Anguniler

Anguniler, n g u n îl e r olarak da bilinir.
Güney Afrika Cumhuriyeti, Svaziland ve
Zimbabve’de yaşayan akraba kavimler topluluğu.
Ataları, Ümit Burnundaki, Great
Fish Irmağından Natal ve Mozambik sının
yakınındaki Kosi Körfezinin kuzeyine kadar
uzanan geniş bir yayla kuşağına yerleşmişti.
Bu bölge insanlan daha eskiden yalnızca
önemsiz farkhlıklan olan bir Bantu dili
konuşmuşlarsa da, bu dilin belirli biçimleri
19. yüzyıl sonlan ve 20. yüzyıl başlannda,
Xhosa, Zulu, Svazi ve Andebele gibi birbirine
yakın ama ayn diller olarak kabul
edilmiştir. Anguni dilleri, yapılanndaki
“şaklamalı” sesbirimleri açısından Bantu
dilleri arasında tek örnektir. Bu sesler,
benzer şaklamalı sesleri içeren Koisan dili
konuşan yörenin eski sakinleriyle kaynaşmış
olmalanndan dolayı, Angunilerin dillerine
de geçmiştir.
Anguniler, 19. yüzyılın başında çok sayıda
siyasal birime aynlmıştı. Andlambe, Gikaleka,
Athembu, Mpondo, Mpondomise,
Bhaka, Hlubi, Mtethwa, Zulu gibi gruplardan
her birinin başında, tanınmış birkaç
sülalenin birinden seçilmiş, siyasal ve dinsel
güce sahip bir reis vardı. Anguniler darı
ekip biçer, besin değeri olduğu kadar toplumsal
önemi de olan sığır yetiştirirlerdi.
Belirgin bir işbölümü vardı: Kadınlar çapa
tanmı ile, erkekler ise sığır çobanlığı ile
uğraşırlardı. Babayanlı ve babayerli kalıplan
benimseyen Anguniler dışevlilik kuralına
uyar, başlık parası (lobola) olarak sığır
verirlerdi.
Anguni yaşam biçimi 19. yüzyılda büyük
değişikliğe uğradı. Değişikliğe yol açan en
büyük etmenlerden biri 1820’lerde ortaya
çıkan Mfekane (Ezilme) olayıydı. Bu olaya
Natal’deki Anguni gruplarının, Zulu kralı
Shaka tarafından özenle geliştirilmiş askeri
disiplin altında zorla toplanması yol açtı.
Yayılmacı bir Zulu devleti yaratan Shaka,
komşu halklara karşı savaş açarak onlan ya
Zulu devletine katılmaya ya da başka
ülkelere kaçmaya zorladı. Shaka’nın geliştirdiği
askeri disiplin ve stratejiyi örnek alan
bu mülteciler, komşu Afrika halklannı yenmeyi,
Afrika’nın orta ve güney kesimlerinde
yeni devletler kurmayı başardılar. Güneybatı
Zimbabve’de Mzilikazi yönetimindeki
Andebele devleti, Güney Mozambik’te
Soşangane yönetimindeki Gaza devleti Svaziland’da
Dlhamini ailesinin yönetimindeki
Svazi devleti ile Tanzanya, Zambia ve
Malavi’de Angoni lideri Zwangendaba’nın
ardıllarının yönetimindeki Angoni devletleri
bu yeni devletlerdendi.
Daha az çarpıcı görünmekle birlikte, etkisi
daha uzun süreli ve kalıcı olan bir başka
büyük olay da, Anguni toplumunun yayılmacı
Avrupa güçleri tarafından yavaş yavaş
zayıflatılmasıydı. Güney Anguni halkları ile
AvrupalIlar arasında Ümit Burnunda bir
dizi savaş oldu. Yenilen Güney Anguniler’
in toprakları parça parça işgal edildi. Sığırlan
ellerinden alman çok sayıdaki Anguni
erkeği Güney Afrika’da göçmen işçi olarak
yaşamak zorunda bırakıldı. Başlangıçta yavaş
işleyen bu süreç, 1886’dan sonraki
dönemde Witwatersrand’da büyük altın yataklarının
bulunmasıyla birden hızlandı.
Altın madenlerini işletenlerce başlatılan
sanayileşmenin doğurduğu işçi gereksinimi,
20. yüzyıl boyunca sürdü. Bu gelişme içinde,
ekonominin temel dayanaklanndan biri
haline gelen Anguniler, Güney Afrika
Cumhuriyeti’nin her yerinde kentli insanlar
olarak görünmeye başladılar.
Kentleşme ilerledikçe, Güney Afrika Hükümeti,
izlediği apartheid (ırk ayrımı) politikası
ve kurduğu Bantustanlar (Kara Devletler)
aracılığıyla, kırsal alanda “geleneksel”
Anguni kültür kurumlannın ve reislerinin
varlığını sürdürmeye çalıştı. Ama, bugün
bu devletlerin Anguni dilini konuşan
insanlarla hemen hiç ilgisi yoktur. Kentlerde
doğmuş olan bu insanlar atalarının
yaşadığı kırsal alanlardan kopmuş, kültürel
özellik ve kimliklerini büyük ölçüde yitirmişlerdir.
Anguniler, artık yalnızca bir dil
grubu olarak dikkate alınabilir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)