ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMASI

ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMASI

ALMAN BİRLİĞİNİN KURULMASI

Viyan* Kongresinden Sonra Almanya :

Viyana kongresi, Prusya dışarıda kalmak üzere, Almanya’ efe bir manya Konfederasyonu kurmuştu. Bu konfederasyon, Frankfurt’ta top! sak olun bir Diyet meclisi tarafından yönetilecek ve Avusturya bu di; bftfkanlık edecekti. Bununla beraber, her hükümetin siyasal ve ekom haklan tanınmıştı.

Viyana kongresinin bu karan Prusya ile Avusturya’yı birbiri»* rakip hale getirmişti. O «ırada Alman aydınlan Germanya Konfederasyonu’} millî bir karekteri olmadığım, bir krallar birliği olduğunu ileri sürerek mi bir Alman birliğinin kurulmasını istiyorlardı. Bu hususta Almanlar arasmdı iki fikir çarpışmaktaydı. Bazı Almanlar, Avusturya’nın başkanlığa altındı tüm Alman hükümetlerinin birleşmesini istiyorlardı. Bunlara Büyib Alman taraîtarlan adı verilmişti. Bu fikir eski Kutsal Roma German imparatoivjj luğunun yeniden kurulması demekti. Büyük Almanya’nın kurulmasını bazı. Almanlar, milli bir devlet olmayacağı için, kabul etmiyorlardı. Bunlar, Prusya’nın başkanlığında ve yalnız Almanca konuşan hükümetlerin birleşmesiyle millî bir Alman birliği kurmak istiyorlardı. Bu fikirde olanlara da Küçük Almanya taraftarları deniliyordu. Alman aydınlan, öğretmenler ve üniversite gençleri bu fikirdeydiler. Avusturya, birinci tarafı, Prusya ise ikinei tarafı tutuyorlardı.

18 —■ Prusya’nın Alman Birliği için Çalışması:

Prusya, Alman birliğine bir hazırlık olmak üzere ilk kez Kueey Alman devletleri arasında bir gümrük birliği yapmak istedi. Avusturya’dan başka hemen bütün Alman hükümetleri bu birliğe girdiler (1837). Giimsük birliği, Alman endüstri ve ticaretinin gelişmesine çok yardım etti, ve Aîmanlara «yasal birleşmenin de çok faydalı olacağını gösterdi.

Avusturya ila Savaş:

IV, Fr*d*rHk öldükten sonra yerine L ViUielm geçti (bkz. Resim: 97). Yeni kral, Prusya’m» Alman birliğini kurmasına taraftardı. Kral, bu işte kendim gibi düşünen Prens Bâtmark’ı başbakan yaptı (bkz. Resim: 98). Kral ve başbakan Prusya’nın Alman birliğini kurabilmesi için her şeyden önce kuvvetli bir orduya sahip olmasının gerekli olduğunu anladılar. Ordunun başına General Mollke’yi getirdiler (bkz. Resim: 99).

Alman birliği için siyasal çalışmalara başlayan Bismark, önce Viyana kongresiyle Danimarka’ya bırakılan Holştayn ve Şilezvig dukalıkları »orunundan dolayı Danimarka ile bozuştu. Avusturya île

anlaşarak Danimarka’ya savatı açtı. Holştayn ve Şilezvig işgal olundu. Dani-marka hükümeti bu iki dukalığı Prusya ve Avusturya’ya bıraktı (1864). Bismark, bundan acmta bu iki dukalığın yönetimi yüzünden- Avusturya ile bozuştu. Piyemonte hükümeti ile bir bağlaşma yaparak Avusturya’ya savat ilân etii. Avusturya, Sadova’da yenildi (1866). Prusya orduları Viyana’,y* doğru ilerlemeye başladı. Bunun üzerine Avusturya, Prusya ile anlaşarak Alman hükümetleri üzerindeki bütün haklarını Prusya’ya bıraktı ve Alma» iann Avusturya dışarıda kalmak üzere, yeni bir konfederasyon kurraaiamM Tazı oldu.

1848’de Fransız ihtilâli çıktığı zaman, Alman hükümetleri içinde de yer yer ihtilâller oldu. Frankfurt’ta toplanan bir Alman parlamentosu, bütün Almanlann birleşmesini istediğinden, Alman imparatorluğu taesna Prusya Krah IV. Frederik’e sundu. Kral, Avusturya’dan çekindiği için fenpatatoTİuk tacını kabul etmedi. Bunun parlamento tarafından değil, prensler tarafından kendisine verilmesini istiyordu. Onlar, Avusturya’nın etkisiyle Praaya kralının imparator obnaemı ietemediler. Bu surede birlik için yapılan bu ilk teşebbüs bir »onuç vermedi. Bunun üzerine Alman hükümetleri içinde şıkan ihtilâller baetmldı. Eski rejim yeniden kuruldu.

20 — FrinM İU Savaş. Alman Birliğinin H

T«m*mlnnması (1871):

Prusya’nın kuvvetlenmesi FraMt’s^H siyasetine uygun değildi. Halbuki mark, Konfederasyona girmeyen Alman devletlerini de Prusya’ya maya çalışıyordu. Bu ise, Fransa’nın do|^| sınırlan üzerinde büyük ve kuvvetli İl Almanya’nın kurulması demekti. FrandH Prusya’nın bu hareketinde kendisi için t«|H iikeli gördüğünden, Alman birliğine miM halifti. Bismark ise, Alman birliği husuS sunda Fransa’nın büyük bir engel olduğtMİ nu bildiği için ona göre hazırlık yapmalı»

Bu sırada, Ispanya tahtı boşaldı. ls-1 panyollar, Prusya krallık soyuna bağUij bir prense, ispanya krallık tacını sundu» I lar. Bu, Fransa’nın doğudan ve güneyden | Almanya tarafından sarılması demekti. Bundan dolayı Fransa, bu işe şiddetle f tiras ederek, Prusya’nın buna engel olmasını istedi, 1. Vilhelm bunu reddetti. < rakat İspanya tahtına getirilmek istenen prens, krallığı kabul etmedi. Sorun ‘.apandığı sırada; Fransa, Prusya kralından gelecekte de bir Alman prensinin ıpanya tahtına geçirilmemesi için garanti istedi. Prusya kralı böyle bir garanti eremeyeceğini bildirdi. Bunun üzerine Fransa, Prusya’ya savaş açtı (1870).

Prusya çoktan beri savaşa hazırdı. Zaten Fransa’ya saldırmak için fırsat deliyordu. Fransa’nın savaş ilân etmesi üzerine, Prusya orduları hızla Fransa’ ı yürüdüler. İmparator İH. Napolyon (bkz. Resim: 100) Sedan’da 90 bin jilik ordusuyla teslim oldu. Paris’te yeni bir hükümet kuruldu, imparatorluk cildi. Almanlar, Paris’i kuşattılar. Yeni Fransız hükümeti, Paris’i kurtarmak n çok çalışa ise de başan elde edemedi.

Bu sırada Versa^-‘a gelen Alman prensleri orada yapılan büyük bir enle Alman imparatorluk tacını Prusya Kralı 1. Vilhelm’e verdiler. Bu etle büıün Alman prenslerinin birleşmesiyle Almanya imparatorluğu kurul-) ve Alman birliği tamamlanmış oldu. (18 ocak 1871).

Almanya imparatorluğunun ilânından 10 gün sonra, Paris açlık yüzünden m olmak zorunda kaldı. Yeni Fransız hükümeti, Almanlarla Frankfurt sşması’nı imzaladı. Buna göre:

1) Fransa, Alsa» – Loren’i Almanya’ya bıraktı.

S) milyar altın frank savaş zarar ödentisi vermeyi ve bu para

ödeninceye kadar Alman işgalini kabul etti.

Antlaşmanın imzalanmasından kısa bir süre sonra, Fransızlar eşine rast-Iftlimayan bir vatanseverlik örneği göstererek beş milyar altm frank gibi büyük pnrayı az zamanda ve bağış şeklinde toplayarak, Fransa’ma borçlarım Midiler. Memleketlerini Alman işgalinden kurtardılar.

 

ALMANYA’NIN AVRUPA’DA ÜSTÜNLÜK KURMASI. ÜÇLÜ BAĞLAŞMA VE ÜÇLÜ UZLAŞMA

 

(1871-1914)
21 — Almanya’nın Avrupa’da Üstünlük Kurması. Üçlü Bağlaşma (1833):

 

Alman birliğinin kurulması Avrupa’nın siyasal dengesini Almanya lehine çevirmişti. Fransa’nın yenilgisinden faydalanan Bismark, Almanya’nın Avrupa’da üstünlük kurması için çalışmalara başladı, önce Almanya için tehlikeli olabilecek devletlerle anlaşmak, dost olmak siyasetini güttü. Bu amaçla 1872’ de Rusya, Avusturya ve Almanya imparatorları Berlin’de toplanarak, Avrupa barışını korumak için, üç imparator Birliği’ni kurdulaT.

 

Alman – Rus dostluğu 1878’de toplanan Berlin kongresine kadar devam etti. Bu tarihte Bismark, Rusya’yı Almanya için tehlikeli gördüğünden, Rus dostluğundan vaz geçerek Avusturya ile anlaşma yolunu tuttu. Bu sırada İtalya ile Fransa ve Avusturya’nın araları iyi değildi. Zira Îtaîyanlar, birliklerinin tamamlanması için Fransa’dan Korsika, Nis ve Savua’yı, Avusturya’ dan da, Trieste, Fiume ve Tirol gibi İtalyan bölgelerini istiyorlardı. Halbuki Fransa; İtalya’nın bu isteklerine rağmen, onun öteden beri göz diktiği Tunus’u işgal ettiği gibi, papa hükümetinin yeniden kurulması için de çalışıyordu. Fransa’nın bu siyaseti, İtalya’nın, Almanya tarafım tutmasını sağladı. Yakuz-bu sefer de, Avusturya ile İtalya arasındaki anlaşmazlık kalıyordu. Almanya, bundan faydalanarak, İtalya ile Avusturya arasındaki anlaşmazhklan giderdi. Bu suretle Almanya ile Avusturya ve İtalya arasında bir anlaşma oldu. Bu üç, devlet, herhangi bir tecavüze karşı kendilerini korumak amacıyla, üçlü Bağlaşma (ittifak) denilen anlaşmayı yaptılar (1883).

 

Üçlü Bağlaşmanın kurulması, Almanya’nın Avrupa’daki üstünlüğünü sağladığı gibi, Fransa’nın da Almanya’dan intikam almasına engel oldu.

 

22 — Üçlü Uzlaşma (1893 -1907):

 

Üçlü bağlaşmanın kurulması üzerine Fransa ile Rusya arasında da buna benzer bn bağlaşma yapıldı (1893). Bu bağlaşma 1902 yılma kadar iki “■Ifvlete de siyasal bir kazanç sağlamadan devam etti. 1905’te Japonların

 

25 «- lavaşın Son Yılları. Rusya’da Bolşevik İhtilâli: Amerika’nın Savaşa Girmesi:

 

1017 d. «avaş. Üçlü Bağlaşma devletlerinin aleyhine döndü. YtutaaMu, devletlerine savaş ilân ettiler. Diğer taraftan Almanlar» kraan Amerika Birleşik Devletleri de, Bağlaşma devletleriyle siyasal ilişkilerini ke*« tlUr, Alınanların Atlas okyanusunda bir Amerikan yolcu gemisini ba tırmalan-diterine de Almanya’ya savaş açtılar (1917).

 

Amerika’nın savaşa girmesi, savaşın gidişini değiştirdi. İki milyonluk bir Amerikan ordusu, Fransa’ya çıkarıldı. 1918 yılında Fransa’da altı müyon-h)k bir Uzlaşma ordusu hazırlandı. Aynı yılın baharında bu büyük ordu, Fransız başkomutanı Mareşal Fof’un komutasında Alman cephesine saldırdı.

 

Amerikalıların Almanlara savaş açtıkları tarihlerde, Rusya’da büyük bir htilâl çıktı. Çarlık devrildi. Bir süre sonra Bolşevikler ikinci bir ihtilâl çıkaracak iktidara geçtiler. Bunlar, Bağlaşma devletleriyle Brest Litovsk şehrinde »ir anlaşma yaparak savaştan çekildiler (mart 1918). Buna rağmen Aknan-»r, Uzlaşma devletlerinin Batı cephesinden yaptıkları saldırıyı durduramadı-»r. Bu sırada tngilizler, Irak ve Suriye, Yunanlılar da Üçlü Uzlaşma kuvvetle-yle bir olarak, Makedonya eephelerinde saldırılara başladılar. Alman cephesi arı İdi. Osmanlı cephesi çözüldü, lngilizler Halep ve Musul önlerine kadar ildiler. Bulgarlar yenildiler.

 

Dörtlü Bağlaşma devletlerinin birer birer çökmeleri üzerine önce Bulular ateşkes istediler (29 eylül 1918). Bir ay sonra Osmanlılar savaştan kildiler (30 ekim 1918). Nihayet Almanlar da ateşkes istemek zorunda ldılar (11 kasım 1918). Bu suretle Birinci Cihan savaşı, Üçlü Uzlaşma vletlerınin üstün gelmeleriyle sona erdi.

 

1 — BİRİNCİ CİHAN SAVAŞINDAN SONRA AVRUPA

 

(1918 -1939)

 

— Birinci Cihan Savaşını Bitiren Antlaşmalar:

 

Zaferden sonra Üçlü Uzlaşma devletleri, yendikleri devletlerle ayn ayn aşmalar imzalattılar. Birinci Cihan savaşının sonunda imzalanan antlaşır şunlardır:

 

1) Ver say Antlaşması (28 kararan 1919): Bu antlaşma Almanya ile jma devletleri arasında yapılmıştır. Başlıca koşullan şunlardır:

•) Almanya, « — ___

b) Savatın sonunda kurulan Lehistan ve. Çeksnovm^ ——–

arazi bıraktı.

c) Sar havzası kömür madenlerini Fransa’ya terk etti.

ç) Bütün sömürgelerinden vaz geçti.

d) Ordu ve donanmasını azaltmak zorunda kaldı ve bu hususta birtakım kayıtlar kabul etti.

2) Sen Jennen ve Triyanon Antlaşmaları (10 eylül 1919) : Bu antlaşmalardan Sen Jermen Avusturya, Triyanon ise savaşın sonunda yeniden kurulan Macaristan’la imzalandı, Bu antlaşmalara göre:

a) Avusturya – Macaristan imparatorluğu kaldırıldı. Yerinde Avusturya cumhuriyeti, Macaristan krallığı ve Çekoslavakya cumhuriyeti olmak üzere üç devlet kuruldu.

b) Avusturya – Macaristan imparatorluğu topraklarından bir kısmı yeni kurulan Polonya’ya» Yugoslavya’ya, bar kısmı da Romanya ve İtalya’ya verildi.

3) Nüyyi Antlaşması (27 kasım 1919) : Bu antlaşma Bulgarlarla imzalandı. Buna göre:

a) Birinci Cihan savaşından önce kurulmuş olan Büyük Bulgaristan parçalandı.

b) Batı Trakya ve Makedonya tarafları Yunanistan ve Yugoslavya arasında pay edildi.

4) Sevr Antlaşması (10 ağustos 1920): Bu antlaşma Osmanlı imparatorluğu ile imzalandı. Buna göre, Osmanlı imparatorluğu parçalandı. Arap memleketleri bağımsızlıklarını elde ettiler. Fakat Türk milleti bu antlaşmayı tanımadığından, yeniden silâha sarıldı. Onun için Sevr antlaşması hükümsüz kaldı. Ancak Lotan antlaşmasıyla Türkiye’nin durumu yeniden saptandı (bkz. Cumhuriyet tarihi).

27 — Antlaşmalardan Sonra Avrupa’nın Yeni Siyasal Durumu:

Birinoi Cihan savaşını bitiren antlaşmalar, devletler arasındaki siyasal dengeyi boldu. Almanya, Avusturya « Macaristan ve Osmanlı imparatorlukları yıklldt, Bu arada Rııs çarlığı da yıkıldı, Asya. Afrika vc Okyanustaki Alman •ttmttfieUrl galipler arasında paylaşıldı. Bu antlaşmalardan yalnız Sevr uygulanamadı. Amerika Birleşik Devletleri, sava&m son yıllarındı» Balkan Vilson tarafındın yayınlanan Vilson prensipleri’ne «öre yapılırının tereken antlaşmakim» krienllm biçimde yapılmamasından memnun olmadı, Avrupa işlerinden VM |«{*f«l( eski siyasetine dündü, Bu sırada Başkan VlUnıı’urı teçeblsdattyta kufMİan Cemiyet*! Akvam, savaş sonrası sorunlarını liı< *l»mal» V* milletler aNMüdaki savaşlara engel olmak için çalışmalara başladı İtalya
Tarih Lise 10

Kemal, Aııknrn’ıla Türkiye Büylik Millet Meclisi Hükümeti adıyla yeni blf ılnvlnl l< m m ak Ingiliz ve Fransızlarla ve onlaruı adına Anadolu’ya saldıran YunanlıUıln yeni bir savağa başladı (bkz. Cumhuriyet tarihi).

28 — Birinci Cihan Savaşından Sonra Ortaya Çıkan Yeni Devlet Rejimleri:

a) Rusya’da Komünist Rejiminin Kurulması: 1917 yılında patlak veren ihtilal sonunda, Rusya’da çarlık devrildi. Bir şiire sonra Bolşevikler ikinci bir ihtilâl çıkararak iktidara geçtiler. Bu ihtilâli yöneten Lenin adîı bir Bolşevik şefi idi.

Bolşevikler, Rusya’da çarlık yönetimini yıktıkları sırada, vaktiyle çarlık rejimi altına girmiş olan Letonya, Estonya, Litvanya, Finlandiya, Rusya’dan ayrıldılar. Asıl Rusya’da ise yerli Sovyet cumhuriyetleri kuruldu. Fakat çarlık rejimine taraftar olanlar, General Vrangel komutasında Beyaz Ordu adıyla bir ordu kurarak, Bolşeviklerle mücadeleye başladılar. Buna karşılık, Bolşevik jeflerinden Troçkı de bir Kızıl Ordu meydana getirdi. İki ordu arasında yapılan kanlı mücadelelerden sonra Kızıllar üstün geldiler. Bunun üzerine Rusya’ la komünizm esaslarına dayanan yeni bir rejim kuruldu. Lenin başa geçti. 3u yeni Rus rejimi, Rusya’nın siyasal, ekonomik ve sosyal yapısını tüm değişirdi. Devlet ve memleket yönetimi işçi ve asker şefleriyle Komünist partisinin line geçti. Bunların teşkil etmiş olduğu Sovyet Meclisi, Rusya’ma kaderine tâkim oldu. Bir süre sonra bütün S&vyet hükümetleri birleştirilerek yeni bir t us devleti kuruldu. Buna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (URSS) dı verildi. Bu devletin ilk başkam olan Lenin 1924’te öldü. Onun ölümünden mra komünist şeflerinden Troçki ve Stalin birbirleriyle mücadeleye başladı-ır. Nihayet Stalin, ihtidan eline geçirdi. Troçki, Rusya’dan kaçtı. Sonra da Idürüldü.

Stalin’in Rusya’nın başına geçmesinden sonra Rusya’da komünizm tam ilamıyla yerleşti. İhtilâlden sonra Kafkasya, Ur al ve Türkistan’da kurulan içük cumhuriyetler — ki bunlann çoğu Türktü — Kızıl Ordu tarafından rer birer ortadan kaldırıldı. Bugün Rusya’da bir kızıl diktatörlük vardır, ırada her şey devletindir ve herkes devlet içindir. Mülkiyet hakla yoktur ve îmleketin yönetimi Komünist partisi şeflerinin elindedir.

b) Almanya’da Nasyonal Sosyalizm (Nazi) Rejiminin Kurulması: Ver-r antlaşmasından sonra, Almanya’da cumhuriyet ilân olundu. Burada da raşm verdiği sarsıntıdan faydalanmak isteyen sosyalist ve komünistler, cüraefci elde etmeye çalıştılar. Fakat AJman milleti savaştan sonra kurul

Almanlnr büyük «ıkıntılar çektiler. Bu »ırada bazı Alman vatanseverleri ve enki burjuvalar, Almanya’yı düştüğü bu kötü durumdan kurtarmak amacıyla, Nasyonal Sosyalist ya da sadece Nazi adı verilen yeni bir siyasal parti kurdular (1024). Bu parti liderlerinden olan Hitler ve Ludendorff ırkçı bir siyaset gütmeye başladılar.

Alman hükümeti önceleri Nazilerle mücadele etti. Hatta Hitîer’i hapse attı. Fakat zamanla Naziîer kuvvetlendiler ve nihayet hükümeti ele geçirdiler. 1933’te Hitler, Aknan şansölyesi, yani başbakan oldu. Hitler bundan sonra Nazi partisine dayanarak bütün Almanya’yı eline geçirdi ve bir diktatörlük kurda. Diğer siyasal partileri dağıttı. Almanya’yı ekonamik ve malî bakımdan kalkındiîdi. Bütün memlekette güvenliği sağladı. İşsizlikle mücadele etti. Nazi partisinin bu çalışmaları Almanya’nın yeniden kalkınmasını sağladı ve her yerde itibarını artırdı. Fakat Hitler iç ve dış siyasette ırkçılığa başladı. Ârî ırktan olmadıklarını ileri sürdüğü Yahudilerle mücadeleye başladı.

Hitler içte millî birliği sağladıktan sonra, Almanya’yı, siyasal, askerî ve ekonomik bağlarla bağlayan antlaşmalan bozmaya çalıştı, önoe Versay antlaşmasının askerliğe ilişkin hükümlerini tanımadığını ilân etti. Almanya’yı yeni baştan silâhlandırdı. Bu suretle Almanya az zamanda Avrupa’nın en büyük ve kuvvetli bir askerî devleti haline geldi.

e) İtalya’da Faşizm Rejiminin Kurulması : İtalya «savaştan üstün bir durumda çıktı. Fakat gene umduğu kazançl&n elde edemedi. Uzun süren savaş, İtalya’yı ekonomik ve malî bakımdan çok sarsmıştı. Savaştan sonra İtalya’da özellikle kttylü ve işçi sınıfı büyük bir sefalete düştü. Hatkm İm sefaletinden faydalanmalı isteyen ve eski bir sosyalist olan MussoKni adlı bir gazeteci, devletten memnun olmayan halkın başına geçerek, Faşist adını verdiği yeni bİt riyaıal parti kuTdu (1919). Faşist partisi az zamanda kuvvetlendi. ^

Mussolini İMİ’de Fayiııt partiline bağlı olan kuvvetlerle (Kara Gömlek* liler) Roma İUıerlne yürUdtt. Kral onunla anlayarak kendisini başbakan yaptı. Mussolifli, iktifa» aline geçirdikten sonra, Hitler gibi hareket ederek az zamanda Itaipa’yı kalkındırdı. Ekonomik ve mail alanda ıslahat yaptı, işsizliği önledi. Yani w*»i» kanunlarla İtalya’yı Faşist partisinin programına göre yeni baştan dinnc Irtfdu. Bütün İş adamlarını 22 Icorporasyon’a (esnaf cemiyeti) ayırdı ve im 22 karporasyonu devlet kontrolü altına aldı. Faşist programına göre «Har fay dbvUt İçindedir, hiç bir şey devlete karşı ve dovlat dışında değildir

Birimi Cihan savaşının «on yılında ABD başkam bulunan Vilson, taraftan milletleri barışa kavuşturmak için ünlü 14 maddesini ilân eder itte yemlurı da savaş sonrası sorunlarını çözümlemek, milletler arasındaki e* MİMlııın* «on vermek amacıyla, bir Cemiyeti Akvam (Milletler Cemiy kurulm««ı fikrini ortaya atmıştı.

Savat bittikten sonra, merkezi Cenevre’de olmak üzere bir Millet Cemiyeti kurularak çalışmalarına başladı. Fakat Milletler Cemiyeti az zaman amaçlarından aynldı. insanlık ve barış için çalışacağı yerde savaşta tim gelen devletlerin çıkarlarını korumak gibi bir yol tuttu. Bundan dolayı Am# ka Birleşik Devletleri bu cemiyete girmedi, öte yandan Almanya île ital; nın günden güne kuvvetlenmesi karşısında Milletler Cemiyetinin yetersiz meydana çıktı. Bunun üzerine İngiltere, Fransa ve diğer Avrupa hükümeti birtakım ortak ve bölgesel savunma tedbirleri aldılar. Barışı korumak amacıy’ devletler arası birçok antlaşmalar yapıldı. Bunların en Önemlileri şunlardır:

1) KÜÇÜK ANTANT (1921): Orta Avrupa devletlerinden ol Çekoslovakya – Romanya ve Yugoslavya arasında kurulmuştur. ■,(

2) LOKARNO ANTLAŞMASI (1923): Bu antlaşma Fransa ile Almanya arasında banşın devamını sağlamak amacıyla yapılmıştı»!

3) KELLOG PAKTI (1928): Bu pakt, devletler arasmda çıkan anlaşmazlıkları barış yoluyla çözümlemek amacıyla, Fransa Dışişleri Bakanı Briyand İle Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakam Kettog arasında yapılmıştır.

4) BALKAN PAKTI (1934): Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya curasında, herhangi bir tecavüze karşı yapılmıştır.

5) MONTRÖ ANTLAŞMASI (1936): Avrupa’nın aldığı yeni siyasal gelişmeler karşısında, Lozan antlaşmasının Boğazlan ilgilendiren maddelerinin değiştirilmesi için Türkiye tarafından yapılan teklif üzerine Türkiye, İngiltere, Sovyet Rusya, Fransa ve Romanya arasmda yapılmıştır.

6) SÂDÂBAT PAKTI (1937): Türkiye, İran, Afganistan ve Irak , arasmda herhangi bir tecavüzü önlemek amacıyla yapılmıştır.

7) HATAY ANTLAŞMASI (1938): Fransa mandasının Suriye’den kalkması üzerine bağımsız Antakya ve İskenderun sancaklarının ayn bir Türk devleti kurmaları için Türkiye 3e Fransa arasmda yapılmıştır. Bu suretle Hatay Türk Devleti kurulmuştur. Bu devlet Mjr yıl sonra verdiği kararla Türkiye’ye bağlanmış Ur.

Barıss korumak amacıyla yapılan bu antlaşmalardan başka, Milletler

Cemiyeti savaşa engel olmak için bir silâhsızlanma programı ileri siirmU^sa dt kesin bir sonuç elde edilememiştir. Zira Almanya ve İtalya’nın barış kofulla-nna saygı göstermemeleri ve devamlı olarak silâhlanmaları karşısında bunurt bir fayda vermeyeceği anlaşılmıştır.

3 — XIX. VE XX. YÜZYILLARDA SÖMÜRGECİLİK

30 — Fransa Sömürgeciliği:

Fransa XIX. ve XX. yüzyıllarda Afrika’da, Cezayir (1830) ve Tunus’a (1881). Batı ve Orta Sudan’ın bir kısmına ve Madagaskar adasına yerleşti. Fas sultanlığını himayesi altına aldı. Asya’da, Çin Hindi yarımadasının doğu kısmını elde etti. Birinci Cihan savaşından sonra Afrika’da bulunan bazı Alman sömürgelerini elde ettiği gibi, Osmanlı imparatorluğundan ayrılan Suriye ve Lübnan’ı da himayesi altına aldı.

Son zamanlarda Fransa hemen bütün sömürgelerine bağımsızlık vermiştir.

31 — İngiltere Sömürgeciliği:

Ingiltere XIX. ve XX. yüzyıllarda çok geniş sömürgeler elde etti. Hindistan’ı tüm eline geçirdi (1857). Yüzyılın ikinci yarısında Avustralya ve Yeni Zelanda sömürgelerini kurdu. 1885’te yapılan Berlin antlaşmasından sonra Afrika’da Kap, Natal, Tr&nsval, Rodezya, Nijerya, Altın Sahili, Doğu Sudan ve Zeıtgibar’da yerleşti. Osmanblardan Kıbrıs adası ile Mısır’ı aldı, Amerika’da ise, Kunada’da büyük bir sömürge kurdu. XIX. yüzyılın sonlarında bir Ingiltere Sömürge imparatorluğu kurulmuş oldu. Buralar, zamanla İngiltere’ye bağlı Dominyonlar haline geldiler. Bu dominyonlar şunlardır: 1 — Kanada, 2 — GUncy Afrika, 3 — Avustralya, 4 — Yeni Zelanda.

İngiltere, Birinci Cihan savaşından sonra Yeni Gine adasında ve Afrika’ da bulunan bazı Almnn sömürgelerini eline geçirdiği gibi, Osmanlı imparatorluğunun yıkılmanındım sonra da Arabistan, Filistin ve İrak ülkelerini de himayesi altına aldı.

ikinci Cihtt» «avaşından sonra Ingiltere’nin sömürgeleriyle olan bağlan zayıfladı. Mmır bakımsızlığına kavuştu. Hindistan’da üç bağımsız devlet: Pakistan, Hindistan ve Bangladef kuruldu: özellikle son zamanlarda İngiltere’nin Afrika v<ı Asya’daki sömürgeleri bağımsızlıklarına kavuştular.

32 — Alman Sömürgeciliği:

Almanlar 1871’den sonra sömürgeciliğe başladılar. Afrika’nın işgal edilmeyen bölgelerine sokularak Güneybatı Afrika, Uganda, Kenya ve Karne» ran sömürgelerini kurdular. Pasifik’te ise Karolin, Maryan, Margal takımadalarıyla Yeni Gine’nin bir kısmında yerleştiler. Fakat Birinci Cihan savaşından sonra Almanlar tüm sömürgelerini kaybettiler

İtalya Sömürgeciliği:

îtaîyanlar da, Almanlar gibi sömürgeciliğe 1870’ten sonra bayla Tunu*’tın, Franaızlar tarafından işgalinden sonra Habeşistan’da yerle; ilttdlUr. Fakat yenildiler (1896). Bu bölgede Eritre ve Somali sömürge] kuldular. Daha sonra 1911’de Osmanlı imparatorluğunun Afrika’da kalan paryan elan Trablusgarp eyaletini ellerine geçirdiler ve Ege denizinde On adaya yarleştiler.

İtalya, Birinci Cihan savaşından sonra Mussolini’nin diktatörlüğü za tunda sömürgecilik siyasetine hız verdi. Arnavutluk’u himayesi altına al Dttnyanm barışseverliğinden faydalanarak Habeşistan’a tekrar saldırdı. K lavaşlardan sonra bu ülkeyi İtalya’ya bağladı. (1936). İtalya kralı, Habeşis imparatoru sanını aldı.

İtalya, İkinci Cihan savaşından sonra Afrika’daki bütün sömürgeleri terk etti. Habeşistan tekrar bağımsızlığına kavuştu. 1911’de bizden aldığı C iki ada Yunanlılara verildi. Trablusgarp, Bingazi ve Fizan’da Libya adiyi yeni bir Müslüman devleti kuruldu.

34 — Rus Sömürgeciliği:

Ruslar XVI. yüzyıldan beri doğuda sömürge kurmaktaydılar. XVIİ-yüzyılda Sibirya’da, daha sonraki yüzyıllarda Japon denizi kıyılarına ulaştt» lar ve bu kıyılarda yerleştiler. Vladivostok şehrini kurdular. XIX. yüzyılın ikinci yarısında uzun mücadelelerden sonra Türkistan’a yerleştiler (1845-1885). Pamir yaylasına kadar sokuldular.

Ruslar XIX. yüzyılın sonlannda daha çok Çin ve Mançurya’da sömürgeler kurmaya çalıştılar. Çin denizine kadar indiler. Çin’den Portartür limanını kiraladılar- Mançurya ile Kore’yi Rusya’ya bağlamak istediler. Fakat Rusya* nın doğudaki gelişmesini kendileri için tehlikeli gören Japonlar, anî olarak Rusya’ya savaş açıp Portartür’ü aldılar (1904), Kore’ye asker çıkardılar. Bir ’^ua ordusunu Mançurya’da yendiler. Rusların gönderdikleri büyük bir donan-nayı Çtuiroa deniz savaşı’nda yok ettiler. Bunun üzerine Rusya barış istedi, ■’ortartür ile Sahalin adasının yarısını Japonya’ya bıraktı. Japonya’nın Kore izerinde himaye hakkını tanıdı. Mançurya* dan çekildi. Bu suretle Rusya’nın Jzak Doğudaki ilerlemesi durduruldu.

Bilinci Cihan savaşının sonlannda Rus çarlığı yıkıldı. Türkistan v© Sibir-a4da birtakım yerli hükümetler kuruldu. Fakat çok geçmeden Kızıl Ordu uralan tekrar Rusya’ya bağladı. Bununla da kalmayarak, Çin’den Mogolis-ın’ı aldı. Orada da bir komünist hükümet kuruldu. Daha sonra Çin Türkistan! a Rns nüfuzu altına girdi. İkinci Cihan savaşından sonra Rusya, doğuda büyük ir nüfuz kazandı. Japon istilâsından kurtulan Çin’de komünist bir – devlet ıruW*. Ruslar, Japoalann boşalttıkları Mançurya’da yerleştiler. Sahalin

adaunı takrar aldılar, Kore’ye »okuldular. Birleşmiş Milletler liHfmdsn kurulan Kore cumhuriyetlerinden Kuzey Kore’de kamUnint bir hükümet kuruldu. Bu hUkiimet 1950’de Güney Kore cumhuriyetine «aldırdı, Bunun üzerine Birleşmiş Milletler Cemiyeti, Güney Kore cumhuriyetinin haklarını ve dünya barışım korumak için Kuzey Kore cumhuriyetine savaş açtı (1950).

Rusya’nın kurmuş olduğu sömürge imparatorluğu şimdiye kadar okuduğumuz diğer milletlerin sömürge imparatorluklarına benzeaıez. Zira Ruslar elde ettikleri yerleri doğrudan doğruya merkeze bağlamakta ve buraları her bakımdan Ruslaştırmaktadırlar.
4 — XIX. VE XX. YÜZYILLARDA BİLİM VE TEKNİKTE GELİŞME, FELSEFE, EDEBİYAT VE GÜZEL SANATLAR

35 — Bilim ve Teknikte Gelişme:

XIX. ve XX. yüzyıllarda daha çok matematik, fizik, kimya ve biyoloji bilimlerinde büyük bir gelişme oldu. Bu bilimlerle uğraşan bilginlerin yeni keşif ve buluşları endüstriye uygulandı.

a) Matematik: Fransız Lagranj (Lagrange), Monj (Monge) ve Laplas (Laplace), Ingiliz Herşel (Herschel) matematik ve astronomide yeni buluşlar yaptılar. Herşel büyük teleskoplar yapmayı başardı.

b) Firik: Fransız Frenel (Fresnel) deniz fenerlerinin bulunmasına yarayan optik keşiflerde bulundu. Fransız Amper (Ampere) ve Aarago ile Ingiliz Faraday eloktromekaniği keşfettiler. Italyan Volta, pili icat ederek devamlı elektrik akımı elde etti. Ingiliz Stefenson (Stephenson) ilk lokomotifi yaptı.

XX. yüzyılın ilk yarısında fizikte büyük ilerlemeler oldu. İngiliz Marksvel (Marxwell) ile Alman Herç (Hertz) telsiz telgraf ve telefonun esaslarım buldular. Amerikalı Mors (Morse) telgrafı ve kendi adıyla söylenen telgraf işaretlerini bularak telgrafla haberleşmeyi sağladı. Amerikalı Graham Bel (Alexan-der Graham Bell) telefonu, Alman Röntgen, X ışınlarını, Fransız kan-koca Küri’ler (Curie) radyumu buldular. İtalyan Markoni (Marconi) telsiz telgraf ve telefonun gelişmesine çalıştı ve ilk defa İngiltere ve Kanada arasında telsizle haberleşti.

XX. Yüzyılda fizik alanında büyük keşifler oldu. Bu keşiflerin endüstriye uygulanmasıyla yeni yeni buluşlar yapıldı. Bu yüzyılda otomobil, sinema, radyo, uçak» televizyon icat olundu. Atom bombası yapıldı. Bugün atomun endüstriye uygulanması üzerinde çalışmalar bir hayli ilerlemiştir.

c) Kimya : Fransız Keylosak, (Gay – Lussac) gaz buharlarının genleşme kanunlarını buldu ve kimyayı endüstriye uyguladı. İngiliz Dakon kendi

adıyla tüylenen kanunları keşfetti, isveçli Berzelius, kimyasal olayların gen*® kanunlarını arayarak ilk defa atom teorisini düşündü. Organik kimya alamncfil büyük bir gelişme oldu. Bunun sonucunda ise kimya sanayii ve eczacılık* İlerledi. |

ç) Biyoloji: Lamark (Lamarck) çevrenin etkisi altında tüm canlıların v* cinslerin değiştiğini söyleyerek transformasyon teorisini ileri sürdü. Fran ıZ Jofran Sentiller, modern jeolojinin temellerini attı. Fransız Küviye (Cuvier) ise jeoloji bilimini meydana getirdi.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında İngiliz Darven (Darwin) daha önce Fransız Lamark’m ileri sürdüğü transformasyon teorisini geliştirdi. Evrim teorisini ileri , sürdü. Fransız Klod Bernar, (Claude Bernard) fizyoloji biliminin esaslarını : saptadı. Fransız Pastör (Pasteur) ile Alman Kok (Koch) mikrop ve bakterileri keşfederek bakteriyoloji bilimini meydana getirdiler. Pastör’ün ve Koh’un ı keşifleri tıp bilimini büsbütün değiştirdi. Bulaşıcı hastalıklar daha iyi anlaşıldı. \ Tedavi çareleri bulundu. Kloroform ve eter gibi kimyasal keşifler sayesinde „ cerrahlık son derece gelişti.

Bütün bu keşif ve icatlar sonunda XIX. ve XX. yüzyıllarda her alanda | büyük bir gelişme oldu. Yapılan buluşların endüstriye uygulanması yaşama İ koşullarını tüm değiştirdi. İnsanlık, bilim ve teknik sayesinde bir yüzyıl öncesine göre baş döndürücü bir şekilde ilerledi. Bilim ve teknik sayesinde bugünkü modern hayatımız doğdu. Endüstride, ticarette ve taşıt araçlarında büyük bir j, devrim oldu. Bu devrimin doğal bir sonucu olarak, dünya milletlerinin^ siyasal ilişkilerinde, insanlığın sosyal yapısında büyük değişmeler meydana geldi. Sömürgecilik başka şekle girdi, daha çok önem kazandı. Milletler arasındaki savaşların oluş nedenleri değişti. Endüstride ileri giden memleketlerde iş f hukuku ile ilgili sosyal sorun ve tartışmalar oldu. Daha önce de okuduğumuz gibi Sosyalizm, Komünizm, Nazizm, Faşizm gibi, yeni rejimler doğdu ve bu yüzden siyasal ve sosyal mücadeleler ortaya çıktı.

36 — Felsefe:

XIX. yüzyılda felsefe, metafizik ve pozitiv olmak üzere iki kolda gelişti. Metafizikçiler, bilimin varlığını ve üstünlüğünü ileri sürdüler. Fakat insan zekâsının ve bilimin belli bir sının olduğunu ve bu sınmn ötesinde metafizik bir âlem bulunduğunu, insan zekâsının ve bilimin .— ne kadar ilerlerse ilerlesin — bu metafizik âlemin olaylarını çözümleyemeyeceğini kabul ettiler. Alman Niçe (Nietzsche) ve son devrin en büyük filozofu olan Bergson (1859-1941) ünlü metafizikçilerdir.

Pozitivizmin taraftarlarına gelince: Bunlara göre, bilimin ve insan zekâlımın ulaşamayacağı hiç bir şey yoktur. Bu felsefenin kurucusu, Ogüst Kont* (Augımte Conıte) tur. Kont’a göre, «Bilimlerin •

———.-TARİH-— |1|

İngiliz Darven, Spenser (Spencer) ve Fransız Ten (Taine) ile Renan ünlü* dürler. Darven, daha önce de gördüğümüz gibi, evrim teorisini ortaya atnuf, öğrencisi olan Spenser ise bu teoriyi felsefeye uygulamıştır. Ten ve Renan, Fransızların yetiştirdiği büyük filozof, edip ve tarihçilerdendir.

37 — Edebiyat:

XIX. ve XX. yüzyıllarda edebiyat, klasik koldan ayrıldı. Edebiyatta yeni bir takım türler meydana çıktı. Dram, roman, tarih ve şiir gelişti. Bu yüzyıllarda edebiyat başlıca üç aşama geçirdi. Birinci aşamada, klasik edebiyatın yerini romantizm aldı. Bundan sonra realizm ve daha sonra da natüralizm doğdu.

Fransa’da romantizm, Şatobriyan (Chateaubriand) ile başladı. Bu devirde yetişen Fransız romantikler içinde şiirde Viktor Hügo (Victor Hugo), romanda Balzak (Balzac) çok ün kazandılar.

Realist romancılar içinde Flober (Flaubert), Madam Bovari adlı romanıyla tanındı. Şiirde Bodler (Baudelaire) ün kazandı. Realizmin pisikoloji ile kaynaşması sonunda ise natüralizm doğdu. Ten (Taine) ile Emil Zola (Emile Zola) natüralizmin ünlü kurucularıdır.

Fransa’da başlayan bu edebî akımlar zamanla öteki Avrupa memleketlerine de geçti, özellikle realizm, Kuzey Avrupa memleketlerinde çok gelişti. İngiliz realistleri içinde Hindistan’a ait yazılan ve romanlarıyla tanınan Rudyard Kipling, Almanya’da Şîller (Schiller) ve Göte (Goethe) tarihsel eser ve yazılarıyla ün kazandılar. Göte’nin eserleri için de Werter ile Faust u, Şiller’in ise Marie Stuart, Guillaume Telle adlı eserleri ile 30 Yıl Savaşlan ünlüdür. Danimarka’da Andersen, çocuk romanlan; Norveç’te îbsen, tiyatro eserleriyle tanındılar.

XIX. yüzyılda edebiyat alanında Rusya çok ilerledi. Birçok büyük romancı yetişti. Bunlann içinde Turgenyev, Rus zindan hayatım canlandıran Dostoyevski, Tolstoy ve nihayet Maksim Gorki başta gelirler.

38 — Güzel Sanatlar:

a) Müzik : XIX. ve XX. yüzyıllarda güzel sanatlarda en çok gelişen müzik olmuştur. Bu yüzyıllarda Fransa, Almanya, Polonya ve İtalya’da pek büyük müzisyenler yetişmiştir. Bunların içinde Fransız Berlioz, Polonyalı Ş»pen, (Chopin) Italyan Rossini, Paris’te yaşamışlar ve en güzel eserlerini orada, vücuda getirmişlerdir.

Müzik XIX. yüzyılın ilk yarısında daha çok Almanya’da gelişmiştir. Alman Bethofen (Beethoven) müziğin en nefis eserlerini vücuda getiren bir n vîiTvtlda Almanya’da Veber (Weber) operalan, Şubert

XIX. Yüzyılın ikinci yarısında Almanya’da Vagner (Wagner) gibi büyült\ bir mÜKİk d&hiai yetişmiştir. Gene bu yüzyılda İtalya’da Verdi ve Rusya’da Çajrkovtki yalamışlardır. Fransa’da Bize (Bizet) ün salmıştır.

b) Resim ve Heykel: XIX. ve XX. yüzyıllarda klasik resim ve heykel yavaf yavaş yerini, edebiyatta olduğu gibi, romantik okula bıraktı. Ba okulun ratMmUn içinde Öjen Dolakruva, (Eugene Delacroix), heykeltraşları içinde d* Fransız Roden (Rodin) ün kazandılar, öjen’in en güzel eseri Haçlıların btanbul’a Girişi adını taşımaktadır.

XIX. yüzyılın ikici yansında resim ve heyketraşlıkta realizm okulu 8*li|ti. Romantikler daha çok tarihe ve doğu memleketlerine ait resimler yapmışlardır. Realistler ise tabiatı ve insanı olduğu gibi tasvire çalıştılar. Bu devirde heykeltraşlar da, ressamlar gibi tabiatı taklit ederek realist birtakım heykeller vücuda getirdiler. Realist ressamlar arasında Fransız Koro ve heykeltraşlar arasında ise Kapo ün aldılar.

TAMAMLAYICI BİLGİLER 1 — Dörtlü Bağlaşma ne demektir?

NOT; Osmanlı devletinin Birinci Cihan savaşında Almanlarla bağlaşma yapmalından sonra Üçlü Bağlaşmaya, Dörtlü Bağlaşma adı verilmiştir. Bundan dolayı lavaşın son yıllarında daha çok bu isim kullanılmıştır.
DEĞERLENDİRME SORULARI VE ÖDEVLER
1 — XIX. ve XX. yüzyıllarda Avrupa’nın siyasal durumu nasıldı?

% — Fransa’da l’lncl İmparatorlu!: devrinde ne gibi siyasal olaylar olmuş ve Napolyon savaşları nasıl sonuçlanmıştır?

I — Viyana kongresi kimler arasmda yapılmış vc ne gibi kararlar alınmıştır?

t — Viyana kengesinden sonra Avrupa” da başlıca ne gibi siyasal olaylar olmuştur?

I — Fransa’da 1830 ihtilâli nasıl olmuş ve Avrupa’da ne gibi sonuçlar meydana getirmiştir?

I — 1848 ihtilâlinin nedenleri nelerdir ve Avupa’da ne gibi sonuçlar meydana

fietirmtştir?

talyan birliği nasıl kurulmuştur?

I — Alman birliği nasıl kurulmuştur?

— üçlü Bağlaşma ve Üçlü Uzlaşma na-
sıl ve kimler arasında kurulmuştur?

10 — Avrupa’da Birinci Cihan savağı nasıl

başlamış ve nasıl bitmiştir?

11 — Birinci Cihan savaşından se&ra hangi

antlaşmalar yapılmıştır?

12 — Birinci Cihan savaşından Bttnra Av-

rupa’da hangi devlet rejtaoleri kurulmuştur?

13 — Birinci Cihan savağından sonra barı-

şı korumak İçin hangi anlaşmalar yapılmıştır?

14 — XIX. ve XX. yüzyıllarda sömürgeci-

lik alanında ne gibi geilşsneler olmuştur?

15 — XIX. ve XX. yüzyıllarda, bilim v®

teknik alanında ne gibi gelişmeler olmuştur?

18 — XIX. ve XX. yüzyıllarda felsefe, edebiyat ve güzel sanatlar alanında ne gibi gelişmeler olmuştur?

.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*