen Kur’an-ı Kerim’e uygundu. 566 BÜYÜK İSLÂM İLMİHALİ Kur’an-ı Kerim’in gösterdiği güzel huyların hepsini kendisinde toplamıştı. Onun kadar güzel ahlâka sahib bir kimse görülmemiştir. Onun içindir ki, hakkında Kur’an ayeti ile: “Şüphe yok ki sen, pek büyük ahlâk üzere yaratılmış bulunuyorsun,” buyurulmuştur. Bir hadis-i şerifde de buyurmuştur: ” Ben, ahlâk güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.” Gerçekten Peygamber ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Fesahat ve Belâgatı

182- Hazret-i Peygamber Efendimiz yaratılışça pek fasih (açık ifadeli) idi. Yüksek maksatlarını açıkça ve parlak bir şekilde söylerdi. Huzurlarına gelen elçilerin konuşmalarına pek açık bir şekilde karşılık verirdi. Onun mübarek sözleri arasında birçok manaları toplayan öyle yüksek parçalar vardır ki, onlar “Ce- vami’ül-Kelim” denir. Yine onun mübarek sözleri arasında öyle güzel ve hikmet dolu parçalar vardır ki, bunlara “Bedayi’ül-Hikem” denilir. ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Pek Yüksek Akıl ve Zekâsı

181- Peygamber Efendimizin mübarek akıl ve zekâsı, her türlü düşüncenin üstündedir. Onun pek yüksek aklı ve zekâsı yanında, en büyük dahilerin ve en parlak fikir adamlarının akıl ve dehaları pek sönük kalırdı. Bu gerçeğe, onun büyük 10. Kitap: PEYGAMBERLERİN SİYERİ 565 hayatı pek güzel şahiddir. Arab Yarımadası’nın peygamberlik döneminden önceki durumu ile, peygamberlik döneminden sonraki durumunu düşünmek yeterlidir. Yüce Allah’ın ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Şekil Güzelliği

180- Hazret-i Peygamber bütün yaratılışların en güzeli idi. Azalarının hepsi birbirine uygundu. Kıyafetinde aşırılık yoktu, yakışıklı idi. Mübarek vücudu güçlü ve kuvvetli idi. Ne zayıf, ne de semizdi; orta halde idi, etleri sıkıca idi. Nurlu cildi ipekten yumuşaktı. Lâtif cisminin kokusu çok hoş idi. Okşadığı şeylerden günlerce güzel kokular alınırdı. Pak vücudu beyazdı, nurlu idi. Bu beyazlık içinde hoş bir ...

Devamını Oku »

Hazret-i Peygamberin Asaleti

179- Bilindiği gibi, Peygamber Efendimiz Kureyş kabilesinden ve Haşim ailesinden gelmiştir. Kureyşliler ise, Hazret-i İsmail’in soyundan bulundukları için pek büyük bir asalet ve şerefe sahib idiler. Bununla beraber, öteden beri en kutsal bir mabed olan Kâbe’nin hizmet ve idare işlerini yürütüyorlardı. Daima başkanlık görevinde bulunmuşlardır. İşte Peygamber Efendimiz böyle şerefli bir kavme ve seçkin bir aileye bağlı idi. Bu bağlılık ...

Devamını Oku »

Peygamberimizde Görülen Olgunluk ve Güzellikler

178- Bilindiği gibi, insanlara ait olgunluk halleri başlıca iki kısımdır. Bir kısmı (İnsanın iradesine bağlı olmayıp insanın doğuştan sahib olduğu kemallerdir! Asalet, güzel biçim, akıl ve zekâ üstünlükleri gibi… Diğer kısmı da, insanların tamamen istekleri ve çalışıp kazanmaları ile elde edilen kemallerdir. İlim ve irfan sahibi olmak, doğruluk, emanet, tevazu, zühd ve takva gibi güzel huylar edinmek bu kısımdandır. Bu ...

Devamını Oku »

Peygamber Efendimizin Göçmelerinden Doğan Üzüntüler

175- Hazret-i Peygamberin ahirete göçmeleri, ashab-ı kiram arasında pek büyük üzüntüler uyandırdı. O büyük Peygamberin ehl-i beyti ağlayıp sızlamaya başlamıştı. Hazreti Fatıme: “Ah babacığım!..” diye ağlıyordu. Hazret-i Aişe validemiz de, Peygamber Efendimizin yüksek ahlâkını ve büyük olgunluklarım anarak: “Eyvah! Şanı yüce o peygambere ki, dünyayı asla önemsemedi, ümmetinin günahlarını düşünerek bir gece olsun, döşeğinde rahat uyumadı. Müşriklerin her türlü eziyetlerine ...

Devamını Oku »

Peygamber Efendimizin Ahirete Göç Etmeleri

171- Peygamber Efendimiz, Veda haccından sonra ahiret hazırlıklarına başlamıştı. Hicretin on birinci yılı Sefer aymm son günlerinde şiddetli bir baş ağrısı ile ateşli bir hastalığa tutuldu. Hastalığı ağırdı; buna rağmen Mescid-i Saadete çıkıp bir hutbe okudu. Ashabı kirama çok yüksek bir ifade ile hitab etti, onlara yüksek bir adalet ve fazilet ve bir hakseverlik dersi vermek için şöyle buyurdu: “Ey ...

Devamını Oku »