Yazar Arşivi: Megavet Veteriner

Dişli Çark Çeşitleri

Dişli çarklar millerin birbirine göre konum larına ve dişli şekillerine göre değişik sınıflara ayrılırlar. Başlıca dişli çark ve çeşitleri şunlardır: Dişli çarklar millerin birbirine göre konum larına ve dişli şekillerine göre değişik sınıflara ayrılırlar. Başlıca dişli çark ve çeşitleri şunlardır: Düzalan Dişliler: Birbirine parelel millerde hareket iletilmesinde kullanılırlar. En yaygın olan bu türde diş­ ler d ü z şekillidir. Helisel ...

Devamını Oku »

Dişlilerin Başlıca Büyüklükleri

Bir dişli çarkta dişlinin üstünden geçen çem berin çapm a diş üstü çapı, çarkın dişl°rinin dibinden geçen çernberin çapına diş dibi çapı denir. Bu iki çap farkı diş yüksekliğini tanım lar. Diş yüksekliği birlikte çalışan dişlilerin birbirine geçtiği çalışm a baş boşluğu kadar d ah a derindir. yan boşluk denir. Bu boşlukların olm ası dişli çiftinin Birbirine giren iki dişlinin ...

Devamını Oku »

DİŞLİ ÇARKLAR

G üç ve devir ileten elem anlardan en çok kullanılanı. D önen bir milin hareketini başka bir mile ileten dişli tekerlekler şeklindedirler. Dişlilerin profilleri dönm eleri esnasında birbirlerine çarpm adan, takılıp sıkışm adan ve birbirlerini üzerinde kaym adan iç içe girip birbirlerini döndürerek hareketi iletebilecek şekildedir. M atem atikçilerin ondokuzuncu asır boyunca süren uzun çalışm aları sonucu bu problem in ...

Devamını Oku »

Sinema

Sinem ada dekor, kam eram anın sahneleri alış şekli.ne göre değişir. B urada seyirci, sahneyi dıştan seyretmeyip, yapılan işin kapsam ına göre sahnenin içine girerek, konunun bir parçası haline gelir. İnsan unsuru yanında, sinem ada eşya da önem li bir dekor unsuru olabilir. Y erinde ve zam anında belli bir çerçeve içinde sahnelenen eşya, bir tiyatro oyuncusunun yüzü kadar anlam ...

Devamını Oku »

Tiyatro

Sahne dekorculuğu tiyatro ile gelişmiştir. Eski Y unan ve Rom a tiyatrolarında sahne ilk kurulduğu şekilde kalır, değişmezdi. Sahne dekoru üç şekilde düzenlenirdi. T ragedyalarda (trajedi=acık!ı konu) sütunlara, taşlam alarda; ağaç, dağ ve evlere, kom edilerde, balkonlu evlere yer veren dekorlar kullanılırdı. G ünüm üzdeki dekor anlayışı, gelişen tekniğin her türlü im kânlarından faydalanarak, bilhassa sahnelerin ışıklandırılm ası cihetine gidilerek ...

Devamını Oku »

DEKOR

Bir sinem a çekiminde veya tiyatro gösterisinde sahnenin, seyircilerin göreceği tarzda olm asını sağlayan sanat ve teknik bütünlük.

Devamını Oku »

DEĞİRMEN

bilinir. D eğirm enin çok eski bir mazisi vardır. G ünü­ m üzden yıllarca (4-5 bin vıl) önce rüzgâr vasıtasıyla işleyen yel değirm enleri olduğunu çeşitli kaynaklar ‘ bildirm ektedir. Tarihten öğrendiğim ize göre, ilk insanlar taneli cisimleri, (buğday, arpa, vs.) bilhassa ekm ek yapım ında kullanılan buğdayı, içi oyulm uş taş havanlarda döğerek öğütürlerdi, daha sonra sert taşları yontarak ...

Devamını Oku »

DEFTER-İKEBİR

M uhasebede büyük defter. Çift yönlü (m uzaaf) m uhasebe sistem inde yevmiye defterjne kaydedilen işlemlerin konularına (kasa, mal, alacak, gider, serm aye gelir) göre sınıflandırılm asını sağ­ layan bir defterdir. Defteri K ebir’de açılmış bulunan hesaplara, yevmiye defterindeki kayıtlar sırasıyla geçirilir. D önem sonunda, bu defterdeki hesapların arı ayrı toplam ları alınır. H esap bakiyeleri işletm enin varlık, borç, ...

Devamını Oku »

DEFTERDARLIK

“ D efter tu ta n ” m anâsında olan bu kelime, O sm anlIlarda devletin bütün m alî işlerine nezaret eden ve günüm üzde M aliye B akanı’na karşılık olan m em uriyetin ismi. İslâm devletlerinde defterdârlık, ilk defa Halîfe Hz. Ö m er (r.a.) devrinde ihdas olunm uştur. Hz. Ö m er(r.a.) devletin gelirinin artm asıyla gelir ve ...

Devamını Oku »

DEFİBRİLASYON

Özel bir elektrik cihazı ile kalbe doğru akım vererek kalp kasındaki düzensiz titreşimleri giderip kalbin norm al bir şekilde çalışmasını sağlam aya yönelik bir işlem . Bu işte kullanılan cihaza “ defibrillator” denir. D efibrilasyonun prensibi, kalb uyarılm a durum u ne olursa olsun, kalp kası liflerinin tüm ünü birden etkileyen bir uyarı gönderm ektir. Böylece bütün kalp kası liflerinin ...

Devamını Oku »

DEDE KORKUT HİKAYELERİ

Sözlü olarak bütün T ürk illerinde varlıkları görülen, M anas ve O ğuz destanları ile ilgisi bulunan, T ürkler arasında İslâmiyet öncesi doğan, İslâm iyet’in kabûlü ile İslâm î renge bürü­ nen ve destan husûsiyeti taşıyan hikâyeler. Hikâyelerin hepsinde D ede K orkud adlı bir T ürk evliyâsının ortaya çıkarak deyişler demesi, O ğuznâm e düzm esi, destan söyleyip O ...

Devamını Oku »

DEDE KORKUD

X II., X III., XIV. asırlarda D oğu A nadolu’ya gelip yerleşmiş olan O ğuz Türkleri arasında anlatılan destan yollu halk hikâyeleri vardır. A nlatılan hikâyeler “ Kitâb-ı D ede K orkud alâ LisânTarife-i O ğuzhân” adlı kitapta toplanm ıştı. Dede K orkud, bu kitaptaki destansı hikâyeleri ilk defa anlatan şahsiyettir. D ede K orkud’un hayatı ve fizikî yapısı hakkında ...

Devamını Oku »

DECCAL

Kıyam ete yakın bir zam anda çıkacağı bildirilen kötü yaradılışlı bir kimse. İslâm dininin kaynaklarında bildirildiğine göre Deccâl, yalancı, hileci, aldatıcı dem ektir. Peygam ber olduğunu iddia edecek ve harikulâde şeyler gösterecektir. H erkesin im anını bozm ağa uğraşacak ve kendisine inanm ayanlara zarar vereceğini söyleyerek onları korkutm aya çalışacaktır. Hadis-i şeriflerde D eccâl’ın kızılca renkli, kıvırcık saçlı, iri cüsseli, ...

Devamını Oku »

Kanatlı ve Santrifüj Debriyaj

Bu tip debriyajlar otom atik vites kutularında kullanılırlar. G iriş milindeki tahrik kanatlarının m otorun belirli bir devrinde sistemdeki yağı harekete geçirmesiyle çıkış milindeki alıcı kanatlar harekete geçer. M otor devri düşünce alıcı kanatlar dönem ez ve kavram a açılır. Santrifüj debriyajlarda tahrik miline bağlı balatalar santrifüj kuvvet tesiri ile açılarak vites kutusu milindeki tanbura baskı yaparlar. Devir düşünçe santrifüj ...

Devamını Oku »

DAVUD PAŞA (KocayahudDerviş)

Sultan İkinci Bâyezid devri sadrazam larından. A rnavud asıllı devşirm e olup gençliğinde devşirilmişti. İslâmiyetle ş e re fle n d ik te n s o n ra k a b iliy e tli g ö rü ld ü ğ ü n d e n E nderun’a alınıp yetiştirilmişti. Fâtih Sultan M ehm ed H ân devrinde çok hizmetleri görüldü ...

Devamını Oku »

DAVUD-I TAİ

Hanefi m ezhebinin kurucusu olan İmam -ı A ’zam ’ın talebelerinden. D oğum tarihi kesin olarak belli olm ayıp, 781 yılında vefât etti. Evliyanın en önde gidenlerinden, h a ra m la rd a n , şüphelilerden, m übahların fazlasından sakınan, bir çok ilimlere sahip bir zâttı. Yirmi sene İm am -ı A ’zam ’ın talebeliğini yaptı ve fıkıh ilmine ...

Devamını Oku »

DAVUD-İ KAYSERİ

Osm anlı âlim ve velilerinden. Asıl adı Şerefüddin bin M ahm ud’dur. K ayseri’de doğdu, doğum tarihi bilinm em ektedir. D in ve fen bilimlerinde ilk tahsilini m em leketinde yaptıktan sonra M ısır’a gitti ve oranın ileri gleen âlim lerinden de ders aldı. Fıkıh hadis ve tasavvuf gibi yüksek İslâmî ilimlerde olgunlaştı. Aynı zam anda fen ilimlerinde de yüksek ...

Devamını Oku »

DAVUD-İ KAYSERİ

Şeyh D âvud Efendi, Lûtfullâh Efendi’nin vefâtından sonra tam altı sene m üddetle, hocasının yerine ilim öğretm iye devam edip H ak ilim âşıklarını doyurdu. 1499 tarihinde, Receb ayında vefât ederek, B ursa’da Em îr Sultân Câmi-i şerifi civârına defnedildi.

Devamını Oku »

DARWİNİZM

M ateryalist evrimciler etiketlerine sığınarak ilimde K sahtekârlık yapm aktan da sıkılm am ışlardır. 1910 yılında İngiltere’nin Sukses şehrinde Charles D aw son tarafından bir fosil bulundu. Piltdow an adam ı adı verilen bu fosil, m aym un-insan arası kabııl edilen fosiller içinde en güvenilir olarak şöhret buldu. Ç ünkü kafatası, çene kemikleri ve dişleri tam dı. Bu yaratığın kafatası ...

Devamını Oku »

DARÜL-FÜNUN

T ürkiye’de, üniversiteye 1933 senesine kadar verilen isim. İlk kuruluş yıllarında m odern m ânâda bir üniversite eğitim inden çok lise seviyesinde eğitim veren bu müessese, sonradan değerli ilim adam larının çalışm aları ile yüksek bir ilim yuvası haline gelmiştir. 1845’de toplanan M aarif K om isyonu’nun kararı ile devlet dairelerine m em ur yetiştirm ek gayesiyle bir d ârü ...

Devamını Oku »
bool(false)