Asur

Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Asur, bugün k a l a t ş a r k a t , Asur Krallığı’
nin dinsel başkenti. Dicle Irmağının batı
yakasında, Kuzey Irak’taki Ninive ilinde
(muhafaza) yer alır. Yörede ilk arkeolojik
kazılar, W. Andrae’nin başkanlığında bir
Alman grubu tarafından 1903-13 arasında
yapılmıştır. Asur, hem kente, hem ülkeye,
hem de eski Asurlulann en büyük tannsına
verilen addır.
419 Asur
Kentin bulunduğu yere ilk kez İÖ y.
2500’de, Suriye’den ya da güneyden Dicle
Irmağına ulaşan bir kabile yerleşti. Kent,
Asur Krallığı’nın öteki bellibaşlı kentleri
eski adı Kalah olan Nimrud (Nemrut) ve
Ninive’den daha küçük olduğu gibi, stratejik
bakımdan da daha elverişsiz konumdaydı.
Ama dinsel nedenlerle kutsal ve dokunulmaz
sayılması, İÖ 614’te Babilliler tarafından
yıkılana değin ayakta kalmasını sağladı.
Kentin iç kesimi, yaklaşık 4 km
uzunluğunda surlarla çevriliydi. Doğuşundan
geçen Dicle Irmağının kıyısında, İÖ y.
1307-1275 arasında hüküm süren I. Adadnirari’nin
yaptırdığı geniş nhtımlar vardı.
Dicle’nin kollarından biri ve dik kayalıklar
kenti kuzeyden koruyordu; kuzeyde aynca
payandalı surlar ve muşlalu denen, kaba
taşlarla örülmüş yanm daire biçiminde güçlü
bir huruç kapısı vardı. Sanherib’in (Sinahheriba)
yaptırdığı kapı, bu tür yapılann
belki de en eski örneğidir. Kentin güney ve
batı cepheleri güçlü bir istihkâm sistemiyle
korunuyordu.
Sanherib döneminde (İÖ 704-681) hazırlanan
Asur yapılan listesinde 34 tapmak
sayılırsa da, bunlann üçte birinden azı
ortaya çıkarılmıştır. Aralannda Asur-Enlil,
Anu-Adad, Sin-Şamaş, İştar ve Nabu tapınaklannm
da yer aldığı bu yapılardan
tarihsel bakımdan en ilginç olanlan, Tannça
İştar’ın (Sümer dilinde: İnanna) adına
yapılanlardır.
Kazılar sırasında tapmaklardan başka üç
de saray bulunmuştur. Bunlann en eskisinin
I. Şamşi-Adad’m (İÖ y. 1813 – İÖ y. 1781)
sarayı olduğu sanılmaktadır. Bu yapı sonradan
mezarlık olarak kullanılmıştır. Kentin
kuzeybatı kesiminde yer alan, özel kişilere
ait evlerin çoğu geniş alanlarda kurulmuştur
ve altlannda aile mezarlan vardır. Kentin
düzensiz planı, mülkiyet ve toprak tasarrufu
haklanna titizlikle saygı gösterildiğini ortaya
koyar. Asur hukukunun öteki yönleri,
özellikle de kadınlarla ilgili yasalar, İÖ
1450-1250 dönemine ait tabletlerden öğrenilmiştir.
Asur kenti büyük bir yağmaya
uğramış, Partlann Mezopotamya’yı fethi
(IÖ 140) sırasında bir bölümü yeniden eski
canlılığına kavuşmuştur.


Paylaşmak Güzeldir Sende Paylaşır Mısın?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.