Yazar Arşivi: Kursistem

Keffaretin Mahiyeti ve Nevileri

167- Keffaret, lügat deyiminde gidermek ve örtmek manasındadır. Allah, bazı kusurları ve günahları birtakım vesilelere bağışlayıp örttüğünden bu vesilelerden her birine “Keffaret” denilmiştir. Bunun çoğulu “Keffarât”dır. Günahları affetmeğe de “Tekfir-i Zünûb” denilir. 168- Keffaretler, “Keffaret-i Savm = Oruç Keffareti”, “Keffatret-i zihar = Zevceyi haram kılma keffareti” Keffaret-i halk = İhramda tıraş olmanın keffareti”, “Keffaret-i katil = Hataen adam öldürme keffareti” ...

Devamını Oku »

Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler

160- Aşağıdaki on sebebden ötürü oruç tutmamak veya tutulmuş bir orucu bozmak mübahtır: 1) Yolculuk: Ramazanda en az üç günlük (on sekiz saatlik) bir yere gidecek olana kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Bundan dolayı o gün yola çıkınca oruçlu bulunmamış olur. Fakat bir kimse oruç tuttuktan sonra, gündüzün yolculuğa çıksa, bu yolculuk o ilk gün için bir özür sayılmaz, orucuna devam ...

Devamını Oku »

Ben kimim biliyormusunuz?

Devamını Oku »

Şimdiden özledim seni nefesini nefesimden uzak eyleme..

Devamını Oku »

Keffareti Gerektirmeyen Oruçlar

137- Ramazan orucnudan başka hiç bir orucun bozulmamasından dolayı bir ceza ve geçmişteki kusuru düzeltme olarak iki ay oruç tutmak gerekmez. Çünkü Kur’an’ın açık beyanı, yalnız tutulan Ramazan orucunun bozulması üzerine keffareti gerekli kılmaktadır. 138- Ramazan orucunun bozulmasından dolayı keffaret gerekmesi için, hem şekil ve hem de mana bakımından iftar (orucu bozan bir şey) gerçekleşmelidir. bu da, âdet olarak gıdalanmak, ...

Devamını Oku »

Kaza Edilmesi Gereken ve Gerekmeyen Oruçlar

127- Yolculuk veya hastalık özrü ile Ramazan orucunu tutmamış olan kimse, bunları kaza etmeye elverişli bir vakit bulamadan önce ölse, üzerine kaza gerekmediği gibi, fidye vermesi de lâzım gelmez. Ancak oruçları için fidye verilmesini vasiyet etmiş olursa, malının üçte birinden bu vasiyetin yerine getirilmesi gerekir. Fidye, fakir bir kimseyi sabah ve akşam doyuracak olan bir günlük yiyecektir. Bu, bir fitre ...

Devamını Oku »

Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler

99- Kasden yeyip içmek ve oruca aykırı olan işleri yapmak orucu bozar. Bu işlerin bir kısmı yalnız kazayı ve bir kısmı da hem kaza, hem de keffareti gerektirir. Bunlar açıklanacaktır. 100- Unutarak bir şey yemek ve içmek veya cinsel ilişkide bulunmak orucu bozmaz Bu hususta farz, vacib ve nafile oruçlar arasında bir fark yoktur. Çünkü unutma ve yanılma ile yapılan ...

Devamını Oku »

Oruçlu İçin Mekruh Olan ve Olmayan Şeyler

88- Oruçlu olanın su ile ıslatılmış bir misvakı kullanması İmam Ebu Yusuf a göre mekruhtur. Fakat diğer alimlere göre, sabahleyin yahut zevalden soma yaş ve kuru misvak kullanmakta kerahet yoktur. (İmam Şafiî’ye göre, zevalden soma misvak kullanılması mekruhtur.) 89- Oruçlu kimsenin istincada (büyük abdest temizliğinde) ve abdest alırken ağzına, burnuna su verirken aşırı gitmesi, fazla su doldurup taşırması mekruhtur. 90- ...

Devamını Oku »

Oruçlara Ait Niyetler

71- Herhangi bir oruca kalb ile niyet yeterlidir. Oruç için sahura kalkılması da bir niyettir. Niyetin dil ile de yapılması mendubdur. 72- Ramazan orucu, tayin edilmiş adak ve mutlak nafile oruçlar için niyetin vakti, güneşin batışından başlayarak kaba kuşluğa kadar devam eder. Bu zamaniçinde niyet edilebilir. Fakat güneş batmadan önce veya tam istiva zamanında veya ondan sonra akşama kadar hiç ...

Devamını Oku »

Ramazan Hilâli İle Diğer Hilhallerin Sübutu

45- Ramazan ayı, kameri aylardandır. Bunlarm sübutu hilâllerin, yani yeni ayların görülmesi iledir, bunun için şaban ayının yirmi dokuzuncu günü güneşin batışında insanların hilâli araştırmaları bir görevdi. Hilâli görürlerse, ertesi günü Ramazan orucuna başlarlar. Hava bulutlu, dumanlı bulunup da hilâl görülemezse, Şaban ayını otuz gün olarak tamamlar, sonra oruca başlarlar. Bununla beraber Şaban ayının hilâlini de, Receb ayının yirmi dokuzunda ...

Devamını Oku »

Orucun Vakti

40- Orucun vakti ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar devam eden müddettir. Bununla beraber, ikinci fecrin ilk doğuşu anına mı, yoksa aydınlığının ufukta uzanıp dağılmaya başladığı zamana mı itibar olunacaktır meselesinde ihtilâf vardır, bazı alimlere göre, ikinci fecrin ilk doğuş anı esastır. İhtiyata en yakın olan görüş de budur. diğer bazı alimlere göre, aydınlığın biraz uzayıp dağılmaya başladığı zamana itibar ...

Devamını Oku »

Orucun Şartları

39- Orucun farz oluşuna ve yerine getirilmesinin (edasmın) farz oluşu ile sıhhatına dair şartlar vardır. Şöyle ki: 1) Oruçla mükellef olmak için İslâm, akıl ve büluğ şarttır. Onun için bu vasıfları toplamayan bir kimseye oruç farz değildir. Ancak akıl sahibi bulunan mümeyyiz bir İslâm çocuğunun tuttuğu oruç nafile olarak sahih olur. 2) Orucun yerine getirilmesi (edası)nın farz olması için sıhhat ...

Devamını Oku »

Oruçlu İçin Müstahab Olan Şeyler

30- Oruç tutacak kimsenin sahur yemeği yemesi müstahabdır. Bunun vakti, gecenin sonudur. Alimlerden Ebu’l-Leys’e göre, gecenin son altıda biridir. Sahur yemeği, insana oruç için kuvvet verir. Sahurun geciktirilmesi müstahab ise de, ikinci fecrin doğup doğmadığından şiibhe edilecek bir zamana kadar geciktirilmesi mekruhtur. Sahur seher vaktinde yenecek yemektir. Bu yemeği yemeğe “Sahur Yemek” denir. Seher de, ikinci fecirden biraz öncesine kadar ...

Devamını Oku »

Orucun Meşru Olmasındaki Hikmet

29- Orucun meşru kılınmasındaki hikmet, pek aşikârdır. Şübhe yok ki, Al- lah-u Teâlâ Hazretleri, kayıtsız ve şartsız her şeye hakimdir. Elbette O’nun kullarına emrettiğ ve caiz gördüğü şeylerde birçok yararlar vardır. Biz bunları gereği gibi bilmesek de, muhakkak hikmetleri vardır. Bununla beraber orucun din ve ahiret yararlarından başka, sağlık yönünden, sosyal ahlâk bakımından birçok yararalırın pek iyi takdir edebilmekteyiz. Bu ...

Devamını Oku »

Oruçların Farz ve Vacip Olmasındaki Sebebler

25- Ramazan orucunun sebebi: ramazan günlerinden herhangi birinin orucabaşlamaya elverişli bir kısmına yetişmektir. Bu kısım, ikinci fecirden başlayarak “Dahvetü’l-Kübra” denilen ve gündüüzn yarısı bulunan kaba kuşluk (İstiva = Güneşin tam tepeye gelmesi) zamanına kadar devam eder. İşte bu zamana yetişen veya bu müddet içinde oruca ehliyet kazanan her müslüman için o günün orucu farzdır. Ramazan orucunun kazasına sebeb, yine evvelce ...

Devamını Oku »

Orucun Nevileri

5- Oruçlar: Farz, vacib, nafile ve mekruh nevilerine ayrılır. Farz ve vacib oruçlar da belirli ve belirsiz kısımlara ayrılır. Şöyle ki: ramazan ayı orucu belirli bir farzdır, kazaya kalan ramazan ayma ait oruçlarla keffaret olarak tutulacak o- ruçlar da belirsiz birer farzdır. Bunlar, istenilen mübah günlerde tutulabilir. Belli bir günde tutulması adanan bir oruç, belirli bir vacibdir. Herhangi bir gün, ...

Devamını Oku »

Orucun Mahiyeti

1- Oruç, ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi kesmek, demektir. Oruç kelimesinin Arabçası, siyam ve savm’dır ki, nefsi tutmak ve engellemek manasınadır. “Siyam” sözü, Savm’ın çoğulu olarak da kullanılır, din deyiminde “Müftırat” (oruç bozucu) denilen şeylerden nefsi gerçekten veya hükmen yasaklamak bir imsak (oruç tutmak)tır. Yanılarak ve unutarak bir şey yeyip içildiği takdirde hükmen ...

Devamını Oku »

Şehidler ve Onlara Ait Hükümler

628- Şehidlik büyük bir derecedir. Allah yolunda canını veren bir müslümana “Şehid” denir, çoğulu Şüheda’dır. Böyle bir adama şehid denilmesi, ya cennete gireceğine şahidlik yapıldığı veya ölümü anında birtakım rahmet meleklerinin hazır bulunduğu veya kendisi Yüce Allah’ın manevi huzurunda hazır olarak rızıklanacağı içindir. Şehid kelimesi, Şahid sözüne denk olup hazır manasını taşır. Şehidler üç kısma ayrılırlar 1) Hem dünya, hem ...

Devamını Oku »

Kabir ve Makbereler

Kabirleri ve kabristanları (mezarlıkları) güzel korumak, temiz tutmak ve ağaçlarla süslemek, hayatta olanlar için bir görevdir. Kabirleri çiğneyip üzerlerinden geçmek mekruhtur, böyle bir davranış ölü hakkında bir saygısızlıktır. Onların haklarını çiğnemek gibidir. Onun için böyle yapmaktan mümkün olduğu kadar sakınmalıdır. Fakat mezarlığa sait başka bir yol bulunmayınca, Kur’an okumak, tesbihde bulunmak ve dua etmek şartı ile, kabirlerin aralarından ve üzerlerinden ...

Devamını Oku »

Cenazelerin Kabirlerine Konulması

598- Cenaze kabre götürülüp omuzlardan indirilince, bir engel olmadığı zaman cemaat oturur. Bundan önce oturmaları mekruh olduğu gibi, bundan sonraayakta durmaları da mekruhtur. 599- Kabrin bir insan boyu kadar derin ve yarım boy kadar enli olması güzeldir. Yarım boy mikdarı derin olamsı da yeterlidir. Kabirlerde faziletli olan lâhiddir. Şöyle ki: Toprağı sert olan bir kabrin içinde kıble tarafı oyulur. Ölü ...

Devamını Oku »