Yazar Arşivi: Tiryaki Çay Kazanları

DAİRE

Çemberin sınırladığı alan parçası. Düzlem içinde bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların geometrik yerine çember, verilen noktaya merkez, sabit uzunluğa yarıçap, çember üzerinde A,B gibi iki nokta arasındaki çember parçasına yay, A,B,’den geçen doğruyu kesen, A,B noktaları arasındaki AB doğru parçasına kiriş, merkezden geçen kirişe çap, bir kirişin dairede ayırdığı parçaların her birine daire parçası, iki yarıçap arasında kalan kısma daire ...

Devamını Oku »

DAHVE VAKTİ

Oruç müddetinin yarısı. Dahve vakti imsak ile güneş batımı arasındaki vaktin yarısıdır ki, bu da öğleden bir saat kadar evveldir. Orucun farzlarından biri, niyet etmektir. Niyetin ilk ve son vaktini bilmek de farzdır. Dahve zamanı Ramazan orucuna niyetin son vaktidir. Ramazan orucuna bir gün evvel güneş batmasından, oruç günü dahve zamanına kadar niyet edilebilir. Bir yerde öğle ezânı saat 13.05’de ...

Devamını Oku »

DAĞ TUTMASI

2000 m’den daha yükseklere çıkan şahıslarda ortaya çıkan bir takım rahatsızlıklar. Yükseklere çıkıldıkça hava basıncı düşer ve buna bağlı olarak oksijen miktarı azalır. Adapte olabilecekleri zamandan daha kısa sürede yüksek rakımlara çıkan kişilerde oksijen azlığının rahatsızlıklan ve belirtileri ortaya çıkar. Bebekler, çocuklar ve adet öncesi safhada kadınlar dağ tutmasına daha hassastırlar.^ Üç bin metrede yaşayan kişiler düşük rakımlarda kısa bir ...

Devamını Oku »

DAĞ KEÇİSİ

Yaşadığı yer: Avrupa ve Kafkasya’nın yüksek dağlan. Özellikleri: Çift parmaklı, geviş getiren, çevik bir hayvan. Ömrü: 22 yıl. Çeşitleri: Beyaz dağ keçisi ayn bir tür olup, Kuzey Amerika’da yaşar.Tıknaz gövdeli, boynu ve baçakları uzun, çevik bir hayvan. Bir sıçrayışta 7 metre öteye atlayabilir. Tırnaklarının oturduğu kısım esnektir. Boyu 120 cm, yüksekliği 75 cm’dir. Boynuzları parlak, uzun ve geriye doğru çengel ...

Devamını Oku »

DAĞISTAN

Sovyetler Birliği’nin Avrupa kısmında, Kafkas sıradağlarının kuzey kanadı ve H a z a r batı kıyısında muhtar bir Cumhuriyet. Kelime mânâsı dağlık bölge demektir. Coğrafi mevki bakımından 44 derece 33 dakika ve 48 derece 35 dakika doğu boylam daireleri ile 41 derece 15 dakika ve 45 derece 8 dakika kuzey enlem dairelerinde yer alır. 16. asırdan beri, bu isim altında ...

Devamını Oku »

DAĞ ELMASI

Türkiye’de yetiştiği yer: Ege Bölgesi. 0,5-1,5 m boyunda, morumsu çiçekli, çok senelik otsu bir bitki, Elma otu olarak da tanınır. Bitkinin yaprakları uzunca ve mızraksı olup, 2-5 cm uzunluğunda ve tüylüdür. Yaprağın tabanında genellikle iki küçük kulakçık bulunur. Çiçek durumu 15 cm. kadar uzunlukta ve yapışkanlıdır. Çanak yaprakları yeşil, iki dudaklı ve dişlidir. Taç yaprakları morumsu renkli olup, çanak yapraklarından ...

Devamını Oku »

DAĞCILIK

İnsanoğlunun erişilmesi zor olan zivreleıe çıkma arzusundan doğan bir çeşit spor. Bu arzu insanı en zor şartlarda bile yılmadan başarıya ulaştırmaya zorlar. İşte dağcılık insanların tabiata karşı gücünü isbat etme duygusunun bir ifadesidir. Bu sebeplerdir ki, gerek deney ve gerekse araçların yardımıyla günümüzde başlı başına bir spor olmuştur. Ağır bir spor olduğu için hem güç hem de ruhsal yönden sağlam ...

Devamını Oku »

DAĞ

Çevresine göre çok yüksek olan yer- *■ yüzü şekli. Her yüksek yeryüzü şekli dağ olmaz. “Tepe” ismi verilen yeryüzü şekli ile dağ arasındaki fark, kapladığı sahanın büyüklüğü ile yüksekliğidir. Dağlar tepelere göre daha geniş saha kaplar ve yükseklikleri tepelerden? çok fazladır. Tabanının genişliği ve yüksekliğinin çok * fazla olmasına rağmen tepesi düz olan yerler dağ niteliği taşımaz. Böyle yükseltilere “Yayla” ...

Devamını Oku »

DADALOĞLU (1785-1 865)

19. yüzyılın ilk varışında Karacaoğlan ve Köroğlu’nun havasını yaşatan, onların devamı mahiyetinde saz şiiri söyleyen bir T ürkmen şairi. Toros’ların Erzin, Payas. Adana ve Kozan çevrelerinde konup göçen aşiretlerden Avşar boyuna mensuptur. Avşarlar ise Kozanoğullarına bağlı idi. Asıl adı Veli’dir. 1785’de doğdu. Babası Aşık Musa adında biı saz şairidir. Güney ve Orta Anadolu’yu dolaşmış, gezici bir şâirdir. Sade Türkçe ile ...

Devamını Oku »

DÂBBETÜLERD

Kıyametin kopmasına yakın, çıkacak olan büyük bir hayvan. Kıyamet gününe inanmak. İslâm dininde imanın altı esasına dahildir (Bkz. Kıyamet). Bir Müslüman kalbi ile inanır ki; kıyamet günü vardır. İslâm dininin kaynaklarında bildirildiği üzere o gün elbette gelecektir. Zira Kur’ân-ı Kerîm bunu haber vermektedir. Kıyamet kopmadan önce bazı alâmetler ortaya çıkacaktır. Bunlar pek çok olup biri de, “Dâbbetülerd” denilen bir hayvandır. ...

Devamını Oku »

D

Türk alfabesinin beşinci harfi. Sessizlerin dördüncü harfidir. H a rf ses bilimi bakımından dış sessizlerinin süreksiz ve yumuşağıdır. Osmanlı alfabesinin onuncu (dal), Arap alfabesinin 8. (Dal) ve 15. (Dat) harfidir. “D ” Romen rakamlarında beşyüz sayısını gösterir. D. açı birimi olarak dik açının sembolüdür. Kimyada D. deuteryum’un sembolüdür.

Devamını Oku »

ÇUVAL

Giyim eşyası buğday, un ve benzeri maddelerin nakli ve muhafazası için kullanılan yün ve kıldan yapılan eşya. Günümüzde naylon ve başka maddelerden yapılanlara da bu ad verilmektedir. Çok eski zamanlardan beri çuvallar çeşitli şekillerde yapılmış ve kullanılmıştır. Bilhassa Anadolu’da yöriikler arasında kullanılan, bulundukları yörenin özelliğini gösteren nakışlı tipleri çok güzeldir. Gün geçtikçe azalan ve kısa zamanda ortadan kalkacak olan göçerlikle ...

Devamını Oku »

ÇULLUK

Familyası: Çullukgiller (Scolopacidae). Yaşadığı Yen Avrupa, Asya ve K. Afrika. Özellikleri: 32 cm boyunda, kahverenkli tüylü, göçmen bir av kuşu. Çeşitleri: Orman, bataklık, kervan çulluğu vs. İnce uzun gagalı, gri kahverenkli tüylü, tombul kıyı kuşları. Eti gayet lezzetli ve m akbul bir av kuşudur. İnce uzun gagaları sinirce zengin yumuşak bir deriyle kaplı olup, yaprak, ot ve yumuşak topraklardan solucan, ...

Devamını Oku »

ÇUKUROVA

Akdeniz Bölgesi’nin doğusunda, İskenderun körfezi ile Mersin körfezi arasında verimli bir ova. Doğuda Misis dağına, batıda Erdemli’ye, Kuzeyde Toros dağları ile A ladağlar’ın eteklerine kadar uzanır. Yüzölçümü 3150 km2 kadardır. Çukurova’nın doğusunda Ceyhan, batısında Seyhan nehirleri ve Tarsus çayı bulunmaktadır. Ova, bu ırmaklarla beslenmektedir. Denize yakın yerlerinde irili ufaklı kıyı gölleri vardı. Bunlar batıdan doğuya doğru Tarsus’un güneyinde Aynaz bataklık ...

Devamını Oku »

ÇUHADAR

Osmanlı devletinin saray ve hükümet teşkilatında bir memurluk. Çuhadan yapılmış bir elbise giydikleri için bu adla anılmışlardır. Bulundukları mevkilere göre yetkileri değişmekteydi. Çuhadar Ağa ün\>anına sahip olan kimse, padişahın hizmetinde bulunup, ona en yakın olan dört ağadan biri olurdu. Hasodabaşı ve Silahdar ağadan sonra üçüncü derecede önem taşırdı. Çuhadar ağanın vazifesini Büyük Selçuklu. Anadolu Selçuklu ve Memluk devlet teşkilatında görüldüğü ...

Devamını Oku »

ÇUHA ÇİÇEĞİ

Familyası: Çuhacıçiçeğigiiler (Primulacea). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgesi. Mart-Mayıs ayları arasında, sarı-sarımsı turuncumor renkli ve kokulu çiçekler açan, 10-30 cm. yüksekliğinde, çok senelik otsu bir bitki. Orman altlarında ve sulak çayırlarda bulunur. Yapraklar tabanda rozet halindedir. Yaprakları oval veya uzunca oval şekilli, kenarları dalgalı ve tabana doğru sap şeklinde daralmış- Çuha çiçeği oldukça güzel ve hoş kokuludur. ...

Devamını Oku »

ÇÖZÜNÜRLÜK

Doymuş bir çözeltide belirli bir çökelti veya çözücü miktarına düşen çözünmüş madde miktarı. Başka bir ifade ile 100 gr. çözücüyü belirli sıcaklık ve basınçta doymuş hale getiren maddenin gram cinsinden miktarına o maddenin çözünürlüğü adı verilir. Katı ve sıvıların çözünürlüğü genellikle sıcaklıkla artar. Gazların çözünürlüğü ise sıcaklıkla azalır, basınçla ise artar. Bazı tuzlar suda sıcaklık “C çözünmez. Hiç çözünmez sandığımız ...

Devamını Oku »

ÇÖZELTİ

Bir maddenin diğer bir madde içerisinde moleküler seviyede homojen olarak dağılmasıyla meydana gelen karışım. Çözeltilerin çözücü ve çözünen olmak üzere iki bileşeni vardır. Genellikle bu iki bileşenden miktarca fazla olanına çözücü, diğerine ise çözünen denmektedir. Bileşenlerin miktarlarının birbirine yakın olduğu durumlarda çözücü-çözünen ayırımı keyfi olur. By durumda bileşenden söz etmek daha yerinde olur. Çözeltileri, bileşiklerden ayıran en önemli özellik çözeltinin ...

Devamını Oku »

ÇÖVEN (VEYA ÇÖĞEN) OTU

Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta ve Doğu Anadolu. ip sahasında, tansiyon yüksekliği, romatizma ve çeşitli sinirsel ağrıların giderilmesinde kullanılan çöpleme bitkisi. Çörek otunun tohumları kurutularak gaz ve idrar söktürücü ilaçların yapımında kullanıldığı gibi, bazı ilaçlarda da lezzet ve koku değiştirici olarak kullanılır. Haziran-Temmuz avlarında beyaz çiçekler açan. 50-60 cm. yüksekliğinde çok dallı, çok senelik, kazık köklü, otsu bir bitki. Yaprakları sapsız, ...

Devamını Oku »

ÇÖREK OTU

Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu. Haziran-Temmuz ayları arasında yeşille karışık açık mavi renkli çiçekler açan, 20-40 cm. boyunda, bir senelik, otsu bir bitki. Yol kenarlan ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür. Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yaprakları 2 loplu ve balözü bezleri taşıyan 8 tane küçük parça ...

Devamını Oku »
bool(false)