Ahmet Kuzik

Ahmet Kuzik

Ahmet Kuzik

ğunda sivri dikenler taşır. Hoş bir kokuya sahip olan çiçekleri tek olarak ya da kuçuk cailrımlar halinde yapraklann koltuğundan çıkar. Taçyapraklann iç yüzü beyaz, dış yüzü kırmızımsı mor renklidir.
insanın güçlü yanlarıyla zayıflıklarını irdeleyen yapıtlanyla çağdaş dans repertuvarım
8Sanatte^t\minde ilerleyemediği kamsına vararak 1930’da Doris Humphrey ve Charles Weidman’dan dans dersleri almaya başladı; onların New York kentindeki toplu-
hıklarında 1940’a değin dans etti. II. Dünya Savaşı’ndan sonra, sanat yönetmenliğim Humphrey’nin yaptığı kendi topluluğunu kurdu. Müziği Henry Purchell’in olan The Moor’s Pavane (1949; Magriplinin Pavanı) adlı ilk önemli yapıtmda Shakespeare’in Ol/ıe//o’sundaki kıskançlık, öfke ve pişmanlık duygularım görkemli bir saray dansının çatısı içinde yansıttı. Çoğunlukla doğal hareketlerden geliştirdiği koreografisinde tarih, edebiyat ve dinden alınmış temalar aracılığıyla insanoğlunun büyüklüğünü, onurluluğunu ve soyluluğunu dile getirdi. Dansının temel özelliği de yapı ve biçim açısından kesin olarak tanımlanmasıydı. Limón öbür başarılı yapıtlarından müziği Zoltán Kodály’m olan Missa Brevis’te (1958) II. Dünya Savaşı bombardımanlarından sağ kurtulanların sarsılmayan inançlarını betimledi. La Malinche (1949) ise bir Meksika efsanesine dayanıyordu. Başrolleri çoğu kez kendisi ve topluluğunda yıllarca konuk sanatçı olarak dans eden Pauline Koner canlandırdı.
Limón’un topluluğu, ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Kültürel Değişim Programı çerçevesinde desteklenen toplulukların ilki olarak 1954’te Güney Amerika’da yapıtlarım sahneledi. Topluluk daha sonraları Orta Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu turneleri gerçekleştirdi. AJBD’de yıllık turnelere çıktı. Limón ayrıca Meksika’daki Ulusal Dans Akademisi’nde dansçı ve koreograf olarak çalıştı. Kurucusunun ölümünden sonra da varlığım sürdüren José Limón Dans Topluluğu ABD’de ve ülke dışında gösteriler sahnelemektedir.
Limón Körfezi, Panama’da, Antil Denizi kıyısında doğal liman. Panama Kanalı nın kuzey ucunda yer alır. Yaklaşık 7 km uzunluğunda ve 4 km genişliğindedir. Girişinde yer alan bir dalgakıran körfezi ñrtina-dah korur. Limón, kanala girecek gemilerin bekleme yeridir. Doğu kıyısında Cristóbal ve Colón kentleri yer alır.
Limonciyan, Hampartzum bak. Ham-parsum
limonen (C10H16), çam, limon, portakal ve turunçtan çıkarılan uçucu yağlarda bol olarak bulunan limon kokulu renksiz sıvı. Sanayi ve ev ürünlerinde koku verici olarak kullanılır. Ayrıca kimyasal aramadde olarak da yararlanılır.
Limonenin molekül formülleri ayin, yapılan farklı olan iki izomeri vardır. Bunlar, kutuplanmış ışık düzlemim saat yönünün tersine çeviren /-limonen ile saat yönünde çeviren d-limonendir. Turunçgil meyvelerinin sulanmn özütlenmesi sırasmda bir yan ürün çlarak elde edilen d-limonen karaman-kimyonunun uçucu yağında da vardır; /-limonen çam yapraklarında ve kozalaklarında bulunur. Eşit miktardaki /- ve d-izomerlerin bir kanşımı olan ¿/-limonen (ya da dipenten) ise terebentinin bileşenlerinden biridir.
Dipentenden kükürtlendirmeyle, ağır makinelerde kullanılan yağlayıcılann verimliliğini artına katkı maddeleri üretilir. Ayrıca sanayide limonenden /-karvon elde edilir.
limonit, hidratlı demir (III) oksit (Fe203;H20) minerali. En önemli demir cevherlerinden biridir. Önceleri demir oksitler dizisinin bir üyesi olduğu sanılmış, sonralan ise götit(*) ve lepidokritin ayn biçimlenmiş (amorf) bir türü olduğu düşünülmüştür. Ne var ki X ışînlanyla yapılan incelemeler sonucunda limonitin gerçekte götit olduğu anlaşılmıştır.
Limonit adı yalnızca, koloit (asıltı) yapıh ya da ayn biçimlenmiş,’ katışkjlı hidratlı
lronwood ve Montgomery’den limonit örnekleri
Field Museum of Natural History, Chicago; fotoğraf, John H. Gerard-EB Inc.
demir oksitler için kullanılır. Genellikle kahverengi ve topraksı olan limonit, öteki demir minerallerinin değişime uğraması sonucunda oluşur; bu değişim, hematitin su alması (hidratlanması) ya da siderit ve piritin yükseltgenmesi ve su alması yoluyla gerçekleşir.
limonluk bak. sera
limonotu (Aloysia triphylla ya da Lippia citriodora), mineçiçeğigiller (Verbenaceae) familyasından, – Arjantin ve Şili kökenli çokyıllık çalı. Sıcak iklimlerde boyu 3 m’yi aşan bu bitki saksıda yetiştirildiğinde yaklaşık 25 cm kadar büyür.
İnce uzun, sivri uçlu ve sanmsı yeşil renkli yapraklan ile leylak renkli çiçekleri vardır.
433 Limousin
süsledi. Çok renkli mine işleriyle ün kazanmakla birlikte, kabartma etkisi elde etmek amacıyla grizay tekniğini de uyguladı. Aynca döneminde yağlıboya resimleriyle de tanınan bir ressamdı.
Son imzalı yapıtlan 1574 tarihini taşır. Limosin’in yaptığı 2 bin tane mine işi içinde
Limonotu (Aloysia triphylla)
G. R. Roberts
Uçucu yağca zengin olan limonotu, limonu andıran kokusu ve tadından ötürü tatlı içeceklerde, jöle ve pudinglerin hazırlanmasında kullanılır. Aynca kolonyalarda koku verici olarak da yararlanılır. Yapraklı ve çiçekli dallarından hazırlanan çay, iştah açıcı ve yatıştıncı olarak içilir.
Limosin, Leonard, limousin olarak da yazılır (d. y. 1515, Limoges, Fransa – ö. y. 1577?), gerçekçi bir tutumla yaptığı mine işi portreleriyle tanınan Fransız ressam. 16. yüzyılda Limoges kentinde çalışan ünlü bir mineciler ailesinin en başarılı üyesiydi. Ona ait olduğu kesinlikle bilinen en eski yapıt 18 tane mine işi madalyondan oluşan İsa’nın Çektikleri konulu bir diziydi (1532) ve Albrecht Dürer’in oymabaskılanndan esinlenilerek yapılmıştı. Alman sanatı etkisi 16. yüzyılın ortalarında, I. François’mn yaptırdığı Fontainebleau Şatosu’nun dekorasyonunda çalışan Francesco Primaticcio, Gio-vanni Rosso,. Giulio Romano ve Antonio Solario gibi İtalyan maniyeristlerinin etkisiyle dengelendi.
Limosin 1530’da ressam ve özel hizmetkâr olarak I. François’mn hizmetine girdi, II. Henri döneminde,de bu görevlerini sürdürdü. Her iki kral için de çok sayıda mine işi zarif portre yaptı. Bunlar arasında Henri’ nin gözdesi Diane de Potiers’yi çeşitli pozlarda gösteren mineli madalyonlar da vardı. Limosin bu tür rejimlerden başka birçok tabak, vazo, sürahi ve fincan da
“Montmorency dükü Anne”, Léonard Limosin’in mine işi çalışması; Louvre Müzesi, Paris
Giraudon-Art Resource
en ünlüleri, portrelerinden çok, 1553’te Paris’teki Sainte Chapelle Kilisesi için hazırladığı, her biri 23 madalyondan oluşan iki adak tabletidir (Louvre Müzesi, Paris).
Limousin, Fransa’nın orta kesiminde planlama bölgesi (région de programme). Cor-rèze, Haute-Vienne ve Creuse illerini (département) içine alır; eskiden Limousin bölgesinin bulunduğu topraklar üzerinde kurulmuştur. Yönetim merkezi Limoges, yüzölçümü 16.942 km2’dir. Kuzeyinde Indre ve Cher, doğusunda Allier, Puy-de-Dôme ve. Cantal, güneyinde Lot, güneybatısında Dordogne, batısında Charente, kuzeybatısında ise Vienne illeri yer alır.
Limousin adı, Galya’da bir kent devleti (civitas) kuran Lempvices kabilesinden gelir. Kent devleti, İÖ y. 50’de Akitanya
1789’da Limousin
eyaletinin bir parçası olarak Roma egemenliğine girdi. Romalılann pagus Lemovicinus (Lemovices bölgesi) adım verdiği bu topraklar, Merovenjler döneminde (IS 6-8. yy) rakip krallar arasında mücadele konusu
Limpopo Irmağı 434
oldu. Karolenjler döneminde ise (İS 8-10. vv), önce imparatorluğa bağlı bir krallık, ardından düklük yapdan Akitanya’nm denetimine girdi. 6-12. yüzyıllar arasında, başta Limoges’daki Saint-Martıal olmak üzere, bölgedeki manastırlar önemli birer kültür merkezi işlevi gördü.
Limousin, 10. yüzyılda birkaç feodal pirime ayrılmıştı. Kuzeyde Marche Kontluğu kurulmuş, öteki bölgeler de komşu Auverg-ne’ Angouleme ve Poitou kontluklarına bağlanmıştı. Geri kalan topraklar da 11. yüzyıl ortalarına değin Limoges, Com born, Turenne ve Ventadour vikontlarının ehne geçti; vikontların tümü Akıtanya düküne
bağlıydı. . ..
Limousin, 12-15. yüzyıllar arasında Ingiltere ile Fransa arasında çatışma konusu olan bölgelerden biriydi. Akıtanyalı Eleanor, sonradan II. Henry olarak Ingiltere tahtına >piran Anjou’lu Henry ile evlenince (1152), Limousin de İngiliz egemenliğine girdi; ama 13. yüzyıl başlarında IL Philippe (Auguste) tarafından geri alındı. Yüz Yıl Savaşları (1337-1453) sırasında, Calais Antlaşması’yla (1360) İngiltere’ye bırakıldı; daha sonra 1370’te Fransa kralı V. Charles tarafından geri alındıysa da 1374’te gene İngiltere ye geçti. Savaş sırasında birkaç kez daha^ el değiştirdikten sonra, kesin olarak Fransa ya bağlandı. Limoges Vikontluğu’nun da topraklarına katılması (1607) ve Turenne’ın satın alınmasıyla (1738) konumu güçlendi.
17. yüzyılda kurulan Limousin valiliği (eouvernement), ortaçağdaki Limousin i oluşturan feodal birimlerden yalnızca dört vikontluğu içeriyordu. Bugünkü planlama bölgesi, Fransız Devrimi sırasında bölgede kurulmuş olan üç ilin birleşmesiyle 1960’ta oluşturuldu. .
Fransa’nın Massif Central bölgesinde yer alan Limousin’de okyanus iklimi hüküm sürer. Yıllık yağış miktarı yüksektir ve 750-1.200 mm arasında değişir.
Özellikle gençlerin başka bölgelere goç etmesi sonucu, 1891-1980 arasında nufus, üçte birden daha fazla azalmıştır. Gende yaşlı bir nüfusun kalmış olması nedeniyle, bölgenin doğum oranı ülke ortalamasının oldukça altındadır. Nüfusun büyük bölümü kırsal kesimde yaşar. Creuse ve Corrfeze’ın nüfusu azalırken, Limoges’daki sanayileşmenin etkisiyle Haute-Vienne’inki artmıştır. .
Kırdan kente göç, çiftliklerin bırleştmlme-si, tarım yapılmayan, terk edilmiş toprakların artmasıyla sonuçlanmış; onnan alanları da genişlemiştir. Creuse’deki çiftliklerde, Mayenne ve Sarthe’tan gelen göçmen işçiler çalışır; mülk sahiplerinin çoğu, topraklarım kendileri işlemedikleri gibi, çiftliklerinde de oturmazlar. Hayvancılık başlıca uğraştır; en çok kesimlik sığır ve koyun yetiştirilir. Güneyde buğday ve yem bitkileri üretilir. Otomobil ve elektrikli araçların üretildiği Limoges dışında, sanayi gelişmemiştir. Haute-Vienne’deki Bessines-sur-Gartempe önde gelen uranyum üreticisidir. Dordogne Irmağından elde edilen hidroelektrik enerji dışan satılır. Limousin, karayoluyla Paris ve Toulouse’a, demiryoluyla Bordeaux, Clermont-Ferrand ve Lyon’a bağlanır. Turizm etkinlikleri Corrfcze’in doğu kesiminde yoğunlaşmıştır. Nüfus (1990) 722.901.
Limpopo Irmağı, Afrika’nın güneydoğusunda ırmak. Güney Afrika Cumhuriye-ti’ndeki Witwatersrand’den Krokodil Irmağı adıyla doğar ve önce kuzeydoğuya, ardından doğuya doğru 1.770 km boyunca bir yarım daire çizerek aktıktan sonra Hint Okyanusuna dökülür. Kaynağından Magali-
esburg’a doğru kuzey yönünde akarken, üzerinde bir sulama barajının yer aldığı Hartbeespoort Geçidim keser. Ardından verimli Bosveld Havzasını aşar ye granit kayaçlarla örtülü çıplak bir araziye girer. Burada soldan Marico Irmağını alır. Bu noktadan sonra Limpopo âdıyla anılan ırmak, kuzeydoğuya dönerek 400 km boyunca Transvaal-Botsvana sınırını çizer. Bu sırada bazı mevsimlik akarsular ırmağa kanşır. Transvaal’le Zimbabve arasında doğuya kıvrılan Limpopo Irmağı, Shashı Irmağıyla birleştikten sonra Mozambik sım-nna kadar 240 km daha akar ve burada yükseklik kaybetmeye başlar. Başta Malala, Molukwe ve Quiqueque’deki ivinti yenen olmak üzere, 44 km içinde 240 m alçalan ırmak, kıyıdan 208 km içeride Olifants Irmağıyla birleşinceye kadar ulaşıma elverişsizdir. Ağzının bir bölümü kum şendıyle kaph olan ırmağa gelgit sonucu sular kabardığında küçük teknelerle girilebilir. Limpopo Irmağının Guijâ yakınındaki ağzından 100 km kadar içeride inşa edilen barajın çevresinde tarımsal bir yerleşme gelişmiştir.
Krokodil Irmağının Hartbeespoort Bara-jı’ndaki kaynaklarının ortalama yıllık debisi
152.954.000 m3’tür;- debi şubatta aylık
30.000 m3’le en yüksek düzeyine ulaşırken ağustosta en düşük düzeyine iner. Iklım değişiklikleri Linipopo Irmağının aşağı ve orta çığırlannda kendim iyice belü eder. Kış aylannda suyu azalan ırmak bir dizi gölcüğe dönüşürken, yazlan taşkınlara neden olacak kadar kabarır.
Limpopo Irmağında dolaşan ilk AvrupalI 1498’de ırmağın ağzına demir atan Vasco da Gama oldu. Gama’mn Rio de Espıntu Santo (Kuteal Ruh Irmağı) adım yerdiği Limpopo’nun aşağı çığırım ise St. Vincent Whitshed Erskine (1868-69) keşfetti. Yüzbaşı J.F.Elton da 1870’te Tolo Azıme Çağlayanının ötesine geçmeyi başardı.
Limyra, Anadolu’nun güneybatısındaki Likya bölgesinde antik kent. 1969-85 arasında Alman arkeolog Jurgen Borchhardt tarafından kazılmıştır.
Likya dilindeki adı Zemu olan kentin geçmişi İÖ 6. ya da 5. yüzyıla değin gider. En canlı dönemi, Pers egemenliği altında bulunduğu İÖ 4. yüzyılın ilk yansıdır. Bu dönemde Perikles adlı yerel bir prens,
‘ bir Likya birliği .kurmak amacıyla Limyra’yı başkent yaptı. İÖ 334’te İskender’in (Büyük) eüne geçen kent, onun ölümünden sonra önce MakedonyalI Antigonos
Monophthalmos’un, İÖ 310’da Ptolemaios-lann, IÖ 301’de Lysimakhos’un, IO 276’da da yemden Ptolemaioslann yönetimine girdi. İÖ 197’de Selevkos kralı III. Anöok-hos’un, sonra da Rodos’un denetimin* kaldıktan sonra İÖ 167’de Roma egemenle
ğine geçti. .,
İÖ 2. yüzyılda kurulup gelişen Likya Birliği döneminde, yörenin birçok kenti gn Limyra da özerk oldu. İÖ 1. yüzyılda kes» olarak Roma’ya bağlandı ve IS 2. yuzyna değin parlak bir dönem yaşadı. 141 deki depremden oldukça zarar gördü. Bızaaş egemenliği sırasında piskoposluk merkezi oldu. 8. ve 9. yüzyıllardaki Arap akman yüzünden önemim yitirdi ve terk edilmeye başladı. . ,
Kentin akropolisi kuzeydedir ve bir ıçkale ile güneye doğru üçgen biçiminde genişjc-yen aşağı kaleden oluşur. Suçlar, sanndar ve Bizans kilisesinin yanı sıra, IO 4. yüzyılda Likyalı Perikles adına yapılmış anıtmezar aşağı kaledeki en ilginç kalıntıdır. Kent* güneyindeki düzlükte ise büyük bir tıyat» ve bunun da hemen güneyinde, çevrelen surlarla çevrili doğu ve batı mahalleleri jw alır. Kuzeydoğuda surun üzerindeki ita kuleli bir kapıdan girilen doğu mahallesinde bir Bizans kilisesinin ve bir sarayın kalınth-lan vardır. Kentin üçüncü kesimim nekro-pol oluşturur. Çok yoğun olmayan mezarlar tiyatronun bati, kuzey ve doğusuna dağıtan* durumdadır. Limyra, en çok kaya mez» bulunan Likya kentidir.
Tin Biao, Wade-Giles yazımında un piao (d. 5 Aralık 1907, Huanggang, Hube* yönetim bölgesi, Çin – ö. 13 Eylül 1971, Moğolistan Halk Cumhunyetı), 22 yıl» devrim mücadelesine Kızıl Ordu’nun konıa-tanı olarak katkıda bulunan Çinli asker siyasal önder. 1971’de Mao Zedong u dew-rerek iktidan ele geçirmeye giriştiği öbc sürülmüş, ülkeden kaçarken uçağının daş-mesi sonucunda ölmüştür.
Gençliği ve askerliği. Lin Biao, toprak sahibi orta halli bir ailenin oğluydu. Uk-
Umyra’da bir Likya mezarı Nezih Başgelen
Lin Biao, 1967
Eastfoto
öğrenimini köy okulunda gördü. 1921 de bölge başkenti Wuchang’daki ortaokub j girdi. Ortaokul yıllannda, Çin_ rönesana olarak da nitelenen Yeni Kültür Hareke-ti’nden derin biçimde etkilendi. Kısa sürcj sonra sosyalizme ilgi duymaya başlayan Un j Biao, ortaokulu bitirdikten sonra 1925 te I Sosyalist Gençlik Birliği’ne katıldı. Aynı yi j Wampoa Askeri Akademisi’ne yazılmak] üzere güneye, Guangzhou’a (Kanton) gitti- ı Sun Yat-sen’in ardıh Çan Kay-şek’in yönetimindeki Wampoa Askeri Akademisi mı I amacı devrimci ordu için subay yetiştir-1
mekti. Lin Biao, akademide daha birinci yılım doldurmamışken Çan Kay-şek Temmuz 1926’da kuzey seferini başlattı. Lin çok geçmeden askerlik yeteneğini gösterdi. Sefer, Orta Çin’deki Yangtze İrmağına ulaştığında, müfreze komutan yardımcılığından tabur komutanlığına yükselmişti. Ama 1927’de Çan Kay-şek komünistlere karşı şiddetli bir saldırıya girişince lin öğretmenini terk etti ve komünistlerin safına geçti. Lin Biao, 1928 ilkbaharında Orta Çin’in güneyindeki dağlarda Mao Zedong’un kuvvetlerine katıldı. Burada kısa süre içinde Mao’nun küçük, ama hızla gelişen Kızıl Ordu’sundaki en yetenekli ve etkm komutanlar araşma girdi. 1928’den 1934’e değin Jiangxi yönetim bölgesinde komünistlerin denetimindeki toprakların genişlemesine katkıda bulundu ve Kuomintang’ın sürekli saldırılarına karşı bu bölgeyi savundu. 1932’de kolordu komutanlığına yükseltildi. Kuomintang’ın 1934’te komünistleri Jiangxi üssünden sürmesi üzerine Lin Biao’ın 1. Kolordu’su, Uzun Yürüyüş olarak bilinen destansı harekâtın öncü grubu olarak geri çekilmeye başladı. Bir yıl sonra kuzeydeki Shaanxi yönetim bölgesine varan komünistler burada yeniden örgütlenme olanağı buldular. Bu sırada 28 yaşında olan Lin, daha o zaman hiç çarpışma yitirmemesiyle ünlü efsanevi bir komutan durumuna gelmişti. Shaanxi’de Kızıl Ordu Akademisi’nin yöneticiliğine getirildiği sırada, önemli askeri önderlerden Zhu De ve Peng Dehuai’ dan hemen sonra gelen az sayıdaki subay arasında yer alıyordu.
Kuomintang’la komünistler arasındaki şiddetli iç savaş 1937’de geçici olarak kesildi; iki taraf birleşerek ortak düşman Japonya’ ya karşı birleşik cephe oluşturdular. Eylül 1937’de Japonya’yla savaşın patlak vermesinden hemen sonra, Kızıl Ordu’nun üç tümeninden birinin komutam olan Lin Biao Japon istilacılara karşı önemli bir zafer kazandı. Ertesi bahardaki çarpışmada yaralandığı için savaşın geri kalan bölümünde cepheden uzak kaldı. Tedavi için Sovyetler Birliği’ne gitti ve burada üç yıl kaldı. 1942 de Çin’e döndükten sonra kısa bir süre ÇKP’nin Kuomintang’la ilişkilerini sürdüren bağlantı ekibinde görev aldı. 1943’te komünistlerin başkenti Yenan’daki (Yan’! an) Askeri ve Siyasal Akademi’nin yönetimine getirildi. 1945’te Japonya’yla savaş sonuna yaklaşırken lin Biao, Çin Komünist Partisi’nin 44 üyeli Merkez Komitesi’ne seçildi.
II. Dünya Savaşı sona erince Çin’de iç savaş yemden başladı. Bir kez daha cepheye dönen lin, daha sonra 4. Ordu adım alan ünlü birliğin komutam olarak Çin’in kuzeydoğusundaki Mançurya’ya gitti. Mao’nun stratejisini uygulayarak Mançurya kentlerini Kuomintang’a bıraktı, bunun yerine köylülerin desteğini sağlamaya önem verdi. Gerilla savaşı yoluyla, sabırlı ve sistemli bir biçimde, sayıca üstün düşmanım yavaş yavaş yok etti. Zamanla kentlerdeki Kuomintang kuvvetlerini tecrit etti; sonunda Kuomintang garnizonları birbiri ardına teslim olmak zorunda kaldılar. Lin’in başlangıçta 100 bin kişilik olan ordusu 1948 sonuna gelindiğinde 800 bin askerden oluşuyordu Ve Mançurya’nın tümünü ele geçirmişti, lin’in Mançurya’daki zaferi Çin’in öteki kesimlerinde Çan Kay-şek komutasındaki Kuomintang kuvvetlerinin hızla çökmesi sonucunu doğurdu. lin’in kuvvetleri güneye yöneldi ve Ocak 1949’da Pekin’i, mayısta Wuhan’i, ekimde de Guangzhou’u ele geçirdi.
Halk Cumhuriyeti’ndeki görevleri. Lin Biao Ekim 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra hükümet ve partide
pek çok yüksek göreve getirildi. Önce, altı yönetim bölgesinden oluşan “Orta Güney” m hem yöneticisi, hem de parti sorumlusu oldu. 1954’te merkezi hükümetin yeniden düzenlenmesiyle Devlet Konseyi’nin ve Ulusal Savunma Konseyi’nin başkan yardımcılarından biri oidu. Ordu hiyerarşisinde ise yaşlı Zhu De ile o sırada savunma bakanı olan Peng Dehuai’dan hemen sonra geliyordu. 1955’te ÇKP Merkez Komitesi’ nin 13 üyeli Politbüro’suna yükseldi, mayısta da Politbüro’nun yedi üyeli Daimi Komitesi’ne seçildi.
1958 sonlarında Lin Biao orduda ve partide birdenbire daha etkin ve önemli bir rol oynamaya başladı. Savunma Bakam Peng Dehuai Eylül 1959’da Mao’nun ekonomi ve savunma politikalarına karşı çıktığı için görevden alındı ve yerine Lin Biao getirildi. Lm’in girişimiyle hem askerlerin siyasal eğitimine önem veren, hem de askeri eğitimin niteliğini yükselten bir reform hareketi başlatıldı. Bu hareketin amacı, Mao’nun öğretileri doğrultusunda hem profesyonel askerlikle siyasal bilincin kaynaştınlabılece-ğini, hem de partiyle birlikte toplumun tümünün öyküneceği bir örnek oluşturmaktı. “Halk Kurtuluş Ordusu’ndan Öğrenin” sloganıyla özetlenen bu hareket, sonunda 1965’lerde parti içinde, Büyük Proleter Kültür Devrimi (bak. Çin Kültür Devrimi) olarak anılan kapsamlı temizlik hareketine dönüştü. Kültür Devrimi’nin sonucunda görevinden alınan (1968) en önemli kişi, 20 yılı aşkın bir süredir Mao’dan sonraki ikinci adam olan Iiu Shaoqi’ydi. Lin Biao Ağustos 1966’da Liu’nun yerine Mao’nun ardılı oldu. Bu konumu Nisan 1969’da yeni anayasaya konulan bir maddeyle resmen ilan edildi. Çin yönetiminde daha önce partinin oynadığı rolü 1966-71 arasında fiilen ordu üstlendi. Ama 1971’e gelindiğinde, Lin Biao ve ordu büyük olasılıkla Mao’nun düşündüğünden çok daha fazla siyasal yetkiyi elinde toplamıştı. Lin Biao ve öteki bazı yüksek rütbeli komutanlar tasfiye edilmemek için umutsuz bir çabayla başarısız bir darbe girişiminde bulundular. Lin Biao’ m 13 Eylül 1971’de Sovyetler Birliği’ne kaçarken Moğolistan’da uçağının düşmesi sonucunda öldüğü açıklandı. Bu tanhten sonra Lin, sağcı bir gerici ve Çin komünizmi davasma ihanet etmiş biri olarak eleştirildi. Lin bir düşünce adamından çok bir eylem adamıydı. Pek az olan yazılarında ağırlıklı olarak askeri strateji sorunlarım, özellikle de çok usta olduğu taktik sorunlarım ve siyasal bilinçlendirme konusunu işledi. Bir komutan olarak Lin’in belirgin özelliği ataklık ve parlaklıktan çok, titizlik ve tedbirlilikti.
Lin Biao’ın en az iki kez evlendiği bilinmektedir. Kültür Devrimi sırasında siyasal ağırlık kazanan ve Nisan 1969’da 21 üyeli Politbüro’ya seçilen son karısı Ye Chun’un da aynı uçakta Lin Biao’la birlikte öldüğü açıklandı.
Lin-fen bak. Linfen
Lin Shu (d. 8 Kasım 1852, Fuzhou, Fujian yönetim bölgesi – ö. 9 Ekim 1924, Pekin, Çin), 170’i aşkın yapıtı Batı dillerinden Önceye kazandıran çevirmen. Yabancı dil bilmeyen ve hiç yurt dışına çıkmayan Lin Shu, çevirilerini yapıtları okuyup kendisine sözlü olarak aktaran çevirmenler aracılığıyla yaptı. Böylece İngiliz, .Amerikan, Fransız, Rus, İsveç, Belçika, İspanyol, Norveç, Yunan ve Japon edebiyatından birçok yapıtı akıcı bir dille klasik Çinceye çevirdi. Edebiyatta yerel lehçelerin kullanılmasına karşıydı. Yergili öykülerinde, yerel dilde yazan genç kuşaktan Çinli yazarları alaya aldı. Çevirileri, doğrudan doğruya özgün
435 Lin Zexu
metne dayanmadığı için pek güvenilir değildir ve yanlışlan yüzünden sert eleştiriler almıştır. Ama Lin Shu, edebi Çinceyi ustalıkla kullandığı için büyük övgü toplamıştır. Çevirileri de, Batı edebiyatım Çin’e tanıtmalan açısından önemini korumaktadır.
Lin Yutang, Wade-Giles yazımında lin yü-tang (d. 10 Ekim 1895, Lunji Fujian yönetim bölgesi, Çin – ö. 26 Mart 1976, Hong Kong), İngilizce ve Çince kaleme aldığı çeşitu yapıtlarıyla tanınmış yazar. 1930’larda çıkardığı, toplumsal konulan yeren yayınlarla Batı tarzı dergiciliğin Çini deki ilk örneklerini vermiştir.
Çinli bir Presbiteryen papazın oğluydu. Papaz olmak üzere eğitildiğe de 20 yaşlarında Hıristiyanlığı reddederek İngilizce dersleri vermeye başladı. 1919’da ABD’ye ve Avrupa’ya giderek Harvard ve Leipzig üniversitelerinde öğrenim gördü. Çin’e dönünce öğretmenliği sürdürdü ve İngilizce yayımlanan bazı dergilerin yayın yönetmenliğini üstlendi. Aynca, Çince yayımlanan edebiyat dergilerinde denemeleri çıktı. 1932’de çıkarmaya başladığı Lunyu banyu-egan adlı 15 günlük dergi, Lin Yutang’m Çin’deki ününü doruğuna ulaştırdı. Batı’da yayımlanan türden ilk yergi dergisi olan bu yayın büyük başan kazanınca Lin Yutang çok geçmeden iki dergi daha çıkardı.. 1935’te, lin Yutang’m çok sayıdaki İngilizce yapıtından ilki My Country and My People (Ülkem ve Halkım) yayımlandı. Kısa sürede başanya ulaşan ve birçok dile çevrilen yapıt, uzun yıllar Çin üzerine yazılmış temel kaynaklardan biri kabul edildi. Lin Yutang ertesi yıl New York kentine taşınarak art arda birçok roman ve tarihsel öykü yayımladı. 1942’de The Wisdom of China and India (Çin ve Hindistan’ m Bilgeliği) adlı yapıtı çıktı.
Lin Yutang 1943 te ve 1954’te kısa süreler için Çin’e döndü. Ama, Çinli komünist edebiyat eleştirmenlerinden farklı olarak, edebiyatın yalnızca toplumun eğitimine ve propagandaya değil, kişisel ifadeye de yönelmesi gerektiğini savunduğu için eleştirilere ‘ hedef oldu. Bunun üzerine bir daha ülkesine dönmedi; ABD’de Çin tarihi ve felsefesi üzerine yeni kitaplar yazdı. Aynca Famous Chinese Short Stories Retold (1952; Yeniden Kaleme Alınmış Ünlü Çin Öyküleri) gibi, Çin edebiyatının bazı başyapıtlarım da başanyla İngilizceye çevirdi.
Lin Zexu, Wade-Giles yazımında lin tse-hsü (d. 30 Ağustos-1785, Houguan, Fujian yönetim bölgesi – ö. 22 Kasım 1850, Chaoz-hou, Guangdong yönetim bölşesi, Çin), Çinli bilgin ve devlet görevlisi. Afyon Savaşı’mn (1839-42) başlamasında rol oynamıştır. Geleneksel Çin düşüncesi ve kurumlanılın canlanmasını amaçlayan Öz Güçlenme Hareketi’nin öncülerindendir.
Devlet görevinde yükselişi. Bütün amacı, çocuklarının devlet görevinde iyi bir yerlere gelmesini sağlamak olan yoksul bir öğretmenin ikinci oğluydu. Konfüçyüs Klasıkle-ri’ne dayalı bir öğrenim gördükten sonra, 1804’te girdiği sınavlan kazanarak yaşadığı bölgenin vah yardımcısı oldu. Bu görevde geçirdiği yıllar, almış olduğu eğitimin soyut, ahlaki ve edebi niteliğini bir ölçüde dengeledi. 18U’de, en yüksek derecedeki jinshi (ileri araştırmacı) sınavlarım kazanan Lin, imparatora danışmanlık görevleri yapan ve resmî belgelerin hazırlanmasına katkıda bulunan Hanlin Akademisi’ne girdi. 1820’den başlayarak da bürokrasi içinde en yüksek sorumluluk taşıyan kademelere
Linaceae 436
kadar
yükseldi. Tuz tekelinde çalışmaya Daşıaaıktan sonra çeşitli yörelerde su sistemlerini ve vergi toplama işini denetledi; yerel yargıçlık görevi sırasında kendisine, saygı ifadesi olarak “Bulutsuz Gökyüzü T in” lakabı verildi. Lin’in bu ani yükselişi, etkili bir yönetici ve hırslı bir bürokrat olduğunu ortaya koyuyordu.
Afyon Savaşı’ndaki rolü. Babasının ölumu üzerine geleneklere uygun olarak başladığı yas ve inziva döneminde düşünme ve yazma »İanagı buldu. Bu dönemin ardından en yüksek devlet kademelerinde bürokratik yaşama döndü. 1830’lann ortalarında, bazı Çinlilerin İngilizlerle birlikte yürüttüğü afyon kaçakçılığı çığırından çıkınca 1in, imparator Daoguang’m emriyle, afyon-alım satımının yasallaştırılması önerisini kınayan bir memorandum yayımladı. Genel valilik yapmış olduğu bölgelerde uyuşturucu kaçakçılığım engelleyen önlemler aldı. Yaklaşık 20 yıldır afyon ithalatı üzerindeki yasağı bos yere uygulamaya çalışan imparator, bu çabalan destekleyerek 1838’in sonlarında Iin’i olağanüstü yetkilerle imparatorluk komiseri atadı. Ardından afyon ticaretinin merkezi Guangzhou’ya (Kanton) giden Lin, orada İngiliz tüccarların elindeki afyon »foHanna el’koydu ve onlardan bir daha ülkeye afyon sokmayacaklarına dair güvence aldı. Bu arada, el konan mallan denize dökerek okyanusu kirlettiği için, denizler tapmandan özür dilemek amacıyla kısa bir şiir yazdı.
Görevim başanyla uygulamasına ve aldığı sert önlemlerin imparatorca da desteklenmesine karşın Lin, İngjlizler misilleme olarak Güney Çin’i yağmalamaya başlayınca görevden alınarak kuzeybatı sınır bölgesine sürüldü. Ama bir süre sonra önemli bir görevle başkente geri çağrıldı; ardından, Vıınnan yönetim bölgesindeki Müslüman ayaklanmasını barışçı biçimde sona erdirdiği için Tahtın Vârisinin Büyük Muhafızı unvanıyla ödüllendirildi. 1850’de, Taiping Ayaklanmasının bastınlması için yardıma giderken yolda öldü.
Değerlendirme. Lin’in önemi, yalnızca devlet hizmetindeki başanlanndan kaynaklanmamaktadır. O, “Günündeki yemliği, . geçmişin ışığında değerlendir” sloganıyla yola çıkan, yenilikçi bilginler ve devlet görevlilerinden oluşmuş küçük ama etkili bir grubun üyesiydi. Bu şrup> yabana ülkelerden coğrafya ve tarihi de içeren birçok konuda yararlı bilgilerin derlenmesine öncülük etti. Döneminin en deneyimli ve bilge kişilerinden olan Lin, gene de Guangzhou’ya giderken afyon kaçakçılığına karşı giriştiği mücadelenin sonuçlarım tam olarak görememişti. Politik konularda rol oynayan ticari çıkartan hiç hesaba katmaksızın, yıllar boyu Orta Asya kabilelerini birbirine karşı ırak devleti yöneten memurlar kuşa-geleneklerim sürdürdü. Bu yüzden ferin, bir ticaret imparatorluğu kavramına dayalı taleplerini anlayamadı. Guang-zhou’dan Kraliçe Victoria’ya yazdığı mektupta, onun, afyon gibi zehirli bir maddenin ülkesine sokulmasına izin verip veremeyeceğini soruyor ve kraliçeden tebasının bu maddeyi Çin’e getirmesini yasaklamasını istiyordu.
Öz Güçlenme Hareketi onun reform önerilerini benimsediyse de, Lin’in sonraki kuşaklara, özellikle devrim sonrasında
Linaceae (ketengiller), Geraniales takımından, 14 kadar çalı ve otsu bitki türü içeren familya. Bu familyanın en önemli üyesi olan keten(*) (Linum usitatissimum) lifi ve tohumu için olduğu kadar süs amacıyla da yetiştirilir. Reinwardtia cinsinin alçak boylu çalı türleri çoğunlukla seralarda ve sıcak ilclimli yerlerdeki bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. R. indica büyük san çiçekleriyle gösterişli bir türdür.
Linaria bak. nevruzotu
Lincoln, ABD’de Nebraska eyaletinin ve eyaletin güneydoğusundaki Lancaster ilinin (county) merkezi (1869) kent. Tasarımı 1859’da Lancester adıyla yapıldı. 1867’de eyalet merkezi olarak seçilince Başkan Abraham Lincoln’ın adım aldı. 1870’te Platt-smouth’dan başlayan Burlington-Missoun
Lincoln, İngiltere’de Lincolnshire ilinde (county) ilçe (district) ve kent. Witham Irmağının kireçtaşı oluşumlu Lincolnshire Tepesini kestiği noktada, deniz düzeyinden 60 m yükseklikte kurulmuştur. Yüzölçümü 36 km2’dir.
Çevresindeki tanm bölgesinin ticaret merkezi olan kentin sanayisi tarıma dayanır; ağır makine sanayisi de gelişmiştir. Ingıl-
yurtseverliği ve kararlılığıyla ulusal bir kahraman olarak anılmıştır.
Lincoln Eyalet Meclisi Binası, Nebraska
Union Pacific Railroad
demiryolu hattı kente ulaştı. 1890’lara gelindiğinde Lincoln 19 ayn demiryolu hattının geçtiği önemli bir ulaşım merkezi durumuna gelmişti. Sonraki yıllarda kentin Havelock adlı banliyösünde lokomotif yapım ve onarım atölyeleri açıldı. Kentin çevresindeki Havelock, University Place, College View ve Bethany adlı kasabalar 1926-30 arasında Lincoln’la birleşti.
Sulama yoluyla verimli hale getirilmiş geniş tanm bölgesinde kurulmuş olan kentte un fabrikalan, tahıl depolan ve et iaketleme tesisleri vardır. Kentte aynca kauçuk ürünleri, tanm makineleri, telefon donanımı, tuğla ve ilaç üretilir. Aynı zamanda bir sigortacılık merkezi olan kentte 30’dan fazla sigorta şirketinin merkezi bulunur. .. .
Eğitim kurumlan arasında Nebraska Üniversitesi (1869), Yedinci Gün Adventistle-rinin kurduğu Union College (1891) ve Metodistlerce kurulan Nebraska Wesleyan Üniversitesi (1887) sayılabilir. Nebraska Üniversitesi’nin arazisinde birkaç müze ile sanat galerisi vardır. Nebraska Sanat Birliği, Lincoln Senfoni Orkestrası ve Lincoln Tiyatro Topluluğu kentteki kültür topluluklarım oluşturur. Tasarımını, ABD’li mimar Bertram Grosvenor Goodhue’nun yaptığı Eyalet Meclisi Binası (1932) 120 m yükseldiğindeki kulesiyle dikkat çeker. Bir başka önemli yapı, 1887-1921 arasında kentin siyasal yaşamına damgasını vuran avukat William Jennings Bryan’ın evidir; Demokrat Parti’nin önderleri arasında yer alan ve üç kez ABD başkanlığı için adaylığını koyan Bryan’m Fairview olarak bilinen evi onarılarak koruma altına alınmıştır. Nebraska Ulusal Ormanı ve Oglala Ulusal Otlağı’mn yönetim merkezi Lmcoln’dadır. Nüfus (1990) kent, 191.972; metropoliten alan, 213.641.
§ *r t
Lincoln Katedrali, Lincolnshire
Ray Manley-Shostal/EB Inc.
tere’nin doğusundaki ana karayolu ve demiryolu hatlarının kavşak noktasında yer alması kentin önemini daha da artırmak-
^loma döneminde Lindum adını taşıyan ve 9. Lejyon’un kalesi olarak kullanıla* kent, Fosse ve Ermine yollan üzerinde önemli bir yerleşmeydi. IS 71’de emekk lejyon askerleri için siyil yerleşim yen işlevini gören bir colonia (koloni) oldu. Kenti çevreleyen surlann yapımına da bo dönemde başlandı; kalmtılan günümüze kadar ulaşmış olan Newport Kemen b® dönemde inşa edilmiştir; Potter Kapısı ve Stonebow ise ortaçağdan kalmadır. Rona döneminden kalma öteki yapılar arasında meydan çeşmesi, mezarlıklar ve hamamlar sayılabilir. Kent müzesinde Roma dönemine ait zengin bir koleksiyon sergilenir- …
9. yüzyılda Danlann yönetimi altına gire« kent en önemli Dan kentlerinden bid durumuna geldi. Kent halkı, 1154 te İL Henry’nin verdiği bir beratla City of Landon halkınınkine benzer ayncalıklar ve özgürlükler elde etti. 13. yüzyılın sonlarında yün, deri ve post ticareti yapılan bir merkez durumuna gelmesiyle kentin önemi daha da arttı.
Kentteki ünlü yapıların çoğu ortaçağda» kalmadır. Bunlann en önemlisi Norman döneminden kalma katedral ile katedraka tam karşısında, Lincolnshire Tepesinde yer alan Lincoln Şatosu’dur (1068). Kireçtaşın-Han inşa edilmiş olan katedralin dış cephes hava koşullarından bozulmuş olmakla biç likte, iç mekânı gotik mimannın önemh örneklerinden biridir. Katedralin yakmla-nnda çokgen planlı papazlar meclisi binaa (1225) , yer alır. Nüfus (1982 tah.) 76.600.
Lincoln, Abraham, lakabı dürüst abe.^t örücüsü, BÜYÜK KURTARICI (d. 12 Şubat 1809, Hodgenvüle, Kentucky – ö. 15 Nisan 1865, Washington, D.C., ABD), ABD’nm
16. başkam (1861-65). Amerikan Iç Savaşı sırasında Birlik’in ayakta kalmasını ve kölelerin özgürlüğe kavuşmasını sağlamıştır. Yoksul ve gen bir ortamda kendim yetiştirerek başkanlığa kadar yükselmesiyle, aynca insancıl kişiliği, demokrasiye tutkunluğa ve parlak hitabet yeteneğiyle tanınır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*