Arnavutluk

ArnavutlukArnavutluk
Balkan yarımadasının batı kesiminde devlet. Kuzey ve kuzeydoğudan Yugoslavya, doğudan Makedonya, güneydoğudan Yunanistan’la sınırlı olan Arnavutluk, batıda 360 km’lik bir kıyıyla Adriya ve İon denizlerine açılır. Arnavutların ülkelerine verdikleri Shqiperi (“Kartal yuvası”) adı, hem Arnavutluğun sarp, çevreden kopuk yü- zeyşekillerini, hem de bağımsızlığına düşkün halkını simgeler. Kırk yılı aşkın bir süre komünist rejimle yönetilmesinden sonra, Arnavutluk 1990’datek partili|rejim- den çok partili demokrasiye dönülmesi ve merkezden yönetilen ekonomi sisteminin serbest-pazar ekonomisi sistemine dönüştürülmesi yolunda, gerçekleştirilmesi güç bir hareket başlatmıştır.

YÜZEYŞEKİLLERİ

Arnavutluk dağlık bir ülkedir; yaklaşık dörtte üçünde, yükseltiler 300 m’yi aşar. Kuzey-güney yönünde ülkenin eksenini oluşturan dağlar, Dinar Alpleri’nin güney uzantısıdırlar. Kuzey uçtaki Kuzey Arnavutluk Alpleri, ülkenin en geçit vermez bölgesidir. En yüksek dorukları olan Korab (2 751 m), Yugoslavya sınırının doğu kesir minde yükselir. Nüfusun büyük bir bölümü orta kesimdeki yüksek havzalar ve yaylalarda yaşar. Kıyı boyunca, genellikle verimli, ama yer yer bataklıklarla kaplı dar bir şerit uzanır ve özellikle kıyının orta kesiminde, bazı ırmaklar boyunca ülkenin iç kesimlerine doğru sokulur.

Arnavutluk’taki ırmakların büyük bölümü iç bölgelerdeki yükseltilerden çıkar ve genellikle batıya doğru akıp, çoğunlukla dar boğazlar içinde hızla kıyıya ulaşırlar. Burne dışında hiçbiri ulaşıma elverişli değildir. Yaz mevsiminde çoğu kurur; kış mevsiminde selsuyuna dönüşür. En uzunları Drina’dır. Başlıca göller (tümü Arnavutluk sınırları tarafından bölünür) Ohri, İşkodra ve Prespes gölleridir.

İklim. Kıyı ovalarında tipik Akdeniz iklimi egemendir; yani yazlar kurak, kışlar yumuşak ve yağışlıdır. Draç’ta yıllık yağışın % 80’e yakını ekim-mart ayları arasında düşer; ocak ayı sıcaklık ortalaması 6 °C’tır. İç kesimdeki yüksek bölgelerde kara iklimi egemendir; kışlar çok soğuk, yazlar genellikle sıcaktır (en yüksek kesimlerde serin). Yıllık yağış ortalamaları, güneydoğudaki yüksekliklerde 760 mm’den, kuzeydeki kıyı ovalarında 2 030 mm’ye, Draç’ta da 1 070 mm’ye kadar değişir.

Doğal kaynaklar. Arnavutluk yeraltı gelir kaynakları açısından oldukça zengindir. Dünyada dördüncü krom üreticisi olmasını sağlayan krom yataklarının yanı sıra, petrol/doğal gaz,demir, nikel, tuz ve bakır yatakları işletilir. Ülkenin ırmak sistemleri, özellikle Drina, çok önemli hidroelektrik güç kaynaklarıdır. Meşe, kestane, kayın, çam ve köknar ağaçlarından oluşan ormanlar da, Arnavutluk’un kereste ve kâğıt sanayilerine gerekli hammaddeyi sağlarlar.

TOPLUM YAPISI

Arnavutluk toplumu, bir Balkan ülkesinden beklenmeyecek kadar türdeştir: Halkın % 96’sı, soylarının Balkan yarımadasının en eski halkı olan eski İllyrialılardan geldiğine inanan Arnavutlardan oluşur. Yüzyıllar boyunca yabancı devletlerin egemenliği altında kalmalarına karşın Arnavutlar, ulusal kimliklerini ve dillerini korumayı başarmışlardır. Başlıca iki yan gruptan oluşurlar; Şkum- bin ırmağının kuzey yanında yaşayan Gezler ya da Gegler, ırmağın güneyinde yaşayan Tosklar. Bu iki toplum arasındaki kültür ve din farklılıkları, komünist rejim döneminde büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Dille ilgili sorunların sürmesine karşın, her iki dili konuşanlar da,
ARNAVUTLUK CUMHURİYETİ
GENEL BİLGİLER. Yüzölçümü: 24 748 km2. Baş- kentive en büyük kenti:Tiran 238 100 nüf. (1989)

TOPLUM YAPISI.

Nüfusu (1991 tah.): 3 303 000; nüfus yoğunluğu: Km2’ye 133,5 kişi. Nüfus dağılımı (1989): Kentlerde % 35, kırsal kesimde % 65. Yıllık nüfus artış hızı (1989): % 2. Resmî Dili: Arnavutça. Başlıca dinleri: İslâm, ortodoks, katolik.

EĞİTİM VE SAĞLIK. Okuma yazma oranı (1990): Yetişkinlerin % 100’ü. Üniversite sayısı (1990): 1. Hastane yatak sayısı (1989): 18 226. Hekim sayısı (1989): 5 570. Ortalama ömür (1987-1988): Kadınlarda—^ ; erkeklerde—69. Bebek ölüm oranı (1987): 1 000 canlı doğumda 28,2. EKONOMİ.

GSMH (1987): 4 milyar dolar; kişi başına ulusal gelir: 1 300 dolar. Etkin nüfus dağılımı (1989): Tarım—% 50,5;sanayi, madencilik ve kamu görevleri —% 23,8; ulaşım ve haberleşme—% 2,9; ticaret—% 4,9; hizmetler—% 7,4; geri kalan işler—% 3,3. Dış ticaret (1989):Dışalım— 632 milyon dolar; dışsatım 534 milyon dolar; ticaret yaptığı başlıca ülkeler-AET ülkeleri, Rusya, Almanya, Bulgaristan, Romanya, Para birimi: 1 lek= 1 0 0 kintar.

YÖNETİM. Türü: Cumhuriyet. Yasama gücü: Millet Meclisi. Yönetim bölümlenmesin 26 yönetim bölümü.

ULAŞIM. Demiryolları (1989): Toplam 684 km. Karayolları (1989): Toplam 16 700 km. Başlıca limanları: 4. Başlıca havaalanları: 1.

birbirleriyle anlaşabilirler. Resmî dil büyük ölçüde, Tosk diline dayanır (Arnavutluğun komünist önderi Enver Hoca ülkenin güneyi kökenliydi). 1967’den önce halkının % 70’i müslûman, % 20’si ortodoks, % 1 0 ‘u katolik olan ülkede, o tarihte bütün din kurumlan devlet tarafından kapatılmış, ama 1990’da dinsel uygulamalara yeniden izin verilmiştir (1990 öncesi hükümet verilerine göre, halkın % 55’i hiçbir dine inanmamaktaydı).

Nüfus. Arnavutluk, Avrupa’daki, doğal nüfus artışı sıralamasında birinci sırada yeralır. Doğum oranları da bütün Avrupa ülkelerininkinden farklıdır; daha çok bir Üçüncü Dünya ülkesininkileri andırır. Kentli nüfus Avrupa standartlarına göre az da olsa, 1940’tan önce yalnızca % 15’i kentlerde yeralırken, bu oran günümüzde iki kattan çok artmıştır. Başlıca kentler arasında başkent Tiran, Draç, İşkodra, Elbasan, Avlonya (Vlöre), Gönce (Koritza) sayılabilir; ama başkent dışında, bu kentlerin hiçbirinin nüfusu 1 0 0 0 0 0 ‘i aşmaz.

Eğitim ve sağlık.Arnavutluk’ta 6-14 yaş arasını içeren ilköğretim zorunlu ve ücretsizdir. Ortaöğretim 4 yıllık teknik ya da uzmanlaşma derslerinden oluşur. Yükseköğretim, 1957 yılında kurulan ve üç öğretmen fakültesi ile iki tarım fakültesi içeren Enver Hoca Üniversitesi’nde verilir. Öğrenci harçları, öğrencinin ödeme gücü göz önünde bulundurularak, devlet kurumlan tarafından karşılanır. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce çok yüksek olan okuma-yazma bilmeme oranı, günümüzde yetişkinler arasında neredeyse sıfırdır. Arnavutluk’ta ülkenin bütün bölgelerine yayılmış 800 kadar hastane ve 300’den çok sağlık ocağı vardır. Tıbbi muayene ve 1 yaşın altındaki çocukların ilaçtedavisi ücretsizdir.

Kültür. XV . ve XVI. yy’larda ortaya çıkan Arnavut edebiyatında, XIX. yy’a kadar aşağı yukarı yalnızca dinsel yapıtlar yazıldı. XIX. yy’da birçok yazar ulusal temaları kullanan din dışı yapıtlar vermeye başladı. Arnavut edebiyatı, 1912’de bağımsızlık ilanından sonra gelişmeye başladı. 1945’ten sonra, halk müziği, halk sanatları ve birkaç edebiyat yapıtı dışında, kültür araçları rejimi desteklemek için kullanılmaya başlandı. Bu yüzden de Arnavut kültür yapıtları yurt dışına açılmayı başaramadı. 1960 yıllarında Arnavutluk’ta Çin’dekine benzer bir “kültür devrimi” dönemi yaşandı ve özellikle Batı’nın sanat akımları ve yapıtları eleştirildi. 1990’dan başlayarak, kültürde Batı tipi bir canlanma başladı.

EKONOMİ

Arnavutluk’un komünist yöneticileri ülkeyi modern, kendine yetebilen, sanayi tipi tarım yapan bir ülkeye dönüştürmek için büyük çabalar harcamışlardır ama, günümüzde Arnavutluk hâlâ, Avrupa’nın ekonomik açıdan en geri ülkesidir.11 2

Tarım.1989’da tarım gelirleri, GSMH’nin üçte birini sağlamaktaydı. Komünist rejim sırasında bütün topraklar devletleştirilmişti ve devlet çiftlikleri ya da kooperatifler halinde işletiliyordu. Hükümetin 1991 ‘de bu sistemi kaldırmasıyla birlikte, önemli bir besin kıtlığı yaşandı. 1992’de açlıktan kaçan binlerce Arnavut, çeşitli teknelerle İtalya’ya ve Yunanistan’a Ağınmaya çalıştı. Ama çoğu geri gönderildi.

Sanayi.Arnavutluk sanayisi maden yataklarının işletilmesine, özellikle de krom ve petrol çıkarımına dayanır. Hidroelektrik üretimi, komşu ülkelere satmak amacıyla genişletilmektedir. 1990 yılları başındaki sistem değişikliği, sanayide de bir bunalıma yol açmış, hükümet sanayinin bütünüyle çökmesini önleyebilmek için Avrupa Topluluğu’ndan yardım istemek zorunda kalmıştır.

DEVLET YAPISI VE KURUMLAR

1944’ten ölünceye(1985) kadar Arnavutluk’u yöneten Komünist Parti önderi Enver Hoca başkanlığındaki hükümet, ülkeyi katı bir marksçı sistemle yönetti: Enver Hoca’nın sistemi, yerine geçen Ramiz Aİiya tarafından da 1990’a kadar sürdürüldü; eski SSCB’de ve Doğu Bloku ülkelerinde gerçekleşen değişikliklerin ülkeyi de etkilemeye başlamasıyla, Aliya hükümeti, çok partili sisteme geçme kararı aldı.

TARİH

İ.Ö. VII. yy’dan başlayarak kıyılarına Yunanlıların yerleştikleri günümüzdeki Arnavutluk toprakları, daha sonra İllyrialıların egemenliğinegirdi .İ.Ö. 350’ye doğru İşkodra bölgesinde bağımsız bir İllyria Krallığı kurulduy- sa da, İ.Ö. 168’de Romalıların egemenliğini kabul etmek zorunda kaldı. Roma İmparatorluğu’nun İ.S. IV. yy’da parçalanmasıyla ülke toprakları Bizans’ın eline geçti; ama bölgede yeterince Bizans kuvveti bulundurulamadığından, sonraki yüzyıllarda Gotlar, Bulgarlar, İslavlar, Sırplar ve Normanlar tarafından istila edildi (Bk. BALKANLAR). XV. yy. başlarında Türk akınlarının başlatıldığı bölge, İskender Bey yönetiminde direnmeye çalıştıysa da, 1468’de İskender Bey’in ölümünden sonra, bütünüyle fethedilerek Osmanlı topraklarına katıldı. XIX. yy. başlarında Osmanlı egemenliğine karşı ayaklanmaların başladığı Arnavutluk, 1912’de, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlığını ilan ettij (Bk. BALKAN SAVAŞLARI). Birinci Dünya Savaşı’nda Arnavutluk, öbür Balkan devletleri ve İtalya için bir savaş alanına dönüştü. Paris Barış Konferansı’nda bağımsızlığı onaylandı. Kısa bir siyasal kargaşa döneminden sonra, 21 Ocak 1925’te cumhuriyet ilan edildi ve eski başbakan Ahmet Zogu başbakanlığa seçildi. 1928’de, Arnavutluğu bir krallığa dönüştürüp (1928), Zogu I unvanıyla tahta çıktı. İtalyanlardan aldığı yardımlarla ülkede bir modernleştirme çabası başlattıysa da, İtalya’nın maddi ve askerî etkisi gün geçtikçe arttı ve Nisan 1939’da İtalya’daki Faşist hükümet Arnavutluğu işgal ederek, Zo- gu’yu sürgüne gönderdi.

 Arnavutluğu uzun süre yöneten Enver Hoca'nın doğum yeri olan Gjirokaster, ülkenin güney kesiminde bir yönetim bölgesi merkezidir. Bölgede, yüzeyşekillerinin sarplığına karşın1 zeytin, tütün ve1 buğday üretilmektedir.

Arnavutluğu uzun süre yöneten Enver Hoca’nın doğum yeri olan Gjirokaster, ülkenin güney kesiminde bir yönetim bölgesi merkezidir. Bölgede, yüzeyşekillerinin sarplığına karşın1 zeytin, tütün ve1 buğday üretilmektedir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalyanların ve Almanların işgal ettikleri ülkede, Enver Hoca, bir direniş hareketi başlattı. Almanların 1944’te çekilmelerinden sonra, Enver Hoca yönetiminde bir halk cumhuriyeti kuruldu (Ocak 1940). Katı bir stalinci olan Enver Hoca’nın Stalin’in ölümünden sonra, SSCB’yle ilişkileri bozuldu ve RuslarınjArnavutluk’a yaptıkları yardım sona erdi. 1960-1970 yıllarında Çin’le yakın ilişkiler kurulduysa da, 1978’den sonra bozuldu ve Arnavutluk dış dünyayla bütün ilişkilerini kesti. 1990’dan başlayarak Ramiz Aliya, öbür Avrupa ülkeleriyle diplomatik ilişki ve ticari bağlantılar kurma yolunda adımlar atarken, bir yandan da, Arnavutluklun Yugoslavya’yla olan ilişkileri, Kosova’daki Arnavut hakları konusunda anlaşmazlıklar nedeniyle bozuldu. Mart 1991 ‘de yapılan çok partili seçimlerde komünistler oyların % 6 8 ‘ini aldılar ve Ihaziran ayında, Ylli Bufi başkanlığında reformlardan yana bir koalisyon hükümeti kuruldu. Aliya cumhurbaşkanlığına seçildi. Dinsel ve yurt dışına yolculuklarla ilgili yasaklar kaldırılıp, yeni demokratik bir Anayasa uygulamaya kondujülkenin ekonomik sisteminde yapılan köklü değişiklikle pazar ekonomisine geçilmesinin| yarattığı güçlükler, büyük bir besin kıtlığına yol açtı ve Temmuz 1991 ‘de ABD, Arna- vutluk,a|”insani!yardım”amacıyla bir hava köprüsü kurdu. 29 Mart 1992’de yapılan seçimlerde, komünistlerin yenilgiye uğramasıyla bir koalisyon hükümeti kuruldu. Ramiz Aliya 3 Nisan 1992’de istifa edince, yeni parlamento, cumhurbaşkanlığına komünist olmayan Sali Berişa’yı seçti.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)