Alimler İfsat Olursa

Alimler İfsat Olursa

Hadis, fıkıh ve tasavvufu nefsinde birleştirmiş
olan ve her üç sahada da parmakla
gösterilen Süfyân-ı Seyri (kuddise sırruhu)
diyor ki: “İlmi kendinizle süsleyin, kendiniz
ilimle süslenmeyin” (Ebu Nuaym, Hilyetül-
Ev10). Bilgisi arttıkça takvası, tevazuu ve
ahlâki erdemleri de bununla doğru orantılı
olarak artmayan kimse, Süfyân-ı SevrVnin
sözünde geçtiği gibi “ilmi ile süslenen” kişidir.
Yani bilgiçlik taslayan, bilgisini başkalarına
karşı gurur ve kibir vesilesi yapan kişi…
Süfyân-ı Seyri, bu kişileri kastederek
şöyle sorar: “Kötü anneller birer hastalık,âlimler ise devadır. Alimler ifsat olduğu zaman
hastalığa kim deva olur?” Bilgi sahibi
insanların kendileri gurur, kibir, amelsizlik,
ihlâssızlık, şöhret ve servet düşkünlüğü gibi
hastalıklara yakalanıp tedaviye muhtaç durumda
olursa insanlara kim çare olur?
“İlmini kendisi ile süsleyen” kişi ise, öğrendikleriyle
nefsini ıslah eden, fazilet
takvası ile ilmini süsleyen kişidir. Allah ve
Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) nazarında
makbul kişi de işte budur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)