Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Yazar Arşivi: Megavet Veteriner

NİKÂH ADABI KİTABI

Hamd, A llah’a m ahsûstur. (O’na ham d ederim.) O Allah ki, vehim okları O’nun su n ’-i bediinde [güzel eserinde] bir gedik ve bir menfez bulamaz. O’nun san ’atın m inceliği karşısında akıllar duraklar; şaşkınlık ve hayret içinde ric’ate m ecbûr kalırlar. O’nun ni’metleri, lü tû f ve ihsan lan —isteseler de istem eseler de— ardı arkası kesilmeden bütün ...

Devamını Oku »

FASIL

YEMEKTE RİÂYET EDİLMESİ GEREKEN ŞER’l VE TIBBIMÜTEFERRİK ÂDÂB BEYÂNINDADIR. 1 — Sokakta yem ek: İbrâhim en-Nahaî (66) : «Sokakta yemek, âdi bir harekettir.» dedi ve bunu Resûl-i Ekrem ’e (S.A.V.) isnâd etti. (67) F ak at isnâdı garîbdir. A bdullah b. Öm er (R.A.): «Biz, Resûl-i Ekrem zam anında (bâzan) yürürken yer ve ayakta iken de su içerdik.» demekle bunun ...

Devamını Oku »

DAVETTEN DÖNMENİN ÂDÂBI

Bunun üç âdâbı vardır: 1 — Ev sâhibi, m isâfirleri ile beraber kapıya kadar çıkm alıdır Bu, m isâfire ikrâm dır. Resûl-i Ekrem, böyle em retm iştir. Nitekim h a ­ dîsde: «Allah’a ve âhirete îmân eden, misâfirine ikrâm etsin.» buyurm uştur. Diğer bir hadîste: «Misâfiri, kapıya kadar uğurlamak, usûldendir.» buyurm uştur. Ebû K atâde şöyle anlatıyor: «Hâbeş K ıralı ...

Devamını Oku »

YEMEĞİ HAZIRLAMANIN ÂDÂBI

B unun da beş âdâbı vardır: 1 — Birinci vâzife, yemeği acele hazırlam aktır. Bu, m isafire ikram dır. Resûl-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) bir hadîsinde: «Allah’a ve âhiret gününe imân eden, misafirine ikrâm etsin.» (55) buyurm uştur. Ekseriyet toplandığı, vakit geldiği hâlde bir-iki kişinin geç kalm ası hâlinde, m evcûtlann hakkı tercîh edilir ve sofra kurulur. Ancak, geç kalanlar fakîr ...

Devamını Oku »

DÂVET OLUNAN MECLÎSTE BULUNMANIN ÂDÂBI

Odaya girmenin âdâbı: M ütevâziyâne bir şekilde odaya girip, m üsâit bulduğu yere o tu rm alıdır. Dâvet olunan yere zam anında gitmeli, ne vaktinden evvel, ne de halkı bekletecek şekilde sonraya kalm alıdır. O dada kimseyi rahatsız etmemeli, ev sâhibinin gösterdiği yeri kabûl edip oturm alı­ dır. Ç ünkü belki ev sâhibi yerleri ona göre ayarlam ıştır. Ev sahibine ...

Devamını Oku »

YEMEK DÂVETİNE İCÂBETİN ÂDÂBI

Dâvete icabetin beş âdabı vardır : Birincisi — Zengin fakir seçmeden herkesin dâvetine gitmek. Bun u n aksi, yasak olan kibir alâm etidir. K ibir korkusu üe bir çoklan hiç bir dâvete icâbet etm em işler, başkasının çorbasına intizâr, zillettir, dem işlerdir. Bir diğeri: «Elimi başkasının çanağına sunduğum da ona boynum u bükm üş olurum.» dedi. K ibirlilerin bâzılan ise, ...

Devamını Oku »

DAVET

Dâvet eden zâta yakışan kötü kimseleri değil, iyi kimseleri dâvet etmektir. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) bir kişiye duâsm da: «Yemeğini iyiler yesin.» (40) demiştir. Yine Resûl-i Ekrem (S.A.V.) «Ancak iyilerin yemeğini ye, yemeğini de ancak iyiler yesin.» (41) buyurmuştur. Zenginleri değil, hâssaten fakirleri seçmelidir. Nitekim Resûl-i Ekrem (S.A.V.) Efendim iz: «Yemeklerin en fenası, zenginlerin dâvet edilip de fakirlerin çağı­ rılmadığı düğün ...

Devamını Oku »

DÖRDÜNCÜ BÂB

ZİYAFETİN ÂDÂBI BEYÂNINDADIR. Ziyâfette altı âdâb vardır. B unlar : 1 — Dâvet, 2 — İcabet, 3 — Mecliste bulunm ak, 4 — Yedirmek, 5 — Yemek, 6 — Ayrılm aktır. Şimdi biz, inşâallah, bunları açıklayacağız. Evvelâ ziyâfetin faziletini anlatalım . Hadîs : «Misâfir için külfete girm eyin; m isâfirin buna canı sıkılır. Kiın ki m isâfiri küstürürse, A llah’ı ...

Devamını Oku »

MİSAFİRİ YEDİRMENİN ÂDABI

1 -— Yemek yedirm enin başlıca âdabı, m asraf yapm adan hazır olanı sofraya koym aktır. Şâyet yedirecek yemeği ve elinde de parası yoksa, borca girmez. M uhtâç olduğu nafakasını hâzırda da olsa baş­ kasına yedirmek mecbûriyetinde değildir. Zâhidlerden bir tânesi borç olarak aldığı yemeği yerken bir m isâfir içeri girdi. Zâhid: «Eğer ben bu yemeği borç ile alm asam ...

Devamını Oku »

MİSAFİR GİTMENİN ÂDÂBI

Yemek vaktine denk getirecek şekilde ziyârete gitm ek doğru değildir. Bu şekildeki ziyaret m enedilm iştir. Nitekim K ur’ân-ı Kerîmde: «Ey îmân edenler, Peygamberin evlerine yemeğe çağrılmaksızın girip de yemeğin pişmesini beklemeğe kalkışmayın.» (33 – Ahzâb : 53) Yâni «tam yemeğe hazırlandıkları sırada evlerine girmeyin» buyurulm uştur. Haberde şöyle vârid oldu: «Dâvet olunmadığı sofraya giden kimse, gitmekle fâsık olduğu gibi, ...

Devamını Oku »

ÜÇÜNCÜ BÂB

ZİYARETİNE GELEN KARDEŞLERİNE YEMEK VERMENİNÂDÂBI BEYÂNINDADIR. Dost ve ahbâbları yedirm ekte büyük faziletler vardır. Câfer bin M uhamm ed (R.A.) : «Dostlarınızla sofraya oturduğunuzda oturm ayı uzatın. Ç ünkü bu sofra başı, A llah huzûrunda hesâbını vermeyeceğiniz öm rünüzün bir parçasıdır.» diyor. Hasan-ı Basrî (Al’ıah rahm et etsin) : «Kişi kendisine, âile efradına, anne ve babasına yedirdiği yem ekten m ...

Devamını Oku »

İKİNCİ BÂB

MÜŞTEREK YENİLEN SOFRADA (BİRİNCİ BÂB’DAN) FAZLA OLARAK RİÂYET EDİLMESİ GEREKEN HUSÜSLAR ‘ BEYÂNINDADIR. B unlar da yedidir: 1 — Yaş ve fazilet bakım ından, kendisinden ü stü n ü bulunan sofrada, ondan evvel yemeğe başlam am ak. Şayet kendisi bu mevkide ise, diğerlerini bekletm em ek için, hem en başlam ak. 2 — Yemekte Acem âdetine uyup susm am ak; ...

Devamını Oku »

ÜÇÜNCÜ KISIM

YEMEKTEN SONRAKİ MÜSTEHÂBLARBEYÂNINDADIR. Doym adan evvel sofradan çekilmek. P arm aklarını iyice yaladıktan sonra elbezi ile silmek ve sonra yıkamak. — Ekmek ufaklarını yemek. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) bir hadîsinde: «Düşen ekmek ufaklarını yiyen darlık görmez, çocUgu da ahmak olmaz.» (13) buyurm uştur. —■ Dişlerinin aralarm ı temizlemeli ve dişlerinden çıkanı yutmam alıdır. Ancak dili ile aldıklarını yutabilir. — Dişlerini tem ...

Devamını Oku »

SU İÇMENİN ADABI

Bardağı sağ eline aldıktan sonra Besmele ile nefes nefes sorum ak (*) sûre tiyle içmeli; birden döküp yutm am alıdır. Nitekim bir hadisde Resûl-i Ekrem (S.A.V.) : [Mussul mâe massen velâ taabbûbu abben feiıme’l – kiibâde mine’I – abbi.] aSuyu, yudum yudum ve ağır ağır için, birden içmeyin. Zîrâ bundan ciğer hastalığı hâsıl olur.» (11) buyurm uştur. — Suyu, otururken ...

Devamını Oku »

İKİNCİ KISIM

SOFRA BAŞINDAKİ ADÂB BEYÂNINDADIR Besmele ile başlayıp, ham dele ile bitirm ektir. H attâ her lokmayı aldıkça «Bismillah» demek, daha güzeldir. D aha güzeli, birinci lokm ada «Bismillâh», İkincide «Bismillâhirrahm ân», üçüncüde «Bismillâhirrahm ânirrahim » dem ektir. Herkesin duyup söylemesi için, Besmeleyi aşikâre okumalıdır. Sağ el ile yemeli, tuz ile başlayıp, tuz ile bitirm elidir. Lokmayı küçük almalı, iyice çiğnemeli, ...

Devamını Oku »

BİRİNCİ BÂB

TEK BAŞINA YİYEN KİMSENİN RİÂYET EDECEĞİ HUSÛSLAR BEYÂNINDADIR. Bunlar: 1 — Yemekten evvel, 2 — Yemek esnasında, 3 — Yemekten sonra olmak üzere, üç kısımda mütalaa olunur. BİRİNCİ KISIM YEMEKTEN EVVELKİ ÂDÂB BEYÂNINDADIR. Bunlar da yedidir : 1 ‘— Yemçk, aslında helâl olm akla berâber, «Helâl ve H arâın K itâbı»nda açıklayacağım ız gibi, kazanç şekli de tam âm en ...

Devamını Oku »

YEMEK YEMENİN ADABI

Ham d A llah’a m ahsûstur. O A llah ki, yeri ve gökleri yoktan var etti. B ütün canlıların rızıklannı te ’m în ve kullarının helâl nafaka ile gâlih am ellerde bulunm alarını kolaylaştırm ak için, bulutlardan indirdiği yağm urla topraktan yiyecek ve bü tü n bitkileri çıkarm ak sû- retiyle kâinatı en güzel bir şekilde idâre etti. Salât ve ...

Devamını Oku »

Edebî Türler

D ivân edebiyatında tür ve nazım şekli hep birbiriyle karıştınlmıştır. T ür denilince yazılan m anzum enin veya nesrin hangi konuda yazıldığı anlaşılmalıdır. Yani tür, “ konu”dur, “ m evzu”dur. Şekil ise şiirin dış yapısına hâkim olan fizikî hususiyetlerdir. Klâsik T ürk edebiyatı (Divân edebiyatı)nda kullanı­ lan dinî tasavvuf! ve ahlâkî nazım eser türlerini şöyle sıralayabiliriz: Vakanüvislik Kalemi: O sm ...

Devamını Oku »

DİVİT

Eskiden kullanılan mürekkeple yazı yazmıya yanyan yazı takımı. M ürekkep koymıya yanyan hokka, kalem koymıya mahsus kısmın baş tarafının yanına yapıştınlırdı. H okkanın mandallı kapağı bulunur içine m ürekkep konurdu. Bu hokkalara kırmızı boya da konm ak için ikiye bölünenler olduğu gibi, iki hokkalı üç hokkalı olanları da vardı. Divit sahibinin malî durum una göre tenekeden, tunç- dan, m adenden, ...

Devamını Oku »

DİYAFRAM

hamilelikte büyük önem i vardır. Böyle olmasaydı gebeliğin son aylarında annenin nefes alıp vermesi son derece güçleşirdi. D iyafram ın bir merkezi kısmı, bir de çevresel adale kısmı vardır. M erkezî kısım sedef renginde kirişsi bir tabakadır. Burada ortaya yakın sağ tarafta anatoplardam ann geçtiği delik vardır. Çevresel adale kısm ında ise yemek borusu, mide-akciğer sinirleri, aortun geçtiği mühim delikler ...

Devamını Oku »