Yazar Arşivi: yalcintas otomotiv

yalcintas otomotiv

EV HAYVANLARI

İnsanların evde hayvan besleme alışkanlığı, yabanıl hayvanlardan bazılarını evcilleştirdikleri tarihöncesi çağlara kadar uzanır (bak. E v c il H a y v a n la r ). Çünkü insan daha o çağlarda bile etinden, çeşitli ürünlerinden ya da gücünden yararlanmak amacıyla çeşitli hayvanları evcilleştirirken, kendisine kolayca ahşan bazı hayvanlara karşı özel bir yakınlık duymuştur. Böylece, başlangıçta yarar üstüne kurulan insan-hayvan ...

Devamını Oku »

EVEREST DAĞI

Himalayalar olarak bilinen büyük sıradağların doğu ucunda, Nepal ile Tibet arasındaki sınırda yükselir. Everest Dağı Avrupalılar’ca keşfedilmiş ve yüksekliği ilk kez 1852’de ölçülmüştür. O tarihlerde, Hindistan’ın kuzeyinde harita çalışması yapan Ingiliz topograflar kuzeyde, çok uzaklarda karlı bir doruk gördüler. Trigonometrik yöntemlerle bu dağın yüksekliğini ölçtüler ve 8.848 metre ile bilinen en yüksek dağ olduğunu keşfettiler. Everest adını, o yıllarda Hindistan’ın ...

Devamını Oku »

EVCİL HAYVANLAR

Doğada besinini ve barınağını kendisi bularak, düşmanlarına karşı kendini savunarak yaşamını ve soyunu sürdüren yabanıl hayvanların bir bölümü insan eliyle evcilleştirilmiştir. Bu hayvanların, doğal çevrelerinde özgür ve yabanıl yaşarken tutsak edilerek insan eliyle bakılıp beslenmeye ve insanla birlikte yaşamaya alıştırılması evcilleştirmenin yalnızca ilk aşamasıdır. Oysa bu uzun sürecin asıl amacı, yabanıl hayvanları yeni koşullara uyarlayarak insana daha yararlı, örneğin et, ...

Devamını Oku »

ET

ET, genellikle sığır, koyun, kuzu, domuz ve kümes hayvanları gibi çeşitli evcil hayvanlar- dan ve balıktan elde edilen değerli bir besin- dir. Fransa’da at eti, Türkiye, Yunanistan ve Jamaika gibi başka bazı ülkelerde keçi eti de yenir. Çin’de köpek eti yemek çok yaygındır. Bazı ülkelerde ise gelenekler ve din bir ya da birkaç çeşit etin yenmesini yasaklar. Hindis- tan’da Hindu ...

Devamını Oku »

EŞEK

EŞEK atın çok yakın akrabasıdır, ama ilk bakışta attan kolayca ayırt edilebilir. Gövde yapısı ata oranla daha küçük, omuz yüksekliği daha az. kulakları daha uzun, yelesi daha kısa ve dik tüylü, kuyruğunun da yalnız ucu püsküllüdür. Üstelik ne at kadar hızlı koşabilir. ne de yürüyüşü atınki kadar zariftir. Anırması da atın kişnemesi kadar kulağa hoş gelmez. Buna karşılık çok güçlü ...

Devamını Oku »

ERZİNCAN

ERZİNCAN ili. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Karadeniz ve iç Anadolu bölgelerine komşu olan kuzeybatı köşesinde yer alır. Dağların kuşattığı Erzincan ilinin kuzey kesimindeki bazı toprakları Karadeniz Bölgesi’nin sınırlarina taşar. Çok eski bir yerleşme alanı olan Erzincan ili, T ürkiye’nin birinci derece deprem kuşaklarından birinin üstündedir. Eski kaynakların incelenmesi sonucunda, Erzincan kentinin son 1.000 yıl içinde depremlerle 11 kez tümüyle yıkıldığı anlaşılmıştır. ...

Devamını Oku »

ENZİM

Bütün canlılarınki gibi insan vücudu da binlerce kimyasal maddeden oluşur. Bu maddelerden bazıları, örneğin tırnakların, saçların ve kılların yapısındaki maddeler ölüdür ve vücuttaki hiçbir etkinlikte rol almaz. Oysa öbür maddelerin hemen hepsi sürekli değişiklik geçirir, insan soluk alırken, hareket ederken, yemek yerken, büyürken ve vücuttaki hücreler ile dokular yenilenirken bu kimyasal maddeler her saniye parçalanıp yeniden oluşur. Canlılardaki kimyasal tepkimelerin ...

Devamını Oku »

ENVER PAŞA

ENVER PAŞA م(229 ( ل881- ل Talat Paşa ve Cemal Paşa ile birlikte II. Meşrutiyet döneminde (1908-18) Osmanlı Devleti’nin siyasal ve askeri yaşamında etkili olmuştur (bak. Cemal Pa şaT ؛alat Paşa). İstanbul’da doğan Enver Paşa askeri okullarda öğrenim gördü. 1902’de kurmay yüzbaşı rütbesiyle orduya katıldı. Görev yeri olan Selanik’te o sırada gizli durumdaki İttihat ve Terakki Cemiyeti’ ne girdi. Bölgedeki birçok ...

Devamını Oku »

ENLEM VE BOYLAM

Yeryüzündeki bir noktanın konumu o noktanın enlemi ve boylamıyla tanımlanır. Enlemleri ve boylamları belirtmek için, haritaların ve yerküre modellerinin üzerine gerçekte var olmayan birtakım daireler çizilmiştir. Ekvatora paralel olarak geçtiği düşünülen sanal çemberlerden her birine paralel ya da enlem dairesi denir. 360 dereceye bölünmüş ekvator dairesinin derecelerinden her birini kuzey ve güney kutup noktalarıyla birleştirdiği düşünülen daire yaylarına da meridyen ...

Devamını Oku »

ENGİZİSYON

ENGİZİSYON, ortaçağda Katolik Kilisesi’n- ce kurulan özel soruşturma mahkemelerine verilen addır. Latince soruşturma anlamına gelen inquiro sözcüğünden türetilmiştir. Bu mahkemeler düşünce ve inançları kilisece yanlış ya da tehlikeli bulunan kişiler ile simyacı, büyücü ya da cadı olarak nitelendirilen kimseleri sorgular ve cezalandırırdı. B irçok ülkede kurulmuş olan Engizisyon mahkemelerinin en ünlüleri Ortaçağ Engizisyonu, İspanyol Engizisyonu ve Roma Engizisyo- nu’dur. Ortaçağ ...

Devamını Oku »

ENGİNAR.

Akdeniz çevresindeki ılıman bölgelerin ve Türkiye’nin yerli bitkisi olan enginar (Cynara scolymus) çok lezzetli ve sevilen bir sebzedir. Günümüzde, öbür Avrupa ülkeleri ve A B D başta olmak üzere, iklim ve toprak koşullarının elverişli olduğu birçok yerde yetiştirilir. Sert ve dik gövdesinin yüksekliği 1 metreyi bulan enginar, ayçiçeği ve devedikeni gibi bileşikgiller (Compositae) familyasındandır. Bu yüzden, bol tüylü ve iri parçalı ...

Devamını Oku »

ENGEREK

Engerekler Avrupa, Asya ve A frika’nın (Eskidünya’nın) en zehirli yılanlarıdır. Aynı familyadan (Viperidae) akrabaları olan ve Yenidünya’da yaşayan çıngıraklı yılanlar gibi engereklerin de üstçenelerinde iki zehir dişi bulunur (bak. ÇINGIRAKLI Yilan). Oynak üstçene kemiğine bağlı olan bu iri dişler normal olarak geriye doğru yatıktır. Ama yılan avına saldırdığı zaman zehir dişlerini dikleştirir ve ısırarak açtığı yaradan zehri avının vücuduna akıtır. Bazı ...

Devamını Oku »

ENGELS, Friedrich

ENGELS, Friedrich (1820-1895). Alman düşünür Friedrich Engels, Karl Marx ile birlikte bilimsel sosyalist hareketin yaratıcıların- dandır.Engels, bugün Almanya Federal Cumhuri- yeti’nin sınırları içinde kalan W uppertal’in Barmen kentinde doğdu. Babası zengin bir pamuklu dokuma fabrikatörüydü. Elberfeld Lisesi’nde okurken babasının isteği üzerine okulu bıraktı. Ticareti öğrenmesi için Bremen’de bir şirkette çalışmaya gönderildi. Daha sonra Prusya ordusunda askerlik yaptı. Bu amaçla gittiği ...

Devamını Oku »

ENFLASYON

ENFLASYON paranın değerinin düşmesi demektir. Bu durumda örneğin, geçen yıl satın almış olduğumuz belirli mallan bu yıl satın almak için daha çok paraya gereksinim duyarız. Malların fiyatları, onlann para cinsinden değeridir (bak. Para). Enflasyonda fiyatlar hızla yükselir ve paranın değeri düşer. Enflasyonun nedenleri ile ilgili olarak değişik kuramlar vardır. “ Talep Enflasyonu” kuramı talebin piyasaya sürülen mallardan (arz)daha fazla olması ...

Devamını Oku »

ENERJİ

Günlük konuşma dilinde, çok iş yapan ve her an iş yapmaya hazır olan kişilere “ enerjik” deriz. Fizik ve mühendislik bilim lerinde de “ enerji” ile “ iş” arasında benzer bir ilişki vardır. Çünkü bir işin yapılabilmesi için mutlaka enerji gereklidir. Enerji, bir yakıtın kimyasal enerjisinden bir pilin ya da başka bir elektrik kaynağının sağladığı elektrik enerjisine kadar çok değişik ...

Devamını Oku »

ENDERUN

Osmanlı sarayında dış bölüm Bi- run ile Harem arasındaki bölümdür. Bu bölüm aynı zamanda çeşitli saray ve devlet görevleri için eleman yetiştiren bir okuldu. Enderun’da görevli kişilerin tümüne de “ Enderun Halkı” denirdi. Osmanlı sarayında Enderun bölümünün ortaya çıkışı II. Murad dönemine (1421-51) rastlar. O döneme kadar sarayın bütün hizmetleri bir arada görülürken II. Murad iç hizmetleri ayırarak yeni bir ...

Devamını Oku »

EMEVİLER

EMEVİLER (661-750), Dört Halife döneminden (632-661) sonra İslam devletine egemen olan Arap hanedanıdır. Kurucusu Muaviye M ekke’deki Kureyş kabilesine bağlı Ümeyye ailesinden olduğu için hanedan Beni Ümeyye olarak da anılır. Zenginliği ile tanınan ailenin üyeleri Dört Halife döneminde önemli görevlere getirilmişlerdi. Muaviye de Hz. Omer döneminde 641’de Şam valisi olmuştu. Suriye’yi tümüyle denetimi altına almış, kendisine bağlı bir ordu kurmuş, yöneticilikte ...

Devamını Oku »

EMEKLİLİK

Her ülkede, bir insan yaşamında belli yaşlar arasında kalan saptanmış bir çalışma süresi vardır. Özellikle işçi ya da memur gibi ücret karşılığı çalışan kişi bu süreyi doldurduğunda dilerse artık çalışmaz ve işini bırakabilir. Başka türlü söylersek, çalışmadan ücret alma hakkına sahip olur. Böyle bir durumda, daha önce çalışırken bağlı olduğu sosyal güvenlik kuruluşunca kendisine aylık bağlanır. Bu durumdaki kişiye emekli, ...

Devamını Oku »

ELIZABETH I

ELIZABETH I (1533-1603). I. Elizabeth V III. Henry ile ikinci karısı Anne Boleyn’in tek çocuğuydu. Bu doğum tahtın vârisi olacak bir erkek çocuk bekleyen babasının hoşuna gitmedi. Elizabeth’in, babasının daha önceki evliliğinden olma yaşça kendinden büyük, M ary adında üvey bir de kız kardeşi vardı. Elizabeth’in annesi, o henüz iki yaşındayken idam edildi. Ardından babası yeniden evlendi ve 1537’de bir ...

Devamını Oku »

ELYAZMASI

15. yüzyılda baskı makinesinin bulunmasından önce bütün kitaplar ve okunacak metinler elle yazılırdı. Bu tür kitap ve metinlere elyazması denir. Elyazmacılığı zamanla başlı başına bir uğraş, bir sanat durumuna gelmiştir. insanlar yazılarını önceleri taş, kil tablet, metal ve ağaç levhalar, hayvan kemikleri, bitkisel yapraklar gibi çeşitli maddelerin üstüne kabartma ya da kazıma tekniğini kullanarak yazıyorlardı. IO 3000’lerde Mısır’da papirüsün kullanılmaya ...

Devamını Oku »
bool(false)