Armony Show (Silah Deposu Sergisi).

Yenilikçilik, AvrupalIlara özgü bir şey olmayı sürdürdü. Ressam Arthur B. Davies, 1913’te 69. Alay Silah jDeposu’ndaavangard Avrupa ve Amerika sanat yapıtlarından büyük bir sergi düzenleyerek Avrupa’nın en ileri resim ve heykellerinden örnekleri halka sundu. Bu, yani çığır açıcı «silah deposo gösterisi», halkı ve sanatçıları yerli bir mek’âinda Avrupa modernizmi ile aynı noktaya getirdi. Bazılarının sergiye karşı direnmelerinde şaşacak bir şey yok. Bir eleştirmen, bir basın yemeğinde şunları söylerken, ço­ ğu kişi adına konuşuyordu: “iyi bir sergiydi, ama bir daJackson Pollock’un Büyük Ayının Yansıması (1947), soyut dışavurumcu bir yapıttır (Stedeljik Müzesi, Amsterdam.) 406 ABD (SANAT VH MİMARLIK) ha yapmayın.” Gene de, aralarında Arthur Dove, Marsden Hartley, John Marin, Alfred Maurer, Georgia O’Keefe ve Max Weber’in bulunduğu Amerikalı ressamlar, kendi sanatlarına da modernist yenilikleri kattılar. Silah deposu sergisinden de önce, Alfred Stieglitz New York’taki kendisine ait Photo-Secession Galerisi’nde, bu ressamlar ile Avrupalı modernistlere sergi açmıştı. Paris’te Gertrude Stein ve çevresi, son Avrupa sanatı için bir başka kanal olma görevini yerine getiriyordu. Son olarak da, beş önemli Avrupa modernist koleksiyonu; Albert Barnes, John Quinn, Claribel ve Etta Cone kızkardeşler, Walter Arensberg ve Lillie P. Bliss’in koleksiyonları oluşturuldu. 1920’li yıllarda toplumsal ger­ çekçilik ve Avrupa modernizminm ikili akımı, Amerikan kültürel yaşantısından akıp gitmeyi sürdürdü. Ekonomik bunalımın başlamasından sonra, ressamların özel hamileri endişe verici boyutlarda azalmaya başladı ve Works Progress Administrationen (WPA) himayesi altında, bu rolü ABD Federal hükümet üstlendi. Ressamlar çoğu kez kamu binalarının duvarlarına yapılan ve Meksikalı duvar ressamları José Erozco ile Diego Rivera’nın yapıtlarından esinlenen duvar resimleriyle toplumu ilgilendiren konuları sık sık resmettiler. Avrupa kültürünün başka bir etkisiyse, önde gelen Avrupalı gerçeküstücüler André Breton, Marcel Duchamp ve Max Ernst’in yapıtlarının ortaya çıkmasıyla görüldü. Sonunda, Avrupa modernizmi, her ikisi de New York’ta olan Modern Sanat Müzesi ( 1929) ve Guggenheim Mü- zesi’nin (1937) açılışıyla kurumlaştırıld

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)