Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Yazar Arşivi: TT Vinç

YAĞIR

t. Esk. Atın omuzları arasında kalan bölge. —2. Yük ve binek hayvanlarının, özellikle de atların sırtında, eyer vurmasından açılan yara. —3. Yörs. Kel: Yağır turnak bulsa başını kaşır (atasözü).

Devamını Oku »

YAĞINMAK

Bir kimseye kötülük edeceğini şurda burda söylemek, bir kimse hakkında atıp tutmak. —2. Bir kimseye dalkavukluk etmek.

Devamını Oku »

YAĞIMSI

Yağa benzeyen, yağı andıran.

Devamını Oku »

YAĞIMCUR

Tahin, pekmez ve yağla yapılan bir tür katık.

Devamını Oku »

YAĞILTI

Koyunun derisinden yünle birlikte çıkan ve yünün üstünde biriken yağlı madde. (Dar anlamda yağıltı, koyunun terlemesi ile çıkan, suda erir doğal tuzlardan oluşur. Bununla birlikte, bu terim günlük dilde asıl yağıltıyı ve bir arada bulunan katı yağın tümünü ifade eder; derideki yağ bezlerince salgılanan bu yağ yün liflerini kaplar; lanolin yapımı için toplanan yün yağı budur.)

Devamını Oku »

YAĞILIK

Düşmanlık, hasımlık

Devamını Oku »

YAĞILAŞMAK

. Bir kimseyle, bir toplulukla düşman olarak karşı karşıya gelmek; savaşa tutuşmak.

Devamını Oku »

Yağıbasan medresesi

Danişmentli- ler’den Nizamettin Yağıbasan’ın Tokat ve Niksar’da yaptırdığı iki medrese. —Tokat’ taki Yağıbasan medresesi ‘Çukur medrese’ olarak da anılır. 1151/1152’de yaptırılan bu medrese, kapalı avlulu Anadolu medreselerinin ilk örneklerinden biri olması açısından önemlidir. Avluyu örtem 14 m çapındaki kubbenin ortası açıktır. Yanlarda küçüklü, büyüklü tonozlu odalar, giriş eyvanının karşısında mescit ve dershane işlevindeki ana eyvan yer alır. —Niksar’ daki Yağıbasan ...

Devamını Oku »

YAĞIBASAN

(Nizamettin), Danişment- liler’in Sivas kolu emiri (öl. Çankırı 1164). Emir Gazi Gümüştigin’in oğlu, Melik Mehmet’in kardeşi. Babasının ölümü üzerine (1134) beyliğin başına geçen ağabeyi Mehmet’in yanında yer aldı; kardeşleri Yağan ve Aynüddevle’ye karşı yaptığı iktidar savaşımında onu destekledi ve Sivas valiliğine atandı (1138). Emir Mehmet, beyliğin merkezi olan Kayseıi’de ölünce (1142), ağabeyinin dul eşiyle evlenerek Sivas’ta emirliğini ilan etti. Ancak, ...

Devamını Oku »

YAĞI

Esk. Düşman, hasım: Od ile su dilsiz yağıdır (atalar sözü, XV. yy.).

Devamını Oku »

YAĞHANE

(yağ ve fars. IjSne’dert, yağtjSne). Yağ. mad. 1. Bitkisel ve hayvansal yağ üretilen yer. —2. Yağlı maddelerin arıtıldığı küçük işletme.

Devamını Oku »

YAĞDONDURAN geçidi

Yukarı Kızılırmak bölümünde, Sivas’ı Kangal’a bağlayan karayolunun Tecer dağlarını aşmak için izlediği geçit (1 750 m).

Devamını Oku »

YAĞDIRMAK

YAĞMAK.

Devamını Oku »

YAĞDIRILMAK

YAĞMAK

Devamını Oku »

YAĞDANLIK

Arkeol. Erken hıristiyan- lık dönemi ve Ortaçağ hacılarının kutsanmış yağ taşımakta kullandıkları, düz kenarlı küçük şişe (genellikle pişmiş topraktan, gösterişli örnekler ise kalıplanmış gümüşten yapılırdı). —Balıkç. Bir cüzdan gibi açılan, içi keçeyle kaplı deri parçası. (Sinekli oltayla balık avlarken kullanılan ipeği yağlamaya yarar) —Teknol. Makine parçalarına yağ akıtmak için kullanılan ince uzun bir borusu olan küçük kap.

Devamını Oku »

YAĞDAMLASI

Bot. Ciğeryosunlarının falında kloroplastsız büyük hücrelerin içinde bulunan iri yağ damlacığı.

Devamını Oku »

YAĞÇEKMEZ

Gazları geçirmesine karşın, yağları geçirmeyen bir doku ya da bir yüzey için kullanılır.

Devamını Oku »

YAĞÇEKER

Yağların ıslatabildiği bir lif, bir yüzey için kullanılır.

Devamını Oku »

YAĞCILIK

Yağ çıkarma ve/ya da satma işi. —2. Makineleri yağlama işi. —3. Arg. Bir kimseye yaranmak için onu aşırı ölçüde övme; bu tür davranan kimsenin niteliği; dalkavukluk: Yağcılık etmek. Onun yağcılığını herkes bilir.

Devamını Oku »

YAĞCILAR

Balıkesir’in Bigadiç ilçesine bağlı bucak; 7 148 nüf. (1990); 23 köy. Merkezi Yağcılar, 324 nüf. (1990).

Devamını Oku »