Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Ars Antiqua

Ars Antiqua (ortaçağ Latincesinde “Eski
Sanat”), müzik tarihinde, 13. yüzyıl Fransa’
smda gittikçe daha karmaşıklaşan kontrpuan
tekniğiyle ayırt edilen müziksel etkinlik
dönemi. Eşzamanlı ses partilerini bir araya
getirme sanatı anlamına gelen kontrpuanm
egemen olduğu bu dönem, 14. yüzyılın Ars
Nova’sında(*) görülen yeniliklere yol açtı.
Ars Antiqua terimi aslında Ars Nova kuramcılarından
türedi; bu kuramcılann bazısı
Ars Antiqua’dan övgüyle, bazısı ise küçümsemeyle
söz ettiler. Bununla birlikte hepsi
de iki üslup arasında belirgin bir ayrım
bulunduğunda birleşmişlerdi. Bu fark öncelikle
Ars Nova’nm önemli ritim yenilikleri
getirmesinden kaynaklanıyordu. Bu kuramcılar
Ars Antiqua’yı 13. yüzyılın ikinci
yarısıyla sınırlarken, çağdaş müzik tarihçileri
terimi bütün 13. yüzyılı kapsayacak
biçimde genişletmişlerdir.
Ars Antiqua müziğinin çoğu yazarı anonimdir.
Gene de bu genel belirsizlik arasında
üç önemli kişilik göze çarpar: Paris
Notre-Dame Katedrali’nde ünlü Leonin’in
ardılı olan ve dört ses için bilinen en eski
müziği besteleyen Perotin (ü. 12. yy sonlan);
Ars cantus mensurabilis (Ölçülü Şarkı
Sanatı) adh yapıtı, yeni oluşturulmuş mensürel
notalama sistemini (çağdaş notalamanm
341 Ars poetica
doğrudan kaynağını oluşturan daha duyarlı
bir ritmik notalama sistemi) düzenlemeye
ve bir sisteme bağlamaya hizmet etmiş bir
kuramcı olan Kölnlü Franco (ü. 13. yy
ortası) ve yapıtlanndaki ritmik akıcılıkla
Ars Nova üslubunun habercisi Pierre de la
Croix (ü. 13. yy ikinci yarısı).
Ars Antiqua’da doğan en önemli biçim,
popülerliğini yüzyıllar boyu korumuş olan
motet’dir. Bu biçimin özü, birden fazla söz
metnini aynı anda sunmasında yatar. Motet,
büyük bir olasılıkla dinsel bir çoksesli
kompozisyonun tiz ses(ler)ine yeni bir metnin
eklenmesiyle başlamıştır; burada pes ses
özgün metni okumaktadır. Özgün metin
gibi Latince olarak yazılmış olan ek metin,
önceleri temel sözcüklerin anlamını tamamlıyor
ya da güçlendiriyordu; daha sonralan
ise ek metnin dili Fransızca olmuş, duygular
da daha dünyasal olmaya başlamıştır. Bu
süreç, tiz ses(ler)deki bir ya da birden çok
din dışı Fransızca metnin pes ses tarafından
okunan dinsel Latince metne eşlik ettiği
kompozisyonlann yazılmasıyla sonuçlanmıştır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.