Aden

Adenaden

Yemen’de kent. 1990’da iki Yemen birleşip, San’a yeni devletin başkenti oluncaya kadar Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin başkenti olan Aden, Aden körfezinin kuzeybatı kıyısında, Babülmendeb’in 160 km kadar doğusunda yer alır. Nüfusu 318 000’dir. Ülkenin başlıca limanı olan kent, çok sıcak ve son derece kurak bir bölgede kurulmuştur. Birbirinden ayrı iki kesimden oluşur. Küçük bir yarımadanın üstünde yer alan eski kent, bir yanardağın oluşturduğu duvarlarla çevrilidir. Yeni kent, batı yarımadasındaki limanı ve ticaret semtini içerir. Başlıca dışsatım ürünü petrol olan kentte, ayrıca tuz, kiremit, tuğla, dokumacılık ürünleri, kömür ve deri üretilir. Limanda yaygın petrol depolama tesisleri kurulmuştur. Petrol rafinerisiyse, Küçük Aden’dedir. İ.Ö. III. yy’dan, başlayarak yerleşilen Aden, Roma döneminde bir ticaret limanı olarak gelişti. 1538’de Türkler tarafından fethedildi. Süveyş kanalının açılmasından sonra, Akdeniz’den Süveyş kanalı yoluyla Hindistan’a giden denizyolunun üstünde bulunduğu için limanının önemi arttı.

1949-63 arasında AlmanyaFederalCumhuriyeti başbakanlığı yapan Konrad Adenauer, 7 961 ‘de Batiya kaçışları durdurmak amacıyla Berlin Duvarı’nı yaptıran komünist Alman Demokratik Cumhuriyeti rejimine karşı, kararlı bir siyaset uygulamıştır. Fotoğrafta hemen arkasındaki Brandenbııre Kapısı’hm karşısında bulunan Berlin Duvarı’nı gezdikten sonra görülmektedir.
ratorluk savcılığı yapıp, Köln belediye başkanlığına seçildi (1917). Köln Üniversitesi’ni kurdurdu (1919) ve kentin gelişmesini sağladı. Prusya Devlet Şûrası başkanlığı yapıp (1920-1922), katolik partisi Merkez’e üye oldu. Nazilertarafından tutuklanıp (1933-1934), siyasetle uğraşması yasaklandı. Üçüncü Reich döneminde, Ges- tapo tarafından kısa bir süre tutuklandı (1944). ABD birliklerinin 1945 ilkbaharında Köln’e girmeleriyle yeniden belediye başkanlığına getirildi. Rheinland Hıristiyan Demokrat Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alıp (1946), partinin genel başkanlığını üstlendi. ABD, İngiliz ve Fransız işgal bölgelerinden oluşturulan Federal Almanya Cumhuriyeti’nin anayasasını hazırlayan meclisin başkanlığını yapıp, başbakanlığa getirildi (14 Eylül 1949). Marksçılığa ve devletleştirmelere karşı, iktisatta liberal uygulamalardan yana bir siyaset uygulayarak, Almanya’yı kalkındırmak, orduyu yeniden düzenlemek, Batı ülkeleriyle uzlaşmak (1954’te Türkiye’yi de ziyaret etti), ülkesini Avrupa Birliği’ne eşit koşullarla sokmak için çaba harcadı. 1957 ve 1961 seçimlerinden sonra da başbakanlığı sürdürüp, Fransa-Al- manya dostluğuna önem verdi. 1963’te başbakanlıktan, 1965’tede parti başkanlığından ayrıldı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)