Yazar Arşivi: Megavet Veteriner

Megavet

Megavet veteriner polikniliği ileri tanı ve tedavi ekipmanları kullanarak hatrı sayılır konuma gelmiştir. Megavet  Evcil hayvanlarınızın tedavisi icin özenle calışmaktadırlar ve hasta olan evcil hayvanlarınaza güzel birşekilde bakımını yaparlar sizlere ve hayvanlarınaza profesönel bir hizmet sunmaktadırlar bunun yanısıra profesyönel ekibiylede her hizmetiniz karşılamak .  

Devamını Oku »

NİKÂH ADABI KİTABI

Hamd, A llah’a m ahsûstur. (O’na ham d ederim.) O Allah ki, vehim okları O’nun su n ’-i bediinde [güzel eserinde] bir gedik ve bir menfez bulamaz. O’nun san ’atın m inceliği karşısında akıllar duraklar; şaşkınlık ve hayret içinde ric’ate m ecbûr kalırlar. O’nun ni’metleri, lü tû f ve ihsan lan —isteseler de istem eseler de— ardı arkası kesilmeden bütün ...

Devamını Oku »

FASIL

YEMEKTE RİÂYET EDİLMESİ GEREKEN ŞER’l VE TIBBIMÜTEFERRİK ÂDÂB BEYÂNINDADIR. 1 — Sokakta yem ek: İbrâhim en-Nahaî (66) : «Sokakta yemek, âdi bir harekettir.» dedi ve bunu Resûl-i Ekrem ’e (S.A.V.) isnâd etti. (67) F ak at isnâdı garîbdir. A bdullah b. Öm er (R.A.): «Biz, Resûl-i Ekrem zam anında (bâzan) yürürken yer ve ayakta iken de su içerdik.» demekle bunun ...

Devamını Oku »

DAVETTEN DÖNMENİN ÂDÂBI

Bunun üç âdâbı vardır: 1 — Ev sâhibi, m isâfirleri ile beraber kapıya kadar çıkm alıdır Bu, m isâfire ikrâm dır. Resûl-i Ekrem, böyle em retm iştir. Nitekim h a ­ dîsde: «Allah’a ve âhirete îmân eden, misâfirine ikrâm etsin.» buyurm uştur. Diğer bir hadîste: «Misâfiri, kapıya kadar uğurlamak, usûldendir.» buyurm uştur. Ebû K atâde şöyle anlatıyor: «Hâbeş K ıralı ...

Devamını Oku »

YEMEĞİ HAZIRLAMANIN ÂDÂBI

B unun da beş âdâbı vardır: 1 — Birinci vâzife, yemeği acele hazırlam aktır. Bu, m isafire ikram dır. Resûl-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) bir hadîsinde: «Allah’a ve âhiret gününe imân eden, misafirine ikrâm etsin.» (55) buyurm uştur. Ekseriyet toplandığı, vakit geldiği hâlde bir-iki kişinin geç kalm ası hâlinde, m evcûtlann hakkı tercîh edilir ve sofra kurulur. Ancak, geç kalanlar fakîr ...

Devamını Oku »

DÂVET OLUNAN MECLÎSTE BULUNMANIN ÂDÂBI

Odaya girmenin âdâbı: M ütevâziyâne bir şekilde odaya girip, m üsâit bulduğu yere o tu rm alıdır. Dâvet olunan yere zam anında gitmeli, ne vaktinden evvel, ne de halkı bekletecek şekilde sonraya kalm alıdır. O dada kimseyi rahatsız etmemeli, ev sâhibinin gösterdiği yeri kabûl edip oturm alı­ dır. Ç ünkü belki ev sâhibi yerleri ona göre ayarlam ıştır. Ev sahibine ...

Devamını Oku »

YEMEK DÂVETİNE İCÂBETİN ÂDÂBI

Dâvete icabetin beş âdabı vardır : Birincisi — Zengin fakir seçmeden herkesin dâvetine gitmek. Bun u n aksi, yasak olan kibir alâm etidir. K ibir korkusu üe bir çoklan hiç bir dâvete icâbet etm em işler, başkasının çorbasına intizâr, zillettir, dem işlerdir. Bir diğeri: «Elimi başkasının çanağına sunduğum da ona boynum u bükm üş olurum.» dedi. K ibirlilerin bâzılan ise, ...

Devamını Oku »

DAVET

Dâvet eden zâta yakışan kötü kimseleri değil, iyi kimseleri dâvet etmektir. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) bir kişiye duâsm da: «Yemeğini iyiler yesin.» (40) demiştir. Yine Resûl-i Ekrem (S.A.V.) «Ancak iyilerin yemeğini ye, yemeğini de ancak iyiler yesin.» (41) buyurmuştur. Zenginleri değil, hâssaten fakirleri seçmelidir. Nitekim Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendim iz: «Yemeklerin en fenası, zenginlerin dâvet edilip de fakirlerin çağı­ rılmadığı düğün ...

Devamını Oku »

DÖRDÜNCÜ BÂB

ZİYAFETİN ÂDÂBI BEYÂNINDADIR. Ziyâfette altı âdâb vardır. B unlar : 1 — Dâvet, 2 — İcabet, 3 — Mecliste bulunm ak, 4 — Yedirmek, 5 — Yemek, 6 — Ayrılm aktır. Şimdi biz, inşâallah, bunları açıklayacağız. Evvelâ ziyâfetin faziletini anlatalım . Hadîs : «Misâfir için külfete girm eyin; m isâfirin buna canı sıkılır. Kiın ki m isâfiri küstürürse, A llah’ı ...

Devamını Oku »

MİSAFİRİ YEDİRMENİN ÂDABI

1 -— Yemek yedirm enin başlıca âdabı, m asraf yapm adan hazır olanı sofraya koym aktır. Şâyet yedirecek yemeği ve elinde de parası yoksa, borca girmez. M uhtâç olduğu nafakasını hâzırda da olsa baş­ kasına yedirmek mecbûriyetinde değildir. Zâhidlerden bir tânesi borç olarak aldığı yemeği yerken bir m isâfir içeri girdi. Zâhid: «Eğer ben bu yemeği borç ile alm asam ...

Devamını Oku »

MİSAFİR GİTMENİN ÂDÂBI

Yemek vaktine denk getirecek şekilde ziyârete gitm ek doğru değildir. Bu şekildeki ziyaret m enedilm iştir. Nitekim K ur’ân-ı Kerîmde: «Ey îmân edenler, Peygamberin evlerine yemeğe çağrılmaksızın girip de yemeğin pişmesini beklemeğe kalkışmayın.» (33 – Ahzâb : 53) Yâni «tam yemeğe hazırlandıkları sırada evlerine girmeyin» buyurulm uştur. Haberde şöyle vârid oldu: «Dâvet olunmadığı sofraya giden kimse, gitmekle fâsık olduğu gibi, ...

Devamını Oku »

ÜÇÜNCÜ BÂB

ZİYARETİNE GELEN KARDEŞLERİNE YEMEK VERMENİNÂDÂBI BEYÂNINDADIR. Dost ve ahbâbları yedirm ekte büyük faziletler vardır. Câfer bin M uhamm ed (R.A.) : «Dostlarınızla sofraya oturduğunuzda oturm ayı uzatın. Ç ünkü bu sofra başı, A llah huzûrunda hesâbını vermeyeceğiniz öm rünüzün bir parçasıdır.» diyor. Hasan-ı Basrî (Al’ıah rahm et etsin) : «Kişi kendisine, âile efradına, anne ve babasına yedirdiği yem ekten m ...

Devamını Oku »

İKİNCİ BÂB

MÜŞTEREK YENİLEN SOFRADA (BİRİNCİ BÂB’DAN) FAZLA OLARAK RİÂYET EDİLMESİ GEREKEN HUSÜSLAR ‘ BEYÂNINDADIR. B unlar da yedidir: 1 — Yaş ve fazilet bakım ından, kendisinden ü stü n ü bulunan sofrada, ondan evvel yemeğe başlam am ak. Şayet kendisi bu mevkide ise, diğerlerini bekletm em ek için, hem en başlam ak. 2 — Yemekte Acem âdetine uyup susm am ak; ...

Devamını Oku »

ÜÇÜNCÜ KISIM

YEMEKTEN SONRAKİ MÜSTEHÂBLARBEYÂNINDADIR. Doym adan evvel sofradan çekilmek. P arm aklarını iyice yaladıktan sonra elbezi ile silmek ve sonra yıkamak. — Ekmek ufaklarını yemek. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) bir hadîsinde: «Düşen ekmek ufaklarını yiyen darlık görmez, çocUgu da ahmak olmaz.» (13) buyurm uştur. —■ Dişlerinin aralarm ı temizlemeli ve dişlerinden çıkanı yutmam alıdır. Ancak dili ile aldıklarını yutabilir. — Dişlerini tem ...

Devamını Oku »

SU İÇMENİN ADABI

Bardağı sağ eline aldıktan sonra Besmele ile nefes nefes sorum ak (*) sûre tiyle içmeli; birden döküp yutm am alıdır. Nitekim bir hadisde Resûl-i Ekrem (S.A.V.) : [Mussul mâe massen velâ taabbûbu abben feiıme’l – kiibâde mine’I – abbi.] aSuyu, yudum yudum ve ağır ağır için, birden içmeyin. Zîrâ bundan ciğer hastalığı hâsıl olur.» (11) buyurm uştur. — Suyu, otururken ...

Devamını Oku »

İKİNCİ KISIM

SOFRA BAŞINDAKİ ADÂB BEYÂNINDADIR Besmele ile başlayıp, ham dele ile bitirm ektir. H attâ her lokmayı aldıkça «Bismillah» demek, daha güzeldir. D aha güzeli, birinci lokm ada «Bismillâh», İkincide «Bismillâhirrahm ân», üçüncüde «Bismillâhirrahm ânirrahim » dem ektir. Herkesin duyup söylemesi için, Besmeleyi aşikâre okumalıdır. Sağ el ile yemeli, tuz ile başlayıp, tuz ile bitirm elidir. Lokmayı küçük almalı, iyice çiğnemeli, ...

Devamını Oku »

BİRİNCİ BÂB

TEK BAŞINA YİYEN KİMSENİN RİÂYET EDECEĞİ HUSÛSLAR BEYÂNINDADIR. Bunlar: 1 — Yemekten evvel, 2 — Yemek esnasında, 3 — Yemekten sonra olmak üzere, üç kısımda mütalaa olunur. BİRİNCİ KISIM YEMEKTEN EVVELKİ ÂDÂB BEYÂNINDADIR. Bunlar da yedidir : 1 ‘— Yemçk, aslında helâl olm akla berâber, «Helâl ve H arâın K itâbı»nda açıklayacağım ız gibi, kazanç şekli de tam âm en ...

Devamını Oku »

YEMEK YEMENİN ADABI

Ham d A llah’a m ahsûstur. O A llah ki, yeri ve gökleri yoktan var etti. B ütün canlıların rızıklannı te ’m în ve kullarının helâl nafaka ile gâlih am ellerde bulunm alarını kolaylaştırm ak için, bulutlardan indirdiği yağm urla topraktan yiyecek ve bü tü n bitkileri çıkarm ak sû- retiyle kâinatı en güzel bir şekilde idâre etti. Salât ve ...

Devamını Oku »

Edebî Türler

D ivân edebiyatında tür ve nazım şekli hep birbiriyle karıştınlmıştır. T ür denilince yazılan m anzum enin veya nesrin hangi konuda yazıldığı anlaşılmalıdır. Yani tür, “ konu”dur, “ m evzu”dur. Şekil ise şiirin dış yapısına hâkim olan fizikî hususiyetlerdir. Klâsik T ürk edebiyatı (Divân edebiyatı)nda kullanı­ lan dinî tasavvuf! ve ahlâkî nazım eser türlerini şöyle sıralayabiliriz: Vakanüvislik Kalemi: O sm ...

Devamını Oku »

DİVİT

Eskiden kullanılan mürekkeple yazı yazmıya yanyan yazı takımı. M ürekkep koymıya yanyan hokka, kalem koymıya mahsus kısmın baş tarafının yanına yapıştınlırdı. H okkanın mandallı kapağı bulunur içine m ürekkep konurdu. Bu hokkalara kırmızı boya da konm ak için ikiye bölünenler olduğu gibi, iki hokkalı üç hokkalı olanları da vardı. Divit sahibinin malî durum una göre tenekeden, tunç- dan, m adenden, ...

Devamını Oku »