Amerikan manzara resimlen ve günlük yaşam sahneler

Dunlap’ın kitabı yayınlandığı sıralarda, biri manzara resmine, ötekiyse günlük yaşam sahnelerine yönelen iki önemli eğilim henüz ortaya çıkıyordu. Manzaralarsa, toprağın kendisinin insanların hayatıyla eşdeğer tutulduğu bir kültürde, simgesel önem taşıyan temaların ifade edildiği konu olarak öne çıktı. Thomas Cole, resimde vaaz görevini yerine getiren büyük, çok tuvalli çevrimler yaptı, ¡İmparatorluğun Gidişi (1836; New York Tarih Derneği) ve Yaşam Yolculuğu (Munson-Williams-Proctor Enstitüsü, Utica, N.Y.). 1820’li yıllarda, akınlar halinde gelen uygarlığın elinin değmediği muhteşem manzaraları hayal eden, Ashen B. Durand, Thomas Doughty, Frederic Church, John Kemsett, Sanford Gifford ve Cole, Catskill-lerin doğu dağlık bölgesinde ve Hudson ırmağı vadisi boyunca resim yaptılar. Bu yüzden bu ressamların oluşturduğu okula Hudsomlrmağı Qkulu adı verilir. Marten Heade ve Fitz Hugh Lane, şimdi Lüminist denen yapıtlarında, akıldan çıkmayan deniz manzaraları, kıyı suları ile bataklık manzaraları yapmışlardır. Aralarında en akılda kalanları Kari Dodmer ve George Catlin olmak üzere, başka ressamlar da arazinin ve Kızılderililerin hızla yok olan dünyası­ nın resmini yapmak üzere Batı’ya gittiler. Günlük yaşam sahnelerini konu alan resimler 1830’lu yıllarda popüler hale geldi ve önem kazandı. William Sidney Mount ile” Eastman Johnson, Long İslandjile New England’daki hayattan sahneler çizdiler. Mark Twain’in daha sonraları edebi bir biçim verdiği Ortabatı’nın|ırmak kıyısı kentelerinin kendilerine özgü gelenek ve görenekleri, George Caleb Bingham’ın resimlerinde çok hoş bir biçimde korunmuştur. 1940’lı yıllarla birlikte Johnson ve Bingham gibi günlük yaşam sahneleri ressamlarıyla birlikte, Emanuel Leutze gibi tarihi resimler yapmaya kararlı olanlar, daha ileri bir eğitim için Düsseldorf’a gidiyorlardı. O küçük Prusya kenti, sanatçının figüratif resim ve kompozis­ ABD (SANAT VE MİMARLIK) 403 John Singlteon Copley’in Paul Revere portresi (1768) Amerika’nın ilk ve en seçkin portre ressamlarından birinin doğrudan resim üslubunu gösterir. (Boston Güzel Sanatlar Müzesi’hin izniyle.) yondan eksiksiz bir temel edinebildiği Düsseldorf Akademi’nin bulunduğu kentti. 1848 Devrimi’nden sonra Leutze, daha sonra Amerika’nın ulusal ikonası olacak Washington Delaware7 Geçiyor (1851, Metropolitan Sanat Müzesi, New York) için Alman arkadaşlarına Düsseldorf’ta poz verdirdi. Umut veren genç günlük yaşam sahneleri ressamı Richard Caton Woodville, Amerika’nın kısa süre önce Meksikalılara karşı elde etti­ ği zafere ilişkin bir sahnenin resmedildiği Meksika’dan Savaş Haberleri (Ulusal Tasarım Akademisi, New York) yapıtını orada yaptı. Yüzyılın ortalarında resim, halkın hayatını yansıtıyordu ve yaygın bir desteğe sahipti. Günlük yaşam sahnelerini ve manzaraları konu alan resimler, dönemin kırsal, iyimser ve temelde masum ruhunu yakalamıştı. Natürmortlar, doğanın cömertliğini kanıtlıyordu. Portre siparişleri gene boldu, ama ressamlar, Amerika’ya 1839- 40’ta giren ilk fotoğrafçılık biçimi olan gümüşlü levha üzerine çekilmiş fotoğraflar ortaya çıkınca, portrecilik bu yeni biçimle rekabet etmek zorunda kaldı. Hali vakti yerinde işadamları, sanatları korumayı yurtseverce bir görev sayıyorlardı, ve Amerikan Sanat Birliği de resimleri piyango yoluyla geniş bir kitleye dağıtıyordu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)