Yazar Arşivi: sual

Kur’an-ı Kerîm’i Okuma ve Anlama ile İlgili Bazı Kavramlar

Tecvid: Kur’an-ı Kerîm’in, harflerin mahreçlerine ve sıfadarına uy gun bir şekilde, uzunluk ve kısalıklarına dikkat edilerek okunması. Hatim: Kur’an-ı Kerîm’in ezbere ya da mushafa bakarak başın dan sonuna kadar okunması. Mukabele: Bir başkasının Kur’an-ı Kerîm okuyuşunu takip etme ve bu şekilde hatim indirme. Hâfız: Kur’an-ı Kerîm’i başından sonuna kadar ezberleyen kimse. Mushaf: Kur’an-ı Kerîm’in tamamının yazılı olduğu ve kitap ola ...

Devamını Oku »

Kur’an-ı Kerîm’in Muhtevası

Kur’an-ı Kerîm’de birçok konuya temas edilmektedir. Ancak ağırlıklı olarak ele alınan konular şu şekilde belli başlıklar halinde toplanabilir: • İtikat: Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, âhirete, kazâ ve kadere imanla ve bunların ayrıntdarıyla ilgili, inanca ve gayba dair konular. • İbadetler: insanların Allah’a nasıl kulluk edeceklerini düzenleyen hususlar; namaz, hac, oruç, zekât vb. ibadederin esasları. • Muamelât: Evlilik, miras, boşanma, mehir, ...

Devamını Oku »

Peygamberlere İman Ederiz, Çünkü…

Canlı cansız bütün varlıkları yok iken var etti Rab bimiz. Yarattıktan sonra da tek başına bırakmadı, onları yalnız ve kimsesiz koymadı, iyi, güzel ve doğru olanı tanısınlar, öğrensinler ve hayadan bo yunca uygulasınlar diye elçilerini gönderdi. Elçiler, Allah’ın mesajlarını Allah’ın kullarına bildirdiler. Peygamberler insanlara hem önderlik yaptılar hem sahip çıktılar hem de en güzel uy gulayanlar olarak örnek oldular. En ...

Devamını Oku »

Peygamberlerin Özellikleri

İnsandırlar. Dünya ve âhiret hayatında muduluk yollarını kendilerinden öğrendiğimiz peygamberler, bizim gibi insandırlar; ulûhiyyet vasıfları taşımazlar. Onlar da yerler, içerler, uyurlar, evlenip çoluk çocuk sahibi olurlar. Çarşı ve pazarlarda gezerler. Bütün bu İnsanî özellikler, onlar için bir kusur değildir. Aksine, insanlarla ilişki kurarak aldıkları İlâhî vahiyleri onlara tebliğ etmelerine ve kendilerinin rehber kabul edilmelerine daha uygundur. Allah tarafından seçilmişlerdir. Bir ...

Devamını Oku »

Peygamberlerin Görevleri

Peygamberler, Allah’tan vahiy alan ve bu vahiyleri insanlara ileten (tebliğ eden) kişilerdir. Tebliğ görevi kapsamında insanlara Allah’ın âyetlerini okumuş; kitabı, hikmeti ve bilmedikleri şeyleri öğretmişlerdir. İbadederinde, diğer insanlarla ilişkilerinde ve gündelik yaşantılarında vahyin ilk uygulamalarını bizzat kendileri gerçekleştirmişler, gönderildikleri insanlara en güzel rehber olmuşlardır. Alemlerin Rabbinin hoşnuduğunu kazandıracak inanç ve davranışların insanlar arasında kabul görmesi ve uygulamaya konulması için sürekli ...

Devamını Oku »

Mûcize

Hiçbir peygamber yoktur ki gönderildiği toplum tarafından ya lanlanmamış, alaya alınmamış olsun. Allah’ın kutlu elçileri ken dilerine ulaşan vahyi tebliğ görevlerini yerine getirirken hep itiraz ve kınamalarla karşılaşmışlardır. Yüce Rabbimiz, elçilerini bu zor görevi yerine getirirken desteksiz bırakmamış, onlara her türlü yardımını göndermiştir. İşte bu yardımlardan biri de mûcizelerdir. Mûcize, Allah’ın peygamberlerini doğrulamak ve desteklemek için yarattığı, insanların benzerini getirmekten ...

Devamını Oku »

Peygamberleri Örnek Almış Biri..

Peygamberlerin ilki Hz. Adem, sonuncusu ise Hz. Muhammed’d ir.^ Bu süreç boyunca Allah Teâlâ bazen peş peşe, bazen aynı zaman diüminde, bazen de kısa ya da uzun zaman aralıklarıyla peygamber göndermiştir. Bütün peygamberler ve onlara verilen vahiyler birbirlerini teyit etmiş, son nebi ve resûl Hz. Muhammed’in^ 1 getirdiği Kur’an ise bütün peygamberleri ve ilâhî kitapları doğrulayıp onlara şahidik etmiştir. Peygamberlere ...

Devamını Oku »

Bireyin Allah’ı Bütün Varlığıyla Anması: Oruç

Oruç, mükellef olan erkek ve kadınların, imsak vaktinden iftar vaktine kadar, Allah rızasını kazanma amacıyla, bilinçli olarak hiçbir şey yememesi, içmemesi ve cinsel ilişkide bulunmamasıdır. Allah’ın bize emrettiği bütün ibadederi yaparken asıl amacımız Allah’ın rızasını kazanmaktır. Ancak bizleri yaratan Rabbimiz, bizlere emrettiği iba- dederde hiç şüphesiz hem birey hem de toplumla ilgili birçok fayda da var etmiştir. Oruç da böyledir. ...

Devamını Oku »

Ne ezelim var.. Ne de ebedim benim…. Ruhum sonsuzluğa aittir…Varsın dünyada yansın tenim..

Devamını Oku »

Öyle Bir yar sev ki evladım elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni..

Devamını Oku »

Elinle Yaptığın HAYRI, Dilinle Ziyan ETME..

Devamını Oku »

Sabredin!!

Devamını Oku »

Oruç İbadetiyle İlgili Kavramlar

Sahur. Ertesi günkü oruca bir hazırlık ve niyet olarak im sak vakti girmeden önce geceleyin yenilen yemeğin adıdır. Peygamberimiz^ sahura kalkıp yemek yemeyi teşvik etmiştir: “Sahura kalkın, sahurda bereket vardır” (Müslim, “Sıyâm”, 45). • imsak: Oruca başlama zamanıdır. Tan yerinin ağarmasından az önceki vakittir. Sabah namazı vaktinin de başlangıcıdır. • İftar: Güneşin batmasıyla birlikte orucun sona erdiği ve açıldı ğı ...

Devamını Oku »

Oruç Hakkında Bazı Bilgiler

Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört gününde oruç tutmak tahrîmen mekruhtur. Şafiî mezhebinde ise haramdır. • Hayız ve nifas halindeki kadınların oruç tutması haramdır. • Başlanmış bir ramazan orucunu mazeretsiz bozan bir kişinin orucunu kazâ etmesi ve kefaret ödemesi gerekir. Şâfiî mezhebinde başlanmış oruç cinsel münasebet ile bozulmuşsa kefaret gerekir. Yeme içme ile bozulduğunda kefâret gerekmez. Orucun kefâreti ...

Devamını Oku »

Paylaşma ve Yardımlaşma İbadeti: Zekât ve Sadaka

Yardımlaşma ve paylaşma insanın yaratılıştan sahip olduğu has- lederden biridir. Zekât insanın fıtratında var olan bu hasleti açığa çıkarır, harekete geçirir ve geliştirir. Tabiatındaki bencilliğin etkisiyle yardımlaşma ve paylaşma hasletinin zayıflamasını ve gitgide yok olmasını önler, insana verebilme yani infak bilinci kazandırır. Zekât insanı cimrilik, bayağılık, bencillik, başkasının malına göz dikme, çekememezlik, ben merkezcilik, bireycilik, çıkarcılık, eli sıkılık, hazcıhk, istiğna, ...

Devamını Oku »

Zekât Vermesi Gereken Kişiler

Bir kişinin zekât vermekle yükümlü olması için kendisinde şu şartların bulunması gerekir: • Müslüman olmak: Zekât bir ibadet olduğundan bir kişinin zekâda yükümlü olabilmesi için öncelikle müslüman olması gerekir. • Akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına gelmiş olmak: Hanefî mezhebine göre çocukların ve akıl hastalarının malına zekât düşmez. Şafiî mezhebine göre ise zekât verecek kadar mala sahip olan akıl sağlığı ...

Devamını Oku »

Zekât Verilebilecek Kişiler

Zekâtın kimlere verileceği Tevbe sûresinin 60. âyetinde bildirilmektedir. Buna göre zekât veri lebilecek yerler şunlardır: • Fakirler: Nisap miktarı mala sahip olmayan ya da sahip olduğu halde malı ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyen kimselerdir. • Miskinler: Bir günlük yiyeceğe bile muhtaç olan, hiçbir mala sahip olmayan yoksullardır. • Boyunduruktan kurtarılması gerekenler: Köle ler, düşman elinde bulunan esirler ve sömürge altındaki müslümanlardır. • ...

Devamını Oku »

Zekât Kimlere Verilmez?

Zekât, hak etmeyenlere verildiği takdirde hem zekât ibadeti ye rine getirilmemiş hem de zekâtın bireysel ve toplumsal faydaları gerçekleşmemiş olur. Bunun için dinimiz zekâtın verileceği yerler gibi asla verilmeyeceği yerleri de belirlemiştir. Bir kişi, çocuk ve torunlarına, eşine, anne ile babasına, nine ile dedesine, onların anne ile babalarına zekât veremez. Ayrıca Peygamberimizin(sasJ soyundan gelenlere, zenginlere ve Islâm’a düşmanca davranan gayrimüsümlere ...

Devamını Oku »

Zekâtı Verilecek Malla İlgili Şartlar

Tam mülkiyet: Zekâtı verilecek malın hem kendisinin hem de sağlayacağı kazancın, sahibinin yetkisinde olması gerekir. Rehin (ipotek) altında bulunan ya da faydalanılmayan mallardan zekât verilmez. Nisap: Nisap miktarı zengin olmanın en alt sınırıdır. Her malın nisap ölçüsü farklıdır. Örneğin bir kişi temel ihtiyaçları ve borcu dışında şu ölçülerde mala sahip olursa nisap miktarına ulaşmış demektir ve zekât vermesi gerekir: 80,18 ...

Devamını Oku »

Zekâtı Verilecek Mallar

Her malın nisap miktarı ve zekât oranı farklıdır. Genel çizgile riyle malların nisap miktarları ve zekât oranları şöyledir: Altın ve gümüş: Altının nisap miktarı 80,18 gramdır. Bu miktarda ya da bundan fazla altını olan kimse kırkta birini (% 2,5) zekât olarak verir. Gümüşün nisap miktarı da 561 gramdır. Bu kadar veya bun dan fazla gümüşü olanlar da kırkta birini (% ...

Devamını Oku »
bool(false)