Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Yazar Arşivi: Kursistem

Faydasız Bilginin Cezası

Padişahın birine, yakınlan demiş ki: ^ÜSfendimiz, bir adam var, çuvaldızın deliğinden hiç sökmeden yüz dikiş iğnesi geçiriyor.» Bunu duyan hükümdar, adamı bulmaian için emir vermiş, adamı buldurmuş, huzurunda maharetini göstertmiş, söylenenleri gözüyle gördükten sonra hâzineden yüz altın verilmesini emretmiş. Bir taraftan da adamı yatınp huzurunda yüz sopa vurulmasını emretmiş. Adam yüz tane sopayı yedikten sonra, hükümdara rica edip demiştir ki: ...

Devamını Oku »

İLİM Fazilet Öğrendiği Hocasına Saygı

Tarih 29 Mayıs — 1453 sabahı., İslâm ordusu İstanbul’u fethetti. Ve İslâm ordusu İstanbul’un içinde.Fatih Sultan Mehmet Hân, beyaz atının üzerindeordusunun önünde, Topkapı’dan bütün haşmetiyle İstanbul’a giriyordu.Bizans, halkı, caddelerin kenarlarında toplanmışheyecanla Müslüman Türk ordusunun İstanbul’a girişini seyrediyorlardı. Bizans’ın kızlan ellerindeki çiçek demetlerini padişaha takdim etmek (vermek) heyecanı içindeydiler. Fakat gemilerini karadan yürüten, Bizans surlarım kendi imâl ettiği toplarla delikdeşik eden, ...

Devamını Oku »

İlim zenginlikten üstündür

Vaktiyle Mısır’da iki kardeş vardı. Birisi ilim öğrendi. Birisi de esnaf oldu. İlim öğrenen, asrının (zamanının) en büyük âlimi oldu. Diğer kardeşi de Mısır’ın en zengini oldu.Zengin olan kardeş, fakir olan bilgüi kardeşinehakaret gözüyle bakar, onu dâima küçük görür:— Ben zengin oldum, büyük saltanata kavuştum,sen ise fakir ve yoksul, miskin kaldın, diyerek küçümserdi.Alim olan kardeşi, onun sözlerine hiç değer vermez ...

Devamını Oku »

Allahtan Korkmak

Vaktiyle çocukları aç kalan fakir bir kadın, zengin varlıklı olan komşusuna yardım ve çocukları içinyiyecek istemeye gider. Güzel olan kadm, çocuklarının yiyeceğini adamdan isteyince, nefsinin esiri olanadam, kadından yakınlık ister, kadm bu teklifi duyunca, nâmuslu olduğundan ve Allah korkusundan dolayı bir şey almadan geriye gelir., Bakar ki, çocuklar: «Anne biz açlıktan ölüyoruz,yok mu bize bir lokma ekmek» diye feryad ediyorlar.Çocukların ...

Devamını Oku »

Hz Bilal ve Doğru Sözlü Olmak

Hz. Bilâl-ı Habeşi (Bilâl-bin Rebah R.A.), ye gelip kardeşi rica ederek bir kızı istemesini rica eder. Hz. Bilâl (R.A.) kardeşini kırmamak için o kızı istemeye gider: Kız tarafına varınca: — Ben Bilâl-bin Rebah, bu genç de kardeşimdir, der. Sizin kızınızı istemeye geldik. Fakat, şunu söyleyeyim ki, kardeşim. Din ve ahlâk yönünden kötü bir kimsedir der. Bu huylarını önceden İrilin ki, ...

Devamını Oku »

Bilmeden Satılan Kusurlu Mal

İmamdı A ’zam Efendimiz, ortağına (Hafs-bin Abdurrahmana bir parti elbise alıp gönderir. Gönderdiği bu mald& kusurlu, hatalı bir elbisenin de bulunduğunu mal gittikten sonra öğrenir. Derhal ortağına birmektup yazar. Bu kusurlu malı müşteriye gösterereksat der.Mektub gelmeden adam malı satar. O da maldaki kusuru bilmediğinden müşteriye göstermeden satmış olur.Elbiselerin parasını ve durumu bildiren bir mektubu İmam-ı A ’zam’a gönderir. İmam-ı A ...

Devamını Oku »

Allah Korkusu ve Doğruluk

Yûnus-bin Ubeyt, tüccar olup dükkanında çok çeşitli* muhtelif fiath kumaşları vardır. Bunlann bir kısmı, 200, bir kısmı 400’e satılmaktadır.Bu zat, dükkana kardeşinin oğlunu bırakıp Camiye namaza gider. Bu arada dükkana bir köylü müşteri, gelip 200’e satılan elbiselik bir kumaşı kendi isteğiyle beğenip 400’e satın alır. Dükkandan çıkıp giderken yolda dükkan sahibiyle karşılaşır. Dükkan sahibi kumaşı tanır ve sorar:— Kaça aldın ...

Devamını Oku »

Doğru Tacirlik Ve Müşteriye İyilik

Muhammed bin Münkedir, dükkanında yokken,oğlu 5 dirheme satılması gereken bir malı 10 dirhemesatar. Bunu öğrenen baba, bütün gününü o müşteriyi aramakla geçirir ve nihayet adamı bulur.— Bizim çocuk yanlışlıkla 5 dirheme satılmasıgereken bir malı size 10 dirheme vermiş, der demezmüşterisi:— Zaran yok, ben, 10 dirheme almaya razıyım,der. Muhammed bin Münkedir:— Sen razı olsan bile biz razı olamayız. Biz ancak kendimiz ...

Devamını Oku »

Hz Ömerin Allah Korkusu

Bir gün Hz. Ömer (RA.) Efendimize atmın üzerinde giderken: — Allah’dan kork Yâ Ömer dediler. Hz. Ömer Efendimiz şür’atla hayvanından inip yüzünü yerlere koyarak toprağa sürer, rengi sapsarı. olmuş sesi kısılmış bir halde: ■— Ömer de kim oluyor kİ, Allah’tan korkmasın! diyerek başını secdeden kaldırdı. Allah korkusu hikmetin, hidâyetin, saâdetin anahtarıdır. Kendinin insan olduğunu bilen ancak Allah’ın büyüklüğü karşısında secdelere ...

Devamını Oku »

Hz. Ömerin Glini ve Süte Su Katmak

Hz. Ömer (R.A.) Medine sokaklarını bir bir dolaşıyor. Acaba dertli kederli bir halkım var mı, endişesiyle Medine etrafında dört dönüyor.Yine böyle devriye gezdiği bir gecede, kulağınabir ses geldi. Sesin geldiği tarafa kulağım verdi. Otarafa doğru yaklaştı. İçerden ihtiyar bir kadm sesigeliyordu:— Kızım! Biraz su getir de süte karıştıralım; bugün süt gözüme çok az geliyor. Fakat kız hayretleriçinde:— Aman anneciğim! Sen ...

Devamını Oku »

Sözünde Durmanın Faydaları

slâm büyüklerinden Abdülkâdir-i Geylânî, çocukken okumak için annesinden izin ister. Annesiizin verir, fakat nerede okuyacağını sorar. Küçük Abdülkâdir o zamarr İslâm dünyasının ilim (bilgi) merkezi olan Bağdad’a gidip orada okumak istediğini annesine anlatır. Annesi râzı olur. Annesi, oğlu küçükAbdülkâdir’i çok seviyor, ondan aynlmak biraz zorolacak ama yine de Allah yolunda ilim öğrenmesi, evde oynamasından daha iyi, diye düşündü ve oğlununhırkasının ...

Devamını Oku »

30 Senedir Günahımın Affı İçin Af Dilerim

Vaktiyle . Bağdat Çarşısında büyük bir yangınolur. Her taraf yanıp kül olur. Bütün çarşı dükkânları yanar. Müslümanların servetleri bir anda yok olupgider.Sım y-ı Sakati Hazretleri de koşa koşa yangın yerine giderken yolda birine rastlar. Rastladığı adamSım y-ı Sakatiye:— Efendi, senin dükkânına hiç bir şey olmamış.Cam ve çerçevesine bUe dokunmamış yangın, gözünaydın der.Sım y-ı Sakati, bir an düşünmeden hasbel-beşerbu haberden memnun ...

Devamını Oku »

Ahde vefa Sözünde Durmanın Hayırlı Neticesi

Hz. Ömer Müslümanların Halîfesi.Bir gün Hz. Ömer Ashab-ı Kiramla oturmuş sohbet ediyorlardı.İki adam bir delikanlının kollarından sıkı sıkıyayakalamış Halifenin huzuruna getirdiler.— Kısas isteriz Yâ Emirel-Mü’minin! Kısas!., diyerek heyecanlı heyecanlı konuşuyorlar.Emirel-Mü’minin, Hz. Ömer (R .A ): — Derdiniz nedir? Dâva görülmeden kısas olmaz.Nedir bu genci sıkı sıkıya böyle yakalamışsınız, neistiyorsunuz?, der.Genci yakalayıp tutan adamın biri:— Yâ Emirel-Mü’minin! Bu genç bahçemizde babamızı ...

Devamını Oku »

İyi Niyetin Sonu Hayır Gelir

Vaktiyle Bağdat’ın hâli vakti yerinde olan (zengin) Müslümanlarmdan bir kafile Hacca gitmek üzere karar verirler. Komşu zenginlerin hacca hazırlandıklarını duyan fakir fakat çok temiz, salih bir zat dakendi kendine:— Ben de, şu komşularımla birlikte gideyim hacca, der.Kendi haline göre hazırlığım yapar, hac kafilesiyle o da yola çıkar. Kendini beğenmiş zenginlerdenbazıları bu fakir adamın da kendilerine katılarakgünlerce, aylarca sürecek bu hac ...

Devamını Oku »

Ölümden Kurtaran Üç İyilik

Anneyi memnun eden, nâmusunu koruyan,işçinin hakkım koruyan üç adamBu hikâye, Buhârî ve Müslimin rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamberimiz (A.S.) tarafından bildirilen bir hikâyedir.Resûlü Ekrem (A.S.) şöyle buyurmuştur:«— Sizden evvelki ümmetlerden üç kişi yolculuğa çıktılar. Geceyi geçirmek için bir mağaraya girdi- ✓ler. Orada sabahlayıp yollarına devam edeceklerdi.Ansızın dağdan bir kaya yuvarlandı-ve gelip mağaranın ağzını olduğu gibi kapattı. O üç adam:— Artık ...

Devamını Oku »

Rüyada Görülen Köşk

Bir aşûre günü olan Muharrem’in onunda birfakir gelip Müslüman tanıdığı bir zenginden aşûreiçin şöyle bir ricada bulunur:— Muhterem efendim! Bugün malûmunuz aşûregünüdür. Evde çoluk çocuğa bir aşûre kaynatmakgeldi gönlümüzden, fakat fakirlik var. Allah nzasıiçin biraz yardımda bulun, der. Müslüman zengin:— Olur, der, fakat şimdi işim var. öğ le namazını daha kılmadım. Namazdan sonra, der. Fakir adamnamazdan sonra gider. ,— Şimdi ...

Devamını Oku »

Hz. Fatıma validemizin Değeri

A.) ya çok değer verirdi. Onu o kadar severdi ki,hiç bir zaman Fâtıma vâlidemizi kendi haline bırakmazdı.Hz. Fâtıma (R.A.) vâlidemiz, Hz. Ali (R.A.)Efendimizle evlenmişti. Artık Fâtıma vâlidemizin eviayrılmıştı.Sevgili Peygamberimize Kur’ân’dan âyetler geldi.Kiır’ân âyetinde şöyle buyuruyordu Allahü Teâlâ;«Ey Resûlüml Ehline, çoluk ve çocuğuna namazla emret, onlara namaz kıldır. Sen de namaza devamet.» diye emir gelmişti. Cenab-ı Haktan.İşte bu âyet-i kerîme nâzil ...

Devamını Oku »

Kız Cocuklarını Diri Diri Gömenler

İslâm’dan önce Arabistan’da kız çocukları diri diri gömülürdü. Bu gerçeği Hz. Ömer (R.A.) Efendimizşöyle dile getirirdi.— Müslümanlıktan önce iki şeyi hatırlarım ki,birini hatırlayıp ağlarım, birine de gülerim.Ağladığım odur ki, bir gün kendi kız çocuğumu,mini mini yavrumu, ciğer-pârem kızımı kendi kocaman ellerimle mezar kazıp diri diri gömdüm. Ben kızım için kocaman ellerimle çukur kazarken sakalımasıçrayan topraklan o mini, minicik elleriyle topraklan ...

Devamını Oku »

Böyle Ana Dostlar Başına

Akıllı bir ana oğlunu güzel yola getirdi.Akıllı bir Islâm anası, üniversite tahsili yapanoğluna çok güzel bir terbiye Vermeyi başarmıştı.Hikâye şöyledir. Karadenizli bir âile, oğlunu yüksek tahsil yapması için İstanbul’a ünüversiteye gönderir.Aradan bir sene geçtikten sonra annesi oğlunuözler. Anne yüreği bu! Hiç evlât hâsretine dayanabilir mi? Elinde imkân olursa hemen o imkâna başvurur. İşte bu İslâm anası da, hemen kocasına, yani,oğlunun ...

Devamını Oku »

Oğluna Dinini Öğretmeyenin Başına Gelenler

Bir gün bir köylü ihtiyar gelip, kaza müftüsüolan hoca efendiye oğlundan şikâyet eder:— Muhterem hocam, der, dün oğlum beni tarlada döğdü, elindeki öküzleri kovaladığımız övendere ile vurdu. Çok canım yandı, çok ağladım, ben bunun için mi evlâd büyüttüm, ben şimdi ne yapacağım bu ihtiyar halimde. Bugün koşup sana geldim,bana bir yol göster, bana bir akıl ver. Hocam ne yapacağımı şaşırdım, ...

Devamını Oku »