Ariusçuluk

Ariusçuluk, ilk olarak 4. yüzyıl başında,
İskenderiyeli rahip Arius tarafından ortaya
atılan heretik Hıristiyan öğretisi. Bu görüş,
İsa’nın ilahi olmayıp, yaratılmış bir varlık
olduğunu ileri sürüyordu. Arius’un temel
çıkış noktası, kendi kendine var olan ve
değişmez olan Tanrı’nın tekliğidir; kendi
kendine var olamayan Oğul, Tann olamaz.
Tann tek olduğu için, paylaşılamaz ya da
ilişki kurulamaz, dolayısıyla Oğul, Tann
olamaz. Tann değişmez olduğu için, Incil’
lerde büyüyüp değişen bir varlık olduğu
anlatılan Oğul, Tann olamaz. Dolayısıyla
Oğul, yoktan var edilmiş ve bir başlangıcı
olan bir yaratık biçiminde düşünülmelidir.
Sonlu ve başka çeşit bir varoluş düzenine ait
olduğu için Oğul, Baba’nm doğrudan bilgisine
sahip olamaz.
Karşıt görüşte olanlara, özellikle de Athanasios’a
göre Arius’un öğretisi, Oğul’u bir
yantannya indirgemiş (Oğul’a tapınmadan
vazgeçilmediği için), çoktanncılığı geri getirmiş,
ancak kendisi gerçekten Tann olan
bir varlığın inşam Tann ile uzlaştırdığı
düşünülebileceği için, Hıristiyanlığın kurtuluş
kavramını da zayıflatmıştır.
Arius’u. ve öğretisini mahkûni eden ve katı
Hıristiyan inanışım korumak üzere bir karar
çıkartan Nikaia (İznik) Konsili (İS 325) ile
görünüşte bu anlaşmazlığa son verildi.
Bu kararda Oğul’un homoousion to Patri
(Baba ile benzer tözden) olduğu bildiriliyordu.
Böylece Oğul’un, Baba neyse o olduğu,
tümüyle ilahi olduğu açıklanıyordu. Ama
bu, gerçekte, uzayıp giden bir tartışmanın
yalnızca başlangıcıydı.
Nikaia Konsili’nden sonra sürgüne gönderilen
Ariusçu önderler, 325’ten Constantinus’un
öldüğü 337’ye değin çeşitli entrikalarla
kiliselerine, piskoposluklanna geri
dönmeye ve düşmanlanm sürgüne göndermeye
çalıştılar. Bir ölçüde başanlı da
oldular.
337’den 350’ye değin, Batida katı Hıristiyanlara
yakınlık duyan Constans, Doğu’da
da Ariusçulara yakınlık duyan II. Constantius
imparator idi. Antakya’da (Antiokheia)
toplanan bir konsilde (341) homoousion
ibaresini dışta bırakan bir karar yayımlandı.
342’de Sardica’da (bugün Sofya) başka bir
konsil toplandı, ama ila konsilde de pek bir
başan sağlanamadı.
350’de, Constantius imparatorluğun tek
yöneticisi oldu; onun yönetimi sırasında,
Nikaia grubu büyük ölçüde ezildi. Bu
dönemde, Aetius’un önderliğindeki aşın
Ariusçular, Oğul’un Baba’ya “benzemez”
(anomoios) olduğunu açıkladılar. Tann ile
Isa’nın özdeş olamayacağını savunan Anomoiosçular
357’de Sirmium’da görüşlerini
onaylatmayı başardılar. Ama aşın tutumlan,
Oğul’un Baba ile benzer tözden (homoiousios)
olduğunu savunan ılımlılan harekete
geçirdi. Constantius başlangıçta Homoiousionculan
destekledi, ama çok geçmeden
desteğini Oğul’un Baba’ya “benzer” (homoios)
olduğunu kabul eden Akakius öncülüğündeki
Homoiosçulara yöneltti. Bunlann
görüşleri 360’ta Konstantinopolis’te (İstanbul)
onaylandı; önceki bütün kararlar bir
kenara bırakıldı, ousia (“töz” ya da “esas”)
terimi reddedildi ve Oğul’un “kendisini
vücuda getiren Baba’ya benzer” olduğunu
dile getiren bir inanç bildirisi yayımlandı.
Constantius’un ölümünden (361) sonra,
Batidaki katı Hıristiyan çoğunluğun durumu
güçlendi. İmparator Valens’in (364-78)
Doğu’da Ariusçulara yaptığı zulüm ve Kayserili
Büyük Basilius, Nyssalı Gregorios ve
Nazianzoslu Gregorios’un öğretisinin kazandığı
başan, Doğu’daki Homoiousioncu
çoğunluğun, Nikaia grubuyla temelde anlaştıklannı
farketmesine yol açtı. İmparator
Gratianus (367-83) ve I. Theodosius (379-
95) dogmatikliğin savunusunu üstlenince,
Ariusçuluk çöktü. 381’de Konstantinopolis’te
ikinci bir ekumenik konsil toplandı.
Ariusçuluk yasaklandı ve Nikaia karan
kabul edildi.
Bu, imparatorluk içindeki heretik tutuma
son verdiyse de, Ariusçuluk, Germen kabilelerden
bazılannda 7. yüzyılın sonuna değin
sürdü. Günümüzde de, bazı Üniteryenler,
İsa’yı basit bir insani varlığa indirgemeye
de, ona Baba’mnkiyle özdeş, tannsal bir
doğa atfetmeye de yanaşmayan tutumlanyla,
sonuçta Ariusçudurlar. Yehova Şahitlerinin
İsa anlayışlan da Ariusçuluğun bir
biçimidir. Onlar Arius’u, mezheplerinin
kurucusu Charles Taze Russell’m öncüsü
sayarlar.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)