Amerikan romantik ressamlar

XIX. yy’la birlikte, çok 402 ABD (SANAT VE MİMARLIK) daha fazla türde resim yapılmaya başlandı. Copley ve VVest’in İngiltere’de yaptıkları tarihi resimlerle başarıya ulaşmaları, John Trumbull ve John Vanderlyn’i, Amerikalı izleyiciler için tarihi resim yapmayı denemeye yö­ neltti. İkisi de halkın beğenisini kazanmadılar ama, onlarınki sıradan bir başarısızlık değildi. Çünkü portreler dışındaki resim türlerinin önünü açtılar. Raphaelle PeaBronzdan yapılmış Düzlükler Süvarisi ‘ni (1868), Frederic Remington yapmıştır. Batı’nın en tanınmış sanatçısı olan Remington’ın, sınırdaki hayatı canlandıran çok sayıda çizim ve resmi de vardır. (Thomas Gilcrease Amerikan Tarihi ve Sanatı Enstitüsü, Tu Isa, Oklahoma.) Alexander Calder’in seyyar Kırmızı Taç Yapraklar’/ (1942), boyalı organik biçimlerden yapılıp teller bağlanan ve özenle dengelenen bir heykel biçimidir. Odadaki hava akımları sayesinde devamlı hareket halindedir. (Sanat Kulübü, Chicago.) le, yaşarken üne kavuşmadığı halde ve ekonomik güç­ lüklere meydan okuma pahasına, duygulu bir natürmort ressamı olmayı sürdürdü. Avrupa’dan dönen Washington Allston, gerçekten romantik bir düş gücü­ nü açığa vuran son derece özgün manzara ve figür kompozisyonları meydana getirdi. Ama portreler gene de ressamların başlıca dayanağı olmayı sürdürdü. Daha az yetenekli sanatçılar, her buldukları siparişi buldukları yerde kabul ederek sınır boylarına doğru dağıldılar. Gilbert Stuart ve Thomas Sully daha hafif, ayrıksı vuruşlarla resim yapmayı öğrendikleri İngiltere’den, günün moda portre ressamları olmaya geldiler. Ama en fazla resmi yapılan yüz, Pater Patriae’nin, George Washington’un yüzüydü. Onun gö­ rüntüsüne olan talep, ölümünden sonra da devam etti. Gilbert Stuart kendi Atheneum versiyonunun (1796; Güzel Sanatlar Müzesi, Boston) yaklaşık 70 kopyasını çıkardı. Rembrandt Peale ise Washington’un 79 «lombar» portresini yaptı (baş, boyalı taştan bir “lombar” ya da oval pencereyle çerçeveleniyordu). Yüzyılın başından kısa süre sonra artist-aktörgirişimci William Dunlap bütün bu sanatsal girişimden yeterince etkilenerek, halkın bu konu üzerinde bir kitabı iyi karşılayacağını hesapladı. Rönesans’ta Giorgio Vasari’nin yaptığı gibi, ölü ressamların ba§ından\geçen olayları derledi, yaşayanların biyografilerini kendilerinden rica etti, buna eleştirel yorumlarını ekledi ve 1834’te Amerika’nın ilk sanat tarihi olan History of the Rise and Progress of the Arts o f Design in the United States’ i (Tasarım Sanatlarının Amerika Birleşik Devletlerinde Yükselişi ve ilerleyişinin Tarihi) yayımladı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)