Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Amerika Birleşik Öevletleri Güney eyaletleri,

g ü n e y olarak da bilinir, kesin bir
sınırlama olmamakla birlikte, Mason ve
Dixon Hattı’mn, Ohio Irmağının ve 36° 30′
enleminin güneyinde kalan bölge. Federal
Hüjcümet’in belirlediğine göre Alabama,
Arkansas, Delaware, District of Columbia
(D.C.), Florida, Georgia, Kentucky., Louisiana,
Maryland, Mississippi, Kuzey Carolina,
Oklahoma, Güney Carolina, Tennessee,
Te^cas, Virginia ve Batı Virginia eyaletlerini
içine alır. Giiney’,i tarijısel olarak
ülkenin öbür bölgelerinden ayıran çok karmaşık
etkenler arasında uzun ürün verme
mevsimi, yerleşmiş ürün modeli, plantasyon
sistemi, köle ya da özgür Siyah emek gücü
sayılabilir. 17. yüzyıldan başlayarak Güney’in
politikasında ve.ekonomisinde, etkili
olan beyaz ırkın üstünlüğü ve egemenliği
ancak II. Dünya Şavaşı’ndan sonra gerilemeye
başlamıştır.
Güney’in sıcak iklimi tütün, pirinç, şekerkamışı
ve pamuk gibi iyi kazanç sağlayan
ürünler yetiştirilmesine olanak tanır. Bol
yağmurla birlikte,bu sıcak iklim, 17. yüzyılda
Amerika’ya yerleşen Avrupalı göçmenlere,
eğer yeterli ve-sürekli işgücü bulunabilirse,
bu ürünleri ihraç için yetiştirme olanağını
sağlıyordu. Bu işgücü, uluslararası köle
ticâreti yoluyla satın alınabilecek Afrikalı
kölelerle sağlanabilirdi. Bu arz ve talep
Güney’i ABD’nin öbür bölgelerinden her
şeyden-çok ayıran, plantasyon köleliği sisteminin
doğmasına neden oldu. 1790’lara
gelindiğinde, Siyahlar Gürçey’in nüfusunun
üçte birini ve plantasyonlardaki işgücünün
tamamını oluşturuyordu. İç Savaş (1861)
başladığında, beyaz nüfusun altıda birinden
azı köle sahibiydi, ama 4 milyondan çok
Siyah insan köleydi.
İç Savaş’tan önce, başlıca ürünü pamuk
olan Güney ekonomik açıdan İngiliz doku-,
ma endüstrisine bağımlıydı; bu yüzden de
Kuzey’de ve Batida gelişmekte oİan ulusal
ekonomi kavramına karşı çıkıyordu. Çiftliklerinde
soyluluğa öykünen Güneyli beyazların
toplum felsefesi Kuzeylilerinkiyle
tam bir karşıtlık içindeydi. Güney’de vurgulanan
tutucu değerlerin, istikrarın ve statüye
bağlı yaşam biçiminin yerine Kuzey’de
özgürlük, ilerleme ve parasal birikim önem
kazanmıştı.
1830 ile İç Savaş arasında geçen zamanda
Kuzey’in kölelik konusundaki tutumu Abolitionist’lerin
(bak. Köleliğin Kaldırılması
Akımı) de etkisiyle çok sertleşti; ılımlı bir
muhalefetin yerini giderek köleliğin şiddetle
lanetlenmesi aldı. Güney ise “kendine özgü bu kurumu”, kutsal kitapta, yeri olduğu,
ekonomik bir gereksinme olduğu, ırk üstünlüğü
ve yerli,yerinpe düzenlenmiş bir toplumun
vazgeçilmezliği gibi gerekçelerle savunmaya
kalktı. Köleliğin iyi ve yararlı
olduğu inancı, Güneyliliğin ölçüsü hajine
geldi. İl Çrüney eyaletinin (Güney Carolina,
Mississippi, Florida,,Alabama, Georgia,
Louisiana, Texas, Arkansas, Kuzey Carolina,
Virginia ve Tennessee) 1861’de Birlik’
ten ayrılıp Amerika Konfederç Devletleri’
nr kurarak Güney Carolina’nın Charleston
Körfezinde Sumter Kalesi’ne saldırmasıyla
Güney ayrılıkçılığı doruğuna ulaştı. İzleyen İç
Savaş (1861-65) ise Güney’e büyük yıkım
getirdi. Tarım alanlarıyla sürüler yok oldu;
demiryolları tahrip edildi; köleliğe dayalı
milyarlarca dolarlık yatırımdan iz kalmadı.
Zamânla bu yıkımdan kendini kurtaran
Güney, gene pamuğa dayalı ekonomisine
döndü. Pamukta, artık özgür olan Siyah
i§gücü kullanılıyordu. Ama, özgürlüklerini
kazanmalarına karşın Siyahların yaşamında
büyük bir değişiklik olmadı. Güney için
Siyahlar aşağı bir ırktı. Jim Crow yasaları
yoluyla yasal bir ırkçılık sürdürülüyor, -Siyahların
özgürleşmeleri ve gelişmeleri engellenerek*
bu insanlar sürekli “ait oldukları
yerde” tutulmak isteniyordu. 1877’de ABD’
de Yeniden İnşa dönemi(*) bittiğinde, köleliğin
yerini.ekonomide ortakçılık(*), politikada
tek parti (Demokrat), toplumsal
alanda-da yasalarla ve geleneklerle pekiştirilen
ayrı tutma (segregation) sistemi aldı.
Pamukta’ zaman zaman ortaya çıkan ürün
fazlası,, dolayısıyla da fiyatın düşmesi, beyazlan
olduğu kadar Siyah çiftçileri de
gittikçe artan bir oranda ortakçılığa zorladı.
1880-Î930 arasında kiracı çiftçi sayısı yüzde
36’dan yüzde 55’e yükseldi. 1929’daki Büyük
Bunalım pamuk ekonomisini tam bir
iflasa sürükledi. Bu durumun düzelmesi
1930’larda New Deal politikasıyla .pamulc
ekili alanların azaltılması ve işsizlik sigortasısisteminin
oluşturulmasına değin sürdü.
Her iki önlem de kentlere göç hareketini
başlattı.. Bu akm II. Dünya Savaşı sırasında
Siyahların Kuzey’in sanayi merkezlerine
kaymasıyla daha da güçlendi.
Sonuçta’ New Deal Güney için gene; de
yararlı oldu. Pamuk ekiciliğinde kota sisteminin
uygulanması verimi artırdı ve tanmsal
değişime neden oldu. 1933’te kurulan ve
büyük bir ırmak. geliştirme projesi olan
Tennessee Vadisi İdaresi (TVA) kırsal alana
elektrik getirdi, selleri kontrol altına
atarak -çiftlik alanlarında verimi artırdı,
toprak bakımını geliştirdi ve yeni sanayi
kuruluşları için gerekli temelleri attı%
Savaştan sonra Güney’de sürekli bir tüyüme
ve sanayileşme yaşandı. 1939’dan sonra
kurulan imalat sanayisi kuruluşlarının sayısı
ve bu sektörün sağladığı katma değerdeki
artış, tüm ülkede görülenin yaklaşık iki
katıydı. Kereste, kâğıt, petrokimya, havacılık
ve farım ürünlerini işleme sanayileri
gelişti. Şeftali, yerfıstığı, soyafasulyesi ve
pirinç gibi ürünlerin yetiştirilmesi, Güney’in
pamuğa bağımlılığını ortadan kaldırdı ve
pamuğun değerini et ve dokuma ürünlerinin
altına düşürdü.
Nüfus artışı 1940’l^rdan sonra ulusal ortalamanın
biraz üstündeydi; 1970’ten sonra
ise ulusal ortalamanın yaklaşrk iki katma
çıktı. Önceki dönemlerde iç göçler nedeniyle
sürekli nüfusu azalan Güney,
1960’lardan- sonra hızla göç almaya başladı.»
Yalnızca 1970’lerde Güneyce 4 milyon kişi
geldi. Bu gelişme sürekli bir kentleşmeye ve
kişi.^başına düşen gelirde genel bir artışa yol
açtı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.