Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Yazar Arşivi: Kursistem

Seni dilime. Seni aklıma. Seni yüreğime. Seni gönlüme. Seni fikrime. Seni kalbime. Seni ömrüme koyan Rabbime binlerce kez şükür.

Devamını Oku »

Sen ol da;..İster Yar OL,İster ;Lütfunda Başım Üsütüne kahrında..

Devamını Oku »

Yanımdayken bile özlüyorum seni…

Devamını Oku »

Beni sana getiren sebeplere sana beni sevdiren rabbime şükürler olsun.

Genç kız imkansızlıklar içindeydi kocaman bir ailesi vardı ama yapayanlızdı kalbini gören  yoktu herkez yüzündeki gülümsemeyi ağzından cıkan kelimeleri biliyordu ya konuşamadıkları ya sutuklarını kim anlaya bilecekti Caresizdi hayatla kendi cabasıyla mücadale ediyordu.Yolunu şaştığı zamanda oldu düşüp yaralandığı zamanlarda oldu o sadece rabbine sığındı.Geleceğe dair hayal kuramıyordu onca cirkinlik içinde nefes aldığına şükrediyordu.Bilemezdi 1 cift gözde kaybolucağını kelimelerin aşığı olacağını ...

Devamını Oku »

Allahın bildiğini kuldan saklayamam ki..

Devamını Oku »

İzmihlal Nedir?

Kim milyoner olmak istiyor yarışmasında okullamızda kıta kıta yazılan ezberlenen istiklal marşımızın “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal cümlesindeki izmihlal soruldu .. İzmihlal ne anlama gelmektedir. İstiklal Marşı’nın “Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal” dizesinde geçen izmihlal ne anlama gelmektedir? A) Utanma B) Yıkılma C) Esaret D) Korku İzmihlal ne demek? Yıkılma, çökme anlamına gelir.

Devamını Oku »

Salatü Selam Getimenin Faydaları

İZÂH VE AÇIKLAMA:Ey Hak yolcusu! Sevgili Peygamberimiz:«Benim şefaatim büyük günah işleyenlere olacaktır.» buyurdu. Sen Resûlullaha çok salavat getirmeyeçalış. O sana şafaat eder.Süfyan-ı sevri Beytullâh’da tavaf ederken, bir zâtın sadece selâtü selâm getirdiğini ve ayağım kaldırdığında ve yere koyduğunda birer selât-ü selâm söylediğini görür.Süfyan-ı sevri sorar: «Nedir bu hâlin ey insan!Başka duâ bilmez misin sen?». Genç adam: «Mademsen bu memlekette garipsin, ...

Devamını Oku »

Hz. Hamzanın Müslüman Oluşu

Yine bir gün Peygamberimiz, (A.S.) (SEFA) tepesi eteğinde oturuyordu. Oradan geçen Ebûcehil kâfirive dalkavuklan, Peygamberimize hakâret edip Peygamberimize sövdüler, kötü kötü Müslümanlığa hakâret ettiler. Peygamberimiz, hiç bir şey söylemedi. Kâfirler, kötü kötü söylene söylene gittiler.Ebû Cehil’in ve arkadaşlarının yaptığı bu küfürleri hizmetçi «cariye» ve Hz. Hamza’mn cariyesi gözleriyle görüp kulağıyla işitti.Hz. Hamza, o gün ava gitmişti.Hz. Hamza, avdan döndüğü zaman ...

Devamını Oku »

Baba Nasihati

İyi Amelinden Dolayı Şerefli Olursun Arab hekimlerinden bir zat oğluna şöyle demiş: — Yavrum! Yann kıyamet gününde sana ne kazandın? diye soracaklardır. Kime mensupsun, kimin oğlusun, diye sormıyacaklardır diye nasihat etmiş ve ilâve etmiş: — Kâbe’nin örtüsünü görüyorsun ki, halk onu öpüyor. Saygı, hürmet gösteriyorlar. Onun meşhur olması, ipek olmasından değildir. O örtü Kâbe duvarında asıldı. Bundan dolayı o da ...

Devamını Oku »

Veysel Karani ve Anneye İtaat

Veysel Karânî, aşkı Resûlullah ile yanıp tutuşmuştur. Tek emeli, biricik gâyesi Resûlullah’m mübârekcemâlini görmekti. Bu aşk ile günler gelip geçiyordu.Bir gün annesine:— Anneciğim! Eğer müsaade edersen gidip sevgili Peygamberimizin mübârek yüzünü göreyim. GidipMedine’de ziyaret edeyim, dedi.Veysel Karânî’nin anası uzun uzun düşündü.Sonra:— Bir şartla izin veririm, Resûlullah’ı hâne-i saâdetlerinde (mübârek evinde) ziyaret edeceksin. Başka yerde değil, dedi.Âşık-ı Resûl olan Veysel Karânî ...

Devamını Oku »

Karısının Sözüyle Annesini Darıltan Alkama

Bu hikâye Asr-ı Saâdetten, saâdet asrı olan Peygamberimizin bizzat ilgilendiği bir hadiseydi.Alkarna isminde bir genç vardı. Dindardı. Namazım kılar, çok bolca sadaka verirdi. Bu zat hastalandı. Karısını, Resûlullah’a gönderdi. Kadın, Resûlü Ekrem’e (S.A.V.) — Yâ Resûlallah! Kocam, son nefesini vermeküzere… Halini size bildirmeye geldim. ResûlullahCAJ5.); Hz. Bilâl’e, Hz. Ali’ye, Selmân-ı Farisi’ye veAmmâr’a:— Gidin, Alkama’ya bakın; durumu nasıldır? diye emir buyurdu. ...

Devamını Oku »

Annemin Hakkını Ödeye bildimmi

Bir gün bir adam, Peygamberimize gelip:— Yâ Resülallah! Anam çok ihtiyarladı. Âdetaçocuklaştı. Sanki çocuklar gibi hareket ediyor. Yerinden kalkmıyor. Ben onun ekmeğini kendi elimle yediriyorum. Suyunu bizzat kendi elimle içiriyorum. Abdestini kendim aldırıyor, sonra seccâdenin başına sırtımda götürüyorum. Her istediği yere arkamda taşıyıp götürüyorum. Yâ Resülallah! Anamın hakkını ödeyebildim mi? diye sordu.Sevgili Peygamberimiz (S A .V .):— Validenin, ananın hakkının ...

Devamını Oku »

Hz. Musanın Cennet Arkadaşı

Hz. Musa (A.S.), Tür dağında Cenâb-ı Haktan niyaz etti: «Yâ Rabbi! Acaba Cennette” yoldaşım, arkadaşım, komşum kimdir?». Cenâb-ı Hak:— Yâ Musa! Falan kasabada kasablar içinde çokgenç bir kasab vardır. O senin Cennette arkadaşındır, buyurdu.Musa Peygamber yola çıktı, o memlekete vardıkasabı aradı, buldu. Bir müddet dükkânda oturdular,halbuki, genç kasab evvelce Hazret-i Musa’yı görmeden imân etmiş, onun ümmetinden olmuştu. Hazret-iMusa’yı hiç tanımıyordu. ...

Devamını Oku »

Babam Benim Malımı Aldı

Asr-ı saadette biri gelip sevgili Peygamberimize(A.S.) babasından şikâyet etti:— Ya Resûlallah! babam benim malımı aldı, dedi.Resulü Ekrem (A.S.)— Git, babanla beraber gel! buyurdu.Adam gitti. Sonra babasıyla geldiler. Resulü Ekrem (A.S.) adama.— Oğlun, malı hakkında senden şikâyet ediyor.Babam malımı aldı, harcadı diyor. Babası:— Ya Resûlallah! Onun malından çok az bir miktar halası için; teyzesi için ve kendim için sarfettim,dedi. ‘ ..Resûlullah ...

Devamını Oku »

Ömrünün Kıymetini Bilen Adam

sâ (Aleyhisselâm) bir gün bir çölden geçerkensıcakta güneş altında bir adamın ibâdet etmekte olduğunu görür. İbâdet eden adamın biraz ilerisindede pek çok ağaçlar vardır. Ağaçların gölgesinde ibâdet etmek varken niçin güneşte ibâdet ediyordu.Hz. İsâ (Aleyhisselâm) sıcakta ibâdet eden adama yaklaşarak sordu:— Ey ibâdet eden zat. Ey Allah’ın kulu! İbâdetininiçin böyle kavurucu sıcağın altında yapıyorsun? Halbuki şu ilerdeki ağaçların gölgesi altında ...

Devamını Oku »

Dur Hele Şu Namazımı İade Edeyim

Büyük zatlardan biri, misafir olduğu bir mahallede, tanımadığı bir imam efendinin arkasında cemaatle namaz kılar. Camiden çıkınca imam efendi o büyük zata hemen yersiz $u suâli sorar:— Efendim! Zât-ı âlileriniz nereden yer, içersiniz?Salihlerden olan o büyük zat; imam efendiye:— Dur hele, önce şu kıldırdığın namazı iâde edeyim de sonra sana cevab vereyim. Çünkü rızkın nereden geldiğinde şübhesi olanın hâlıkından (yaratanından) ...

Devamını Oku »

Geceleri Namaz Kılmak

Hz. Dâvüd (Aleyhisselâm) Cenâb-ı Hakk’a niyazda bulunarak şöyle niyaz eder;— Yâ Rabbi! Geceleri sana ibâdet etmeyi çok severim ve candan sana ibâdet edeyim?., der Cenâb-ıHak:— Yâ Dâvüd! Gecenin başında (evvelinde) kalkma istirahat et. Gecenin sonunda (sabaha yakında)da kalkma. Zira gecenin bu saatlerinde kalkan kullarım vardır. Bazı kullanm gecenin evvelinde, bazı kullarım da gecenin sonunda kalkıp ibâdet ederler. Sengecenin ortasında kalk ...

Devamını Oku »

Hz Ali Efendimiz Nasıl Namaz Kılardı-Bak Dinle

Hz. Ali (R.A.) Efendimiz öyle bir huzuru kalb ile(kalb huzuru) ile namaz kılarlardı ki, bütün dünyaaltüst olsa dünya yıkılsa hiç haberi olmaz, (duymaz)dı.Hz. Ali (R.A.) Efendimizin menkibelerinde denilir ki: «Bir harpte Hz. Ali Efendimizin mübarek ayağına bir ok gelmiş, okun demir kısmı kemiğe işlemiş(saplanmış) tır. Bu yüzden okun demirini çekip çıkaramadılar. Bir cerrah bulup getirdiler. Cerrah demirigörünce Hz. Ali (R.A.) ...

Devamını Oku »

Söylediğini Önce Kendisi yapan Adam

Vaktiyle akıllı ve irfan sahibi yaşlı bir zat vardıBu zat, dinî faziletleri kendi hayatında yaşar, yaşadığı dinî ölçülerle hareket ederdi. Onun için bu zatınsözleri kendi muhitinde (çevresinde) çok tesir ediyorolarak tanınmış ve bu şekilde kabul ediliyordu.Bir gün çok bal yiyen bir çocuk, hastalanır. Doktora götürülür. Doktor, bu çocuk bal yemeyecek, bâlyerse hastalığı iyileşmez, ölür, der. Fakat çocuk, balyiyeceğim diye tutturur. ...

Devamını Oku »

Alimlerin Değeri

Cihan padişahı Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethetmiş; Mısır da Osmanlı ülkeleri arasına girmişti.Yavuz Sultan Selim Han, ordusunun başında İstanbul’a dönüyor, etrafında hocaları ve Şeyhul-îslâmlarda topıuca oır arada geliyorlardı. En çok sevdiği ilimadamı İbni Kemâl padişahın yanında yerini almıştı.Mehter, zafer marşları (havalan) çalıyor, YavuzSultan Selim, yanında İbni Kemâl ordusunun başında Anavatana doğru ilerliyorlardı. Bu sırada İbni Kemâl’in atı birden bire ürktü ...

Devamını Oku »