Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Yazar Arşivi: sual

Karavan Hakkında Bilgi Edinmek İstiyorsanız İlginizi Çekebilcek Videolar

Devamını Oku »

Gelin olan kıza verilen öğüt

Bu hikâye, çok meşhur, çok ibret dersi veren dînî bir hikâyedir. Akıllı kız annelerinin ve gelinlik kızların ibret dersi alacağı çok yararlı bir hikâyedir. Bu hikâye, öyle bir kızın hikâyesi ki, babası kabile reisi, bütün insanlar onun emrindedir. Lider, başkan bir babanın kızı. Anası ise, çok akıllı, bilgili, hayatı çok iyi bilen bir İslâm anasıdır. Reis karısı, lider, başkan kansı. ...

Devamını Oku »

Namaz İle Kocasını Yola Getiken Kadın

Namaz İle Kocasını Yola Getiken Kadın   Beş vakit namazım kilan bir müslüman hanım, serhoş bir adamla evlenir. Kader bu ya!.. Her gün kocası kafayı çeker çbker öyle gelir evine… Hiç ayık olarak evine geldiği vâki değildir adamın. Son derece dinine düşkün olan genç Dindâr müslüman hanım, beş vakit namazlarının arkasından kocasının islâh olması ve zıkkımın kökü içki denen belâyı ...

Devamını Oku »

Yaşlı Bir Kocanın Terbiye Ettiği Genç Hanımı

 Yaşlı Bir Kocanın Terbiye Ettiği Genç Hanımı Vaktiyle Üsküdar’da oturan orta yaşlarında bir zat, ilk hanımı Ölünce genç bir hanımla evlenir. Bu zatın hâli vakti yerinde olduğu gibi, ahlâkı da çok güzel, huylan, hareketleri herkes tarafından sevilirdi. Bu zât dînini çok iyi biliyordu. Aynı zamanda anlayışı çok derin, görüşleri gâyet keskin, irfân sahibi bir zattı. İlk zamanlar genç hanım, kocasının ...

Devamını Oku »

Üsküdar Yangını

Dindar adam her vakit faydalı adamdır   Vakityle meşhur Üsküdar yangınında, bir Paşanın kızı gece yangının korku ve telaşıyla evinden uzaklaşır. Gece çıkan yangın bütün mahalleyi sarar. Çok evler yanıp kül olur. Bu korku ile evin yolunu kaybeden kızcağız, ne yapacağım şaşırır. O zamanlan şimdiki gibi elektrik felan yok. Her taraf karanlık, zindan gibi. Kızcağız, caminin yanındaki medreselerin birinde mum ...

Devamını Oku »

Kocasını Dindar Eden Kadın

Kocasını Dindar Eden Kadın Kocalarını terbiye eden (eğiten) bir çok İslâm kadınlarından birinin hikâyesidir bu. Vaktiyle Müslüman iyi huylu bir kadın, zengin bir adamla evlenir. Gül gibi geçinmektedirler. Zengin adam karısının güzel huyundan, iyi ahlâkından çok memnundur. Bir gün adam, gece uykudan uyanır. Karısından su ister. Kadın, kocamın yüreği yânmış, harareti var. Odadaki su ısınmış ve ılıktır. İneyim de alt ...

Devamını Oku »

Haccac-ı Zalim ve Zeytin Tüccarı

Haccac-ı Zalim ve Zeytin Tüccarı Vaktiyle Haccac-ı Zâlim! Tarihe zâlim Haccâc diye kaydedilmiş! Haccâc, çok zulmetmiş, halkı, inim inim inletmiş; Bir gün Haccâc’m anası: — Ey oğul nasıl can vereceksin? Ah demiş. Sen Cehennemde nasıl yanacaksın ben de bir anne olarak nasıl dayanacağım. Haksız yere bu kadar insanları öldürüyorsun demiş. Haccâc, hemen sarayın balkonuna fırlamış, yoldan geçen birini çağırmış, gel ...

Devamını Oku »

Hırsızlık

Hırsızlık   Hz. Mevlânâ, çok ibret dersi veren bir hırsızın başına gelenleri şöyle anlatır. Vaktiyle hırsızın biri, bir bahçeye girer. Bahçede en güzel bir meyve ağacının başına çıkar, meyvelerin iyi ve olmuşlarına uzanamaz. Dallan silkerek meyveleri yere dökmeye başlar. Dalların hışırtısından bahçe sahibi durumu görür. Koşarak ağacın yanma gelir. Adama bağırır: — Hey nâdân herif, ne yapıyorsun? Kimsin?. Bütün meyvelerim ...

Devamını Oku »

Beyaz At ve Hükümdar

Beyaz At ve Hükümdar Can gidince ölü, din gidince de dinsiz denir. Hükümdarın birinin beyaz bir atı varmış. Hükümdar,, bu atrnı çok severmiş. Bir gün bütün maiyetinin (kendi adamlarının) hazır bulunduğu bir sırada: — Bu beyaz atımın ölüm haberini getirenin kafasını uçurabilirim. Çok dikkatli olun. Çünkü bu beyaz atı canım kadar seviyorum. Onun ölüm haberi bende kriz geçirtebilir, demiş. Günün ...

Devamını Oku »

Celal Azmi Bey

Celal Azmi Bey Kâfir Urus yaktın yıktın evimi Ah bu muhacirlik şimdi de büktü belimi” Trabzon’un 1914-1918 yıllarını birebir yaşayan, 1916 yılının baharında Rus işgaline uğrayan memleketlerinden hicret eden bir ailenin mensubuyum. Hemşehrilerimden birçok akranım gibi ben de harplerin ve işgallerin, ihanetlerin ve mezalimlerin, açlık, sefalet, hastalık ve çaresizliklerin lebaleb doldurduğu o hicranlı yılların, o kan ve göz yaşının sel ...

Devamını Oku »

Karadeniz Balıkçılığı

Karadeniz Balıkçılığı   Son 40 yıl içinde kirlilik ve aşırı avcılık gibi yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Karadeniz hala balıkçılığımızın temel unsuru olmaya devam etmektedir. Ülke genelinde tarım sektörü içinde 4. sırada yer almasına rağmen, balıkçılığın Karadeniz için önemi, ekonomik, sosyal ve kültürel değerler bakımından diğer bölgelere göre çok fazladır. Beslenmedeki önemi yanında, işleme tesisleri için hammadde temin etmekte, iş alanları ...

Devamını Oku »

İki Dinsiz ve Çaldıkları Bir Torba Altın

İki Dinsiz ve Çaldıkları Bir Torba Altın Dinsizlik eninde sonunda sahibinin başına felâket getirir.İki dinsiz bir torba altın ele geçirir. Nasıl geçirdilerse, hırsızlık yoluyla ‘mı, yoksa gasb yoluyla mı? Biz işin sonuna bakalım : Bunlar altını korkülanndan dağa çıkanr, kimse çakmasın duymasın diye. Suçlu adam sineğin cızıltısından huzursuz olur mâlumî.. Bir gün. iki gün derken yiyecekleri biter. Altını yiyecek değiller ...

Devamını Oku »

Ya Varsa!! İnkar Kapısı Kapanmaştır…

Bir gün Hz. Ali (RA.) Efendimiz, namaz kılmış giderken müşriklerden (Puta tapan kâfirlerden) biriyle karşılaşır. Müşrik Hz. Ali Efendimize şöyle der. — Ya Ali! Şu sizin hâlinize bakıyorum da düşünüyorum. Âhiret var, insan bu dünyâda yaptıklarından bir bir hesab verecek diye, namaz kılıyorsunuz, oruç tutuyorsunuz; Cennet var, Cehennem var diyorsunuz… Ben bunların hiç birine inanmıyorum. Hem aramızda ne fark var, ...

Devamını Oku »

Salih Kimselerin Hayat Hikayelerinin Önemi

Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerimi’n d e : «Andolsıuı kİ, peygamberlerin ve ümmetlerinin kıssalarında (hayat hikâyelerinde) aklı olanlar için ibretler vardır.» buyuruyor. Bu âyet-i kerimeden anlaşılıyor ki, peygamberlerin (Aleyhimûsselam) ve ümmetlerinin hayat hikâyelerini okumak, akıllıyım diyen ve aklını iyilikte kullanabilecek bir irâdeye sahib olanlar için çok büyük bir ibret dersi vardır. Peygamberlerin dediklerini tutan ve peygamberlere İman eden insanlar kurtuluşa ermişlerdir. ...

Devamını Oku »

Cenaze Namazı

Bütün mezheblerin ittifak ettikleri bir nokta da müsiüman- ların, ölüleri üzerine «cenaze namazı» kılmalarının farz-ı kifâ- ye olduğudur. Bu hükmün mesnedlerinden birini nakledelim: Ebû Hüreyre rivâyet ediyor: Hz. Peygamber (s.a.) borçlu bir müslümanm cenazesi getirilince borcu için birşey bıraktı mı diye sorar, eğer yeteri kadar bıraktığı söylenirse namazını bizzat kıldırır, yoksa müslümanlara «kardeşinizin namazını kılın» buyururdu. (Buhâri, Müslim) İbnu’l-Kayyim borcu ...

Devamını Oku »

Ölünün Borçlarını Ödeme

Ölünün borcu varsa ödenmeden Rasûlullah namazını kılmazdı ve şöyle buyururdu: «Müminin ruhu (nefsi), ödeninceye kadar borcuna takılıp kalmaktadır.» (Tirmizî, Ahmed, İbn Mâce) Ölünün borcu, varsa malından ödenir. Malı yoksa bazı müctehidlere göre beytü’l-maldan ödenir. Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur: «Hiçbir mü’min yoktur ki ben ona dünya ve âhirette kendinden daha yakın olmayayım. -İstersen «Peygamber mü’minlere kendilerinden daha yakındır» âyetini oku ...

Devamını Oku »

Ölüyü Yıkamak ve Kefenlemek

Rasulullâh (s.a.) ölülerin yıkanmasını ve kefenlenmesini emretmiştir, bu iki işin nasıl yapılacağını teferruatlı bir şekilde tarif buyurmuştur. Bu sebeple müctehidler ölünün yıkanması ve kefenlenmesinin farz-ı kifâye olduğunda ittifak eylemişlerdir. Bu iki vazife ile ilgili bazı hususları burada zikretmekte fayda vardır: a) Savaşta düşmanlar tarafından katledilen şehidler yıkanmaz; kanlı elbiseleriyle defnedilir. b) Müslüman ölülerin yıkanabilmesi için Ebû Hanife ve Mâlik’e göre ...

Devamını Oku »

Ölüye Ağlamak

Yakınlarını, sevdiklerini bir anda kaybeden insanların acı çekmemeleri, bu acınm göze hücum eden yaşlar, ruhlara hâkim olan hüzün ve kederler ile tezâhür etmemesi mümkün değildir. Bu tabiîdir, sevgi ve merhametin meyvasıdır. İslâm bu nevi üzülmeyi ve ağlamayı menetmemiş, Hz. Peygamber (s.a.) ve sahâbeden de bu türlü ağıt vaki olmuştur: Üsâme b. Zeyd naklediyor: Hz. Peygamber (s.a)’in kızı kendisine «bir oğlum ...

Devamını Oku »

Ölüm İlanı İşitenlerin Sabırla Allah’a Sığınmaları

Peygamberimiz (s.a.) ölüm ve benzeri bir felâket ile karşılaşan kimselerin sabretmeleri, duâ ile Allah’a sığınmalarını tavsiye buyurmuştur: «Bir musibet ve felâketle karşılaşan ve «Biz Allah’a âidiz, şüphesiz ona döneceğiz; Allah’ım musibetin içinde bana ecir ver, kaybettiğimden daha hayırlısını ihsan buyur» diyen hiçbir kul yoktur ki, Allah ona musibeti mukabilinde ecir vermesin ve kaybettiğinin yerine daha hayırlısını ihsan buyurmasın.» (Ah- med ...

Devamını Oku »

Ölüm İlân

Câhiliyye devrinde önemli birisi vefat edince kabilelere bir haberci gönderilir, bu haberci «filan öldü, Arap mahvoldu» diye bağırır bunu işitenler de vâveylâ kopararak ağlardı. Hz. Peygamber (s.a) bunu yasaklamış, usûlü dairesinde, sükûnet içinde ölüm haberinin eş, dost ve sâlih mü’minlere duyurulmasını tasvib buyurmuştur. Bizzat kendileri Habeşistan Necâşîsi’- nin vefatını, kezâ Mûte savaşında Zeyd, Ca’fer ve İbn Revâha (r. anhum) Hazretlerinin ...

Devamını Oku »