Yazar Arşivi: Cem Hanoğlu

GÜNEŞ YANIKLARI

Derinin güneş ışığına kısa sürede ve aşırı miktarda maruz kalması sonucunda meydana gelen bir rahatsızlık. Dalga boyu 300 namometre civarında olan ultraviyole ışınları buna sebeb olur. Işığa maruz kalan deri önce en dış tabakasını kalınlaştırarak ışığın tesirinden kendini korumaya çalı­şır. Hemen ardından deriye rengini veren bir pigment olan Melamin yapımını arttırır. Derinin rengi bu pigmentin artmasından dolayı koyulaşır. Işığa maruz ...

Devamını Oku »

GÜNEŞ SAATİ

Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği gölgelerden faydalanarak günün kısımlarını bulan düzen. İlk defa düşey olarak düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna göre günün zamanı tesbit edilmiştir. M.Ö. 8 . yüzyılda daha gelişmiş düzenler Mısırlılar tarafından kullanılmıştır. Burada kullanılan cins “T” şeklinde olup, yatay kısmı 6 parçaya bölünerek gün bölümlere ayrılmıştı. Daha sonra Babilliler tarafından yarı daire veya ...

Devamını Oku »

GÜNDÖNÜMÜ

Bir sene içinde güneşin yer küresinin (dünyanın) ekvator düzleminde bulunduğu iki vakitten her birisi. Gündönümü sırasında gece ve gündüzler dünyanın her tarafında birbirine eşittir. Ancak güneş ışığının atmosferde kırılması sebebiyle gündüzler gecelerden biraz uzundur İlkbahar gündönümü (ekinoksu, itidal noktası) 21 Mart civarında, Sonbahar veya güz gündönümü, 22 Eylül civarında meydana gelir. Artık senelerden dolayı bazan bir gün önce veya sonra ...

Devamını Oku »

GÜNEŞ ÇARPMASI

Özellikle çok güneş gören iklimlerde sık rastlanan ve ısı çarpması ismi de verilen tehlikeli bir durum. Sıcak hava akımı karşısında kalma, sıcak fabrikada çalışma, güneş ışığı altında sportif ve askeri faaliyetlerden sonra sık görülür. Güneş çarpması durumunda, vücudun ısıyı ayarlama mekanizması birden bozulur ve durur. Vücuttan belirgin su ve tuz kaybı sözkonusu değildir. Güneş çarpmasının, ısı bitkinliği adı verilen bir ...

Devamını Oku »

GÜNEŞ ENERJİSİ

Güneşden elde edilen enerji. Güneş enerjisi, son yıllarda yenilenebilen enerji kaynakları içinde, üzerinde en çok çalışılanı olmuştur. Güneş, dünyamıza ve diğer gezegenlere enerji veren büyük bir enerji kaynağıdır. Bitkiler, canlı doku üretmek ve besin yapabilmek (fotosentez) için güneş enerjisinden faydalanır. Rüzgâr, güneş ışınlarının sıcaklık farkı hasıl etmesinden meydana gelir. Kömür ve bitki artıklarından petrol meydana gelmesi de güneş enerjisi sayesindedir. ...

Devamını Oku »

GÜNAH

Dinin suç saydığı iş, davranış. Günah, farsça bir kelime olup, Arapçada “ma’siyet, zenb” kelimkelerinin karşılığı­ dır. Lügatte, “îsyan, karşı gelme, suç, kabahat.” manalanna gelir. Dinde, Allahü teâlânın ve Peygamberlerinin emir ve yasaklanna aykın düşen her davranışa ve fiile günah denir. Dinde, işlenen fiilin günah ve suç olabilmesi için, bunu yapanın akıllı ve erginlik yaşına girmiş ve kendisinin isteği ile yapmış olması ...

Devamını Oku »

GÜN

Arz (yer) küresinin kendi mihveri (ekseni) etrafında-kuzeyden bakıldığı düşünülerek saat ibresinin aksi (ters) yönünde bir kerre döndüğü müddet, süre. Gün kelimesi bir çok anlamlarda kullanılmaktadır. Çok eskilerden beri halk arasında kullanıldığı mânâ, güneş ışıklarının bulunulan yeri doğrudan doğruya aydınlattığı süre veya gündüz süresidir. Daha yaygın olarak da karanlık ve aydınlık sürelerin birlikte düşünüldüğü mânâda kullanılır. Bu mânâda kullanılması hâlinde bile ...

Devamını Oku »

GÜMÜŞBALIĞI

Familya: Gümüşbalığıgiller (Atherinidea) Yaşadığı Yerler: Atlantik, Akdeniz, Karadeniz Marmarada ve tatlı sularda yaşayan türleri vardır. Özellikleri: Hamsi iriliğinde, gümüş renkli, iri gözlü, eti lezzetli bir balık. Çeşitleri: 150 kadar türü vardır. Gümüşbalığı(A.prestoyter), Çamuka (A.hepsetus), Kaliforniya gümüşbalığı (Atherinopsis californiensis), Dere Gümüşbalığı (Labidesthes sicculus) en bilinen çeşitleridir. 10-15 cm boyunda, tropik ve ılıman denizlerin kumluk ve çakıllı kıyılarında sürüler halinde yaşayan, beyaz ...

Devamını Oku »

GÜMÜŞ

Kimyada simgesi Ag olan, beyaz, parlak, kıymetli bir metalik element. Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,87 dir. Erime noktası 961,9°C, kaynama noktası 1950°C, özgül ağırlığı (20°C de) 10,5 gr/cm3 ’tür. Çoğu bileşiklerinde + 1 değerliklidir. Ag sembolü latince argentum kelimesinden gelir. Tarihi Gümüş çok eskiden beri bilinmektedir. Fakat yine de altın ve bakırdan sonra keşfedilmiştir. Altın az olmasına rağmen, dünyanın ...

Devamını Oku »

GÜMRÜK TARİFELERİ VE TİCARET GENEL ANLAŞMASI

İngilizce (General Agreement Trade and Tarifi) kelimelerinin baş harfleriyle tanınan milletlerarası bir kuruluş. Milletlerarası ticaretin dünya ölçüsünde düzenlenmesi ve dış ticaret politikalarında himayeciliğin kaldırı­larak, liberalleşmenin temini gayesiyle, batılı ülkeler ikinci dünya savaşını müteakip, milletlerarası kuruluş­ların teşkili için hummalı bir çalışma içine girdiler. Bu maksatla Birleşmiş milletler içinde öncelikle bir “Hazırlık Komitesi” kuruldu. Hazırlık komitesinin yaptığı çalışmalar sonucu,1947 yılında Cenevre’de GATT ...

Devamını Oku »

GÜMRÜK İŞBİRLİĞİ KONSEYİ

İştigal konusu, üye ülkelerin gümrük kaidelerinin standartlaş­tırılması, basitleştirilmesi, gümrük tekniğinin geliştirilmesi ve Milletlerarası gümrük mevzuatının biribirine yaklaştırılması olan beynelmilel bir kuruluş. 15 Aralık 1950 tarihinde Brüksel’de “Gümrük İşbirliği Konseyi”nin kuruluşuna 13 ülke imza atmıştı. Türkiye,Gümrük İşbirliği Konseyi’ne 1953’te katılmıştır.Bu sözleşmeyle birlikte hazırlanan ve ticarî malların advalorem sisteme göre tasnifini konu edinen “Nomanklatür sözleşmesi” ile konusu, yine ticarî malların gümrük vergisi ...

Devamını Oku »

GÜMRÜK

Bir ülkenin diğer ülkelerle olan ekonomik münasebetlerinin yürütüldüğü, ülkeye giriş ve çıkışların yapıldığı merkezlere verilen ad. Gümrük,insanın ihtiyaç duyduğu her türlü eşyanın milletlerarası hareketleri mevcut olduğu için doğmuştur.Bugün bütün ülkeler, gümrüklerle ilgili çeşitli ekonomik politikalar uygulamak durumundadır. Böylece gümrüğe gelen çeşitli mallar, kanunda gösterilen vergi,harç ve resimler ödendikten sonra, ülkeye girmektedir.Bu muamelelerden hem devlet gelir elde etmekte ve hem de ...

Devamını Oku »

GÜLŞEHRÎ

Onüçüncü yüzyıl sonlarıyla ondördüncü yüzyıl başlarında Kırşehir’de yaşamış bir şeyh ve şair. Asıl adının Ahmed olduğu sanılmaktadır.Yunus Emre gibi, Anadolu tekke edebiyatının önde gelen isimlerindendir. İslâm ilmini ve İran edebiyatını bilen bir sofidir. Özenilmiş bir üslûpla yazan ve öğretici olmaktan çok lirik nitelikler gösteren bu şair, sanat değeri bakımından çağının önde gelenlerindendir. Tasavvuf! konuları usta bir ifadeyle yazmıştır. Dili sade ...

Devamını Oku »

GÜLLE

Atletizmde bir spor dalı. Bu sporla uğraşanların mümkün olduğu kadar ileri atmaya çalıştıkları madeni küre ile yapılan bir yarışmadır. Yüzlerce yıl önce Fransa İngiltere, İskoç ve İrlanda’da 6,5 kg. ağırlığında kaldırım taşı şeklindeki ağırlığın atılması ile başlanmıştır Eski olimpiyatlarda gülle yerine taş ve metal parçalan ile atış yapılırdı. Gülle atma 1850 yılından itibaren İngiliz Deniz Harp Okullarına spor olarak girdi. ...

Devamını Oku »

GÜLİBRİŞİM

Familyası: Baklagiller (leguminosae) Türkiyede Yetiştiği Yerler: Park ve bahçelerde yetiştirilir. Vatanı Kuzey İran ve tropik Asya olan bir ağaçtır.Kıyı bölgelerimizde park ve bahçelerde çok yetiştirilir.Avrupalılarca İstanbul akasyası veya ipek ağacı da denilen,gülibrişimin boyu 15-20 m’yi bulabilir. Kışın yapraklarını döken ağaçlardandır. Çiçekleri toplu halde olup, erkek organları çiçek devresinde iplik gibi uzantı­lar halindedir. yaprakları, tüylü, çiçekleri küremsi,çanak yaprakları bitişik tüp biçiminde ...

Devamını Oku »

GÜLBANK

Bir cemaat tarafından birlikte ve hep bir ağızdan söylenen dua. Yeniçeriler, tarafından tertip edilen çeşitli merasimlerde ve eskiden okula başlıyan çocukların okul önünde bir ağızdan ettikleri dualara da bu isim verilmektedir. Lügatlerde,bazı merasimlerin icraı esnasında askerlerin dua ve alkış tarzında hep bir ağızdan çıkardıkları yüksek ses manasına da gelmektedir. Yeniçerilere üç ayda bir maaş verilir, Saray mutfa­ğından çorba, pilav ve ...

Devamını Oku »

GÜL

Familyası: Gülgiller (Rosaceae). Türkiye’de Yetiştiği Yerler: Anadolu ve Trakya Mayıs-Haziran ayları arasında, pembe, beyazımsı, sarı, kırmızı renkli çiçekler açan, güzel kokulu çok senelik, çalımsı ve dikenli bir bitki. Gövdeleri silindir biçimli, yeşilimsi, esmer renkli, çok dallı ve dallar sık dikenlidir. Dikenlerin uçları kıvrık ve genellikle kırmızı renktedir. Yapraklar saplı ve kulakçıklı, 5-7 yaprakçıklıdır. Çiçekler dallarda tek tek veya kümeler halinde ...

Devamını Oku »

GÜĞÜM

Genellikle su taşıma ve ısıtmaya yarayan, şekil olarak testiye benzer, boyun kısmı ince ve uzunca, kulplu bir kap. Ağızları umumiyetle geniş ve kapaklıdır. Büyük ve küçük olarak iki kısma ayrılan güğümlerin su, süt, salep, kahve, mürekkep güğümleri gibi çeşitleri de vardır. Bunların içerisinde su, salep,bozacı güğümleri büyük, diğerleri küçük tiptir. Su güğümlerinde suyu düzgün akıtmak için bir oluk bulunur. Pekmez, ...

Devamını Oku »

GÜÇ

Enerji, iş yapabilme kabiliyeti kapasitesi,güç ise belli bir işi yapmanın hızıdır. Birim zamanda yapılan iş miktarı şeklinde de tarif edilebilir. Birimi Erg/sn veya Newton, metre/saniye = Joule/sn (J/sn) dir. Yaygın olan güç birimleri ise, Watt(W) ve Beygir Gücü (Buhar Beygiri, BG,BB,PS,CV) dür. Güç ile ilgili şu Güç=İş/zaman=KuwetxHız 1 W= 1 J/sn=107 Erg/sn 1 BG = 736 W 1 HP = ...

Devamını Oku »

GUYANA

Güney Amerika kıtasının kuzey kıyısında, (l°30-8° 30ü) güney paralelleri ve (56° »61° 30) batı meridyenleri arasında yer alan bir devlet. Eskiden İngiliz Guyanası olarak bilinen ülkenin sınır komşuları doğuda Surinam (Hollanda Guyanası), güneydoğu, güney ve güneybatıda Brezilya, doğu da ise Venezüella’dır. Tarihi Okyanus kıyısındaki bu Güney Amerika ülkesinin Amerika kıtası tarihi üzerinde yeri büyük ölçüde tesirli olmuştur. Deniz aşırı seferlerde ...

Devamını Oku »
bool(false)