Yazar Arşivi: Kursistem Moderator

Kursistem Moderator

Abdullah Zühdi Efendi

<d. Şam – o. 1879, Kahire)., Osmanlı hattat. Sülüs ve nesih yazıda, ün kazanmıştır. Ailesiyle birlikte 1835’te Şam’dan Kütahya’yâ göç etti. Öğrenjrrçi için İstanbul’a gittikten ;sonra jönce Reşid Efendi’den, sonra da* ünlü hattat Kazasker Mustafa İzzet Efendi’denşüljis ve nesih öğrendi. Mühendıshane-i Öerri-ı Hümayun’a. yazı” ve resim ,öğçetmeni oldu. Abdülmecid,ihbuyruğuylaHzvIyiuhammed’ in yattığı mescidin yazılapni yazmak için Medine’ye .^tti, ÂMüla^’in tahta geçmesiyle ...

Devamını Oku »

Abdullah Vassaf Efendi

(d. i(S62; Akhi-. sar – ö. 1761, İstanbul), Psmanlı şeyhülislamı ve divan -şairi, Aynı zamanda usta bir hattattı. •» Âkhisarlı Şeyh Mecdeddin soyundan Meh-» med Efendi’nin oğludurr İlköğrenimini Akhisar’da gördükten spnça İstanbul’ajerleşti. • Dönemin ünlü Öğretmenlerinden ÎÇara Halil Efendi’den* ders ,aldı> /I699’$a müderris oldu. 1724’£te .Selanik, 1727.’de. Niısı?- kadılığına getirildi 1İ7313’^en başlayarak üç kez art arda fetva emini oldu. 1736’da ...

Devamını Oku »

İyi insan mutluluk kötü insan tecrübe,yanlış insan ders MÜKEMMEL İNSAN İZ BIRAKIR.

Devamını Oku »

Neydi vefa?

 

Devamını Oku »

KISA ve ÖZ

          Gecer dediklerimi gecirdim biter dediklerimi bitirdim nefret ettiklerimi sildim silkindim yeter dedim Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana Farkında olduğum için varoldunuz vazgeçtiğim için bu gün yoktunuz..

Devamını Oku »

Canımın İÇİ

Devamını Oku »

Mum değil ki sevdam üfleyince sönsün..

   

Devamını Oku »

İnsanı Zamanından Önce Yıpratan Birşey Varsa Oda TEMBELLİKTİR…!

İnsanı Zamanından Önce Yıpratan Birşey Varsa Oda TEMBELLİKTİR…!

Devamını Oku »

Şey bennn..

Devamını Oku »

Ben kimim biliyormusunuz.?

Devamını Oku »

Vitir Namazı

Üç rekâttan ibaret olan vitir namazı da şöyle kılınır: Önce o günün vitir namazını kılmaya niyet edilir. Sonra ” Allahu Ekber” denilerek namaza başlanır. Sübhaneke okunduktan sonra “Eûzü Besmele” çekilerek Fatiha okunur. Arkasından bir mikdar daha Kur’an-I Kerim okunur. Açıklandığı şekilde rükû ve secdelere gidilir. Sonra ikinci rekâta kalkılır ve yalnız besmele ile Fatih sûresi ve bir mikdar daha Kur’an-ı ...

Devamını Oku »

Akşam Namazları

Akşam namazmm üç rekât farzı, öğle ile ikindi namazlarının ilk üç rekât farzları gibi kılınır. Şöyle ki: O günün akşam namazının farzını kılmaya niyet edilip namaza tekbir ile başlanır. Yukarda açıklandığı üzere ilk iki rekâtı kılınarak oturulur. Bu, birinci oturuştur. Bunda yalnız “Tahiyyat” okunur. Ondan soma üçüncü rekâta kalkılarak yalnız besmele ile Fatiha suresi okunur. Soma ” Allahu Ekber” denilerek ...

Devamını Oku »

Kadınların Aynı Hizada Durmaları

Cemaat değişik insanlardan ibaret olunca, imamın arkasında önce erkekler, sonra erkek çocuklar, soma kadınlar saf bağlarlar. Bu sırayı erkeklerle erkek çocukların gözetmesi sünnettir. Erkeklerle kadınların bu sırayı gözetmesi ise farzdn. Bunun için bir kadın veya büluğ çağma yakın bir kız, bir erkeğin önünde veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak olsa, erkeğin namazı bozulur. Buna: “Muhazatü’n-Nisa = Kadınların erkeklerle bir ...

Devamını Oku »

İmamlık ve Cemaat

Aklı olan, büluğ çağma eren, hür olan ve zorluk çekmeksizin topluca namaz kılmaya gücü yeten müslüman erkeklerin toplanıp cemaatle cuma namazını kılmaları farz, bayram namazlarını kılmaları vacibdir. Diğer farz namazları cemaatle kılmaları ise, müekked sünnettir. (Cuma namazından başka farz namazların cemaatle kılınması, Malikîlere ve bir kısım Şafiîlere göre de bir müekked sünnettir. İmam Ahmed ibni Hanbel ile Ebu Sevre ve ...

Devamını Oku »

Ezan ve İkamet

Ezan, lûgatta bildirmek demektir. Şeriat deyiminde, farz namazlar için belli vakitlerde bilindi şekilde okunan mübarek sözlerden ibarettir. Ezan okuyana “Müezzin” denir. Farz namazlar için ezan okumak, bu namazların kılınacağını ilân edip bildirmek, kitab ve sünnetle sabittir. Fakat müslümanlığın başlangıcında bildiğimiz şekilde ezan okunmazdı. Bir müddet, namaz vakti gelince: “Essalâte, Essalâte ,Namaza, namaz” veya “Essalâtü camiatün = Namaz toplayıcıdır,” deniliyordu. Yani, ...

Devamını Oku »

Namazların Başlıca Edebleri Şunlardır

1) Namazda dışı ve içi ile bir sükünet, bir huzur ve Allah’a ibadet duygusu içinde bulunmak. 2) Üst elbiseyi açık bulundurmayıp düğmelemek ve erkekler için, yenleri varsa, ellerini yenlerinden dışarıya çıkarmak. 3) Kıyam halinde secde yerine, rükûda ayakların üzerine, secdede burnun iki yanına, oturuşta kucağa, selâmda sağ ve sol omuz başlarına bakmak. 4) Yalnız başına namaz kılan, rükû ve secde ...

Devamını Oku »

Namazların Sünnetleri

Namazların sünnetleri de vardır. Bu sünnetler, namazların vaciblerini tamamlar. Onlardaki noksanlıkları giderir ve fazla sevab kazanmaya sebeb olur, Sünnetlere riayet edip devam etmek Allah’ın Peygamberine sevgi alâmetidir. Bununla beraber bu sünnetleri terk etmek, namazın bozulmasını ve tekrar kılınmasını gerektirmez. Fakat küçümsemeksizin kasden terk edilmesi bir hata ve bir mahrumiyettir. Fakat sünnetin hak görülmemesi, boş ve hikmetten uzak sayılarak küçümsenmesi -Allah ...

Devamını Oku »

Namazan Vacibleri

Namazların farzları olduğu gibi, bir kısım vacibleri de vardır. Bu vacibleri yerine getirmekle namazın farzları tamamlanıp noksanlan giderilmiş olur. Şöyle ki: 1) Namaza başlarken yalnız “Allah” ismi ile yetinmeyip büyüklüğü ifade eden “Ekber” sözünü de ilâve ederek “Allahü Ekber” demek vacibdir. 2) Namazlarda “Fatiha” suresini okumak vacibdir. Üç İmama göre ise, bunu okumak farzdır. 3) Namazlarda farz olan Kur’an okuyuşunun ...

Devamını Oku »

Namazdan Kendi İhtiyarı ile Çıkmak

138- Namaz kılanın, kendi ihtiyarına bağlı olan bir işle namazdan çıkması da, İmam Azam’a göre bir rükün olduğundan farzdır. Buna Huruç bisun’ihi (Kendi ihtiyarı ile çıkmak) denir. Fakat iki İmama İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e) göre bu farz değildir. Bu ayrılıktan aşağıdaki iki mesele doğmaktadır. 139- Bir kimse namazın sonunda teşehhüd mikdarı oturduktan soma kasden namaza aykırı bir iş ...

Devamını Oku »

Tadil-i Erkâna Riayet (Rükünlerin Hakkını Vermek)

135- Namazlarda tadil-i Erkâna riayet, İmam Ebu Yusuf a göre, bir rükün olduğundan farzdır. Bundan maksad, namazın kıyam, rükû ve secde gibi her rüknünü sükûnetle yerine getirmek ve bu rükünleri yaparken her uzuv yatışıp hareket halinden beri bulunmaktır. Örnek: Rükûdan kıyama kalkarken vücud dimdik bir hale gelmeli ve sükûnet bulmalı, en az bir kere: “Sübhanellahi’l-Azîm” diyecek kadar ayakta durup onda ...

Devamını Oku »