Yazar Arşivi: sual

Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil tozunu almaktır.

Devamını Oku »

Sen ordan can dersin ben burdn ömür derim..

Devamını Oku »

ÂŞIK CELEBİ

Türk şâir ve bilginlerinden. Asıl adı Mehmed’dir. Soyu Peygamber efendimize kadar ulaşır. Büyük babası Seyyid Mu- hammed Nattâ, Emir Buhârî ile birlikte Bur- sa’ya gelmiş ve burada yerleşmiştir. Sultan Bâ- yezîd kızını Emîr Buhârî’ye verirken, vezîri Halil Paşa da kızını Seyyid Natta’ya vermiş, Ebû İs- hâk medrese ve zâviyesini onun için yaptırmıştır. Âşık Çelebi’nin babası Seyyid Ali, babası gibi müderrislik ...

Devamını Oku »

ÂŞIK PAŞA

on dördüncü asrın ünlü mutasavvıf şâirlerinden. 1272’de Kırşehir’de doğdu. Babası Muhlis Paşa, Osman Gâzi’nin maiyetinden, âlim ve fâzıl bir zât olup, Ehl-i sünnet îtikâdın- daydı. Asıl adı Ali olup, Sultan Osman ve Orhan Gâzi zamanlarında yaşadı. Din ve tasavvuf bilgilerini Kırşehirli Şeyh Süleymân Efendiden öğrendi. Devlet işlerinde ehliyet sâhibi olan Âşık On dördüncü asrın ünlü Osmanlı tasavvuf şâirlerinden Âşık Paşanın ...

Devamını Oku »

AT MEYDANI

on dokuzuncu asra kadar, bugünkü Sultanahmet Parkının bulunduğu alana verilen ad. Bizans döneminde burada bir hipodrom bulunuyor, araba ve at yarışları yapılıyordu. İstanbul’un fethinden sonra da ehemmiyetini koruyan at meydanı, at yarışları, cirit oyunları, sünnet düğünleri ve bayram şenliklerine sahne oldu. Çevrede İbrâhim Paşa Sarayı, Sokullu Mehmed Paşa Konağı, Sultanahmed Câmii gibi güzel eserler inşâ edilerek meydana Osmanlı mührü vuruldu. ...

Devamını Oku »

ATABEGLER

Selçuklu Devletinde şehzâdeleri eğitip yetiştiren ve zamanla devlet kuran yüksek rütbeli memurlar. “Atabeg” ünvânı ilk defâ Sel çuklularda kullanıldı ise de daha önceki Türk-ls- lâm devletlerinde de bu vazifeyi gören memurlar vardı. OsmanlIlarda ise şehzâdeleri yetiştirmekle vazîfeli kimselere lala denirdi (Bkz. Lala). Türkler, neslin, devâmını sağlayan çocuğa çok önem verdikleri gibi, onun terbiyesi ve yetişmesi husûsunda da hassâsiyet gösterirlerdi. Devletin ...

Devamını Oku »

ATASÖZLERİ

Alm. Sprichwort, Fr. Prover- be, İng. Proverb. Yüzyıllarca süren bir zaman dilimi içinde, tecrübeler sonucunda çeşitli sebeplerle söylenerek, sayısız hikmetleri küçük ve kısa sözler hâline getiren, dedelerden torunlara kalan ibretli, özlü ve kısa sözler. Atasözleri, herhangi bir olay ve konu karşısında bâzı ortak düşünceleri, tecrübeleri, tenkitleri, teklifleri, nasihatleri vb. ifâde için kullanılırlar. Bunlar bir toplumun meydana getirdiği ortaklaşa değerlerdir. Türk ...

Devamını Oku »

ATASÖZLERİ

Bir elin nesi var, iki elin sesi var. – Bir elinin verdiğini öbür elin duymasın. – Bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır. – Bir korkak bir orduyu bozar. – Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır. – Bir selâm bir hatır yapar. – Bol bol yiyen, bel bel bakar. – Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) koyma (bırakma). – ...

Devamını Oku »

ATAŞE

Alm. Attachc Attache, Fr.Attache, İng. Attache. Bir devletin başka bir devlette temsilcisi olan elçiliklerine müşâvir olarak tâyin ettiği görevli memur. Görevlendirme durumlarına göre, askerî ateşe, ticâret, basın ve kültür ataşesi gibi isim alırlar. Askerî ataşe: Elçiliğin askerî konulardaki müşâviridir. Silâhlı Kuvvetleri yabancı ülkelerde temsil etmek üzere kara, hava, deniz subaylarından seçilerek görevlendirilir. Bu şahıslar, savaş ânında müttefik ülkedeki harekâtı tâkib ...

Devamını Oku »

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL ve TARİH YÜK SEK KURUMU

Atatürk ilke ve inkılaplarını, Türk kültür, târih ve dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak, yaymak ve yayınlar yapmakla vazifeli kurum. 1982 Anayasası’nın 134. maddesi gereğince çıkarılan 11 Ağustos 1983 târih ve 2876 sayılı kânunla kurulmuş olan kurum, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı tüzel kişiliği olan bir kamu kuruluşudur

Devamını Oku »

ATATÜRK BARAJI

GAP Projesi içinde, Ka- rakaya Barajının 180 km mansabında, Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesine 24 km uzaklıkta Fırat Nehri üzerinde kurulan baraj. İnşâatına; 4 Kasım 1983 târihinde başlandı. 1994 senesinde bitirilmesi plânlanan baraj; sulama ve enerji elde etmek maksadıyla yapılmıştır. 2400 megavat, yılda 8.9 milyon kilovatsaat elektrik enerjisi üretecek kapasitededir. 84.4 milyon m3 kaya ve toprak dolgu ile, dolgu hacmi bakımından ...

Devamını Oku »

ATICILIK

Alm. Schiesskunst (m), Fr. Tir, İng. Shooting. Bir mermiyi veya oku bir silah aracılığıyla mümkün olduğu ölçüde hedefe ulaştırmayı gâye edinen bir hüner yarışması. Çok çeşitli silahlarla (karabina, tabanca, yay) yapılır. Hedefler sâbit veya hareketli olabilir. İyi bir atıcı olmak için gözlerin keskin ve kendine hâkim olunması gerekir. Bâzı bölgelerde, atıcılık yarışmaları gelenek hâlinde muhâfaza edilmiştir. Meselâ, İsviçre’nin bâzı kantonlarında ...

Devamını Oku »

ATKESTANESİ

Familyası: Atkestanesigiller (Hippocastanaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Yol kenarları ve parklarda süs ağacı olarak yetiştirilir. Nisan-temmuz aylarında çiçek açan, 15-25 m boyunda, sık dallı ve yapraklı bir ağaç. Gövde üzerinde karşılıklı durumda ve uzun saplı olan yapraklar oldukça büyük görünümdedirler. Büyük ve dik olan piramid biçimli çiçek durumları, çiçeklerin bileşik-salkım tarzında birleşmeleriyle meydana gelmiştir. Aynı çiçek durumlarında bulunan çiçekler ya erdişidir, ...

Devamını Oku »

ATLAS OKYANUSU

atlantischer Oze- an, Fr. Ocean Atlantique, İng. Atlantic Ocean. Dünyânın ikinci büyük denizi. Büyüklük bakımından Büyük Okyanustan sonra gelir. Doğusunda Avrasya ve Afrika, batısında Amerika (kuzey ve güney) bulunur. Bu okyanus, eski dünyâ ile yeni dünyâyı birbirinden ayırır.

Devamını Oku »

ATLAS DAĞLARI

Akdeniz’deki Gabes Körfezi kıyısından başlayarak, Tunus, Cezayir ve Fas toprakları boyunca Atlas Okyanusuna kadar uzanan dağ silsilesi. 2400 km uzunlukta bir sâhayı kaplar. Bu dağların asıl ismi “Adrar”, Berberîce’de “dağlar” mânâsına gelir. AvrupalIlar, Yunan efsânelerine dayanarak bu dağlara “Atlas” ismini vermişlerdir. Mahallî halk bu ismi kullanmaz. “Adrar” ismini kullanır. Osman- lı Devleti Rü’yet-i Hilâl (Arabî ayın ilk gününü bulma) konusunda ...

Devamını Oku »

ilim servetten üstündür çünkü..

  Serveti sen korursun oysa ilim seni korur

Devamını Oku »

sen bana ALLAH ın emanetisin.

Devamını Oku »

Sevmek dua etmektir belkde kimseler duymadan bilmeden sesizce..

Sevmek dua etmektir belkde kimseler duymadan bilmeden sesizce..

Devamını Oku »

Abdülhamid I Çeşmesi

İstanbul Boğaziçi’nde, Emirgân Camisi önündeki meydan çeşmesi. 1782’de yapılan bu çeşme döneminin birçok özelliğini yansıtır. Ana kütlesiyle sade bir görünümü vardır. Sekiz köşeli yapıyı saçaklı bir çatı örter. Cephelere birer atlanarak yerleştirilen dört tane çeşme, üstleri Türk Rokoko bezemeleriyle işlenmiş mermerlerle kaplıdır. Deniz kabuğu gibi biçimlendirilmiş akantus yaprağı ile ince çubuk silmelerden oluşan kıvrımların çifter çifter kullanılması, dönemin bezeme anlayışına ...

Devamını Oku »

Abdülhamid I

(d. 20 Mart 1725 – ö. 7 Nisan 1789, İstanbul), Osmanlı padişahı (1774-89). Askeri alandaki yenilik hareketlerini desteklemiştir. III. Ahmed’in oğludur. Annesi Rabia Şermi Sultan’dır. Babasının ölümünden sonra şehzadelik ve veliahtlık yıllarını Topkapı Sarayı’nda göz hapsinde geçirdi. Ağabeyi III. Mustafa!nın yerine 21 Ocak 1774’te tahta çıktı. Bu sırada altı yıldır sürmekte olan 1768-74 Osmanlı-Rus Savaşı, OsmanlIların aleyhine bitmek üzereydi. Abdülhamid, ...

Devamını Oku »