Anasayfa » Yazar Arşivi: Umut Akpınar

Yazar Arşivi: Umut Akpınar

İŞİİ

(l) İŞİİ (Kikujiro, — vikontu), japon devlet adamı (Çiba 1866 – Tokyo 1945). Was- hington’a olağanüstü büyükelçi olarak gitti (eylül 1917), A.B.D. dışişleri bakanı Lan- sing ile, Japonya’nın Çin’deki çıkarlarını tanıyan bir antlaşma imzaladı (2 kasım). 1927’de siyasî hayattan çekildi,

Devamını Oku »

İSiRASi

(Tanzan), japon siyaset adamı Tbkyo 1884-1973). Yoşida kabinesinde maliye bakanı oldu (1946-1947), A.B.D.’nin muhalefeti yüzünden çekilmek zorunda kaldı. Hatoyama’nın iki kabinesinde de ticaret ve sanayi bakanlığı yaptı (1955-1956). Başbakan olunca (aralık 1956) Çin’e yaklaşmağa çalıştı; ama 1957’de, sağlığının bozulması üzerine istifa etti,

Devamını Oku »

İŞHAT veya İŞHAD

i. (ar. şehâdet’ten iş had). Esk. Tanık gösterme, tanık tutma. || örnek olarak gösterme: Tarihi lehinizde işhad için beyhude it’ab etmeyiniz azizim (P. Safa). || tşhad etmek (veya eylemek), tanık diye göstermek, tanık tutmak: Ki- tab-ullahı işhad eyledim -gördün ya- davama (M. Â. Er soy),

Devamını Oku »

İŞGÜZAR

blş. sıf. (türk. iş ve fars. güzâr, yapan’dan, işgüz.âr). Becerikli, iş beceren, iyi iş yapan: Kendisini hangi medenî hal altında gösterirse göstersin bu vefalı ve işgüzar ve ahlâk prensiplerine son derece bağlı ruh … (A.H. Tanpmar). || Hiç gerekmediği halde, kendini göstermek ve etrafa yaranmak için işe karışan. ♦ İşgüzarlık blş. i. Mec. İşgüzarca iş yapma: Bu işgüzarlıklar, bu yaranmalar ...

Devamını Oku »

İŞGÜDER

blş. i. Biçilik işlerinde, elçiye yardım eden ve elçinin bulunmadığı zamanlarda, elçilik görevini yükümlenen kimse. Esk. MASLAHATGÜZAR. (M) İŞGÜNÜ blş. i. Tatil günleri dışında kalan günlerin her biri,

Devamını Oku »

İŞGÜCÜ

al eden, ele geçiren, (m ) İŞGÜCÜ blş. i. İkt. Bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan, diğer bir deyimle İktisadî faaliyete katılan bölümü; genellikle 14 yaşından büyük ve 65 yaşını aşmamış olan ve kazanç getiren bir işte çalışanların toplamıdır (faal nüfus da denir). [Bk. a n sİk l.] || İşgücüne iştirak (katılma) oranı, bir ülkede belirli bir anda genel nüfusun ...

Devamını Oku »

İŞGAL

i. (ar. şuğl’den işğâl). Bir yeri ele geçirme: Kendi toprağımızda düşmanla ve düşman işgaliyle ilk defa böyle karşılaştık (Ş. S. Aydemir). || (Bir kimseyi) iş yapmaktan alıkoyma, birinin iş yapmasına engel olma. || Uğraştırma. || İşgal etmek, kuvvet kullanarak bir yerin yönetimine elkoymak: Efendiler, Ethem kuvvetlerini takibeden kıtaatımız 5 Kânunusani 1921 günü Gediz’i işgal ederek, o civarda toplandılar (Atatürk). Uğraştırmak, ...

Devamını Oku »

İŞEME

i. (işemek’ten işe-me). Tıp. idrar çıkarmak eylemi. B.L.A. V I— 36-A — a n sİk l. Normal halde işeme, ağrısız, kolay, tam, günlüktür ve irade ile kontrol e- dilebilir. Sidik torbasındaki idrar 200 ilâ 30Ö sm5’ü bulduğu zamdan işeme ihtiyacı belirir. Normal işeme, üretra büzücüsünün gevşemesi ve sidik torbası kaslarının kasıl- masıyle olur. Gayet nazik olan bu mekanizma, çok karmaşık ...

Devamını Oku »

işçi partisi (TÜRKİYE) [T.İ.P.]

siyasî parti, kuruluşu 12 şubat 1961. 12 Sendikacı tarafından, merkezi İstanbul’da olmak üzere kurulan partinin ilk genel başkanı Avni Eraka- lın oldu; ertesi yıl genel başkanlığa Mehmet Ali Aybar seçildi (şubat 1962). Parti içindeki görüş ayrılıkları yüzünden, genel başkanlığa sırası ile Mehmet Ali Aslan (Kasım 1969), Şaban Yıldız (ocak 1970), Behice Boran (ekim – 1970) geldi. Partinin tüzüğünde genel sekreterlerin, ...

Devamını Oku »

işçi partisi

(f r a n siz), fr. Parti Ouvrier Français, 1879 Marsilya kongresinden doğan siyasî parti. Programı Marx ve En- gels’in işbirliğiyle i. Guesde ve P. Lafar- gue tarafından hazırlandı ve 1800 Le Havre kongresine sunuldu. Bu program, ayrı bir siyaset halinde teşkilâtlanacak proletarya sınıfının devrimci hareketiyle üretim vasıtalarının kamuya mal edilmesini öngörüyordu. Guesde’in aşırı marksizmi birçok hizipleşmeye yolaçtı: bunlardan en ...

Devamını Oku »

işçi partisi

ing. Labour party, İngiliz sosyalist partisi. 1869’dan beri, İngiliz sendikacıları işçi mebusları seçtirmeğe uğraşıyorlar, ama bunlar seçildikten sonra Liberal partiye katılıyorlardı. İşçi meselesiyle aynı derecede etkilenmeyen bir partiye bu şekilde tabi oluş, İskoç sendikacısı James Keir Hardie’yi, bağımsız bir parti teşkilâtlandırma teşebbüsüne yöneltti. Har- die, 1893’te İndependant Labour party’yi kurdu ve sendikaların hepsini ikna etmeğe çalıştı. 1899’da yaptıkları kongrede teşkilâtlanan ...

Devamını Oku »

İŞÇİLİK

i. (isçi’den işçi-lik). İşçi olma, işçi niteliğini taşıma hali: Meğerse, içerde, toprak isçiliği arayana kolcu başılığı veri- yorlarmış… (Kemal Tahir). || işçi emeği, e- mek: Bu kadar isçiliği var, yine de pahalı mı diyorsunuz? || Yapılış niteliği: Malı çok iyi değil ama isçiliğine diyecek yok. || Bir iş yapana, yaptığı iş için verilen ücret: Yalnız sıvasına beş yüz lira işçilik ...

Devamını Oku »

İşçi ayaklanması

1381’de İngiltere’yi karıştıran halk ayaklarması. 1348 – 1349 ve 1361 – 1362’de İngiltere’yi kırıp geçiren veba salgını ülkeyi İktisadî bakımdan tam bir keşmekeş içine atmıştı. Bunun meydana getirdiği sonuçları gidermek için Ed- ward III, 1351’de, emekçilerle ilgili sert bir ferman yayımladı. Wyclif’in sağlam bir doktrin kazandırdığı lollard’ların düşüncelerini ülkeye yayışları da aynı döneme rastlar. John Ball gibi, insanlararası farklılıklara karşı ...

Devamını Oku »

İŞÇİ

i. (işten iş-çi). Bir fabrikada, bir atelyede, bir madende, bir tarım işletmesinde beden gücüyle bir gündelik veya ücret karşılığında çalışan kimse: Fakat sonra işçiler gelecek, perde değişecek (H. Z. U- şaklıgil). || Herhangi bir çalışma alanında ustalık sahibi kimse: İnşaat işçisi. || Argo. Foto. A. Kamacıojjlu, Hürriyet arşivi (MEYDAN) Dalavereci, dolandırıcı, hırsız. || Sıf. İş yapan. || İşçi kadın, evlerdeki ...

Devamını Oku »

İŞCİL

(Şefik İbrahim), türk hekimi (Babaeski 1892-Londıa 1957). Askerî tıbbiyeyi bitirdi (1913). Balkan savaşına katıldı. Gül- hane Askerî hastahanesinde ihtisas yaptı. Erzurum (Hınıs), Şebinkarahisar, Batum ve Bursa’da Ahmetvefikpaşa hastahanelerinde çalıştı. Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme (1944) adlı bir eseri vardır,

Devamını Oku »

İŞCAN

(Haşim), türk idare adamı (Edirne 1898 – İstanbul 1967). Ahmed Cevdet Paşanın oğlu. 1922 Yılında Mülkiye mektebini bitirdi. Edirne Kız öğretmen okulunda, Edirne lisesinde öğretmenlik yaptı. Özel kalem müdürlüğü, kaymakamlık, emniyet genel müdürlüğü ve mülkiye müfettişliği gibi görevlerde bulundu. Cumhuriyetin ilânından sonra, Tekirdağ, Erzurum, Antalya, Bursa, Samsun ve Merkez valilikleri sırasında başarılı çalışmalarıyle tanındı. Valilik yaptığı illerde dört yüzden fazla ...

Devamını Oku »

İŞBU

blş. sıf* (esk. türk. us, işaret sıfatı ve bu’dan uşbu > işbu). Bu veya işte bu i- şaret sıfatlarının yerine resmî belgelerde ve eski yazı dilinde rastlanır: Adı batası ma’- hud Yezid tbni Muaviye, işbu yirmi beş senesinde dünyaya gelmiştir (Cevdet Paşa),

Devamını Oku »

İŞBÖLÜMÜ

blş. i. Bir kişinin yapamayacağı bir işi, iki veya daha fazla kişi arasında bölme. || Herkesin bir iş dalında ustalaşması için işleri ayırma veya herkese yetkili olduğu işi verme: Bu mahrumiyetler dolayısıyla şarkta ne işbölümü, ne ihtisas, ne ferdî şahsiyet vücude gelmedi (Ziya Gökalp). — Huk. Bk. görev. — ansikl. iKt. ışooıumu. iş, DirDirım İZ leyen bir dizi işleme bölünür, ...

Devamını Oku »

İŞ-BOŞET

Saül’ün oğlu. İşbaal (Baal adamı) olan adı, daha sonraki yazarlar tarafından iş-Boşet (utanç adamı) haline sokuldu. Babası ölünce, Davud’u tutan Yuda kabUesi dışında bütün kabileler tarafından krallığa seçildi. Fakat iktidar gerçekte general Abner’in elindeydi. İş-Boşet’i subaylarından ikisi öldürdü. Davud da onları idam ettirdi,

Devamını Oku »

İŞBİRLİKÇİ

blş. i. (iş ve birlik’ten işbirlikçi). Başka kimselerle birlikte çalışan veya hareket eden, işbirliği yapan kimse. — Tar. ikinci Dünya savaşında, alman işgalindeki memleketlerde alman kuvvetleriyle ortaklaşa çalışan nasyonal-sosyalizm taraftarı.

Devamını Oku »