Asakir-i Mansure-i Muhammediye

Asakir-i Mansure-i Muhammediye, Yeniçeri
Ocağı’nm yerine kurulan Osmanlı
askeri örgütü.
II. Mahmud, Vaka-i Hayriye’den(*) üç
gün sonra, 18 Haziran 1826’da bir fermanla
Asakir-i Mansure’nin kurulacağını duyurdu.
Hüseyin Paşa’yı (Ağa)(*) da serasker
atadı. Beyazıt’taki Eski Saray seraskerlik
kapısı oldu. 7 Temmuz 1826 tarihli kanunnameyle
yeni ordunun kadrosu ve örgütü
belirlendi. Buna göre, bir başbinbaşının
komutasındaki 12 bin kişilik ordu, sekiz
tertip ve her tertip (altısı sağkol, altısı solkol
olmak üzere) 12 saftı. Tertip komutanı
binbaşı, kol komutanı kolağası, saf komutanı
yüzbaşıydı. Topçubaşı, arabacıbaşı, cebehanebaşı,
mehterbaşı, imam, hekim ve
cerrah, ordudaki öbür görevlilerdi. Ayrıca
daha küçük rütbede mülazım, sancaktar,
çavuş, topçu ustası, topçu kalfası, topçu,
arabacı, cebehaneci, mızıkacı, saka ve kâtipler
vardı. Ordunun giderleri için de
Muallem Asakir-i Mansure-i Muhammediye
Nezareti kuruldu. Askere çağdaş bir
eğitim verebilmek için Davutpaşa, Rami ve
Selimiye kışlaları yaptırıldı. Sekiz tertipden
ilk ikisi İstanbul’un güvenliğini sağlarken,
altı tertip kışlalarda eğitim yapacaktı. Asakir-
i Mansure erleri aylıklıydı. Bu kuruma
15-30 yaş arasındaki dinç ve sağlam gençlerin
er yazılabilecekleri, ama 12 yıl terhis
edilmeyecekleri öngörülmüştü.
1828’de ordu örgütünde değişikliklere gidildi.
Tertip, kol ve saf yerine alay, tabur ve
bölük terimleri getirilirken alaylar, sekizer
bölüklü üçer tabura ayrıldı. Başbinbaşılık
kaldırıldı; alay komutanları miralay, yardımcıları
kaymakam, tabur komutanları da
binbaşı olarak belirlendi. İki alaya “liva”,
liva komutanına “mirliva” denirken, alaylar,
hassa ve mansure adlarıyla iki bölümde
toplandı. Bölüm komutanları önce hassa ve
mansure ferikleriyken, bir süre sonra rütbeleri
müşirliğe çıkanldı. Bu tarihe değin
korunan gedikli sipahilik de kaldınlarak,
eyaletlerde Asakir-i Mansure’ye bağlı süvari
birlikleri oluşturuldu.
Asakir-i Mansure-i Muhammediye’nin
mevcudu, 1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan
sonra 120 bine çıkanldı. 1833’ten
başlayarak Prusyalı danışman Helmuth von
Moltke’nin(*) önerileri doğrultusunda, ülkenin
her yerinde yeni birlikler kuruldu.
1836’da Ankara, Bursa, Konya, Erzurum,
Aydın ve Edirne “redif-i mansure müşirliği”
payesi oluşturularak bu vilayetlerde, sefer
yedek birlikleri olarak redif tümenleri kurulması
istendi. 1843’te bir kez daha yenilenmeye
gidildi. Miralay üstü rütbeler mirliva,
ferik ve müşir rütbeleri askeri paşalık
sayılarak mülkiye paşalığından aynldı.
1834’te açılan Mekteb-i Harbiye, Asakir-i
Mansure ordusuna subay yetiştirmeye başladı.
Son dönemlerde Asakir-i Mansure’nin
adı Asakir-i Nizamiye olarak değiştirildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*