Yazar Arşivi: Kursistem

PUT

. (fars. büt). 1. Tanrısal bir varlığı, maddi bir biçimde (resim, heykel) temsil eden ve ona, sanki o varlığın kendisiymişçesine tapılan nesne; sanem: Taş, tahta, bronz put. Puta tapma. Pagan tanice profesörlüğüne getirildi (1828). Ox- ford hareketinde etkin bir rol oynadı. “Pu- seycilik” de denen bu hareketin amacı, Reform’dan önceki katolik öğretileri Anglikan kilise’ye yeniden sokmaktı. Tractsfor the f/mes (1833-1841) ...

Devamını Oku »

PUŞT-İ KÛH

“Dağ sırtı”), İran’da dağ sırası, Zagros’un güney-batı ucunda; yaklş. 1 700 m. İran ile Irak sınırı bu dağların güney kenarını izler.

Devamını Oku »

PUŞKİNO

Moskova’nın uydu yerleşme alanı, başkentin K.’inde; 48 000 nüf. Jüt ipliği ve dokumacılığı. Metalürji. Elektro- mekanik. Mobilyalar. Biyoloji araştırma enstitüleri.

Devamını Oku »

PUŞKİN

(Aleksandr), rus dansçı (Miku- lino, Tver, 1907 – Sen-Petersburg 1970). 1925’te Kirov tiyatrosu’nun dans okulunu bitirdi. Kirov balesi’nde bir süre önemsiz rollerde dans ettikten sonra, repertuvarın tüm rollerini yorumladı. 1936’da ders vermeye başladı. Vladimir Vasilyev, Ru- dolf Nureyev, Aleksandr Gribov, Mihail Barışnikov gibi dansçıları yetiştirdi.

Devamını Oku »

PUŞKİN

(Aleksandr Sergeyeviç), rus ya. zar (Moskova 1799 – Petersburg 1837). Avrupa kültüründen hoşlanan eski bir soylu ailenin çocüğüydu. Bu aile içinde mutlu bir çocukluk yaşadı. Büyük Petro’nun “zenci”si Annibal’ın torunu olan annesi tuhaf bir kadındı; coşkulu ve taşkın mizacı ona çekti. Altı yılını geçirdiği yeni Tsârs- koye Selo lisesi’nde edebiyat kûrallarını öğrenmeye çalıştı ve taklit yapıtlar olan ilk denemeleri biçimsel ...

Devamını Oku »

PUŞİDE

sıf. (fars. püşlden’den puşide). Esk. 1. Örtünmüş, örtülü. —2. Puşide -çeşm, gözü kapalı, dikkatsiz. ♦ a. 1. Örtü: Puşide-i Beyt-i Muazzam (Kâbe örtüsü). [Bk. ansikl. böl.] —2. Türbelerde sandukaların üzerine örtülen işlemeli kumaş, şal vb. —3. Sarıkların üzerine örtülen değerli kumaşlardan yapılmış, işlemeli örtü. —ANSİKL. Müslümanların Kâbe’ye duydukları saygı dolayısıyla bu yapının Puşide-i Beyt-i muazzam (Yüce ev’in örtüsü) ya da ...

Devamını Oku »

PUŞARRUMA

hitit kralı Labarna* l’in, kral olmadan önceki adı.

Devamını Oku »

PUŞ

(fara püşlden, giymek, giyinmek’ ten, pûş). Esk. “Örten, kaplayan giyinmiş” anlamlarıyla bileşikler yapar: ahen-puş (zırh giyen), ayb-puş (ayıbı örten), hata -puş (hata,’ ayıp düzelten), hırka-puş -> hirkapuş, pa-puş -* papuş, ser-puş -* SERPUŞ, siyah-puş (kara giyen), vb.

Devamını Oku »

PUSZTA

Macaristan’da., ekilen Alföld’ ün tersine, ülkenin doğu kesiminde bulunan kırsal bozkıra verilen ad. Eskiden yaygın yöntemlerle yetiştirilen koyun, at ve çatallı uzun boynuzlu sığır sürülerinin ve küçük işletmelerin dağınık biçimde yayıldığı Puszta’da bugün bile terazili kuyulara rastlanır. Sulamanın girmesi, günümüz Puszta’sını Hortobâgy ve Kiskunsâg doğal rezervlerine ayırmıştır. Hortobâgy, 60 000 ha’lık, düz ve çıplak bir ulusaf parktır (korumaya alınmış evcil ...

Devamını Oku »

PUSULA

Küçük bir kâğıda yazılmış’tosa’mektup, not, tezkere: Geç kalacağını belirten bir pusula bırakmış. —2. Üzerinde alacak hesabı bulunan kâğıt. (Hesap pusulası da denir.) —Huk. Oy pusulası, bir seçimde oylamaya katılan seçmenlerin tercihini gösteren kâğıt. || Birleşik oy pusulası, seçime katılan partilerle bağımsız adayları gösteren ve üzerinde seçmenin tercihini yaparak oyunu kullandığı kâğıt. (Milletvekili seçimleriyle yerel yönetim seçimlerinde Yüksek seçim kurulu tarafından ...

Devamını Oku »

PUVİS DE CHAVANNES

Pierre), fransız ressam (Lyon 1824 – Paris 1898). Bu süsleme ustası büyük klasik geleneği simgecilikle bağdaştırarak yeniden canlandırdı. Ailesi tarafından mühendislik ve hukuk öğrenimi için yönlendirildi, sanat yeteneğini sağlığına kavuşmak için gittiği (1847) İtalya’da anladı. Fransa’ya dönüşünde, kısa sürelerle Paris’te, H. Scheffer, Delacroix ve Couture’ün atölyelerine gitti. 1850 Salonu’na Delacroix tarzında bir Pietâ ile kabul edildiyse de daha .sonra birçok ...

Devamını Oku »

PUUC

yakın klasik dönemde (İ.S. 600 -950), Yucatân’da, Uxmar, Kabah, Sayil ve Labnâ. tören merkezlerinde gelişen maya mimarlık üslubuna verilen ad. Bu üslubun ayırtedici özelliği,.heykel sanatının mimarlıkla ustaca bütünleştirilmesi ve üst bölümleri çok süslü bir frizle kuşatıl, mış yapılardır. En gözç(e konulardan bir), geometrik taş mozaiklerle bütünleştirilen,” Yağmur tanrısı Chac olduğu sanılan uzun burunlu tanrı temasıdır

Devamını Oku »

PUTUMAYO

Kolombiya’da doğan, Kolombiya’yı Ekvador’dan ve Peru’dan ayırdıktan sonra Brezilya’da sol kıyıdan Amazon’a kâvuşa’n ırmak (rio içâ adıyla), yukarı havzasında petrol yatağı. Adı Amazon Kolombiyası’nda t bir yönetim bölgesine verilmiştir (25 570 km2; 174 000 nüf .”Merkezi Mocoa).

Devamını Oku »

PUTUMAİPPİTTAN

(C. VİRUTTACALAM, — denir), tamul dilinde yazan hintli yazar (1906-1948). Çok bilinçli, mizaha da yer veren öyküleri (Putumaippittarröyküleri) vardır.

Devamını Oku »

PUTTO

a. (jtal.. putto; çoğl. putti). Güz. sant. Genellikle çok sayıda kullanılan, boyanmış ya da yontulmuş çıplak çocuk ya da küçük aşk tanrısı figürü.

Devamını Oku »

PUTKAMER

(Robert VON), prusyalı siyaset adami (Frankfurt an der Qder 1828 – Karzin, ’Pomeranya, 1900). Reichstag’ da tutucu milletvekiliydi, Silezya yüksek başkanlığıma getirildi (1877), Prusya Öin işleri ve Eğitim bakanlığında Falk’ın yçrini aldı (1879); Kulturkampf’tan dçğan çatışmaların yatıştırılmasına katkıda bulundu. Prusyâ İçişleri bakanlığını yaptı (1881 -1888), Friedrich’ fll’ün gözürîden dgştü. 1891-1899 arasında, Po’meranya yüksek başkanlığına getirildi

Devamını Oku »

PUTRESİN

. (fr. putrescine’öen). Kim. Formülü NH2(CH2)4NH2 olan asiklik dia- min; 27 °C’ta erir, 160 °C’ta kaynar. Cesetlerin çürümesi sonunda oluşur, sistinüri durumlarında idrar ve dışkıda bulunur. (Suda çözünür, kokusuyla piperidini andırır.) [Eşanl. TETRAMETİLENDİAMİN, DİAMİ- NOBUTAN.]

Devamını Oku »

PUTREL

a. (fr. poutrelle). 1. İnş. ve Ba- yınd. Yapılarda taşıyıcı olarak kullanılan demir profil. —2. Genişleyebilir putrel, beton döşemelerin yapımında geçici destek olarak kullanılan, açıklığı ayarlanabilir kiriş.

Devamını Oku »

PUTRAMEN

T (Jerzy), polonyalı yazar (Minsk 1910 – Varşova 1986). Siyasal çözümlemenin hiç eksik olmadığı romanlar (Rzeezywistosc, 1947; Eylül [VVrzesierî], 1951), genellikle savaş konusunun işlendiği öykü derlemeleri (Swieta Kulo, 1946) ve denemeler yazdı. Anılarını Pöt wieku (1961-1979) adını verdiği kitabında topla- dı.

Devamını Oku »

Putperestlik

İdollere, tanrı görüntülerine (resimler, heykeller) ya da tanrı yerine konan yaratıklara, tapma.

Devamını Oku »